Yeni Dönemde Çin'in Ulusal Güvenliği

Makale

Çin Devlet Konseyi Enformasyon Bürosu “Yeni Dönemde Çin'in Ulusal Güvenliği“ başlıklı bir beyaz kitap yayımladı. Çin, yüzyılda görülmemiş küresel çalkantılar arasında istikrar sağlayan bir güç olarak öne çıkıyor....

Çin Devlet Konseyi Enformasyon Bürosu Yeni Dönemde Çin'in Ulusal Güvenliği“ başlıklı bir beyaz kitap yayımladı. Çin, yüzyılda görülmemiş küresel çalkantılar arasında istikrar sağlayan bir güç olarak öne çıkıyor.
Asya-Pasifik'te barışı korumak ve kalkınmayı sürdürmek için bölgesel işbirliğini artırıyor. Çinin ulusal güvenliği; halkın güvenliğini nihai hedef, siyasi güvenliği temel görev ve ulusal çıkarları kılavuz ilke kabul ediyor. Küresel güvenlik yönetişimini adil ve çok taraflı bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyor.

Öne çıkan hususlara yakından bakalım.
Beyaz kitap, önsöz ve sonuç bölümlerinin yanı sıra (6) bölümden oluşuyor:
  1. Değişim ve kargaşanın hakim olduğu dünyaya kesinlik ve istikrar katan Çin;
  2. Yeni dönemde ulusal güvenlik çabalarına rehberlik eden bütüncül ulusal güvenlik yaklaşımı;
  3. Çin'in modernleşmesinin istikrarlı ve sürekli ilerlemesi için destek sağlama;
  4. Kalkınmada güvenliği güçlendirme ve güvenlik içinde kalkınma sağlama;
  5. Küresel Güvenlik Girişimi'ni uygulama ve dünyanın ortak güvenliğini teşvik etme;
  6. Reformları derinleştirerek ulusal güvenlik sistemi ve kapasitesinin modernizasyonunu ilerletme.
Beyaz kitap "Bir ülke için en önemli şey güvenliktir." cümlesi ile başlıyor.
"Ulusal güvenlik, Çin'in modernleşmesinin istikrarlı ve uzun vadeli gelişimi için önemli bir temeldir." ifadesi dikkat çekiyor. "Çin özelliklerine sahip ulusal güvenlik yoluna bağlı kalınacağı" hassaten vurgulanmış.

Beyaz kitabın 1-5 ve 6. bölümleri öne çıkıyor.
Birinci bölümde Çin'in çalkantılarla dolu bir dünyaya kesinlik ve istikrar kattığı iddia ediliyor. Asya-Pasifik ülkeleriyle birlikte bölgesel barış ve kalkınmayı ortaklaşa sürdürerek, çalkantılı dünyaya güvenilir bir istikrar getirildiği özellikle vurgulanmış.

Birinci bölümdeki şu ifade özellikle dikkat çekiyor:
"İnsanlık, barış mı savaş mı, refah mı çöküş mü, birlik mi çatışma mı gibi kritik seçimlerle karşı karşıya ve bir kez daha tarihin dönüm noktasında bulunuyor. Jeopolitik çatışmalar şiddetlendi. Hegemonya, güç siyaseti ve Soğuk Savaş zihniyeti yeniden ortaya çıktı."

Birinci bölümden öne çıkan hususlarla devam edelim:
"Bazı ülkeler, ekonomik olmayan nedenlerle diğer ülkelere gümrük vergileri uygulayarak küresel ekonomik düzeni bozuyor. Dünya ekonomik büyüme ivmesi yetersiz, uluslararası ekonomik döngü engelleniyor ve küresel kalkınma uçurumu genişliyor. Geleneksel olmayan güvenlik sorunları artıyor. Asya-Pasifik bölgesi, dünyada önemli bir stratejik rol oynamaktadır ve küresel ekonomik refahın önemli bir motorudur. Çalkantılı bir dünya ve türbülanslı bir Asya-Pasifik ile karşı karşıya olan Çin, her zaman tarihin doğru tarafında ve insanlığın ilerlemesinin yanında yer almış ve Çin'in kesinliği ile belirsiz bir dünyayı istikrara kavuşturmuştur."

Beşinci bölümde iki husus dikkat çekiyor:
  1. Ortak, kapsamlı, işbirliğine dayalı ve sürdürülebilir güvenlik modeli savunulmalıdır.
  2. Birleşmiş Milletler'in merkezi rolü güçlendirilmelidir.
Altıncı bölümde de iki husus dikkat çekiyor:
  1. Ulusal güvenlik sistemi ve yeteneklerinin modernizasyonu güçlendirilmelidir.
  2. Merkezi, birleşik ve etkin ulusal güvenlik yönetim mekanizması oluşturulmalıdır.
Büyük Ülkeler ve Bölgesel İşbirliği üzerine de beyaz kitap içerisinde öne çıkan ifadeler yer alıyor:
Çin-Rusya ilişkileri stratejik ve işbirliğine dayalı bir model olarak sürdürülmeli. Çin-Rusya ilişkileri güçlü bir iç itici güce ve benzersiz bir stratejik değere sahiptir.

Çin-ABD ilişkileri barışçıl bir zeminde geliştirilmelidir. Thucydides Tuzağı“ tarihsel bir kader değildir ve yeni Soğuk Savaş“ kazanılamaz. Çin'i çevrelemek akılsızca ve istenmeyen bir tutumdur ve başarıya ulaşmayacaktır.

Avrupa ile stratejik ortaklık derinleştirilmelidir. Çin, Avrupa'yı her zaman bir ortak olarak görmüş, çok kutuplu bir dünyada Avrupa'nın önemli bir kutup olduğuna inanmış ve Avrupa'nın stratejik özerkliğini güçlendirmesini desteklemiştir.

Ulusal güvenlik kavramı ile ilgili bölümlerde dikkat çeken ifadeler ise şu şekilde:
5 bin yıllık Çin kültüründen gelen stratejik bir güvenlik anlayışı vardır.
Rejim ve sistem güvenliği önceliklidir.Siyasi güvenliğin özü, rejim güvenliği ve sistem güvenliğidir. En temel şey, Çin Komünist Partisi'nin liderliğini ve iktidarını korumak ve Çin özelliklerine sahip sosyalist sistemi sürdürmektir.

Yayınlanan beyaz kitabın temel argümanı, Çin'in ulusal güvenlik anlayışının kapsamlı, bütüncül ve çok boyutlu olması gerektiğidir.
Çin, geleneksel güvenlik tehditlerinin yanı sıra ekonomi, teknoloji, siyasi istikrar ve çevre gibi çok geniş bir yelpazedeki güvenlik tehditlerine karşı sistematik ve koordineli bir strateji benimsemiştir. Bu güvenlik anlayışı, Çin Komünist Partisi'nin liderliği altında ulusal bütünlüğü ve rejim güvenliğini koruyarak Çin'in modernleşme ve ulusal yenilenme hedeflerini gerçekleştirmek için zorunlu bir koşul olarak sunulmaktadır.

Peki alt argümanlar nelerdir? Onları da şöyle sıralayabiliriz:
  • Güvenlik ve kalkınma bir bütündür.
  • Çin'in ulusal güvenliği iç ve dış tehditlere karşı koordinasyon gerektirir.
  • Parti liderliği ulusal güvenlik için temel gerekliliktir.
  • Küresel güvenlik anlayışı Çin'in katkısıyla dönüştürülmelidir.
Metni yorumlarsak "kapsamlı güvenlik" kavramının çok sık vurgulandığını görüyoruz. Bu durum "güvenlikleştirme" eğilimini güçlendirebilir. Ekonomik güvenliğin siyasi güvenlikle iç içe geçirilmesi, ekonomik politikaların rasyonel ve ekonomik mantığa göre değil, siyasi ve ideolojik kaygılara göre belirlenmesine neden olabilir. Güvenliği, ilişkilerdeki tüm hatlara/alanlara sistemli ve ısrarcı bir şekilde uygulamak tehdit algılarındaki hassasiyeti arttıracağı gibi sofistike bir stratejik yaklaşımın derinleşmesine neden olacaktır.

(X) @drhkorkmaz
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2857 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1155
TASAM Avrupa 23 662
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 307
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Hindistan'ın ileri teknoloji alanındaki dört farklı hedefini kavramak, ülkeyle tedarik ve kalkınma konularında işbirliği yapmak isteyen yabancı hükümetler ve işletmeler için olmazsa olmaz bir ilk adımdır. ;

Dünyanın genel durumu 19. Yüzyıla benzemeye başladı. Kendini dünya işlerinden soyutlayıp, Amerika kıtasına odaklanmak (Monroe Doktrini) isteyen ABD, kendi çıkarları olduğunda Samsun’a, Çin ve Japonya kıyılarına kadar donanması ile gelip büyük pastadan (silahlı gemi diplomasisi ile) pay peşinde koş...;

Beyaz Saray Ekonomik Danışmanlar Konseyi tarafından "Yapay Zeka ve Büyük Ayrışma" başlıklı bir rapor yayınlandı. Rapora göre yapay zeka; 21. yüzyılın yeni Sanayi Devrimi ve “İkinci Büyük Ayrışma"nın tetikleyicisi olabilir. Bahse konu rapora yakından bakalım.;

2026’nın Şubat ayındayız ve 2022’den bu yana artık Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş başlayalı 4 yıl oldu. Avrupa’nın savaş gölgesinde geçirdiği bir dönemin sona ermek üzere olduğunu yazmak isterdim, lakin ortada kırılgan ve cılız müzakere süreci söz konusu. Henüz kamuoyuna açıklanmış hiçbir barış ...;

Çin'in yapay zeka yarışını kazanmaya yönelik dahiyane planı şimdiden meyvelerini vermeye başladı. Son derece rekabetçi lise yetenek programlarından oluşan bir ağ, bilim ve teknoloji alanlarında önde gelen isimleri yetiştiriyor. ;

Asya-Pasifik bölgesi, son on yılda su ve sanitasyon alanında kayda değer ilerleme kaydetti. Yüz milyonlarca insan artık temiz ve güvenilir suya ve sanitasyona erişebiliyor; bu da bölge genelinde kamu sağlığını, verimliliği ve insan onurunu iyileştiriyor.;

Merhaba ve 2026 Japonya Notu'nun ilk bölümüne hoş geldiniz. Japonya Notu, elbette, IISS Japonya Kürsüsü Programı podcast'idir. Ben Robert Ward, Japonya Kürsüsü Başkanı ve IISS'de Jeoekonomi ve Strateji Direktörüyüm. Bu seride, Japonya'nın günümüzün bölgesel ve küresel jeopolitik ortamında neden önem...;

Haritalar, yerlerin birbirine göre nerede bulunduğunun basit bir temsilinden çok daha fazlasıdır. Tim Marshall'ın çok yerinde bir şekilde ifade ettiği gibi, "Üzerinde yaşadığımız toprak her zaman bizi şekillendirmiştir. Dünyanın neredeyse her yerinde yaşayan halkların savaşlarını, gücünü, politikası...;

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

1. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Orta Doğu coğrafyası, 2010 yılının aralık ayından bu yana Tunus ile başlayan, günümüzde de tüm şiddetiyle Suriye’de devam eden devrim süreçlerinin etkisiyle hızlı bir değişim ve dönüşüm iklimine girmiştir.

Somali Cumhuriyeti; Afrika’nın doğusunda yer almakta olup Afrika Boynuzu olarak adlandırılan ve dünya gündemine açlığın, kıtlığın ve bulaşıcı hastalıkların yol açtığı felaketler nedeniyle sık sık gelen bir bölgede konumlanmış durumdadır.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) bünyesinde yaptığımız bilimsel çalışmalar ile Dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri kavrama ve analiz etmeye yönelik çabalarımızın ortaya koyduğu açık bir gerçek var: Aktörleri, kuralları, vizyonu eskisinden çok farklı olan yeni bir uluslararası sistem il...

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.