Türkiye'nin Yapay Zeka Yönetişiminde Yükselişi - Bölüm 2

Makale

Türkiye’nin küresel yapay zeka (YZ) yönetişiminde belirleyici bir orta büyüklükte güç olarak ortaya çıkışı, potansiyeline ve yönetişim kapasitesinin stratejik olarak harekete geçirilmesine bağlıdır. Bu makalenin ikinci bölümü, Türkiye’nin teknik yetkinlikler, dış politika mimarisi, veri egemenliği girişimleri ve genç insan kaynakları gibi avantajlarını küresel etkiye nasıl dönüştürebileceğini göstermektedir. ...

Türkiye’nin küresel yapay zeka (YZ) yönetişiminde belirleyici bir orta büyüklükte güç olarak ortaya çıkışı, potansiyeline ve yönetişim kapasitesinin stratejik olarak harekete geçirilmesine bağlıdır. Bu makalenin ikinci bölümü, Türkiye’nin teknik yetkinlikler, dış politika mimarisi, veri egemenliği girişimleri ve genç insan kaynakları gibi avantajlarını küresel etkiye nasıl dönüştürebileceğini göstermektedir. Ayrıca, Türkiye’nin “kural koyucu“ rolüne geçişi için somut politika yolları önerilmekte; iç yönetişim mekanizmalarının güçlendirilmesi, beyin göçünün tersine çevrilmesi ve uluslararası platformlarda görünürlüğün artırılması gibi kritik reform alanlarına odaklanılmaktadır.

TÜRKIYE’NİN STRATEJIK KONUMU, YETKINLIKLERI VE ZORLUKLARI

1. Stratejik Konum ve Normatif Uyum
Türkiye’nin jeopolitik ve normatif konumu, YZ yönetişimini şekillendirme hedeflerini destekleyen bir temel oluşturur. Coğrafi köprü konumunun ötesinde, Türkiye ekonomik ve jeopolitik orta büyüklükte güç kimliğiyle küresel YZ tartışmalarında eşsiz bir konuma sahip olabilir. G20, OECD ve NATO üyelikleri sayesinde ekonomik ve güvenlik odaklı platformlarda zaten söz sahibidir; insansız hava sistemleri (İHS) gibi niş teknolojilerdeki liderliği bu avantajlı zemini güçlendirir. 2019’da OECD YZ İlkeleri’ni onaylaması ve 2023’te Bletchley Park YZ Güvenlik Zirvesi Bildirgesi’ni imzalaması, Türkiye’nin risk temelli ve insan odaklı bir yaklaşımı resmen benimsediğini göstermektedir. 2024 sonunda Küresel YZ Ortaklığı’na (GPAI) tam üye olan Türkiye, Doğu ile Batı arasındaki farklı yönetişim geleneklerini birleştiren bir norm yorumlayıcısı olarak hareket etmeye iyi bir şekilde konumlanmıştır. Ancak bu rolü güvenilir bir şekilde yerine getirebilmek için Türkiye öncelikle iç YZ yönetişimini güçlendirmelidir. Türkiye’nin Ulusal YZ Stratejisi (2021-2025) ve ilgili resmi belgeler insan odaklı bir vizyonu vurgulasa da,kamu sektöründe YZ uygulamalarının toplumsal faydasını değerlendirmek için şu anda bütüncül bir ölçüt bulunmamaktadır.

2. Kurumsal Peyzaj ve İç Yönetişim Yapısı
Türkiye’nin gelişen kurumları, hem stratejik hedeflerini hem de altta yatan yönetişim eksikliklerini ortaya koymaktadır. Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), veri koruması için sağlam bir temel sağlarken, yetki alanı algoritmik denetimi kapsamamaktadır. Bağımsız bir Algoritma Denetim Kurulu önerisi tartışılmaktadır. Model kartları ve etki beyanları gibi şeffaflık mekanizmalarının, yüksek riskli sistemler için gönüllü ancak devlet destekli bir sertifikasyon olan Güvenilir YZ Mührü altında hayata geçirilmesi beklenmektedir. Ancak bu mührün güvenilirliği, Türkiye’de şu anda mevcut olmayan bağımsız bir değerlendirme otoritesine bağlıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 2024’te kurulan YZ Araştırma Komisyonu’nun bu boşluğu dolduracak öneriler hazırlaması muhtemeldir ve 2025 ortasında bir vizyon raporu yayımlanması beklenmektedir. Stratejinin yazımı sırasında çok paydaşlı çalıştaylar düzenlenmiş ve çalışma grupları oluşturulmuş olsa da, kalıcı ve homojen bir danışma mekanizması kurumsallaştırılmamıştır.

Veri egemenliği cephesinde geliştirilen Kamu Sektörü Veri Alanı (PSDS), kamu verilerini anonimleştirerek yeniden kullanım için erişilebilir hale getirmeyi amaçlamaktadır; bu girişim, egemenlik ile inovasyon arasındaki dengeyi güçlendirebilir. 2018’de kurulan Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi (DTO), bu çok katmanlı rolü içerde yürüten öncü kurumdur. 2025 başında bu sorumluluk, DTO’nun temel operasyonel yetkilerini devralan yeni kurulan Siber Güvenlik Başkanlığı’na kısmen merkezi hale getirilmiştir; bu, daha risk temelli bir gözetim yönünde bir kaymayı işaret etmektedir.

Ancak bu geçiş, Türkiye’nin YZ yönetişim ekosistemindeki süregelen parçalanmayı da ortaya koymuştur. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK, Savunma Sanayii Başkanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve KVKK’nın kesişen ancak tam olarak senkronize olmayan düzenlemeleri, bazen yinelenen projelere ve düzenleyici boşluklara yol açmaktadır. Ulusal YZ Stratejisi’nde tanımlanan Yönlendirme Komitesi, kalıcı ve bütçeli bir Veri ve YZ Otoritesi’ne dönüştürülmediği sürece, strateji uygulamasında süreklilik sağlanamayabilir.

Ulusal YZ Stratejisi (2021-2025), YZ’nin ulusal gelire katkısını %5’e çıkarma, 50 bin uzman yetiştirme ve uluslararası endekslerde ilk 20’ye girme gibi hedefler belirlemiş; altı öncelik ve 119 eylem planlamıştır. 2024-2025 güncellemesiyle, PSDS, Güvenilir YZ Mührü ve ulusal büyük dil modeli (LLM) projelerinin uygulanması hızlandırılmıştır. AB YZ Yasası uyum süreci ve KVKK’nın GDPR benzeri yapısıyla birlikte, bu adımlar Türkiye’yi bölgesel bir “veri kavşağı“na dönüştürmeyi amaçlamaktadır.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

NATO ile ilişkimiz daha NATO kurulmadan başlıyor. 1952den beri de bizim ısrarımız ile saflarına kabul edildik. 54 yıldır evliyiz. Bu tarihimizdeki en uzun ittifak. Yarın (7 Haziran) Ankara’da NATO zirvesi başlamadan önce bu beraberliğin serencamını hatırlatmak istedim. ;

Dijitalleşmenin ivme kazandığı günümüzde savunma ve güvenlik alanları, klasik yaklaşımlardan uzaklaşıp teknoloji / dijital odaklı yeni bir yapıya evrilmektedir. Geleneksel güvenlik paradigması, artık sadece kara, deniz, hava ve uzay unsurlarını değil; siber alanı da stratejik bir harekât ortamı olar...;

Öteden beri görmek isterdim, fotoğraflarından, hakkında yazılıp çizilenlerden bildiğim Divriği Ulu Camii’ni. Konakları, günlük yaşamı, insanı dünyada en tabii hali ile görebileceğimiz tek mekan olduğunu düşündüğüm arastası, sakin ve huzurlu sokakları ile Divriği’yi.;

Buradaki yazılarımda "küresel fetret devri" kavramını sıkça kullandım. Eskinin öldüğü, yeninin doğamadığı bir geçiş anı. Gramsci'nin meşhur tabiriyle: “interregnum.” Yani yoğun bir belirsizlik çağı… Bu devrin en somut tezahürünü Pekin zirvesinde görmüştük. Hatta bunua ‘yorgun hegemon’ demiştim. Dı...;

Yapay zeka ajanları iki ayrı uçtan aynı anda yaygınlaşıyor. Bir yanda üst düzey yöneticilerin kendi "dijital ikizlerini" oluşturduğu kişisel ve butik kullanım, diğer yanda Meta'nın yüz milyonlarca küçük ve orta ölçekli işletmeyi (KOBİ) hedefleyen kitlesel ajan girişimi. İkisi birlikte, ajan teknoloj...;

Şi Cinping'in Kuzey Kore'ye ve Kim Jong-un yönetimine Çin desteğinin "sarsılmaz" olduğunu söylemesi, Pekin'in Pyongyang üzerindeki nüfuzunu yeniden tesis etmek istediğini gösteriyor.;

2007 yılının Ocak ayında Eurasia Foundation’ın AIRG(Armenian International Policy Research Group)ile Erivan’da yapmayı planladığı üç günlük bir konferansa davet edilmiştim. O tarihte bazı ekonomik göstergelere dayanarak, coğrafi yakınlığı olan ülkeler arasında ekonomik işbirliği olasılıklarının “üre...;

Hürmüz Boğazı üzerinde sessizlik çöktüğünde ve Washington ile Tahran Nisan 2026’da kırılgan bir ateşkese vardığında, Hindistan zaman kaybetmedi. Hindistan Dışişleri Bakanı, Birleşik Arap Emirlikleri ile stratejik ortaklığı gözden geçirmek üzere Abu Dabi’deydi. İran’a tıbbi yardım sevkiyatları gönder...;

Türkiye - AB İlişkilerinin 60. Yılı ve Geleceği Konferansı

  • 24 Eki 2023 - 24 Eki 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 04 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

3. Türkiye - ABD Forumu

Türkiye - ABD Forumu bu amaçla oluşturulmuştur. Karşılıklı gerçekleştirilecek Forum’un; aktif ve proaktif müzakerelerle Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin güçlenmesine katkı yapması, ikili ve çok taraflı menfaatleri karşılıklı yükseltecek fırsatlar ve fikirleri ortaya koyan bir platform olarak hizmet sunması hedeflenmiştir.

  • 14 Ağu 2017 - 17 Ağu 2017
  • Washington - ABD

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

  • 2021
  • Türkiye - Güneydoğu Asya

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) bünyesinde yaptığımız bilimsel çalışmalar ile Dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri kavrama ve analiz etmeye yönelik çabalarımızın ortaya koyduğu açık bir gerçek var: Aktörleri, kuralları, vizyonu eskisinden çok farklı olan yeni bir uluslararası sistem il...

Başta ülkemizde bulunan on Afrika büyükelçiliğinin değerli temsilcileri, yine Başbakanlığımız başta olmak üzere, Dışişleri Bakanlığımızın ve periyodik olarak bu toplantılara katılan bütün kamu kurumları ve diğer kurumların kıymetli temsilcileri teşrifinizden ötürü hepinize teşekkür ediyor ve hoş gel...

Türk insanının, Osmanlı zamanında olsun, Cumhuriyet döneminde olsun, stratejik düşünceler üretebildiği ve bunları karar organları üzerinden uygulamaya geçirebildiği tarihi bir gerçektir.Bu özellik tarihte her ülke ve her toplum için geçerli olmamıştır.

“III. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi“ 4 - 6 Aralık 2007 tarihleri arasında İstanbul'da Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi - TASAM'ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. III. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi'ne, Afrika Birliği'ne üye ülkelerden Afrika Birliği nezdinde kıta hakkındaki çalı...

21. yüzyılın kuşkusuz en önemli paradigma değişimlerinden birini küreselleşme süreci oluşturuyor. Bu süreçle beraber siyasal, sosyal, ekonomik pek çok alanda köklü değişimler yaşandı, yeni yol ve yöntemler keşfedildi, eski yöntemler yeniden inşa edildi; sonuçta yepyeni bir anlayışla karşı karşıya ka...