10 Kasım Vesilesiyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü Anma: İlelebet Yolumuzu Aydınlatacak
Her 10 Kasım’da, Türkiye Cumhuriyeti tam saat 09:05’te Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü – Cumhuriyetimizin kurucusunu – saygıyla anmak üzere sessizliğe bürünür ve saydı duruşunda bulunuruz. Aramızdan ayrılışının üzerinden 87 yıl geçmiş olmasına rağmen, onun düşünceleri, liderliği ve devlet adamı olarak bırakmış olduğu miras, yalnızca Türkiye için değil; yeniden jeopolitik çalkantılara sürüklenen dünya için de güncelliğini korumaktadır.
Tarih boyunca birçok büyük lider anılmıştır; ancak hem bir Kurtuluş Savaşı Başkomutanı hem de modern bir ulus-devlet kurucusu olmayı aynı ölçüde başaran figürler çok azdır. Örneğin Winston Churchill, ülkesini savaş yıllarında kararlılıkla yönetmiş, fakat yeni bir devlet düzeni inşa etmemiştir. Mahatma Gandhi, barışçıl anti-sömürge mücadelesinin ilham verici lideri olmuş, Hindistan’ın bağımsızlığına giden yolda öncü rol üstlenmiş, ancak suikast sonucu yeni devletin kurumlarını inşa etme sürecinin dışında kalmıştır. Singapur’un kurucu lideri Lee Kuan Yew, devlet inşasında örnek alınır; fakat askerî liderlik vasfıyla anılmaz. George Washington, Bağımsızlık Mücadelesinde orduların başındaki isimdi, ancak devlet inşasında Benjamin Franklin ve Thomas Jefferson gibi büyük dehaların rolleri inkâr edilemez.
Atatürk ise hem askerî deha hem de cumhuriyet inşa eden bir devlet mimarı olarak 20. yüzyılda neredeyse eşsizdir: bir istiklal savaşının stratejisti ve aynı zamanda laik, modern, cumhuriyetçi bir devletin kurucusu.