İSRAİL İRAN SAVAŞININ JEOPOLİTİK ARKA PLANI
Giriş
13 Haziran 2025 tarihinden bu yana İsrail İran savaşı, hava vasıtaları ile devam ediyor. Savaşın nedenleri arasında Büyük İsrail Projesi, İran’ın nükleer silaha sahip olmasını önlemek, İran’da rejim değişikliğini sağlamak gibi rasyonel
olmayan nedenler öne çıkıyor. Sabahtan akşama kadar televizyonlarda İran’ın istihbarat ve askeri yönetim zafiyetlerinden, ABD destekli İsrail’in başarılarından bahsediliyor. Bunlar ABD’nin asıl küresel jeopolitik amacını ortaya koyamıyor.
İran ve Bölgesel Etki Alanı
İsrail 1948 yılında kurulduğundan bu yana Araplar ve Filistinliler tarafından bölgede istenmiyor. Batı desteği ile İsrail bölgede yaptığı kısa süreli savaşlar sonrasında bu günkü durumuna gelebildi. Şu anda 77 yıllık bir devlettir. Teknolojik olarak kuvvetli bir askeri güce sahiptir. 1979’daki İran’da dinci bir devletin kurulmasından sonra İsrail, İran’ın bir numaralı düşmanı ilan edilmiştir. Bu günkü savaş bu düşmanca siyasetin geldiği son noktadır. Ve İran İkinci Dünya Savaşı öncesinde Japonya örneğinde olduğu gibi daha da sıkıştırılırsa dünya savaşının fitilini ateşleyecek bir ortam doğabilir.
İran ve Küresel Sistem
İran’daki dinci yönetim kırk yılı aşkın süredir halkına baskı yapmakla beraber Küresel Finans Kapital Sisteme karşı bir engel çıkarmadı. Körfezdeki enerji üretim ve nakliyatı Batılı şirketlerin istediği gibi devam etti. Ancak bu dönemde Suriye, Yemen, Irak ve Lübnan’daki organik uzantıları ile ağırlıklı İsrail olmak üzere S. Arabistan’ın ( Yemen’de) straejik plan ve hedeflerini engelledi. 2006 ‘da Lübnan Hizbullahı İsrail’i yendi. Suriye’deki Hafız ve Beşar Esat yönetimi İsrail’in kuzeye genişlemesine fırsat vermedi.
İsrail’in BM Atom Enerjisi Kurumunun denetimi dışında olan yaklaşık 90-120 nükleer bombası var. Bu nedenle İran da bomba yaparak İsrail’i dengelemek maksadıyla nükleer program başlattı. Baskılar ve ambargo sonucunda İran,
İsrail’in BM Atom Enerjisi Kurumunun denetimi dışında olan yaklaşık 90-120 nükleer bombası var. Bu nedenle İran da bomba yaparak İsrail’i dengelemek maksadıyla nükleer program başlattı. Baskılar ve ambargo sonucunda İran,
yapılan anlaşma ile nükleer silah üretmeyeceği ve BMAEK ( Birleşmiş Milletler Atom Enerjisi Kurumu) nun limitsiz denetimini kabul etti. Peki o zaman bu bahane ile İsrail saldırısının inandırıcılığı olabilir mi?
Suriye artık Küresel Finans Kapital Sistemin kontroluna geçmiştir. Ve İsrail üzerinde İran’ın Suriye ve Lübnan’daki organik bağlantıları ile yapılan tehdit ortadan kalkmıştır. Şu anda sadece Yemen’deki Husi tehdidi ile Hürmüz Boğazın’ın kapanması tehdidi vardır. Ve bu tehdit çok önemlidir. Nedeni aşağıda.
Suriye artık Küresel Finans Kapital Sistemin kontroluna geçmiştir. Ve İsrail üzerinde İran’ın Suriye ve Lübnan’daki organik bağlantıları ile yapılan tehdit ortadan kalkmıştır. Şu anda sadece Yemen’deki Husi tehdidi ile Hürmüz Boğazın’ın kapanması tehdidi vardır. Ve bu tehdit çok önemlidir. Nedeni aşağıda.
Küresel Deniz Ticaret Yolları
Hürmüz yalnızca Basra Körfezi’nin değil, enerji dünyasının da en stratejik deniz geçitlerinden biridir. Günlük 18–19 milyon varil ham petrol ve 85 milyon ton LNG, Hürmüz üzerinden taşınıyor. Küresel LNG ticaretinin yüzde 20’si ve petrol ticaretinin dörtte biri, bu dar geçide bağımlı. Katar gazının yüzde 90’ı Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore’ye gidiyor. Hürmüz Boğazı'ndan geçen ham petrol ve diğer yakıt sevkiyatlarının yüzde 82'si Asyalı tüketicilere gidiyor.
Yemen ve Husiler
Yemen’de İran yanlısı Husiler Finans Kapital Sistem için başka bir sorun. Çok önemli başka bir deniz geçidi olan Babülmendep’i Husiler kontrol ediyor. İran destekli füzeleri ile İsrail, ABD ve diğer düşman kategorisindeki gemilere ateş
açarak deniz ticaretini tehdit ediyor. 7 Ekim 2023 tarihindeki Hamas saldırısının hemen akabinde, İran destekli Yemenli Husiler de Yemen’den İsrail’e balistik füze ve İHA saldırılarına başladı. Ayrıca özellikle Babülmendep Boğazı ile Kızıldeniz üzerinden İsrail’e seyreden batılı yük gemilerine de saldırılara başladı.
Dünya petrolünün %8’i, dünya deniz trafiğinin %7’si Babülmendep Boğazı üzerinden sağlanıyor ve yılda ortalama 21 bin gemi bu güzergâhı kullanıyor. Kızıldeniz’de artan Husi terörü, küresel deniz taşımacılığını derinden etkiledi. Navlun bedeli başta olmak üzere sigorta bedellerinde ciddi artışlar yaşandı ve taşımacılık firmaları alternatif rotalara yönelimler gösterdi. Güney Asya’dan Avrupa’ya, Süveyş Kanalı haricindeki tek kısa alternatif rota Ümit Burnu’nun dolaşılmasıdır. Tüm Afrika’nın dolaşıldığı rotada ise seyir süreleri katlanarak artmaktadır.
19 Ekim 2023 tarihinden bu yana yüzlerce balistik füze, gemisavar füze, İHA ve insansız deniz aracı saldırısı yapan Husiler, iki adet yük gemisini ele geçirmeyi başardı. Saldırılarda yalnızca İngilizlere ait bit yük gemisi vurulup batırıldı. Zaman zaman ABD, Husilere karşı nokta hava saldırıları yapsa da saldırı boyutu henüz azaltılamadı. İran bir şekilde dize getirilirse Husiler de dururulacaktır.
Sonuç
1. Hürmüz Boğazı’nı uluslararası statüye kavuşturmak ve böylece İran’ın deniz nakliyatını bloke etmesini önlemek. Hürmüz Boğazı İran ve Umman toprakları arasındadır. Her iki ülkeden belirli bir toprak parçasını tarafsız bölge veya ABD toprağı ilan ederek uluslararası bir statüye kavuşturulması gerekecektir.
2. İran desteği kesilince Yemen’deki Husiler siyasi ve askeri kontrol altına alınacaktır.
3. İran’ı siyasal ve ekonomik kontrola alarak Körfez’den ihraç edilen fosil yakıt üretimi ve nakliyatında söz sahibi olmak. (güvenlik ve pazarlama
yönüyle)
4. İran’ın İsrail’e tehdit oluşturmasını ortadan kaldırmak.
5. İran’ın Irak’taki siyasi, ekonomik ve sosyolojik etkisini ortadan kaldırmak.
6. İran’ın Çin ve Rusya ile olan askeri ve teknolojik işbirliğine son vermek.