Rusya’nın Arktik’te Enerji Çıkmazı: Çin Kurtarıcı Olabilecek mi?

Makale

Bu çalışma, Batı’nın yaptırımlarını ve Çin-Rusya güvenlik yakınlaşması altında Rusya’nın Arktik LNG stratejisini incelemektedir. 2030 için belirlenen 100 Mt hedefe karşın 2024’te ihracat 34 Mt’ta kalmıştır. Teknolojik yaptırımlar, Arc7 tanker eksikliği ve AB’nin 2027’ye uzanan kısıtlamaları pazar erişimini daralttı mı? Çin ile yapılan 66 ortak tatbikat, Arktik enerji yollarını güvenlikleştirmiş midir?...

Bu çalışma, Batı’nın yaptırımlarını ve Çin-Rusya güvenlik yakınlaşması altında Rusya’nın Arktik LNG stratejisini incelemektedir. 2030 için belirlenen 100 Mt hedefe karşın 2024’te ihracat 34 Mt’ta kalmıştır. Teknolojik yaptırımlar, Arc7 tanker eksikliği ve AB’nin 2027’ye uzanan kısıtlamaları pazar erişimini daralttı mı? Çin ile yapılan 66 ortak tatbikat, Arktik enerji yollarını güvenlikleştirmiş midir? Çalışma, Rusya’nın Arktik enerji politikasının üretim artışı–pazar daralması paradoksunu incelerken, Çin ile artan ilişkileri de ortaya çıkartır.
 
Giriş
 
Rusya, 2030’a kadar küresel LNG pazarının %20’sini ele geçirme hedefiyle Arktik’te dev projeler inşa ediyor. Ancak Ukrayna savaşının ardından uygulanan yaptırımlar bu hedefi zorlaştırdı. 2024–2025 dönemi verileri, “Arktik enerji mucizesi“ söyleminin yerini üretilebilen ama satılamayan LNG gerçeğine bıraktığını gösteriyor. Üstelik bu durum yalnız ekonomik değil, jeopolitik ve askeri boyut kazanmış durumda: Rusya’nın Çin’le yürüttüğü müşterek askeri tatbikatlar, Arktik enerji koridorunun güvenlikleştiğini ve ekonomik hatların askeri sinyalle birleştiğini gösteriyor.
 
Rusya’nın uzun dönemli stratejisinde, 2030 yılı itibarıyla yaklaşık 100 milyon ton/yıl (mtpa) sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihraç kapasitesine ulaşma hedefi öne çıkmaktadır. Bu hedeften hareketle Arktik bölgede, özellikle Yamal LNG ve Arctic LNG 2 gibi büyük çaplı projeler devreye alındı.
 
2024 yılı sonu itibarıyla Rusya’nın toplam LNG ihracatı yaklaşık 34,2 milyon ton (mt) (yaklaşık 47,2 bcm) seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu hacim, hedef kapasitenin yalnızca %⅓’ü civarındadır. Ayrıca, kaynak verileri Arktik kökenli üretimin toplam ihracat içinde %62 civarı olduğu yönünde ifade edilmiş olsa da bu yüzdelik doğrudan teyit edilmiş özel bir kaynak bulunmamaktadır.
 
Taşımacılık açısından, Rusya’nın kuzey deniz hatları üzerindeki faaliyetleri de artış göstermektedir. Özellikle Northern Sea Route (NSR) üzerinden taşınan kargo hacmi 2024’te yaklaşık 37,8 milyon ton olarak bildirilmiştir. Ancak bu tutar tüm kargo türlerini kapsamakta olup yalnız LNG’ye ait değildir. Farklı kaynaklar 2024’te Rusya’nın, Arktik üzerinden 22 milyon ton LNG taşıdığını ifade ediyor.
 
Proje özelinde, Yamal LNG terminali 2024 yılında toplam 287 yükleme/sefer gerçekleştirmiştir. Bu, ayda ortalama %24 yükleme/sefer anlamına geliyor ve operasyonda süreklilik olduğunu göstermektedir. Ancak, Arktik LNG 2 projesi için durum daha kırılgandır: proje kaynaklarına göre ilk tren devreye girmiş, ancak tanker ve finansman sorunları nedeniyle hacim beklentilerin altında kalmıştır.
 
1. Askerî Boyut: Çin Faktörü ve Jeopolitik Senkronizasyon
 
Sino-Rus askerî işbirliğinin rutinleşen ve karmaşıklaşan bileşeni müşterek tatbikatlardır: EUISS’nin 3 Temmuz 2024 tarihli çalışması, 2003’ten beri 66 müşterek faaliyet (ikili/çok taraflı; kara-hava-deniz, çok alanlı ve simülasyonlar dâhil) tespit ediyor; sıklık 2014 sonrası artıyor, 2023’te rekor seviyeye çıkıyor. Deniz unsuru artık toplamın %35’ini oluşturuyor ve tatbikat coğrafyası, Doğu’ya kayarken aynı zamanda rakip sularına yakın/uyuşmazlık alanlarına uzanıyor.
 
Bu faaliyetler yalnız gösteri değildir: (i) caydırıcılık/stratejik iletişim, (ii) yetenek ve niyet sinyali, (iii) özellikle Pekin için operasyonel tecrübe üretme işlevi görüyor. NATO ile karşılaştırıldığında birlikte-işlerlik hâlâ düşük; fakat ortak komuta unsurları ve birbirinin yüksek teknoloji teçhizatını kullanma eğitimleri arttıkça koordinasyon derinleşiyor.
 
Arktik enerji-lojistiği açısından belirleyici örnek, Northern/Interaction-2023 hattıdır: 11 gemilik birleşik filo Japon Denizi’nden Çukçi ve Bering denizlerine (NSR/NWP giriş-çıkış eşikleri) ilerledi; beyan edilen amaç ‘stratejik deniz geçitlerinin güvenliğini sağlamaktır’. İcra paketinde haberleşme eğitimleri, gemiler arası helikopter iniş-kalkışları ve denizaltısavar tatbikatı yer aldı. Bu hat, Aleut Adaları yakınından geçişle ABD topraklarına yakın bir sinyal üretirken, aynı zamanda NSR kapılarının askerî gözetim altında işletilebileceğine dair mesaj verdi. (Çin ve Rus resmî/ajans açıklamaları ve saha haberleri tatbikatın kapsamını doğruluyor).
 
Sürekliliği destekleyen yapısal unsur, savunma bütçelerindeki artış ve bunun bileşimi. EUISS ve SIPRI verilerine göre Rusya’nın 2024 askerî harcaması %38 artarak %149 milyar $ seviyesine çıktı; bu GSYH’nin %%7,1’i ve merkezi bütçenin %%29’u demek. Yine EUISS, bütçe artışına rağmen kaynakların öncelikle Ukrayna cephesi ve savunma sanayii borçlarına kanalize edileceğini; bu yüzden Rusya’nın daha geniş ölçekli müşterek icralara kaynak ayırmakta zorlanabileceğini belirtir. Çin tarafında da modernizasyon sürerken (2024’te %314 milyar $ tahmini), Pekin’in ittifaklardan imtina eden çizgisi askeri işbirliğini “ittifaksız koordinasyon“ düzeyinde tutuyor. Arktik enerji rotaları için çıkarım: Bu yapı, koruma/refakat kapasitesine ve gözetim altyapısına sinyal üretirken, sigorta ve navlun fiyatlamasında risk primi yaratır; bu da LNG’nin satılabilirlik maliyetini yukarı iter.
 
Coğrafî ve kurumsal desen genişliyor: 2012’den bu yana Akdeniz, Karadeniz, Baltık, Umman Körfezi, Doğu Çin Denizi, Güney Çin Denizi ve Pasifik dâhil geniş bir yayda icra edilen müşterek deniz tatbikatları, İran’la Maritime Security Belt (2019, 2022–24) ve Güney Afrika ile Mosi (2019, 2023) gibi üçlü kurgularla küresel erişim mesajını pekiştiriyor. 2024 Ekim’de Çin sahil güvenliğinin ilk kez Arktik denizine girerek Rus mevkidaşıyla ortak devriye icra ettiği bildirimi, deniz güvenliği katmanının yalnız donanma ile sınırlı kalmadığını gösterdi. Enerji-lojistik için çıkarım: Arktik geçitlerinde çok kurumlu (donanma sahil güvenliği) görünürlük, ticari hatlarda siyasi-askerî himaye algısını güçlendirir; ancak bu, ikincil yaptırım ve sigorta zincirinde tedirginlik doğurarak maliyeti artırır.
 
Son olarak, EUISS’nin “ittifaksız ama derinleşen“ çerçevesi Arktik enerji için iki yönlü bir dengeyi işaret eder: (i) Rusya NSR üzerindeki enerji lojistiğine askerî şemsiye ve ortak tatbikatlarla görünür destek verirken (özellikle Bering/Çukçi eşiğinde), (ii) Çin için bu icralar, savaş tecrübesi açığını kapatma ve uzak-menzil müştereklik pratiği kazanma fırsatıdır. Ancak artan asimetri (Pekin lehine güç dengesi) nedeniyle bu işbirliği, Moskova’nın enerji-lojistik bağımlılıklarını azaltmaktan çok jeopolitik yalnızlığını yönetmeye yarıyor; enerji ihracatının maruz kaldığı sigorta/navlun/yaptırım maliyetleri üzerinde kalıcı bir indirim etkisi henüz üretmiyor.
 
2. Ekonomik-Jeoekonomik Analiz
 
Nicel olarak incelediğimizde. 2024’te AB’nin Rus LNG ithalatı, kullanılan metoda göre 16.5 mt (FT) ile 17.8 mt (Rystad/Guardian) bandında “rekor“ düzeye ulaştı; bu, 2023’ün üzerinde ve Rus moleküllerinin Avrupa pazarındaki kalıcılığını kısa vadede teyit ediyor. Ancak bu resim yön açısından aldatıcı: 2025 içinde Brüksel ve üye ülkelerin adımları, sözleşme ve altyapı kanallarından kademeli daralma set ediyor.
 
11 Nisan 2024’te Avrupa Parlamentosu, üye devletlere Rus LNG’nin altyapı kapasitesine (terminal/boru) erişimini engelleme yetkisi veren düzenlemeyi onayladı; bu, doğrudan ambargo değil ama terminal kapasitesi tahsisini kısıp fiilî pazar daraltma etkisi yaratan bir hukuk yolu. Özellikle İspanya-Belçika-Fransa hattındaki akışlar bu düzenlemenin hedefinde.
 
2024’te kabul edilip moratoryumla ertelenen yeniden yükleme (re-export) kısıtları Mart 2025’te yürürlüğe girdi: AB limanlarında Rus LNG’nin AB dışına yeniden ihracı için transshipment artık yasak. Bu, Zeebrugge gibi aktarma merkezlerinin “Avrupa dışına köprü“ rolünü keserek Rus LNG’sinin Asya’ya Avrupa üzerinden akışını kırıyor ve tedarik zincirinde maliyeti/riski artırıyor.
 
AB, 23 Ekim 2025’te 19. yaptırım paketini kabul ederek Rus LNG’ye iki aşamalı ithalat yasağı getirdi: kısa vadeli kontratlar 6 ay içinde bitecek; uzun vadeli kontratlar 1 Ocak 2027 itibarıyla sona erecek. Bu, Yamal-merkezli akışların Avrupa’daki sözleşme temelini tarihli olarak ortadan kaldırıyor ve pazarı 2027 ufkunda kapatıyor.
 
Pazar dinamikleri (2025). Komisyon, 2025 ilkbaharında yeni kontrat imzalamayı yasaklayacak ticaret hukuku temelli seçenekleri de masaya koydu; amaç spot/yenileme kanallarını kesmek. Bruegel’in izleyicisi, 2025’te Rus LNG girişlerinde zayıflama sinyali veriyor; transshipment yasağının devreye girmesi ve yeni yaptırım paketi, bu eğilimi hızlandıracak bileşenler. Sonuç: 2024’te rekor görünen seviye, 2025–2027 arasında sistematik olarak aşağı çekilecek.
 
AB’nin üç katmanlı yaklaşımı: (i) altyapı erişimi, (ii) transshipment, (iii) kontrat, Rus LNG’sinin Avrupa’yı köprü pazar olarak kullanma kapasitesini zamanlanmış biçimde daraltıyor. Bu, Rus moleküllerini Asya’ya iskonto ile yönlendirirken (rekabet: ABD/Katar yeni kapasiteleri), Avrupa’daki terminal-bağımlı nakit akışı modelini de aşındırıyor. 2027 sonrasında, Yamal dahil tüm akışlar Avrupa dışı lojistik ve sigorta zincirlerine muhtaç kalacak; bu da Arc7 filo açığı ve kış işletim maliyetleriyle birleşince marj erozyonu demek. Belirsizlik noktası: Üye ülke uygulamasındaki farklılaşmalar ve olası geçiş istisnaları kısa dönemli oynaklık yaratabilir; ancak 19. paketle ana yön netleşmiştir: pazar kapısı kapanıyor.
 
3. Politik Sonuçlar ve Öngörüler
 
Rusya’nın Arktik enerji stratejisi, 2022 sonrası dönemde artık enerji projeleri olmaktan çıkıp jeoekonomik adaptasyon araçları hâline gelmiştir. Ukrayna savaşıyla tetiklenen yaptırım ortamı, üretim kapasitesini değil, taşınabilirlik ve ticarileştirilebilirlik boyutlarını sınırlandırmış; bunun sonucunda enerji politikası ile dış politika birbirine kilitlenmiştir.
 
Yaptığım araştırmalar neticesinde 2025–2030 dönemi için dört düzeyde (Rusya, AB, Çin/Asya, küresel pazar) politik sonuç ve öngörü ortaya koymaktayım:
 
A) Rusya Açısından: Üretimden Varlığa Değil, Yön Bulmaya Geçiş
 
Enerji egemenliği kavramı Rusya için artık yalnız üretim kapasitesine değil, lojistik kontrolüne dayanıyor. Arktik LNG projeleri—özellikle Yamal LNG ve Arctic LNG 2 her ne kadar toplamda %34 milyon ton/yıl ihracatla çalışıyor olsa da, bu hacimlerin büyük kısmı eski lojistik ağlara bağımlı.
 
2030’a kadar hedeflenen 100 mtpa LNG kapasitesinin fiilen %40–45’ine ulaşılması bile büyük başarı sayılacaktır. Üretim değil, Arc7 buz-sınıf filo, sigorta zinciri ve teknoloji ikamesi başarıyı belirleyecektir.
Enerji–askerî bütünleşme eğilimi güçlenecektir. EUISS’nin öngördüğü gibi Rusya, Çin ile askeri tatbikatları yalnız caydırıcılık için değil, lojistik güvenlik pratiği olarak kullanacaktır. Bu, NSR güzergâhlarında “sivil taşımacılığı askeri sinyalle koruma“ doktrinine dönüşebilir.
 
Ancak bu yaklaşım, uluslararası sigorta ve yatırım piyasalarında risk primi yükselişi olarak geri döner. 2024’te Arktik sigorta primleri %4,3’ten %6,8’e çıkmıştır; bu oran 2027’de %8’i aşarsa, birçok özel taşıyıcı çekilecektir.
 
B) Avrupa Birliği Açısından: Yavaş Ama Sistematik Çıkış
 
2024–2027 arası mevzuat zinciri (altyapı erişimi, transshipment yasağı, sözleşme sonlandırma takvimi) Avrupa pazarını zamanlanmış şekilde kapatmaktadır.
 
Verilere göre 2024’te Rus LNG’si AB ithalatının %15’ini oluştururken, 2027’de bu oranın %5’in altına düşmesi beklenmektedir.
 
AB enerji politikası “ithalat yasağı“yla sınırlı kalmayacak; transshipment gözetimi, kapasite tahsisi denetimi ve sigorta-finansman zinciri kontrolü gibi mikro-uyum araçları öne çıkacaktır. Ancak bu süreç, kısa vadede enerji fiyatlarında artış baskısı yaratabilir. 2025–2026 arasında AB gaz depolarının %90 doluluk hedefini koruması, fiyat oynaklığını dengeleyebilir, ama LNG çeşitlendirmesi için ABD/Katar bağımlılığı artacaktır.
 
C) Çin ve Asya Cephesi: Destekleyici Ortak Ama Ihtiyatlı Müşteri
 
Çin, Rusya için hem teknoloji ikame kaynağı hem de pazar güvenlik ağı rolünü üstleniyor. Ancak bu ilişki asimetriktir: Çin enerji tedariğinde çeşitlilik isterken, Rusya için Çin tek çıkış kapısı hâline geliyor.
2024–2025’te Çin, Rus LNG ithalatını %47 artırdı; ancak ortalama fiyat spot LNG’nin %12–15 altında kaldı. Bu, Rusya’nın pazar bulma değil indirimli satış dönemine girdiğini gösteriyor.
 
Çin şirketleri (CNOOC, CNPC) Arctic LNG 2’de hâlen küçük hisselere sahip; ancak 2023–2024 yaptırımları sonrası proje finansmanına doğrudan katkılarını dondurdular.
Japonya ve Hindistan, ABD’nin ikincil yaptırımlarından kaçınmak için Rus LNG yatırımlarına mesafeli duruyor.
 
D) Küresel Sistem Açısından: Yeni Bir Enerji Jeopolitiği Biçimi
 
2025–2030 arası küresel LNG arzında (ABD, Katar, Kanada projeleriyle) %50 artış bekleniyor; bu, Rusya’nın pazar payını %8–9 bandına düşürecek.
 
Enerji güvenliği kavramı boru hattı bağımlılığından süreklilik ve sigorta güvenliğ“ne kaydı. Arktik rotaları, iklim koşulları ve jeopolitik risk nedeniyle uzun vadeli yatırımcılar için yüksek volatilite alanı olmaya devam edecek.
 
Küresel enerji piyasasında siyasi güvenceler, teknolojik yetenekten daha önemli hâle geldi.
 
Rusya’nın Arktik üretim maliyeti (özellikle LNG) ortalama 550–600 $/1000 m³, Katar ve ABD projelerinde ise 320–370 $/1000 m³. Bu fark, yaptırımlar kalkmadığı sürece Rus LNG’sinin rekabet gücünü sınırlayacaktır.
 
Sonuç olarak,
 
· Rusya’nın Arktik enerji projesi artık ekonomik değil, stratejik hikâyedir,
 
· Üretilen gazın yarısı satılamıyor,
 
· Satılabilenin yarısı iskonto ile gidiyor,
 
· Gidenin yarısı da yaptırım ve sigorta maliyetine takılıyor.
 
Dolayısıyla Arktik enerji, 2030’a dek Rusya’nın “kaynak gücü“nü değil, jeopolitik yalnızlığını yansıtan bir aynaya dönüşmektedir.
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Savunma ve güvenlik gereksinimleri, insanlık tarihi boyunca toplumsal örgütlenmenin, devlet kapasitesinin ve iktisadi yapıların şekillenmesinde belirleyici bir rol oynamıştır. Klasik ve neoklasik iktisat gelenekleri, uzunca bir süre savunma harcamalarını serbest piyasa mekanizmasının dışında kalan, ...;

Bu çalışma, Sierra Leone’de iç savaş sonrası uygulanan Silahsızlanma, Terhis ve Yeniden Entegrasyon (DDR) programının ‘teknik başarı’ ölçütleri ile (silahsızlanma/terhis/yeniden uyum) sınırlı kalmasının, devletin şiddet tekelinin yeniden tesisi ve pozitif barışın kurumsallaşmasında yeterli olup olma...;

Tarihte pek çok ulusun geçmişine bakıldığında, kültürel üst kimliklerin bugünün dar siyasi haritaları üzerinden değerlendirildiği görülür. Bu yüzeysel bakış açısı nedeniyle, dışarıdan bakan bir göz için "Türk" kavramı yalnızca "Türkiye Cumhuriyeti" sınırlarına, "Türkiye" ise ne yazık ki Orta Doğu ek...;

İlk Türkiye Coğrafi İstihbarat Sempozyumu, İstanbul Esenyurt Üniversitesi, TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü (MSGE) ve MSB Harita Genel Müdürlüğü işbirliğiyle “Jeouzamsal İstihbarat ve Yapay Zeka” ana teması altında 19-20 Kasım 2026 tarihinde uluslararası formatta İstanbul’da düzenlenecektir...;

Son yıllarda Çin’in atıl kapasitesine dair şikâyetler eksik olmadı. Pekin’in ihracatı teşvik etme ve ne pahasına olursa olsun dış ticaret fazlasını büyütme kararlılığı; ABD ve Avrupa ülkeleri gibi gelişmiş ekonomilerin yanı sıra Afrika, Asya ve Latin Amerika’daki gelişmekte olan ülkelerin sanayileşm...;

Kentsel iktisat yazınında sosyal konut politikaları, genellikle piyasanın tamamen dışlandığı hantal devlet mülkiyetleri ya da alt gelir gruplarını kentin çeperlerine süren neoliberal kota zorlamaları arasında kutuplaşmaktadır. Hollanda’nın Amsterdam ve Rotterdam metropolleri ekseninde somutlaşan kon...;

Arktik güvenlik tartışması çoğu zaman askerî hareketlilik, Rus üsleri, NATO tatbikatları ve Kuzey Atlantik savunması üzerinden yürütülüyor. Bu çerçeve gerekli, fakat artık yeterli değil. Arktik’teki asıl açık yalnızca bir askerî saldırı ihtimali değildir.;

İktisat bilimi, özü itibarıyla "kıtlık" (scarcity) üzerine inşa edilmiş bir disiplindir. Adam Smith’ten Keynes’e, üretim faktörlerinin (toprak, emek ve sermaye) sınırlılığı ve bu sınırlı kaynakların en yüksek toplumsal refahı sağlayacak şekilde dağıtımı, iktisadi düşüncenin ana eksenini oluşturmuştu...;

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...