2025 Şanghay İşbirliği Örgütü Toplantısının İnce Mesajları
Geçen yıl Ekim 2024 de, Şanghay İşbirliği Örgütü(SİÖ), Pakistan başkanlığında İslamabad'da toplanıp, özellikle üyeleri arasındaki ticaret ve ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi konularını görüştüğünde bu yılki kadar ses getirmemişti. Trump’ın ABD başkanı olarak başkanlık koltuğuna oturduğu Ocak 2025 den bu yana kural ve kurumlara dayanan dünya ekonomik düzeninin radikal bir biçimde değişmeye başlaması kadar ticaret savaşlarının küresel ekonomide estirdiği sert rüzgârlar, bu yılki toplantıya farklı bir önem ve anlam yükledi. Evet, ŞİÖ 2025 zirvesi, 31 Ağustos-1 Eylül 2025 tarihleri arasında Çin'in Tianjin kentinde toplandı. Bu ŞİÖ tarihinin en büyük zirvesi olarak kayıtlara geçti. ŞİÖ toplantılarına beşinci kez ev sahipliği yapması kritik bir tarihi dönemeçte, Çin’in ABD karşında üstlenmeye hazır olduğu rolü de göstermesi açısından önemliydi. Bunun dışında toplantısının Çin’in 2. Dünya Savaşının Bitişini kutladığı 3 Eylül 2025 öncesine gelmesi, zirveye katılan bazı liderlerin Tianenmen Meydanında yapılan büyük törenlere katılmasını kolaylaştırdı. Batı ittifaklarına karşı giderek daha güçlenen ŞİÖ nün yirmi beşinci toplantısında, Çin’in 80. yıl kutlama töreni gövde gösterisinden çok daha fazla içerik başlığı olduğu kesin. Bunların ne kadarı gelecek yıla kadar gerçekleşir? Bu Çin, Rusya, Hindistan ve Kuzey Kore dışında kalan ŞİÖ üyelerinin, beklenti ve örgüte yapacağı fiili katkı kadar, ABD, AB ve Batı ittifaklarının bir şekilde paydaşı olan gözlemci statüsündeki ülkelerle, Türkiye gibi “diyalog ortağı“ ülkelerin tutumlarına bağlı olacaktır.
Tianjin’in Toplantı için Seçilmesinin Önemi
Tianjin Çin için önemli dört şehirden biri. Ayrıca ülkenin Kuzey doğusunda bulunan ve tarihi geçmişi olan bir liman. Sarı nehir ve Yangse nehirlerinin kavuştuğu Hay nehri kıyısındaki bu liman şehri sadece bugünkü Çin için değil, 1895 ve 1900 arasındaki işgal yıllarında işgalci Büyük Britanya, Fransa, Japonya, Rusya, İtalya, Belçika ve Avusturya Macaristan açısından da önemli olmuş. Tabii o günlerden bugüne kalan pek çok mimari ve kültürel iz olsa bile, şehrin işgal kuvvetlerinden geri alınması da sanırım Çin tarihi açısından bir gurur olmalı. Tianjin halen dünyanın en önemli sivil ve askeri eğitim merkezlerine ve araştırma merkezlerine sahip, 1984 den bu yana 14 açık limandan biri, 2008 de ilk hızlı tren demiryollarının inşa edildiği şehir. Çin için bir çok ilkin başlatıldığı şehir olması yanı sıra, 2015 yılından bu yana bağımsız inovasyon merkezlerine, Kuzey-Güney su projelerine ve birçok uluslararası spor etkinliğine ev sahipliği yapması, ŞİÖ ünün 25 katılımcı başkan ve erkânına gösterecek ve özendirecek pek çok özelliğinden dolayı seçilmiş olmalı. Zirve hazırlıkları Mart ayından beri özenle sürüyordu. Ama ancak 15 Temmuz’da zirvenin ne zaman yapılacağına üye ülke dışişleri bakanları toplantısında karar verildi. İşte ilham veren bir başka Çin şehrinde buluşmak Xi Jinping ile fotoğraf çektirmekten öte Çin ile çeşitli anlaşmalar imzalamak Hindistan ve Rusya açısından Batıya ve özellikle ABD ne verilen bir yüksek düzeyli birer dayanışma mesajı oldu.
Çok Taraflılık Şemsiyesinde Güçlenen İkili İlişkiler
ŞİÖ şimdi Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan'ın 1996 da oluşturdukları ve 2001 de Özbekistan'ın katılımıyla üye sayısı altıya çıkan örgütten daha güçlü. 2017'de Hindistan ve Pakistan'ın katılımıyla sekiz üyeli hale gelen ŞİÖ de artık İran ve Belarus da var. Ama üyelerden fazla gözlemci ve diyalog ortağı olması da dünyaya bir mesaj. Ayrıca ŞİÖ üyelerinin bazılarının BRICS üyesi olması da güç üzerine güç çalımı. Ancak örgütün ne kadar ekonomik, ne kadar güvenlik işbirliği olduğu, çok taraflılık içinde filizlenen ikili ilişkilerden anlaşılıyor. Trump’ın yüzde 50 tarife uygulaması yüzüne patlayan Hindistan, şimdi sınır sorunlarını unutarak Çin’in koluna girmiş durumda. Jinping ve Modi yakınlığı Zirvenin zirvesindeydi. Öte yandan, Rusya ve Çin, enerji ve bilimden sağlık, tarım ve medyaya kadar uzanan 22 anlaşma imzalayıverdi. Bunlar arasında Sibirya'nın Gücü(Power of Pacific 2) 2 doğalgaz boru hattı projesinin ve Rosatom ile Çin Atom Enerjisi Ajansı arasında nükleer enerji mutabakat metni aşamasına gelmiş olması dikkat çekici. Ayrıca Gazprom ile Çin Ulusal Petrol Şirketi arasında stratejik iş birliği anlaşması, Çin'in Chang'e-7 uzay aracı için Rusya'nın "Ay Tozu İzleme" cihazı teminine ilişkin anlaşma da şimdi meclislerde onanma bekliyor. Bu arada iki ülke Bolşoy Ussuriysky Adası'nın geliştirilmesi, ren geyiklerinin korunması ve geyik boynuzu ihracatının denetlenmesi konularında da mutabakata varmış gözüküyorlar. Tarımsal ticarete ilişkin protokoller de kısa zamanda Trump sayesinde ivme kazanan Sino-Rus işbirliği örneklerinden.
Türkiye’nin 2025 ŞİÖ Zirvesindeki Duruşu Üzerine
ŞİÖ’ nün "güven, karşılıklı yardım ve ortak çıkarların korunmasında kararlılık" ilkesine bağlı olduğu düşüncesi ile Türkiye, 2013 de örgüte diyalog ortağı olarak katılmıştı. 2016 da kuruluşun enerji örgütü başkanlığını bir yıllığına üstlenince ŞİÖ' ne tam üyelik arzusunu yinelemişti. 2024 de İslamabad’da toplanan zirvede bu niyet tekrarlanırken ŞİÖ üyeliğinin, Türkiye'nin NATO üyeliği ve AB üyelik hedefi ile çelişmediği vurgusu yapılmıştı. Bu yıl zirvenin sonunda çekilen aile fotoğrafındaki görüntü ve batı medyasında yer alan referanslardan öte, Türkiye, ŞİÖ nün enerji güvenliği ve stratejik altyapı projeleri, özellikle bu alanlarda ortaklıkların kurulması açısından oynayabileceği önemli rolü övdü. Ayrıca ŞİÖ şemsiyesinde insani, ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesinin, ulaşım ve iletişim yollarının açılmasının sadece Orta Asya için değil, Güney Kafkasya için de önemli olduğuna vurgu yaptı. Zengezur koridorunu da kapsayacak Orta Kuşak projesinin bölge için yararı üzerinde duruldu mu hatırlamıyorum. Hoş zaten orada TRIPP( Trump Route for International Peace and Prosperity) den söz etmek doğru olur muydu bilmem. Ama Çin’in Suudi Arabistan ve İran yakınlaşması için gösterdiği çabaya neden hiç iltifat edilmediğini anlamadım. Ya unutuldu veya öyle uygun görüldü. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve Gazze’deki faciaya değinilmesi önemliydi. Ama ŞİÖ zirvesinde bunun ne kadar ses getirdiğine emin değilim. ŞİÖ bir ekonomik işbirliği ve sürekli diyalog zemini olabilir. Ama güvenlik işbirliği olarak önce kendi dibine ışık veren mum olsa ne ala!