Yüzyılda Küresel Güvenlik: Çok Kutupluluk ve ABD’nin Önleyici Soğuk Savaşı

Makale

Mevcut konjonktürde güç politikalarının küresel düzeni sarsacak seviyede sertleşerek devam edeceğine dair emareler artarken önümüzdeki yılların daha sıcak geçeceği anlaşılıyor. Bu şartlar altında küresel güç parametrelerindeki değişim dikkate alındığında kısa dönemde küresel düzenin kabuk değiştirmeye doğru evirileceğini iddia etmek mümkün görünüyor. ...

21.Yüzyılda Küresel Güven(siz)lik; Çok Kutupluluğa Geçiş Sancıları ve ABD’nin Reaksiyonu-Önleyici Soğuk Savaş

ÖZET

Ukrayna savaşı, Gazze krizi, Güney Çin Denizi gerilimleri ve bu gelişmelere paralel olarak gündemi işgal eden III. Dünya Savaşı söylemleri insanları karamsarlığa sürüklüyor. Teknolojik gelişmelerin insan aklının sınırlarını zorlaması ve art niyetli kullanıma açık olması, yeni silah sistemlerinin yıkıcılığındaki dehşet seviyesi, iklim değişimi kaynaklı doğal felaketler, sahtecilik teknolojilerinin artmasıyla birlikte algı ile gerçek arasındaki farkların anlaşılamaması ve nükleer silahların kullanılmasına yönelik restleşmeler dünyamızın geleceğine yönelik endişeleri artırıyor. Bunların yanında küresel rekabetin sertleşmesi de güvensizlik algısını derinleştiriyor. Bütün dünya yeni bir küresel güven(siz)lik sorununun yaşandığı konusunda hem fikir ama yaşanan krizlerin nedenini anlamakta ve nasıl evirilebileceğini öngörebilmekte zorlanıyor. Mevcut konjonktürde güç politikalarının küresel düzeni sarsacak seviyede sertleşerek devam edeceğine dair emareler artarken önümüzdeki yılların daha sıcak geçeceği anlaşılıyor. Bu şartlar altında küresel güç parametrelerindeki değişim dikkate alındığında kısa dönemde küresel düzenin kabuk değiştirmeye doğru evirileceğini iddia etmek mümkün görünüyor. Bu tebliğ mevcut güvensizlik ortamının küresel rekabet ile bağıyla birlikte güç politikalarının küresel güvensizliği nasıl derinleştirdiğini göstermeyi ve küresel rekabetin kısa vadede nasıl evirileceğine yönelik bir vizyon yansıtmayı amaçlamaktadır.

Anahtar Kelimeler:
Küresel Rekabet, Asya Önceliği, Hegemonya, Önleyici Soğuk Savaş, Asya-Pasifik

GİRİŞ

Rusya Federasyonu (RF)’nun 24 Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgal girişiminin ardından yaşanan gelişmeler ve nükleer silahların kullanılacağı söylemleri insanlığı gelecek kaygısına sürükledi. 07 Ekim 2023’te çıkan Gazze krizinin ateşi yakın coğrafyamızdan başlayarak dünyanın farklı bölgelerine yayılma riski taşıdı ve bu risk halen devam ediyor. Bunlara ilave olarak Güney Çin Denizi’nden gelen haberler ayrı bir endişe kaynağını besliyor. Bütün dünya yeni bir küresel güven(siz)lik sorununun yaşandığı konusunda hem fikir ancak sorunun kaynağını tespitte ayrışıyor. İnsanlar güncel krizlerin nasıl evirilebileceğini ve nelere yol açabileceğini öngörebilmekte zorlanıyor. İnsanlık tarihi krizler ve savaşlar ile dolu olmasına rağmen içinde bulunduğumuz dönemin farklılıkları mevcut güvenlik krizinin anlaşılmasını zorlaştırıyor.
Yaşamakta olduğumuz dönemi farklı kılan en önemli özelliklerden biri teknolojik gelişmelerin insan aklının sınırlarını zorlaması ve hızına yetişilememesi. İklim değişimi kaynaklı felaketlerin her geçen gün ürettiği tahribat artık dünyanın yüzleşmek zorunda olduğu bir gerçek. Yeni silah sistemlerinin yıkıcılığındaki dehşet seviyesi ve bu alandaki vahşi yarış bir başka olumsuz faktör. İletişim teknolojilerinin dünyayı küçültmesi kötü örneklerin anında dünyanın her yanına ulaşmasına neden olarak karamsarlığı besliyor. Algı ile gerçek arasındaki farkların anlaşılamaması, sahtecilik teknolojilerinin her geçen gün artması ve teknolojik gelişmelerin art niyetli kullanılmasına dair örnekler olumsuzluk hislerini artırıyor. Bu olumsuzlukların yanında küresel rekabetin sertleşmesi de güvensizlik algısını derinleştiriyor.

ABD başkanlık seçimlerini kazanan Donald Trump’ın seçim sürecindeki vaatleri Ukrayna savaşının sonlandırılmasına yönelik ümitleri yeşertirken Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC)’ne yönelik sert bir yıpratma stratejisinin hayata geçirileceğinin işaretlerini veriyor. Trump’ın İsrail’e kayıtsız şartsız destek vereceğine dair geçmişteki söylemleri, göreve başlayacağı 20 Ocak 2025 sonrasında yakın coğrafyamızın ısınacağını düşündürüyor. Trump’ın geçmiş söylemleri ve açıkladığı kabine dikkate alındığında gerek ABD içinde gerekse küresel düzlemde mevcut dengeleri değiştirecek adımlar atmaya hazırlandığı anlaşılıyor. Bu gelişmelerin ışığında önümüzdeki dönemde hem dünyada hem de ABD içinde istikrarsızlığın artacağını hesaba katmak gerekiyor.

Böyle bir dünyada önümüzdeki yıllar ve on yılların daha da öngörülemez bir atmosferde yaşanacağını görmek zor değil. Dünya ülkelerinin bu tür belirsizlikleri ve iklim değişiminin sarsıcı etkilerini azaltma adına işbirliğini yapacağına dair ümit verici gelişmeler yok. Tam tersine güç politikalarının küresel düzeni sarsacak seviyede sertleşeceğine dair emareler artıyor. Bu durumda mevcut küresel düzenin kabuk değiştirmeye doğru evirileceğini ve dünyanın ciddi değişimlere gebe olduğunu iddia etmek abartılı olmaz. Gelinen noktada içinde yaşadığımız küresel güvensizlik krizinin kaynağını tespit edebilmek önem arz ediyor. Bu bağlamda güç politikalarının küresel güvensizlik üzerindeki rolünü incelemek faydalı olacaktır.

1.Küresel Rekabetin Son İki Yüzyılı

Dünya tarihi bölgesel ve küresel rekabetten kaynaklanan çatışmalarla doludur. Özellikle son iki yüzyılda küresel ölçekte rol üstlenmek isteyen devletler küresel anlamda değer taşıyan kara ve deniz ticaret yollarına, stratejik kanal ve boğazlara, dönemsel kritik madenler ile enerji kaynaklarına ve bunlara ulaşım imkânlarına sahip olmak istemiş, rakiplerin bu vasıtalara ulaşmasını engellemeye çalışmıştır. Sömürge kazanma yarışı aslında bu rekabetin bir tezahürüdür. Afrika, Güney Asya, Güney Doğu Asya, Hint Okyanusu ve Pasifik Adalarında sömürge kazanma hırsının küresel rekabete kattığı hız dünya savaşlarına giden süreci kısaltmıştır. Ekonomik ve stratejik kaynaklara ulaşma arzusu teknolojik gelişmelerin silah sanayine kattığı özgüvenle birleşince dünya savaşları kaçınılmaz olmuştur.
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Hark Adası, ekonomik olarak çok büyük bir öneme sahiptir. Bu yüzden, İran’a ait olan bu ada üzerinde ABD, İsrail, İran ve Çin’in ulusal çıkarları çatışmaktadır. Bu olay, küresel sonuçlara sebep olmaktadır.;

Şi Cinping'in Kuzey Kore'ye ve Kim Jong-un yönetimine Çin desteğinin "sarsılmaz" olduğunu söylemesi, Pekin'in Pyongyang üzerindeki nüfuzunu yeniden tesis etmek istediğini gösteriyor.;

Nasyonal sosyalizm, yirminci yüzyılın ilk yarısında insanlık tarihinin en yıkıcı siyasi, askeri ve ideolojik felaketlerinden birine imza atarken, geride bıraktığı kurumsal ve maddi enkaz kadar, doğası hala tartışılan fiktif bir iktisadi model de bırakmıştır.;

Geçtiğimiz günlerde Pekin’de cereyan eden iki zirve, müesses küresel düzenin tökezleyişinin ve içine girdiğimiz fetret devrinin derinleştiğini gösteren diplomatik fotoğrafları olarak geçti hafızalara.;

Londra’da 6-7 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen C4ISR Global Konferansına katılan ilk Türk olarak, özellikle ülkemizle ilgili önemli olabilecek bakış açılarını, bilgileri not aldım, diğer yandan hazırlamakta olduğum yeni kitabım (Akıllı Savaş) için farklı öngörüler sağlamaya çalıştım. Konfe...;

Askeri tarih, stratejik düşünce ve ekonomi-politik arasındaki bağ, insanlık tarihi kadar eskidir. Sahadaki mücadele yöntemleri çağlar içinde teknolojik ve kurumsal kabuk değiştirse de insan felsefesinin ve karar alma mekanizmalarının temel mantığı değişmeden kalır. ;

Panthéon-Sorbonne Paris 1 Üniversitesi akademisyenleri Adam Baczko, Gilles Dorronsoro ve Arthur Quesnay’in Suriye: Bir İç Savaşın Anatomisi adlı eseri, Ayşe Meral’in Fransızcadan çevirisiyle 2018 yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Kitap, savaşı yalnızca “Esad rejimi ile muhalefet ...;

İktisat bilimi, geleneksel anlatıda piyasaların işleyişini, kaynakların dağılımını ve refahın artırılmasını inceleyen "masum" bir akademik disiplin olarak tasvir edilir. Ancak 20. yüzyılın ortalarından itibaren, özellikle İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı varoluşsal krizle birlikte iktisat; matemati...;

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...