Deniz Bilimsel Araştırmalarında Barışçıl Amaç İlkesi

Makale

1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (1982 United Nations Convention on the Law of the Sea - UNCLOS)’nin 240/I-a maddesinde denize ilişkin bilimsel araştırma (marine scientific research – MSR)’nın münhasıran barışçıl amaçlar için (exclusively for peaceful purposes) yürütülmesi ilkesi kabul edilmiştir....

Denize İlişkin Bilimsel Araştırmaların (MSR) Münhasıran Barışçıl Amaçlar İçin Yürütülmesi İlkesi
Özet
 
1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (1982 United Nations Convention on the Law of the Sea -UNCLOS)’nin 240/I-a maddesinde denize ilişkin bilimsel araştırma (marine scientific research – MSR)’nın münhasıran barışçıl amaçlar için (exclusively for peaceful purposes) yürütülmesi ilkesi kabul edilmiştir. Barışçıl amaçlar terimi UNCLOS’un diğer pek çok maddesinde de kullanılan bir kavram olmasına rağmen, Sözleşmede açık bir tanımı yapılmamıştır. Yalnızca UNCLOS’un 301. maddesinde taraf devletlerin, herhangi bir devletin toprak bütünlüğüne veya siyasî bağımsızlığına karşı her türlü tehdit, kuvvet veya Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nde belirtilen uluslararası hukuk ilkeleriyle bağdaşmayan diğer her türlü davranıştan kaçınacakları belirtilmiştir.

Deniz hukukunda barışçıl amaçlar kavramının genel kabul gören açık bir tanımının olmaması, devletlerin kavrama farklı anlamlar yüklemelerine ve kavramı politik çıkarları çerçevesinde yorumlamalarına yol açmıştır. Oysaki kavrama verilen anlam, özellikle açık deniz ve Bölge’de yürütülen bilimsel araştırmalar ve diğer faaliyetlerin hukuki statüsünün belirlenmesinde oldukça önemli olacaktır. Bu kapsamda çalışmada, UNCLOS kapsamında barışçıl amaçları teriminin anlamı tartışılarak, denize ilişkin bilimsel araştırmaların münhasıran barışçıl amaçlar için yürütülmesi ilkesinin hukuki sonuçları analiz edilmeye ve konuyla ilgili uygulamada çıkması muhtemel sorunların çözümüne ışık tutulmaya çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Barışçıl amaçlar, Bilimsel Araştırma, MSR, Deniz Hukuku Sözleşmesi, UNCLOS

Giriş 
 
Genel anlamda denize ilişkin bilimsel araştırma (marine scientific research – MSR), deniz çevresinde meydana gelen olayların niteliği, süreci ve bunlar arasındaki ilişkilerin incelenmesi, verilerin sistematik bir şekilde toplanması, yorumlanması ve bilimsel sonuçlara ulaşılması amacıyla yapılan faaliyetlerdir. Uluslararası hukukta, ilk kez, 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (1982 United Nations Convention on the Law of the Sea - UNCLOS)’nin XIII. Bölümünde (m. 238 ilâ 265) düzenlenmiştir. Buna ek olarak UNCLOS’un diğer bölümlerine de konuyla ilgili hükümler derç edilmiştir.

MSR’nin bu şekilde geniş şekilde düzenlenmesine rağmen UNCLOS’ta, kavramın açık tanımı yapılmamıştır. MSR’nin resmî bir tanımının olmaması, deniz çevresinde yürütülen bilimsel araştırma faaliyetlerinden hangilerinin MSR kapsamında olacağı; hangilerinin kapsam dışında tutulacağı sorununu da beraberinde getirmiştir.

UNCLOS’un MSR’nin tanımına ilişkin bu suskunluğuna ek olarak, Sözleşmenin 240/I-a maddesinde MSR’nin münhasıran barışçıl amaçlar için (exclusively for peaceful purposes) yürütülmesi ilkesi kabul edilmiştir. UNCLOS’un pek çok maddesinde kullanılmasına rağmen “barışçıl amaçlar“ teriminin de açık bir tanımı yapılmamıştır. Yalnızca “denizlerin barışçıl kullanımı“ başlıklı UNCLOS’un 301. maddesinde taraf devletlerin, bir devletin toprak bütünlüğüne veya siyasî bağımsızlığına karşı her türlü tehdit veya kuvvet kullanmak ya da Birleşmiş Milletler (BM) Antlaşmasında belirtilen uluslararası hukuk ilkeleriyle bağdaşmayan diğer her türlü davranıştan kaçınacakları belirtilmiştir.

Deniz hukukunda barışçıl amaçlar kavramının genel kabul gören açık bir tanımının olmaması, devletlerin kavrama farklı anlamlar yüklemelerine ve kavramı politik çıkarları çerçevesinde yorumlamalarına yol açmıştır. Oysaki kavrama verilecek anlam, özellikle açık deniz ve Bölge’de yürütülen bilimsel araştırmalar ve diğer faaliyetlerin hukuki statüsünün belirlenmesinde oldukça önemli olacaktır.

Bu kapsamda çalışmada, Uluslararası Hukuk (özellikle UNCLOS) kapsamında barışçıl amaçları teriminin anlamı tartışılarak, MSR’nin münhasıran barışçıl amaçlar için yürütülmesi ilkesinin önemi ve hukuki sonuçları analiz edilmeye; konuyla ilgili uygulamada çıkması muhtemel sorunların çözümüne ışık tutulmaya çalışılmıştır.

1. MSR Kavramı ve Genel İlkeler

1.1. Tanımı
 
Yukarıda vurgulandığı üzere, UNCLOS’ta MSR’nin açık bir tanımı yapılmamıştır. Aslında UNCLOS’un hazırlık sürecinde MSR’nin tanımlanmasına yönelik çok ciddi girişimlerde bulunulduğu bilinmektedir. Konferans süreci içerisinde, hazırlanan sözleşme hükümlerinin MSR'nin amaçlarını açık şekilde tesis ettiğinden ayrıca bir tanım yapılmasının gerekli olmadığı konusunda genel bir uzlaşı sonrasında, tanımı içeren taslak metin UNCLOS’a alınmamıştır.

MSR’nin tanımına yönelik tarihsel süreç, doktrinde yapılan tanımlar ve özellikle UNCLOS’un ilgili hükümleri birlikte değerlendirildiğinde MSR’yi, “münhasıran barışçıl amaçlar ve bütün insanlığın faydasına yönelik olmak üzere, deniz çevresinde meydana gelen olayların niteliği, süreci ve bunlar arasındaki ilişkilerin incelenmesi, verilerin sistematik bir şekilde toplanması, yorumlanması ve bilimsel sonuçlara ulaşılması amacıyla yapılan temel ve uygulamalı araştırmalar ile deneysel faaliyet“ olarak tanımlamak mümkündür.

MSR’nin temel amacı, yaşadığımız dünyanın daha iyi anlaşılması ve deniz çevresi hakkındaki bilgi birikiminin artırılmasıdır. Bu anlamda MSR, başta deniz çevresinin korunması olmak üzere, iklim değişimlerinin izlenmesi ile deniz canlı ve cansız kaynaklarının korunması ve işletilmesi bakımından büyük öneme sahiptir.
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2857 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1155
TASAM Avrupa 23 662
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 307
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

ZORLU STRATEJİK ORTAMDA SİVİL OGSP'Yİ GELECEĞE HAZIRLAMAK: TARTIŞMAYA AÇIK YEDİ SORU Özet Mükerrer çabalara rağmen, Avrupa Birliği'nin (AB) Sivil Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası'nın (sivil OGSP) stratejik etkisini artırmak için çok ihtiyaç duyulan iyileştirmeler gerçekleşememiştir. Aynı zam...;

Kanada Başbakanı Mark Carney’in Davos konuşması ‘liberal bir uluslararası sistem’ yanılsaması içerisinde debelenen Batı aklı için hazin dolu bir itiraf anına sahne oldu. Carney'nin diplomatik nezaketin arasına gizlenemeyecek sert sözleri ABD Başkanı Trump’ın müesses nizam içerisinde ortaya çıkardığı...;

Haziran 2025'te Ukrayna, Rusya Federasyonu'nun derinliklerinde benzeri görülmemiş bir saldırı başlattı. Örümcek Ağı gizli operasyonu, ülke genelindeki havaalanlarını hedef almak için 117 insansız hava aracı (İHA) kullanılmasını içeriyordu. Yapay zekâ (YZ) ile eğitilen ve her birinin en fazla birkaç ...;

Trump’ın idaresindeki Amerika’nın davranışları tecviz edilemez ancak bunları hesapsız kitapsız kişisel kapris saymak da yanlış olur.;

Avrupa siyasal hafızası, yüzyıllardır kendisini dünyanın vicdanı olarak sunmayı başaran bir anlatının etrafında şekillendi. Demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve modern değerler söylemi, II. Dünya Savaşı sonrası inşa edilen bu yeni Avrupa’nın hem moral hem politik sermayesini oluşturdu. Kıt...;

Teknolojinin askerileştirilmesiyle ilgili süreçler, sivil teknolojiler ile askeri ve güvenlik ekipmanlarının geliştirilme ve üretilme biçimlerindeki ayrımların bulanıklaşmasına yol açmaktadır. Sonuç olarak, daha önce 'sivil' olarak sınıflandırılan teknolojiler ve sistemler, 'çift kullanımlı ürünler'...;

2020’lerin ortasına yaklaşırken dünya siyaseti, ardı ardına yaşanan sarsıcı krizler ve dönüşümlerle yeniden şekillenmektedir. Covid-19 pandemisinin küresel sistemde yarattığı travma, aynı dönemde patlak veren Rusya’nın Ukrayna’yı işgal harekâtı ve Orta Doğu’da Israil-Hamas ile Israil-Hizbullah çatış...;

ABD ve Çin arasında cereyan eden “yapısal rekabet“ taktiksel bir sükunet dönemine girdi. Güney Kore’nin Busan şehrinde gerçekleşen liderler zirvesi nafile bir detente (yumuşama) çabası gibi görünürken Trump’un masaya oturmak zorunda kalması Çin’in konjonktürel çerçevede önemli bir başarısı olarak ok...;

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2025 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 31 May 2025 - 28 Haz 2025
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 2

  • 20 Eki 2022 - 20 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 1

  • 06 Eki 2022 - 06 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Orta Doğu coğrafyası, 2010 yılının aralık ayından bu yana Tunus ile başlayan, günümüzde de tüm şiddetiyle Suriye’de devam eden devrim süreçlerinin etkisiyle hızlı bir değişim ve dönüşüm iklimine girmiştir.