Muğlak Hegemonya: ABD, Çin ve Küresel Düzenin Yeniden İnşası

Makale

Tarihin tekrar eden kırılma çağlarında olduğu gibi, bugünün dünyası da bir küresel fetret devrinden geçiyor. Eski düzenin müesses mefhumları olan “liberal uluslararası düzen” ya da “kurallara dayalı sistem” birer boş ifadeye dönüşürken anlatının merkezinde yeni bir ikili yapı teşekkül ediyor: Biri, eski hegemonik refleksleriyle hâlâ küresel iradenin sahibi gibi davranan ABD; Diğeri ise sessizce ve sabırla bu iradeyi gölgelemeye çalışan Çin. ...

Muğlak Hegemonya: ABD, Çin ve Küresel Düzenin Yeniden İnşası


Tarihin tekrar eden kırılma çağlarında olduğu gibi, bugünün dünyası da bir küresel fetret devrinden geçiyor.
Eski düzenin müesses mefhumları olan liberal uluslararası düzen“ ya da kurallara dayalı sistem birer boş ifadeye dönüşürken anlatının merkezinde yeni bir ikili yapı teşekkül ediyor:
Biri, eski hegemonik refleksleriyle hâlâ küresel iradenin sahibi gibi davranan ABD;
Diğeri ise sessizce ve sabırla bu iradeyi gölgelemeye çalışan Çin.
Bu yeni rekabet, salt askeri ya da ekonomik bir bilek güreşinden ibaret değil; düzenin anlamı üzerine bir anlatı savaşı da aynı zamanda.
Zira artık sadece küresel liderlik değil, liderliğin ne olduğu“ mefhumu da tartışmaya açılmış durumda. Ontolojik bir düzen krizi yaşanıyor.

Hangi sistem meşru?
Hangi güvenlik anlayışı evrensel?
Hangi kalkınma modeli daha insani?

Her iki taraf da kendi vizyonlarının evrensel geçerliliğini öne sürerken, bu iddialarının dayandığı tarihsel tecrübeler ve siyasi değerler çatışıyor. Uluslararası toplumun zihninde karmaşık bir belirsizlik zuhur ediyor.

Ve tüm bu soruların gölgesinde, dünya kamuoyunun zihninde bir heyula dolaşıyor.
Adı konulmamış ama hissedilen bir istikrarsızlık.
Ne tam bir savaşın ne de kalıcı bir barışın adı konabiliyor.
Herkes bir dönüşüm olduğunu biliyor ama kimse nereye evrildiğimizi tam olarak kestiremiyor.
Bu durum, devletlerarası ilişkilerin doğasını bulanıklaştırırken diplomatik girişimleri öngörülemez kılıyor.
Ekonomik yaptırımlar ve karşılıklı bağımlılıklar iç içe geçerken, bir yandan kutuplaşma artmakta, diğer yandan ortak tehditlere karşı iş birliği çabaları sınırlı ve çelişkili kalıyor.
İşte bu muğlaklık çağın temel karakteri olmaya doğru ilerliyor.
Ne hegemon ne de alternatif (ya da restoratif iddiaları olan) düzen tam olarak hüküm sürebiliyor.
Güç var ama anlam eksik.
Devletlerin ittifakları ve düşmanlıkları giderek daha geçici ve pragmatik hâle gelirken, jeopolitik kararlar daha kısa vadeli hesaplamalara dayandırılıyor.
İdeolojilerin ve değerlerin yerini alan çıkar odaklı pragmatizm, uluslararası siyasetin öngörülemezliğini daha da arttırıyor.
Küresel fetret devri; yalnızca bir geçiş süreci değil, anlamın, yönün ve normların askıya alındığı bir belirsizlikler çağı aynı zamanda.

Ve bu çağda en büyük tehdit, güç boşluğundan ziyade mefhum boşluğu.
Bugünün dünyası, yeni bir düzenin doğum sancıları ile eski düzenin çöküşünün yarattığı kaos arasında sıkışmış durumda.
Bu belirsizlik ortamında, yalnızca devletler değil, toplumlar da güvensizlik içinde bocalıyor ve gelecek hakkında derin bir endişe duyuyor.

Bu nedenle, küresel fetretin sonunu getirecek olan şey, yeni bir hegemonun yükselişi değil, anlam ve meşruiyet krizinin nasıl çözüleceğine dair ortak bir anlayışın ve vizyonun geliştirilmesi sayesinde olacak.
Büyük bir savaş dışındaki tek çözüm bu gibi görünüyor.
Antonio Gramscinin dediği gibi eski dünya ölüyor ve yeni dünya doğmak için mücadele ediyor, şimdi canavarlar zamanı.“

Bugünün küresel siyaseti de tam olarak bu doğum sancılarının ve anlamsızlığın sahnesidir.
Normların çözülmesi, otoriter eğilimlerin yükselişi ve kolektif anlamın yitimine tanıklık ediyoruz.



Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

The Lancet'te yayımlanan bir analize göre, dünya genelinde yaklaşık 1,2 milyar insan şu anda bir ruhsal bozuklukla yaşıyor ve bu yük son otuz yılda çarpıcı bir şekilde arttı. Ruhsal hastalıklar, dünyanın en çok engelliliğe yol açan sağlık sorunları arasına girdi; anksiyete ve depresyon ise bu yüksel...;

İktisat “bilimi”, çoğunlukla evrensel formüllerin, grafiklerin ve rasyonel aktör varsayımlarının soğuk laboratuvarı olarak kabul edilir. Ancak tarihin ve coğrafyanın süzgecinden geçirilmemiş bir iktisat teorisi, ruhu ve hafızası olmayan bir iskeletten ibarettir.;

Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor. ;

Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor. ;

İnsanoğlunun kentsel ve endüstriyel yaşam biçimine geçişiyle birlikte, antik çağların din dışı ritüelleri ve kolektif deşarj mekanizmaları modern formlara bürünmüştür. Bu formların en kitlesel, en dinamik ve küresel ölçekte en etkili olanı kuşkusuz futboldur. ;

İktisadi düşünce tarihi yazımı, coğrafi ve siyasi sınırların çizgisel takibine indirgendiğinde, ekollerin arkasındaki entelektüel geçişkenlikleri ve can alıcı dip akıntılarını gözden kaçırma riskiyle maluldür. Bu durumun en somut tezahürlerinden biri, Orta Avrupa iktisadi mirasının neredeyse tamamen...;

Temmuz 2026 başı itibarıyla küresel AI sektörü, sermaye yatırımı düzeyinde birbirini besleyen iki cephede aynı anda büyümektedir. Bir yanda ABD'nin dört büyük hyperscaler'ı (Google, Microsoft, Amazon, Meta) tarihte görülmemiş ölçekte yatırım harcaması gerçekleştirirken, diğer yanda Çin merkezli A...;

Dijitalleşmenin ivme kazandığı günümüzde savunma ve güvenlik alanları, klasik yaklaşımlardan uzaklaşıp teknoloji / dijital odaklı yeni bir yapıya evrilmektedir. Geleneksel güvenlik paradigması, artık sadece kara, deniz, hava ve uzay unsurlarını değil; siber alanı da stratejik bir harekât ortamı olar...;

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.