Haritalar, Hayaller ve Gerçekler

Makale

Birkaç gündür sosyal medyada Yaser Kobani adıyla yayınlanan bazı harita ve iddialar dolaşıyor. Artık neyin gerçek, neyin gerçek dışı olduğunu anlamakta zorlandığımız dünyada yapay zekâ ile çizilen haritaları önemsemezden önce bu tür haber veya yayınların hangi amaçla yapıldığını düşünmek gerek....

Haritalar, Hayaller ve Gerçekler

Birkaç gündür sosyal medyada Yaser Kobani adıyla yayınlanan bazı harita ve iddialar dolaşıyor. Artık neyin gerçek, neyin gerçek dışı olduğunu anlamakta zorlandığımız dünyada yapay zekâ ile çizilen haritaları önemsemezden önce bu tür haber veya yayınların hangi amaçla yapıldığını düşünmek gerek. Tabii Türkiyenin coğrafi sınırları ve etnik milliyetçilikle ilgili hassasiyetlerinin bu yayınlarla tedirginlik yaratması normal. Bölgesel gelişmelerin bu tedirginliği arttırması da anlaşılabilir. Ama her an gözümüze takılan kışkırtıcı mesajları aklın süzgecinden geçirmek önemli. İsrailin dış politika seçeneklerinin sadece Türkiye ile ilgili olması mümkün değil. Her yerde, her cephede bekasına karşı düşmanca emeller besleyen komşuları olduğu varsayımıyla hareket ederek bölgesel ittifaklarını buna göre şekillendiren İsrail için, İran, Lübnan, Suriye ve yakın bir zamana kadar tüm Arap komşularından gelen tehdit algılamaları olduğu malum. Bunlar herhalde Türkiyeyi tehdit olarak görmesinin ve Türkiyeye karşı tehdit fırsatları yaratmasının çok daha fevkinde. Bu nedenle Yaser Kobani haritalarını, kışkırtmanın tuzağına düşmeden geniş bir bakış açısıyla değerlendirmek önemli. Haritayla birlikte yapılan açıklamaların da romantik yönü kadar gerçekçiliğini ve yaşama şansını tartmak da öyle.

Yeni bir Haritanın Çatal Dili

Yaser Kobani meğer Suriye asıllı Musevi bir Kürtmüş. Bu zattan 21 Aralıkta gelen mesaj şöyle: Kürt halkını tehdit eden ve Rojava'nın güvenliğini baltalamaya çalışanlar, Fırat'ın doğusuna bir santim bile ilerleyemeyecekler. Onlar Kürdistan topraklarında en güçlü ittifakla karşılaşacaklarını biliyorlar. Bu propaganda değil, bir gerçek: Kürdistan, İsrail ve ABD arasındaki ittifak, herkes tarafından görünmese bile mevcut. Bu David Koridoru olarak, Orta Doğu'daki en güçlü ittifakın başlangıcı olarak Kürdistan'ın mübarek topraklarını İsrail'in kutsal topraklarıyla birleştirecek koridor. Kürt ve İsrail halklarını birleştiren bir köprü. Kimliğimin toprağı olan Kürdistan ile inancımın toprağı olan İsrail'i birbirine bağlayan barış yolu“. Çeşitli uluslararası toplantılarda rastladığım din veya mezhepleri ne olursa olsun Irak ve Suriye Kürtlerinin etnik kimliklerine olan romantik bağlılıkları hep dikkatimi çekmiştir. Hem Irak Kürdistan’ı, hem de Rojeva denilen Kuzey Suriyenin Kürt nüfusu yoğun bölgelerinde, bazı aşiretlerde farklı dinlere mensup bireylerin bulunması, aslında milli kimlik gibi, etnik kimlik açısından da laikliğin önemini gözler önüne seriyor. Öte yandan 20. yüzyılın ilk 30 yılından itibaren, özellikle İsrail devletinin kurulmasından sonra, Irak ve Suriyeden göç eden bazı Musevi Kürtlerin, Siyonist harekette aktif rol aldığı da biliniyor. Zaten Kuzey Irak ve Kuzey Suriyede herhalde çok az sayıda Musevi Kürt kalmış olmalı. 1950 li yıllardan sonra bu iki bölgeden İsraile giden Kürt nüfusun son rakamlara göre 300 bin civarında olduğu sanılıyor. İsraildeki “ İsrail Özgürlük Savaşçıları“ adlı grubun en ünlü üyelerinden birinin, Irak'tan göç edip Kudüs'e yerleşen Moshe Barzani olması ne kadar ilginçse Siyonist harekete Suriye kökenli Musevi Kürtlerin de katılması da o kadar ilginç. Ama bu, haritanın kışkırtıcılığına kapılmayı gerektirmiyor. Romantik bir dilekten öte gerçekliği olmayan kurgu ve ifadeleri tartarak, Türkiye-İsrail ve Türkiye-Suriye ilişkilerini değerlendirmek önemli.
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

ABD’nin Ortadoğu’da askeri üsleri bulunmaktadır. Bu askeri üsler ABD’nin Ortadoğu Bölgesindeki faaliyetleri 1954 yılında Başkan Dwight Eisenhower tarafından ilan edilen Eisenhower ile başlamıştır. Bu doktrinde ABD Başkanı SSCB tehlikesine karşı Ortadoğu ülkelerine ABD tarafında siyasi, ekonomik ve a...;

İktisat literatüründe makro-teorik yaklaşımlar genellikle üretici güçlerin mülkiyetini, bölüşüm ilişkilerini ve sınıfsal çatışmaları ulusal ya da küresel ölçekte, yukarıdan aşağıya (top-down) kurgulama eğilimindedir. Bu durum, ekonomiyi soyut bir denge arayışı ya da kaçınılmaz bir tarihsel altüst ol...;

O gün için Tayvan Soğuk Savaş'ın Pasifik'teki çapasıydı. Daha sonra ABD'nin Çin'i çevreleme mimarisinin köşe taşı oldu. Aradan yetmiş beş yıl geçti. Gemi hâlâ batmadı.;

Geçtiğimiz günlerde Pekin’de cereyan eden iki zirve, müesses küresel düzenin tökezleyişinin ve içine girdiğimiz fetret devrinin derinleştiğini gösteren diplomatik fotoğrafları olarak geçti hafızalara.;

2007 yılının Ocak ayında Eurasia Foundation’ın AIRG(Armenian International Policy Research Group)ile Erivan’da yapmayı planladığı üç günlük bir konferansa davet edilmiştim. O tarihte bazı ekonomik göstergelere dayanarak, coğrafi yakınlığı olan ülkeler arasında ekonomik işbirliği olasılıklarının “üre...;

Ocak ayında Kanada Başbakanı Mark Carney, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda bir araya gelen liderleri, Washington ve Pekin arasında kalan devletlerin tek başlarına müzakere etmeyi bırakmaları gerektiği konusunda uyardı. "Masada değilsek, menüdeyiz" dedi. Bu söz, o anın ruh halini yansıtıyordu. Ba...;

18 mayıs 2026'da Oakland (California) federal mahkemesinde dokuz kişilik jüri, Elon Musk'ın OpenAI, Sam Altman, Greg Brockman ve Microsoft aleyhine açtığı davayı oybirliğiyle reddetti. Musk, kâr amacı gütmeyen kuruluş olarak 2015'te kurulan OpenAI'ın kişisel zenginleşme amacıyla kâr amaçlı bir yapıy...;

Panthéon-Sorbonne Paris 1 Üniversitesi akademisyenleri Adam Baczko, Gilles Dorronsoro ve Arthur Quesnay’in Suriye: Bir İç Savaşın Anatomisi adlı eseri, Ayşe Meral’in Fransızcadan çevirisiyle 2018 yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Kitap, savaşı yalnızca “Esad rejimi ile muhalefet ...;

Türkiye - AB İlişkilerinin 60. Yılı ve Geleceği Konferansı

  • 24 Eki 2023 - 24 Eki 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 04 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

3. Türkiye - ABD Forumu

Türkiye - ABD Forumu bu amaçla oluşturulmuştur. Karşılıklı gerçekleştirilecek Forum’un; aktif ve proaktif müzakerelerle Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin güçlenmesine katkı yapması, ikili ve çok taraflı menfaatleri karşılıklı yükseltecek fırsatlar ve fikirleri ortaya koyan bir platform olarak hizmet sunması hedeflenmiştir.

  • 14 Ağu 2017 - 17 Ağu 2017
  • Washington - ABD

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

  • 2021
  • Türkiye - Güneydoğu Asya

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Orta Doğu coğrafyası, 2010 yılının aralık ayından bu yana Tunus ile başlayan, günümüzde de tüm şiddetiyle Suriye’de devam eden devrim süreçlerinin etkisiyle hızlı bir değişim ve dönüşüm iklimine girmiştir.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) bünyesinde yaptığımız bilimsel çalışmalar ile Dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri kavrama ve analiz etmeye yönelik çabalarımızın ortaya koyduğu açık bir gerçek var: Aktörleri, kuralları, vizyonu eskisinden çok farklı olan yeni bir uluslararası sistem il...

Başta ülkemizde bulunan on Afrika büyükelçiliğinin değerli temsilcileri, yine Başbakanlığımız başta olmak üzere, Dışişleri Bakanlığımızın ve periyodik olarak bu toplantılara katılan bütün kamu kurumları ve diğer kurumların kıymetli temsilcileri teşrifinizden ötürü hepinize teşekkür ediyor ve hoş gel...

Türk insanının, Osmanlı zamanında olsun, Cumhuriyet döneminde olsun, stratejik düşünceler üretebildiği ve bunları karar organları üzerinden uygulamaya geçirebildiği tarihi bir gerçektir.Bu özellik tarihte her ülke ve her toplum için geçerli olmamıştır.

“III. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi“ 4 - 6 Aralık 2007 tarihleri arasında İstanbul'da Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi - TASAM'ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. III. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi'ne, Afrika Birliği'ne üye ülkelerden Afrika Birliği nezdinde kıta hakkındaki çalı...