Libya’ya Geri Dönüş
Çin’in 2024 yılından itibaren Kuzey Afrika’ya ilgisi yeniden artmıştır. Trump yönetiminin bölgeye yeterince odaklanmaması, Pekin açısından yeni açılımlara zemin hazırlamıştır. Özellikle desteğe ihtiyaç duyan Libya’nın bu ilgiyi karşılamasıyla, 2023 baharından itibaren ekonomik projeler başta olmak üzere siyasi ve askeri temaslar yeniden canlanmaya başlamıştır. Çin’in Libya politikasının temelinde siyasi tarafsızlık ilkesi yer almaktadır. Bu yaklaşım, Tobruk ve Trablus yönetimleriyle eşzamanlı ilişki kurma imkânı sunmaktadır. İki tarafın barışmasını sağlamak kısa vadede mümkün görünmemekle birlikte, konut, altyapı, istihdam ve sanayi yatırımları aracılığıyla gerilimin azaltılmasına katkıda bulunulabilir. Özellikle Kuşak ve Yol Projesi kapsamında başlatılacak raylı sistem yatırımları, yalnızca Tobruk ve Trablus arasında lojistik bağları güçlendirmekle sınırlı kalmayacak, aynı zamanda Cezayir, Fas, Tunus ve Mısır için uzun süredir hayata geçirilemeyen bölgesel entegrasyonu da mümkün kılabilecektir. Böylelikle Çin, yeni pazar fırsatlarına da erişim sağlayacaktır.
Çin-Arap Devletleri İşbirliği Forumu (CASCF) ve Libya
Somut proje girişimleri, son bir yıldır Çin-Arap Devletleri İşbirliği Forumu (CASCF) çatısı altında gündeme gelmiştir. Kaddafi döneminde Libya’nın Afrika Birliği üzerindeki etkisini etkin biçimde kullanan Çin, bugün Libya’da nüfuzunu artırarak bu mirasın yeniden canlanmasını hedeflemektedir. Pekin’in Libya politikasında iktisadi amaçlar öncelikli görünse de, yaratacağı siyasi sonuçlar da göz ardı edilemez niteliktedir. Çin’in Tobruk ve Trablus ile eşzamanlı olarak kalkınma projelerine yönelmesi, ülke içindeki farklı siyasi grupların yeniden yapılanma süreçlerine duydukları ortak ilgiyi karşılamaktadır. Bu yaklaşım, Batı Avrupa’nın bölgedeki etkisini azaltma potansiyeli taşırken, aynı zamanda ABD-Çin rekabetinin Libya üzerinden Kuzey Afrika’ya taşınması riskini de barındırmaktadır. Bu çerçevede Washington’un yeniden bir müdahaleye yönelip yönelmeyeceği belirsizliğini korumaktadır.
Çoklu Projeler ve Yatırım Alanları
Çin, Libya’da plansız adımlar atmaktan ziyade uzun vadeli bir stratejiyle hareket etmektedir. Merkezi ve yerel yönetimlere eşzamanlı olarak proje önerileri sunmuş, bunları da çeşitlendirmiştir. Kuşak ve Yol Projesi çerçevesinde altyapı yatırımları, yenilenebilir enerji girişimleri, petrol boru hatlarının yenilenmesi, rafineri kapasitelerinin artırılması ve liman inşası öne çıkan başlıklardır. Doğu Libya’da, sellerin tahrip ettiği altyapının yeniden inşası için Halife Haftar tarafından kurulan Libya Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Fonu, Çin yatırımlarını ülkeye çekmeye çalışmaktadır. Bu bağlamda Çinli BFI Konsorsiyumu, güneş enerjisi santralleri, su arıtma tesisleri ve Bingazi’yi Mısır sınırındaki Musaid şehrine bağlayacak demiryolu hattı projelerini gündeme almıştır. Ayrıca büyük ölçüde Çin tarafından finanse edilmesi planlanan ve maliyeti 24–30 milyar avro olarak öngörülen Bingazi Metro Projesi dikkat çekmektedir. Projenin Çin Demiryolları Uluslararası Grup Şirketi (CRI), Alman Siemens ve İngiliz Arup Uluslararası Mühendislik Şirketi işbirliğiyle hayata geçirilmesi, Çin-Avrupa ortaklığının Kuzey Afrika’daki ilk örneklerinden biri olacaktır. Bunun yanı sıra Derne ve Bingazi’de konut ve işyeri projeleri de gündeme gelmiştir.
Güvenlik Boyutu
Çin açısından Libya, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda jeopolitik açıdan da önem taşımaktadır. Özellikle 2023’te duyurulan Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru’na (IMEC) alternatif oluşturması bakımından stratejik bir konuma sahiptir. Çin bu bağlamda Cezayir ve Tunus’u da Kuşak ve Yol Projesi kapsamına dâhil etmiştir. Türkiye’nin IMEC dışında bırakılması, Ankara açısından Çin’in Kuzey Afrika açılımını desteklemeyi cazip kılabilir. Ancak Türkiye’nin Libya’daki askeri varlığının görece geri planda kalması, bu yöndeki olasılığı belirsiz kılmaktadır.
Çin’in Afrika açılımı yalnızca ekonomik girişimlerle sınırlı değildir; güvenlik boyutu da giderek öne çıkmaktadır. Küresel Güvenlik Girişimi çerçevesinde 100’den fazla ülke ile askeri ve güvenlik işbirliği geliştiren Pekin, Mısır, Cezayir ve Sudan ile askeri eğitim faaliyetleri yürütmektedir. Henüz doğrudan silah satışına ilişkin açık bir gündem bulunmasa da uzun vadede bu ihtimal göz ardı edilemez. Çin-Libya askeri işbirliğinin yakın gelecekte somutlaşması, yalnızca Libya ile sınırlı kalmayarak Kuzey Afrika’daki dengeleri yeniden şekillendirebilecek niteliktedir.