Tarifeler, Tarife Dışı Engel ve Yaptırımlar
Dünyada uygulanan tarife dışı engeller çok çeşitli. Bunlar arasında, kota uygulamaları, döviz kuru politikaları, destekler, gönüllü ihracat engelleri, menşei denetimleri, karmaşık ihracat ve ithalat süreçleri, yerli malı kullanma teşvikleri bunların en bilinenleri. İhracat kontrolleri de kahve ve kakao gibi belli ürünlerde fiyatların dünya piyasalarında düşmemesi için kullanılan tarife dışı engellerden. Ama ABD ihracat kontrollerini daha çok ulusal güvenlik ve serbest ticaret arasındaki eşik olarak, ustalıkla kullanan ülkelerden. İhracat kontrolleri, ithalat caydırıcı tarife engeller veya yasaklar ile desteklenirse kısmi, geçici veya hedeflenmiş yaptırımlara dönüşebilir. Küba, İran, Kuzey Kore, Rusya ve Ukrayna’nın belli bölgelerinden gelen, mal, hizmet, birey ve şirketler, ABD nin tam yaptırım listesinde. Ayrıca, savunma ve enerji alanlarında bazı bireyleri veya ekonomik sektörleri hedef alan OFAC ve CAATSA yaptırımları var. Belarus, Hong Kong, Çin, Orta ve Güney Afrika Cumhuriyeti, Demokratik Kongo, Etiyopya, Irak, Libya, Lübnan, Suriye, Mali, Mynmar, Sudan, Güney Sudan, Venezuela, Yemen ve Zimbabve, hatta Uluslararası Ceza Mahkemesi ABD nin resmi veya özel ticari ve ekonomik ilişkiler yasağı kapsamında. OFAC yani Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi, öncelikle terörist ve uyuşturucu kaçakçısı ülke ve bireylere karşı ekonomik yaptırım programlarını yöneten, dış politika ve ulusal güvenlik hedeflerine ulaşmak için sorumlu ülke veya birey(şirket) hesaplarına el konulmasını, seyahat ve ticaret yasaklarını öngören bir kuruluş. Tarife ve tarife dışı engellerden başka, Çin'e yönelik ekonomik yaptırımlar ve ihracat kontrolleri hem OFAC, hem de ABD Ticaret Bakanlığı Sanayi ve Güvenlik Bürosu (BIS) tarafından yönetilmekte. CAATSA ise 2017 de yabancı güçler tarafından ABD ne karşı algılanan saldırılara karşı koyma amacıyla yürürlüğe konulan “Amerika'nın Düşmanlarına Yaptırımlarla Karşı Koyma Yasası“. ABD ilk kez 2018 sonunda CAATSA ikincil yaptırımlarını Çin Askeri Komisyonu'na bağlı Ekipman Geliştirme Departmanına ve başkanına karşı uygulanmaya başlamış. ABD ayrıca, İran'ın balistik füze programına destek olmaları nedeniyle Çin ve Hong Kong'da bulunan kuruluş ve bireylere yaptırım uygulamakta[1].
ABD nin İhracat Kontrollerindeki Hedefleme
ABD ihracat kontrollerini, gayet karmaşık ve bütünleşmiş bir yasal mevzuatla uygulayarak aslında hiç te dünyanın en liberal bir ekonomisi olmadığını göstermekte. Şimdi Trump muhtemelen bu geniş mevzuatı, tarife müzakerelerinde masanın üzerinde tutarak, Çin’e karşı pazarlık aracı olarak kullanmakta. Tarife savaşlarının müzakere zeminlerine payanda oluşturan ihracat kontrol mevzuatının amacı, birkaç başlık altında toplanabilir. Bunlar: 1. ABD ulusal güvenliğinin korunması. 2. Kitle İmha Silahlarının(WMD) yayılmasının engellenmesi. 3. Amerikan Dış Politikasının güçlendirilmesi. 4. ABD nin taraf olduğu veya olacağı ikili veya çok taraflı uluslararası anlaşmalara destek temini. 5. İnsan hakları ihlallerinin ortadan kaldırılmasında ABD öncülüğüne görünürlük kazandırılması. 6. Bölgesel siyasi istikrar konusunda ABD nin yön verici rolünün desteklenmesi ve 7. Amerika’nın ekonomik rekabet gücünün korunması ve arttırılmasıdır. Bu temel amaçlar çerçevesinde ihracat kontrol mevzuatı, ABD vatandaşları veya ABD'deki yabancı uyruklular dâhil olmak üzere, bilgi, teknoloji ve mallarının denizaşırı ülkelerdeki herhangi birine nasıl satılacağını düzenler. Ayrıca, terörist veya uyuşturucu kaçakçılığı faaliyetlerine karışmış kişilere, şirketlere ve ihracat kontrol yasalarının daha önce ihlal edilmesi nedeniyle ihracat yapması yasaklanmış kişilere ve şirketlerin ihracat yapmasını yasaklar. Bu Çin’den ABD ye yapılan uyuşturucu kaçakçılığına karşı, ABD den Çin’e yapılacak ihracatı engellemenin mazeretidir. Yapay zekâ, bilgisayar, başta Huawei ve 5G olmak üzere iletişim ve tıp teknolojileri alanlarında son yıllarda ortaya çıkan baş döndürücü buluşlar kontrollerin kapsamını da genişletmiş olup, bu alanlarda Çin’e gelişmiş bilgisayar ve yarı iletken ürünleri ihracat kontrolleri arttırılmıştır. Biden yönetimi dönemine isabet eden 2022 ve 2023 yıllarında kapsama alınan ihracat kontrolleri, şimdi Çin ile yapılan tarife müzakerelerinde de hararetli pazarlıklara konu olmakta. Bütün bunlar, dünya ticaretinin en büyük paydaşı olan ABD nin giderek daha korumacı hale geldiğini ve serbest ticaretten daha fazla saptığını göstermekte. Bu nedenle Dünya Ticaret Örgütünü de yok saymasına şaşmamak gerek. Açıkçası Trump’ın tarifelerle oynaması, ABD ticaret politikasının sadece görünen yüzü. Buzdağının okyanus altındaki kitlesi ise bir hayli büyük.