QUAD ve BRICS arasında Hindistan: Çok-Uluslu bir Dünyada Stratejik Denge

Makale

Günümüzün giderek çok kutuplu hale gelen küresel düzeninde, blokların (çoğunlukla Batılı ve Batı dışı) ve ideolojik gruplaşmaların yeni isimler altında ortaya çıktığı bir ortamda, Hindistan çok kutuplu bir dış politika izleme konusundaki bilinçli tutumuyla öne çıkıyor. Bu durum, Hindistan'ın görünüşte birbirinden farklı iki platformla aktif olarak etkileşimde bulunmasında en belirgin şekilde görülmektedir: Dörtlü Güvenlik Diyaloğu (QUAD) ve BRICS… ...

Günümüzün giderek çok kutuplu hale gelen küresel düzeninde, blokların (çoğunlukla Batılı ve Batı dışı) ve ideolojik gruplaşmaların yeni isimler altında ortaya çıktığı bir ortamda, Hindistan çok kutuplu bir dış politika izleme konusundaki bilinçli tutumuyla öne çıkıyor. Bu durum, Hindistan'ın görünüşte birbirinden farklı iki platformla aktif olarak etkileşimde bulunmasında en belirgin şekilde görülmektedir: Dörtlü Güvenlik Diyaloğu (QUAD) ve BRICS… ABD, Japonya, Avustralya ve Hindistan'dan oluşan QUAD, Çin'in Hint-Pasifik'teki iddialı duruşuna bir yanıt olarak görülürken, Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'nın baş harflerinden ismini alan ve sonradan eklenen Endonezya, Etiyopya, İran, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri ile toplam 10 ülkeden oluşun BRICS (Not: Suudi Arabistan'ın belirsiz statüsü, grubun 10'lu grup olarak adlandırılmasının sebebidir) Küresel Güney'in küresel yönetişimi yeniden şekillendirme özlemlerini sembolize etmektedir. Hindistan'ın her ikisine de aktif olarak katılmayı seçmesi stratejik bir özerkliği yansıtıyor.
 
BRICS ve Hindistan: Küresel Güney'in Sesi

Hindistan, 2000'lerin ortalarında "BRIC" olarak kurulduğu günden bu yana BRICS'in bir direği olmuştur. Dünyanın en kalabalık ülkesi ve hızla büyüyen, 2025 yılı sonuna kadar muhtemelen dünyanın 4. büyük ekonomisi haline gelecek olan Hindistan (www.cnbc.com/2025/05/29/cnbc-inside-india-newsletter-india-set-to-be-the-worlds-fourth-largest-economy.html), özellikle iklim değişikliği finansmanı, teknoloji transferi ve kurumsal reform gibi konularda gelişmekte olan dünyanın sesini duyurmak için BRICS'i kullanmaktadır.


Yeni Kalkınma Bankası'nın (NDB) kurulması, BRICS ülkelerinin Batı'nın egemenliğindeki IMF ve Dünya Bankası'na alternatifler sunmasına olanak sağladı (NDB’nin IMF ve Dünya Bankası'na kıyasla küçük olmasına rağmen). Hindistan, bu girişimler aracılığıyla finansal çok kutupluluğu ve Bretton Woods kurumlarına daha az bağımlılığı teşvik ediyor. BRICS grubu, artan jeopolitik farklılıklara rağmen Hindistan'ın hem Rusya hem de Çin ile diplomatik ilişkilerini sürdürmesinin bir yolu haline geldi.
Hindistan, zaman zaman Çin'in BRICS içindeki hakimiyetinden duyduğu rahatsızlığı dile getirse de, forumu Batı dışı çok taraflılık ve Afrika, Latin Amerika ve Küresel Güney'in diğer bölgelerinde nüfuzunu göstermek için stratejik bir platform olarak görüyor. Ancak Hindistan, Brezilya ve Güney Afrika, BRICS grubunu Batı karşıtı bir platform olarak görmüyor. İşte bu nedenle QUAD adlı bir başka platform Hindistan'ın Batılı güçlerle etkileşime girmesine ve böylece Asya'da ve daha geniş Hint-Pasifik'te stratejik bir denge unsuru oluşturmasına olanak sağlıyor.

	
 
QUAD ve Hint-Pasifik
 
Hindistan'ın QUAD'a olan bağlılığı önemlidir. Diyaloğun gündemi siber güvenlik, altyapı, terörle mücadele, tedarik zinciri güvenliği, deniz iş birliği ve alan farkındalığı gibi kritik alanları kapsamaktadır. QUAD bir ittifak değil, esnek bir stratejik platformdur. QUAD, Hindistan'ın önemli bir Hint-Pasifik aktörü olarak profilini güçlendiren bir diyalog mekanizmasıdır.
 
 
Özellikle Güney Çin Denizi, Doğu Çin Denizi ve Himalayalar'da artan Çin nüfuzu ve varlığı, Hindistan'ı diğer Hint-Pasifik demokrasileriyle daha derin bir iş birliği arayışına itmiştir. The Diplomat'ta Temmuz 2025'te yayınlanan bir makalede (www.thediplomat.com/2025/07/india-the-quad-and-chinas-shadow-building-a-coherent-indo-pacific-strategy/) belirtildiği gibi, Hindistan, QUAD aracılığıyla tutarlı bir Hint-Pasifik stratejisi oluşturmak için aktif olarak çalışmaktadır.

Hintli siyaset belirleyiciler de QUAD'ın olumlu gündemini vurguladılar - Kritik Mineraller Girişimi'nden (Japan Times www.japantimes.co.jp/news/2025/07/02/japan/politics/quad-nations-critical-minerals-initiative) ortak insani yardım misyonlarına kadar. Dahası, QUAD dışişleri bakanları yakın zamanda Doğu ve Güney Çin Denizi durumuyla ilgili endişelerini dile getirdiler (Business Standard www.business-standard.com/world-news/quad-foreign-ministers-concerned-about-east-and-south-china-sea-situation-125070200130_1.html). Hindistan Dışişleri Bakanı S. Jaishankar, Japon mevkidaşıyla yaptığı ikili görüşmede Hindistan'ın "özgür ve açık bir Hint-Pasifik" politikasına olan bağlılığını vurguladı (Mid-Day www.mid-day.com/news/world-news/article/quad-engagement-for-free-open-indo-pacific-jaishankar-and-japans-foreign-minister-exchange-views-23582732).

Son olarak, CNKY makalesinde (www.cnky.in/the-quad-terrorism-and-indias-assertive-role) tartışıldığı üzere, Hindistan'ın QUAD içinde terörle mücadele konusundaki iddialı sesi, bu ülkenin, platformun odağını deniz güvenliğinin ötesine, sert güvenlik ve istihbarat alanlarına nasıl genişlettiğini göstermektedir.

Neden Hem BRICS Hem de QUAD? Hindistan'ın Hesaplanmış Çoklu Uyumlaşması

Hindistan'ın QUAD ve BRICS'e ikili katılımı, Soğuk Savaş dönemi ikiliklerinden bilinçli bir sapmayı yansıtıyor. Bu pragmatik çoklu uyum, Batı ve Küresel Güney arasında stratejik korunma gibi çeşitli ulusal hedeflere hizmet ediyor ve bu da konu/sorun odaklı diplomasiye olanak tanıyacak ve Hindistan'ın stratejik özerklik politikasını güçlendirecektir. Hindistan'ın stratejik özerklik hedefi, bölgesel ve küresel liderlik hedefleri için gereklidir.

Stratejik Korunma: Çalkantılı bir uluslararası ortamda Hindistan, herhangi bir bloka aşırı bağımlılık risklerine karşı korunma sağlıyor. QUAD caydırıcılık ve altyapı desteği sunarken, BRICS, Hindistan'ın küresel yönetişimde reformlara öncülük etme hedefini destekliyor.

Konu Odaklı Diplomasi: Hindistan, farklı konularda farklı ülkelerle ortaklık kuruyor. Teknoloji ve savunma alanında ABD ve Japonya ile, enerji ve güvenlik alanında Rusya ile, iklim ve BRICS bankacılığı alanında ise Çin

Stratejik Özerklik: Hindistan, resmi bir ABD müttefiki etiketini hiçbir zaman kabul etmedi. Rusya'dan petrol ithalatına devam etmesi, Uluslararası Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru'na (INSTC) katılımı ve savunma çeşitliliğinde de görüldüğü gibi, egemenlik odaklı diplomasiyi tercih ediyor.

Küresel Liderlik Hedefleri: Hindistan yalnızca Güney Asya'da değil, aynı zamanda daha geniş Hint-Pasifik bölgesinde ve Küresel Güney'de de liderlik etmek istiyor. QUAD ve BRICS, bu hedefleri gerçekleştirmek için tamamlayıcı platformlar sunuyor.

C. Raja Mohan'ın da belirttiği gibi (www.carnegieendowment.org/posts/2019/01/raja-mandala-alliances-and-strategic-autonomy?lang=en), Hindistan, Hint-Pasifik'te ideolojik değil işlevsel bir uyum arayışındadır ve bağlayıcı ittifaklar yerine konu/sorun odaklı koalisyonları tercih etmektedir. Bu arada, Tanvi Madan'ın “Fateful Triangle“ (Kader Üçgeni) adlı eseri, Çin faktörünün Hindistan'ın ABD ve bölgesel güçlere karşı konumunu tarihsel olarak nasıl etkilediğini hatırlatmaktadır.

Ancak, çok yönlü dış politika içeren bu angajmanlar söylendiği kadar kolay değil. İkili angajmanın önemli zorlukları var ve BRICS ile QUAD'ı dengelemek çelişkilerden uzak değil. Bir yandan Hindistan, QUAD aracılığıyla Çin'in iddialılığını ve bölgesel hakimiyetini kontrol altına almaya çalışırken, diğer yandan da Çin'in BRICS'teki varlığını yönetmek zorunda. Hindistan, BRICS'in Çin-Rusya'nın Batı karşıtı söylemleri tarafından ele geçirilmesini önlemek için BRICS grubu içinde kalmasının gerekli olduğunu düşünüyor. BRICS içindeki genel eğilimler, Hindistan'ın ticaret ve teknoloji alanında Batı ile iş birliği yapma isteğini her zaman yansıtmayabilir.

Hindistan, QUAD kapsamında özellikle Çin'i dengelemeye çalışsa da stratejik özerkliğini tehlikeye atabilecek veya Çin ile gerginliği tırmandırabilecek her türlü eylemden kaçınmaya özen gösterecektir. Hindistan, BRICS ve QUAD platformlarını ulusal önceliklerini yansıtacak şekilde şekillendirmek için diplomasiyi kullanmaya çalışacaktır.

Sonuç

Hindistan'ın hem BRICS hem de QUAD ile aktif etkileşimi, Batı ve Küresel Güney arasında dengeli bir dış politika örneğidir. Bu yaklaşım, Yeni Delhi'nin ayrılıkları aşma, çıkarları uzlaştırma ve stratejik alanını genişletme becerisini vurgulamaktadır. Hindistan'ın çok yönlü diplomasisi, pragmatik devlet yönetimi için ikna edici bir model sunmaktadır.

Hindistan, ister BRICS aracılığıyla Afrika'da kalkınma finansmanını savunsun, ister QUAD aracılığıyla Hint-Pasifik direncini artırsın, çok taraflı ve çok kutuplu bir uluslararası düzeni aktif olarak şekillendirmektedir.

 
 
 
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Orta Doğu, yıllardır jeopolitik değişikliklerden en çok etkilenen bölgelerden biri olarak kalmaktadır. 21. yüzyılın başından bu yana bölge, güvenliği tehdit edecek birçok durumla karşı karşıya kalmıştır. Günümüzde, Orta Doğu’nun çeşitli bölgelerinde yaşanan değişikliklere, İsrail-İran ekseni boyunca...;

Orta Doğu jeopolitiği, son yıllarda uzun süredir devam eden kamplaşma ve çatışma odaklı dinamiklerin yerini diyalog, uzlaşı ve pragmatik çıkar ortaklıklarına bıraktığı kapsamlı bir dönüşüm sürecine sahne olmaktadır. 2010’lu yılların başında patlak veren Arap Baharı, 2013’te Mısır’da yaşanan askerî m...;

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından 7 Ağustos 2026 tarihinde Mekke Ortak Savunma Anlaşması imzalanmıştır. Bu anlaşmanın ülkeler arası ilişkiler açısından önemi oldukça büyüktür. Karşılıklı savunma anlaşması olarak imzalanan belge, diplomatik ilişkileri yeni bir düzeye taşımaktadır. Anlaş...;

Karşılaştırmalı sosyal politika literatüründe refah devletlerinin geçirdiği tarihsel ve kurumsal dönüşümler, kapitalizmin farklı coğrafyalardaki eklemlenme biçimlerini anlamada temel bir analitik araç sunmaktadır.;

Bu belge, 2025 Ulusal Güvenlik Stratejisi'ni (NSS) desteklemek ve etkinleştirmek amacıyla bir Ulusal Güvenlik Bilim ve Teknoloji Stratejisi (NSSTS) oluşturmaktadır. ;

Büyük güçler arasındaki güvenlik rekabeti, uluslararası politikanın baskın özelliğidir. Tarih boyunca kırmızı bir iplik gibi uzanır ve ortadan kalkacağına dair pek bir neden yoktur. Bunun nedeni basittir: Anarşi içindeki devletlerin rekabet etmekten başka seçeneği yoktur, çünkü başka bir devlet haya...;

Bu çalışma, Sierra Leone’de iç savaş sonrası uygulanan Silahsızlanma, Terhis ve Yeniden Entegrasyon (DDR) programının ‘teknik başarı’ ölçütleri ile (silahsızlanma/terhis/yeniden uyum) sınırlı kalmasının, devletin şiddet tekelinin yeniden tesisi ve pozitif barışın kurumsallaşmasında yeterli olup olma...;

İlk Türkiye Coğrafi İstihbarat Sempozyumu, İstanbul Esenyurt Üniversitesi, TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü (MSGE) ve MSB Harita Genel Müdürlüğü işbirliğiyle “Jeouzamsal İstihbarat ve Yapay Zeka” ana teması altında 19-20 Kasım 2026 tarihinde uluslararası formatta İstanbul’da düzenlenecektir...;

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) bünyesinde yaptığımız bilimsel çalışmalar ile Dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri kavrama ve analiz etmeye yönelik çabalarımızın ortaya koyduğu açık bir gerçek var: Aktörleri, kuralları, vizyonu eskisinden çok farklı olan yeni bir uluslararası sistem il...

Türk insanının, Osmanlı zamanında olsun, Cumhuriyet döneminde olsun, stratejik düşünceler üretebildiği ve bunları karar organları üzerinden uygulamaya geçirebildiği tarihi bir gerçektir.Bu özellik tarihte her ülke ve her toplum için geçerli olmamıştır.