Ortadoğu'da Yeni Dengeler

Yorum

Çin Ningxia Üniversitesi Çin-Arap Araştırmaları Enstitüsü Direktörü ve CICIR eski başkan yardımcısı Li Shaoxian, Weibo’da dikkat çeken yorumlar yaptı....


Çin Ningxia Üniversitesi Çin-Arap Araştırmaları Enstitüsü Direktörü ve CICIR eski başkan yardımcısı Li Shaoxian, Weibo’da dikkat çeken yorumlar yaptı.

Li'ye göre "ABD'nin İsrail’i Orta Doğu’da şekillendirici aktör olarak öne çıkarmak istemesi gerçekçi değil".
Li'nin yorumlarına yakından bakalım.
 
  1. Çinli Orta Doğu uzmanı Li Shaoxian’a göre, ABD’nin “İsrail öncülüğünde“ yeni bir Orta Doğu düzeni inşa etme hayali gerçekçi değil. ABD’nin bu beklentisi, bölgenin çok katmanlı ve karmaşık jeopolitiğini yeterince hesaba katmıyor.
 
  1. 2003 Irak Savaşı’ndan sonra güç dengeleri İran, Türkiye, İsrail ve Arap ülkeleri arasında şekillendi. Bu dengeyi basitçe değiştirmek mümkün değil.
 
  1. 2023’ten itibaren İran’ın bölgedeki etkisi azaldı; Arap ülkeleriyle olan gerilimleri de yumuşamaya başladı. Buna karşılık İsrail, Arap ülkeleri arasında giderek daha büyük bir güvensizlik ve endişe kaynağı haline geliyor.
 
  1. Li’ye göre, ABD’nin İsrail merkezli stratejisi bu yüzden uzun vadede tutmayacak. Li, 2023 vurgusu yaparken Çin'in İran ve Suudi Arabistan arasında yaptığı arabuluculuk rolüne atıf yapıyor. Öte yandan Li'nin yorumları Çin'in geleneksel dış politikası ile de uyumlu. Çin'in Ortadoğu'daki dış politikası tamamen dengeleyici olmak yönünde.
 
  1. Bu çerçeveden bakılınca İbrahim anlaşmalarının genişletilmesi de Arap ülkeleri açısından artık anlamlı bir seçenek değil. Li'nin yorumlarına bakılırsa Ortadoğu'da yeni bir dengeleme dönemi başladı.
 
  1. Aslında bu ara süreç Suriye'de rejimin düşmesi ile başladı ve dengeler tamamen değişti. Hatta süreci Ukrayna savaşına ve Rusya'nın bölgede etkisiz hale geldiği döneme kadar götürebiliriz. İsrail'in bu ara dönemde hegemon olarak öne çıkmaya çalışması ya da ABD tarafından böyle bir gündemin dayatılması söz konusu hegemonik boşluğu doldurmaya yönelik idi.
 
  1. Ancak görünen o ki bu boşluk doldurulamadı. ABD'nin hayali ve İsrail'in hırsı yüksek yoğunluklu savaş ortamında savaşı uzun süre devam ettirmeyi göze alamadı. Bu hem itibari kayıplara neden olacaktı hem de çok ciddi bir ekonomik külfet ortaya koyacaktı. Mühimmatların azalması meselesi bile tam anlamıyla çözülemedi.
 
  1. Öte yandan ABD ve İsrail'in bu anlatısı, bölgedeki tarihsel, sosyolojik ve jeopolitik gerçekleri ciddi biçimde gözden kaçırıyor. İsrail’in askeri yetenekleri tek başına kalıcı bölgesel liderlik için yeterli değil. Orta Doğu’da meşruiyet, yalnızca sert güçle değil, siyasi rıza ile de inşa edilir.
 
  1. Türkiye, İran, Suudi Arabistan ve Mısır gibi kendi tarihsel derinliğine, demografik büyüklüğüne ve siyasi etkisine yaslanan aktörlerin bulunduğu bir coğrafyada İsrail’in tek merkezli bir düzen kurması neredeyse imkânsız. Aslında İsrail de bunun farkında ancak uluslararası mekanizmaların etkisiz kalmasından dolayı sert güce yönelerek yoğun bir tahkimat yapmaya çalışıyor. Bölgedeki çok-kutupluluk eğilimi ve birçok faktörden oluşan etkiler hegemonya girişimlerini sürekli törpülüyor.
 
  1. Sonuç olarak, bölgedeki birçok ülkenin kapasitesi bölgesel dengeleri etkilemeye yetse bile, bunları kalıcı biçimde dönüştürüp hegemonya tesis etmesi pek mümkün görünmüyor. Bölgenin ittifak dinamikleri, çok kutuplu, müzakereci ve uzun soluklu bir dengeyi zorunlu kılıyor.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2860 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1156
TASAM Avrupa 23 663
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Normatif değerler ile stratejik çıkarlar arasındaki gerilim, uluslararası ilişkilerin her zaman ilgi çekici bir özelliği olagelmiştir. Ne var ki son yıllarda bu gerilim, büyük güç rekabeti, enerji dönüşümleri ve teknolojik üstünlük yarışının ivme kazanmasıyla birlikte giderek daha belirgin bir hal a...;

Bu yuvarlak masa toplantısı, uluslararası sistemde artan jeopolitik gerilimler ve yüksek yoğunluklu çatışmaların geri dönüşü bağlamında gerçekleşmiştir. Bu gelişmeler, savunma harcamalarında ciddi bir artışa ve savunma sanayinin üretim kapasitesinde hızlı bir genişlemeye yol açmıştır.;

Münih güvenlik raporu yayınlandığı tarihlerde raporun bir özetini yapmış ama ne anlama geldiği ve ileriye dönük neler olabileceği bağlamında bir şerh düşmemiştim. Bu yazıda Batı’nın ontolojik yorgunluğunu, yaşanan siyasi tıkanmayı, kurumsal aşınmayı ve derin çaresizlik duygusunu bahse konu rapor ...;

İran altyapısının kasıtlı ve sistematik biçimde hedef alınması, halkın rejimi içeriden zayıflatacak geniş çaplı ve örgütlü bir ayaklanmaya yönelmesini hedefleyen bir stratejinin parçası olarak değerlendirilebilir. ;

Gördüğüm makalelerin çoğu yapay zekanın istihdam üzerindeki etkisine, yani "kaç işin kaybedileceğine" odaklanıyor. Bugünkü bölümde ise daha derine inmek ve yapay zekanın sosyal güvenlik sistemleri üzerindeki etkisine dair bir makale sunmak istiyorum.;

Kuantum rekabeti, laboratuvar atılımlarından altyapı yönetimine doğru kayıyor. ABD, Çin ve Avrupa'nın farklı kuantum devlet yönetimi modelleri izlemesiyle, kuantum teknolojileri rekabet eden ekosistemler arasında parçalanabilir.;

Günümüz güvenlik ekosisteminde, ölümcül teknolojilere erişimin hızla demokratikleştiğine şahit olmaktayız. Geleneksel olarak yalnızca kaynakları geniş ulus-devletlerin tekelinde bulunan hava gözetimi ve güdümlü mühimmat kapasiteleri , günümüzde yapay zekâ (YZ) ve ticari kullanıma hazır (COTS) insans...;

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün (NATO) kuzey kanadındaki jeostratejik koşullar son yıllarda önemli ölçüde değişti. Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya katılımı, kuvvet yapısındaki değişiklikler ve askeri teknolojideki gelişmeler, hem silahlanma yarışı istikrarı hem de kriz istikrarı söz konusu olduğ...;

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) bünyesinde yaptığımız bilimsel çalışmalar ile Dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri kavrama ve analiz etmeye yönelik çabalarımızın ortaya koyduğu açık bir gerçek var: Aktörleri, kuralları, vizyonu eskisinden çok farklı olan yeni bir uluslararası sistem il...

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir. Değişimin çok hızlı ve ola...

Türk insanının, Osmanlı zamanında olsun, Cumhuriyet döneminde olsun, stratejik düşünceler üretebildiği ve bunları karar organları üzerinden uygulamaya geçirebildiği tarihi bir gerçektir.Bu özellik tarihte her ülke ve her toplum için geçerli olmamıştır.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.