Afrika’daki Japon Diasporası ve Japonya–Afrika İlişkilerinin Dönüşümü

Makale

Diasporalar, 21. yüzyıl uluslararası ilişkiler literatüründe yalnızca göç hareketlerini açıklayan bir olgu olmaktan çıkarak, devletlerin dış politika, ekonomi ve yumuşak güç stratejilerinin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. Bu bağlamda Japonya’nın Afrika ile ilişkileri, klasik sömürgeci modellerden farklı bir seyir izlemesi ve diasporik, ekonomik ve diplomatik unsurları bir arada barındırması bakımından dikkat çekici bir örnek sunmaktadır. ...

Afrika’daki Japon Diasporası ve Japonya–Afrika İlişkilerinin Dönüşümü

Diasporalar, 21. yüzyıl uluslararası ilişkiler literatüründe yalnızca göç hareketlerini açıklayan bir olgu olmaktan çıkarak, devletlerin dış politika, ekonomi ve yumuşak güç stratejilerinin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. Bu bağlamda Japonya’nın Afrika ile ilişkileri, klasik sömürgeci modellerden farklı bir seyir izlemesi ve diasporik, ekonomik ve diplomatik unsurları bir arada barındırması bakımından dikkat çekici bir örnek sunmaktadır. Dünyada Amerika Birleşik Devletleri ve Çin’in ardından üçüncü büyük ekonomi konumunda bulunan Japonya’nın Afrika’ya yönelik ilgisi, uzun yıllar sınırlı kalmış; kıta Japon dış politikasında ikincil bir alan olarak değerlendirilmiştir. Ancak değişen küresel dengeler, Japonya’nın Afrika’ya bakışını köklü biçimde dönüştürmüştür.

Japonya ile Afrika arasındaki ilk temaslar 16. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Portekizli ve Hollandalı tüccarlar aracılığıyla Japonya’ya ulaşan Afrikalılar, Japon–Afrika ilişkilerinin erken dönem diasporik örneklerini oluşturmuştur. Buna rağmen bu temaslar, süreklilik arz eden siyasi veya ekonomik bir ilişkiye dönüşmemiştir. Modern dönemde Japonya, Afrika’yı uzun süre Avrupalı sömürge güçlerin etki alanı olarak görmüş ve kıtaya yönelik aktif bir dış politika geliştirmemiştir. Afrika ülkelerinin bağımsızlıklarını kazandıkları dönemde dahi Japonya’nın bu tutumunu sürdürmesi, Afrika’nın Japon dış politikasında marjinal bir konumda kaldığını göstermektedir.

Soğuk Savaş yıllarında Japon dış politikası büyük ölçüde Amerika Birleşik Devletleri ile olan ittifak ilişkileri ve Asya-Pasifik bölgesindeki güvenlik ve ekonomik çıkarlar etrafında şekillenmiştir. Afrika, bu dönemde Japonya açısından ne güvenlik ne de ekonomik öncelik olarak değerlendirilmiştir. Ancak Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte uluslararası sistemde yaşanan dönüşüm, Japonya’yı dış politika önceliklerini yeniden tanımlamaya zorlamıştır. Küreselleşmenin hız kazanması, yükselen ekonomilerin artan rekabeti ve enerji güvenliği kaygıları, Afrika’yı Japonya açısından stratejik bir alan hâline getirmiştir. 2011 yılında Fukuşima Nükleer Santrali’nin kapatılması, Japonya’nın enerji politikası açısından kritik bir kırılma noktası olmuştur. Nükleer enerjinin devre dışı kalmasıyla birlikte Japonya’nın fosil yakıtlara olan bağımlılığı artmış; enerji arzının güvence altına alınması Japon dış politikasının temel önceliklerinden biri hâline gelmiştir. Bu süreçte zengin doğal kaynaklara sahip olan Afrika, Japonya açısından hayati bir partner olarak görülmeye başlanmıştır. Enerji güvenliğiyle birlikte Afrika’nın yüksek büyüme potansiyeline sahip gelişmekte olan pazarları ve genç nüfusu, Japon ekonomisi için önemli fırsatlar sunmuştur.
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2860 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1156
TASAM Avrupa 23 663
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Büyük güç rekabetlerinde galip gelen ülkeler, uyum sağlayanlardır. Atina ve Sparta ve müttefikleri, donanmalarının birbirlerinden daha üstün olabilmesi için sürekli olarak yenilik yaptılar. Soğuk Savaş sırasında, Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği neredeyse yirmi yıl boyunca bir uzay y...;

2025 yılının sonlarında, ABD merkezli yapay zeka şirketi Anthropic, kendi teknolojisini kullanarak yaklaşık 30 Batılı teknoloji, finans, hükümet ve kritik altyapı hedefine saldıran Çin devlet destekli bir grubu etkisiz hale getirdiğini duyurdu; üstelik bu saldırılar minimum insan gözetimiyle gerçekl...;

2025 yılının sonlarında, ABD merkezli yapay zeka şirketi Anthropic, kendi teknolojisini kullanarak yaklaşık 30 Batılı teknoloji, finans, hükümet ve kritik altyapı hedefine saldıran Çin devlet destekli bir grubu etkisiz hale getirdiğini duyurdu; üstelik bu saldırılar minimum insan gözetimiyle gerçekl...;

Umut Vakfı’nın son 12 yıllık verileri, adeta bir iç savaş bilançosunu andırıyor: Basına yansıyan 41 bin 420 silahlı şiddet olayı, 26 binin üzerinde can kaybı ve 38 binden fazla yaralı...Sadece 2025 yılında; 3 bin 422 olayda 2 bin 225 kişi hayatını kaybetti, 3 bin 167 kişi yaralandı. Bu olayların 2 b...;

Normatif değerler ile stratejik çıkarlar arasındaki gerilim, uluslararası ilişkilerin her zaman ilgi çekici bir özelliği olagelmiştir. Ne var ki son yıllarda bu gerilim, büyük güç rekabeti, enerji dönüşümleri ve teknolojik üstünlük yarışının ivme kazanmasıyla birlikte giderek daha belirgin bir hal a...;

Bu yuvarlak masa toplantısı, uluslararası sistemde artan jeopolitik gerilimler ve yüksek yoğunluklu çatışmaların geri dönüşü bağlamında gerçekleşmiştir. Bu gelişmeler, savunma harcamalarında ciddi bir artışa ve savunma sanayinin üretim kapasitesinde hızlı bir genişlemeye yol açmıştır.;

Değerlendirme Notu Etkinlik Adı: Futur immersif – Metaverse ve XR Atölyesi Düzenleyen Kurum: Kaiser Agentur / Cyber Venture (Almanya) Bu atölye çalışması, savunma odaklı ileri teknoloji araştırmaları yürüten ve Almanya Federal Savunma Bakanlığı ile bağlantılı bir yapı tarafından organize edilmişti...;

Münih güvenlik raporu yayınlandığı tarihlerde raporun bir özetini yapmış ama ne anlama geldiği ve ileriye dönük neler olabileceği bağlamında bir şerh düşmemiştim. Bu yazıda Batı’nın ontolojik yorgunluğunu, yaşanan siyasi tıkanmayı, kurumsal aşınmayı ve derin çaresizlik duygusunu bahse konu rapor ...;

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Orta Doğu coğrafyası, 2010 yılının aralık ayından bu yana Tunus ile başlayan, günümüzde de tüm şiddetiyle Suriye’de devam eden devrim süreçlerinin etkisiyle hızlı bir değişim ve dönüşüm iklimine girmiştir.

Yemen, Coğrafi konumu itibarıyla kızıl denizin Hint Okyanusu’na açıldığı kapıdır. Afrika boynuzu ile birlikte Bab’ül Mendeb boğazının doğu kıyısında yer almaktadır. Yeryüzünde denizler üzerinde seyreden malların p gibi büyük bir oranı Süveyş kanalı, Kızıl Deniz ve Aden körfezinden geçtiği düşünülürs...

Somali Cumhuriyeti; Afrika’nın doğusunda yer almakta olup Afrika Boynuzu olarak adlandırılan ve dünya gündemine açlığın, kıtlığın ve bulaşıcı hastalıkların yol açtığı felaketler nedeniyle sık sık gelen bir bölgede konumlanmış durumdadır.

Uzun yıllar boyunca Liberya meselesi, dünya gündemini meşgul eden bir konu olmuştur. Yaşanan İç Savaş boyunca sıklıkla çatışmalar ve ölümlerle anılan ülkenin günümüzde yeniden dirilme mücadelesi vermesi, diğer aktörler tarafından dikkatle izlenmektedir.