Çin’in Jeopolitik Hedefleri ve Cihan Hâkimiyeti

Yorum

Çin’in “cihan hâkimiyetine“ yönelik tahayyülü 21. yüzyıl dünya jeopolitiğinin yeni çekirdeğini oluşturuyor. Bu tahayyüle ortak olarak Rusya’yı da ekleyebiliriz. İki ülke de çok kutuplu adil bir küresel düzenin inşa edilebileceğini düşünüyor....

Çinin cihan hâkimiyetine“ yönelik tahayyülü 21. yüzyıl dünya jeopolitiğinin yeni çekirdeğini oluşturuyor.

Bu tahayyüle ortak olarak Rusyayı da ekleyebiliriz.

İki ülke de çok kutuplu adil bir küresel düzenin inşa edilebileceğini düşünüyor.

Hatta buna inşa demeyelim. Bir anlamda mevcut düzenin belirli ölçülerde restorasyonu şeklinde formüle edilebilir.

Geçtiğimiz günlerde Pekinde yapılan ŞİÖ zirvesi ve askeri geçit töreni bahse konu tahayyülün kurumlaşmaya başladığını gösteriyor.

Özellikle askeri geçit töreninde ortaya çıkan görüntüler çok kutuplu küresel düzen alanında temerküz eden yeni ve kuvvetli bir eğilim olduğunu gösteriyor.

Çin bu anlamda küresel yönetişim alanında da bir takım kurumsal denemeler içerisinde.

Örneğin Çinin dış politika vizyonunda üç temel küresel girişim“den söz edebiliriz.

Küresel Medeniyet Girişimi, Küresel Kalkınma Girişimi ve Küresel Güvenlik Girişimi.

Küresel Medeniyet Girişimi kültürel çeşitliliğe vurgu yaparak yeni iş birlikleri kurma potansiyelini gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Bu çerçevede eğer somut adımlar atabilirse Çinin çok kutuplu dünya düzeni arayışını meşrulaştırıcı bir ideolojik zemin oluşturabilir.

Küresel Kalkınma Girişimi ise COVID-19 sonrası dönemde küresel kalkınmayı yeniden canlandırmak, kalkınma sürecinde kimsenin geride kalmaması“ ilkesiyle ilerlemenin önemini vurgulamaya çalışıyor.

En dikkat çeken ve çok kutuplu küresel düzen tasavvuruna yönelik girişim ise Küresel Güvenlik Girişimi.
Küresel Güvenlik Girişiminin amacı küresel güvenlik alanında daha kapsayıcı, işbirliğine dayalı bir yönetişim mimarisi oluşturmak.

Daha da açık söylemek gerekirse geleneksel güç dengesi, bloklaşma ve hegemonya gibi yaklaşımlara bir alternatif sunmak.
Çin devlet başkanı Xi Jinping ayrıca son yapılan ŞİÖ zirvesinde bir de Küresel Yönetişim Girişiminden bahsetti.

Mevcut küresel yönetişiminin hem değişim hem de kriz döneminden geçtiğini belirten Xi Jinping "dünya barışı ve eşitliğini" güçlendirecek yeni bir yönetişim çerçevesine ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Çin, bu bağlamda daha adil, dengeli, kapsayıcı ve etkili (etkin) küresel yönetişim sistemi“ kurulmasını teklif ediyor.
Aslında bir manada çok kutuplu adil küresel düzen tasavvurunu kağıda döküyor.

Çin, bu girişimlerle hem söylemsel hem pratik olarak küresel liderlik iddiasını pekiştiriyor.

Bir anlamda kural koyucu olma“, yeni normlar belirleme“ kapasitesini artırma çabası.

Bir yandan kurumsal çabalarını derinleştiren Çin diğer yandan da askeri modernizasyonuna devam ediyor.

Özellikle Asya-Pasifik bölgesinde caydırıcı bir askeri güç oluşturmayı hedefleyen Çinin bu kapsamda attığı adımlar ABD devlet ricalinde alarmist bir endişeye neden olmuş durumda.

Mesela Biden döneminde üst düzey görevlerde bulunan Ely Ratner da bu isimlerden birisi.

Geçtiğimiz günlerde konuşan Ratner, Çinin gri bölge faaliyetlerini (gray-zone activities) görmezden gelmenin veya küçümsemenin ciddi bir stratejik hata olduğunu belirtiyor.

Ratner gibi düşünen yetkililerin fikri net: Pekinin nihai hedefi ABDnin etkisini aşındırmak ve Asya-Pasifik bölgesine hâkim olmak.“

Ratner şunları söylüyor: Pekinin ‘Çin ulusunun büyük yeniden dirilişiyönündeki jeopolitik hedefleri değişmedi. Çin Tayvan’ı ele geçirmek, Güney Çin Denizini kontrol etmek, ABD ittifaklarını zayıflatmak ve nihayetinde bölgeye egemen olmak istiyor.“
Pentagon Çini ritmi belirleyen rakip“ (pacing challenge) olarak görüyor.

Uzun zamandır da ABDnin güvenlik ve strateji ile ilgili yayınlanan resmi raporlarında bu kavram özellikle vurgulanıyor.
Çin bir anlamda ABD için bir hız sorunu“ yaratmış durumda.

Muazzam bir üretim kapasitesi var ve bu akıllara tarihçilerin fabrikaların savaşı“ olarak nitelendirdiği ikinci dünya savaşını getiriyor.

ABD ise savruk bir diplomasi ile bu büyük güç rekabetini yönetmeye çabalıyor.
Silah satışlarındaki gecikmeler, müttefiklere verilen çelişkili mesajlar ve Tayvana dair belirsiz söylemler ABDnin bölgesel inandırıcılığını aşındırıyor.

ABD
, hâlâ “kurallara dayalı düzeni“ savunduğunu iddia ediyor ancak ittifak koordinasyonundan bütüncül bir dış politika izlemeye kadar hala ciddi senkronizasyon sorunları mevcut.

Pekin ise çok kutuplu bir küresel düzen tasavvurunu gün geçtikçe daha da belirgin hale getiriyor.

Kısacası Çin, yeni düzenin kurallarını yazmaya çabalarken uzun vadeli bir cihan hâkimiyeti mücadelesinin ipuçlarını veriyor.

Sonuç olarak küresel bir fetret devrine giren dünya yoğun bir belirsizliğin içinde debeleniyor.

X @drhkorkmaz

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Birleşik Devletler uzun süredir Rusya’yı nihai bir çöküş sürecindeki güç olarak gördü. Bu değerlendirme, 1980’lerde Sovyetler Birliği’nin açık emperyal aşırı yayılma belirtileri göstermesiyle şekillendi; önce Varşova Paktı’nın, ardından Sovyetler Birliği’nin kendisinin dağılmasıyla pekişti.;

Modern siyaset ve iktisat düşüncesi, kamu hukuku ile özel hukuku, devlet ile piyasayı, kamu iktidarı ile özel mülkiyeti birbirinden kesin çizgilerle ayrılmış iki antagonist ya da en iyi ihtimalle dengelenmesi gereken bağımsız alanlar olarak kurgulama eğilimindedir. Ancak iktisat tarihi, bu kavramsal...;

Dünya iktisat tarihi1, 18. yüzyılın sonuna kadar tek bir devasa gücün gölgesinde şekillenmiştir: Çin. MÖ 221’de ilk imparatorluğun kurulmasından MS 1800 yılına kadar geçen süreçte Çin, sadece bir devlet değil; kendi kurallarını, kendi teknolojisini ve kendi finansal evrenini yaratan bir "medeniyet-d...;

Orta Doğu, yıllardır jeopolitik değişikliklerden en çok etkilenen bölgelerden biri olarak kalmaktadır. 21. yüzyılın başından bu yana bölge, güvenliği tehdit edecek birçok durumla karşı karşıya kalmıştır. Günümüzde, Orta Doğu’nun çeşitli bölgelerinde yaşanan değişikliklere, İsrail-İran ekseni boyunca...;

Türk milletinin sosyo-psikolojik kodları incelendiğinde, zorlu coğrafi koşulların getirdiği pratik, hızlı karar alabilme yeteneği öne çıkmaktadır. Ancak yerleşik hayata geçiş ve geniş coğrafyalara yayılma sürecinde, toplumun kriz anlarında sığındığı pratik çözüm yolları, zamanla kurumsallaşamamış bi...;

Orta Doğu jeopolitiği, son yıllarda uzun süredir devam eden kamplaşma ve çatışma odaklı dinamiklerin yerini diyalog, uzlaşı ve pragmatik çıkar ortaklıklarına bıraktığı kapsamlı bir dönüşüm sürecine sahne olmaktadır. 2010’lu yılların başında patlak veren Arap Baharı, 2013’te Mısır’da yaşanan askerî m...;

Güneydoğu Asya’nın doğu kıyısı boyunca uzanan Vietnam, tarihsel teşekkülü, sömürge karşıtı direnç mekanizmaları ve radikal iktisadi dönüşüm tecrübesiyle küresel politik iktisat literatüründe müstesna bir yere sahiptir.;

Karayipler’in kalbinde, Meksika Körfezi ile Atlas Okyanusu’nun kesişim noktasında yer alan Küba; jeopolitik konumu gereği tarihsel olarak "Antiller’in Anahtarı" (Clavis Balti) olarak nitelendirilmiş, stratejik önemiyle küresel güç mücadelelerinin merkezinde durmuş bir ada coğrafyasıdır. 1492’de İspa...;

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...