Politika Yapıcılar için Askerî Kuantum Teknolojisine Giriş

Makale

Kuantum mekaniğine dayanan kuantum teknolojisi; bilgi işlem, iletişim ve algılama alanlarında yıkıcı uygulamaların önünü açmak amacıyla bireysel parçacıkların kontrolüne odaklanan “ikinci kuantum devrimi” sürecinden geçmektedir. ...

Özet

Kuantum mekaniğine dayanan kuantum teknolojisi; bilgi işlem, iletişim ve algılama alanlarında yıkıcı uygulamaların önünü açmak amacıyla bireysel parçacıkların kontrolüne odaklanan “ikinci kuantum devrimi“ sürecinden geçmektedir. Bu gelişmeler, ultra güvenli iletişim, gelişmiş savaş alanı algılama ve optimize edilmiş lojistik gibi önemli askerî ve güvenlik avantajları vaat etmektedir; ancak rakiplerin teknolojik üstünlük kazanması durumunda riskler de taşımaktadır.

Dünya genelindeki hükûmetler, kuantum teknolojisinin hem sivil hem de askerî doğasını yansıtan bir şekilde kuantum araştırma ve geliştirmeye büyük yatırımlar yapmaktadır. Bununla birlikte, mevcut sistemler hâlâ hataya açık ve ölçeklenebilirlik açısından sınırlıdır; ayrıca olası kötüye kullanım konusundaki endişeler devam etmektedir. Kuantum araçlarının silah denetimi doğrulaması ve uluslararası güvenliği nasıl şekillendirebileceği konusundaki anlayışta da önemli boşluklar vardır.

Gelişmelerin hızlı seyri göz önünde bulundurulduğunda, kuantum teknolojisinin faydalarından yararlanırken risklerini azaltmak için proaktif politika yapımı ve uygun denetim önlemleri hayati önemdedir.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kuantum teknolojisi; hükûmetler, askerî kurumlar ve özel sektör için hızla büyük ilgi gören bir konu hâline gelmiştir. Kuantum mekaniği üzerine yüz yılı aşkın bir süredir yapılan araştırmaların ardından, bireysel parçacıkların - elektronlar ve fotonlar gibi- kuantum özelliklerini kontrol etmeye odaklanan bir ‘ikinci kuantum devrimi’ yaşanmaktadır. Bu geçiş, kuantum sistemlerini yalnızca anlamaktan öteye geçerek onları kasıtlı olarak mühendislik yoluyla şekillendirme yönünde bir değişim oluşturmuş; bilgi işlem, iletişim, algılama gibi çok daha fazla alanda yeni ufuklar açmıştır. Bu gelişmeler, uluslararası güvenliği bozabilecek şekillerde uygulanabilir. Politika yapıcılar için risk büyüktür: Kuantum yenilikleri, güvenli iletişimden gelişmiş algılamaya kadar savunma ve güvenlik için büyük avantajlar sunsa da rakiplerin teknolojik üstünlük elde etmesi durumunda önemli riskler de doğurabilir.

Bu arka plan belgesinin amacı, askerî açıdan ilgili kuantum teknolojisi hakkında açık ve özlü bir genel bakış sunmaktır. Metin, (Bölüm 1) kuantum teknolojisinin ne olduğunu ve neden geleneksel yaklaşımlardan bu kadar farklı olduğunu açıklayarak başlar. Alanı üç ana kategoriye ayırarak - kuantum bilgi işlem, kuantum iletişim ve kuantum algılama - her bir alanın nasıl ilerlediğini ve bunun savunma açısından ne anlama gelebileceğini vurgular. Ardından (Bölüm 2) hâlihazırda en ileri düzeyde veya stratejik açıdan en önemli olan başlıca askerî uygulamaları - örneğin güvenli kuantum ağları ve gelişmiş algılama cihazları - ele alır ve sonrasında (Bölüm 3) geniş uluslararası güvenlik çerçevesine yönelir. Sonuç bölümüne (Bölüm 4) gelindiğinde, askerî ve güvenlik politika yapıcılarının; kuantum teknolojisinin neden stratejik açıdan önemli olduğunu, askerî yetenekleri ve savunma planlamasını nasıl yeniden şekillendirebileceğini ve bu teknolojinin hızlı gelişimi ile yayılmasında nasıl yol alınması gerektiğini anlamaları amaçlanmaktadır.
 

1) Kuantum Teknolojisi Nedir?

Kuantum teknolojisi, elektronlar ve fotonlar gibi küçük parçacıkların garip ve şaşırtıcı davranışlarını açıklamak üzere yüz yıldan fazla bir süre önce geliştirilen bir teori olan kuantum mekaniği fikirlerine dayanır.1900’lerin başlarında bilim insanları, bu parçacıkların gündelik nesnelerin izlediği kurallara uymadığını fark ettiler. Bu durum, doğanın en küçük ölçekte nasıl işlediğine dair çığır açıcı keşiflere yol açtı.

20. yüzyılın ilk yarısından itibaren bu bulgular, günümüzde ‘birinci kuantum devrimi’ olarak adlandırılan süreci başlattı. Çok sayıda parçacığın ortak davranışı kontrol edilerek nükleer fizyon, lazerler ve yarı iletkenler gibi teknolojiler geliştirilebildi. Bu ilerlemeler, çok geniş etkilere yol açtı: Nükleer silahlar ve nükleer enerji; barkod okuyucular, cerrahi müdahaleler veya lazer güdümlü mühimmatlar için lazerler; ve modern bilgisayarlar ortaya çıktı. Ayrıca radyoloji, nükleer tıp ve doktorların hastalıkları teşhis ve tedavi etmesine yardımcı olan ileri görüntüleme araçları gibi önemli tıbbi uygulamaların da yolunu açtı.

Her ne kadar birinci kuantum devrimi gelişmeye ve yeni teknolojiler sunmaya devam etse de, ikinci bir kuantum devrimi başlamış durumdadır. Bu devrim, parçacık gruplarının ortak kontrolü yerine, tekil parçacıklar üzerinde kuantum etkilerin kontrolüne odaklanmaktadır — örneğin tekil elektronlar, atomlar ya da fotonlar. Bilim insanları tek bir parçacıkla çalışarak, süperpozisyon (bir parçacığın aynı anda birden fazla durumda olabilmesi), dolanıklık (uzak mesafelerde bile parçacıkların bağlı kalması) ve klonlama yasağı (bilinmeyen bir kuantum durumunun birebir kopyalanamayacağı) gibi özel özelliklerden yararlanabilirler.
 
Kutu 1: Kuantum Teknolojisinde Temel Tanımlar

Kuantum durumu
Bir kuantum durumu, bir kuantum sisteminin —örneğin bir elektron veya fotonun— temel hâlini tanımlar. Enerji, spin veya polarizasyon gibi özellikler dâhil olmak üzere sistem hakkındaki tüm olası bilgileri içerir. Kuantum durumları, süperpozisyon ve dolanıklık gibi kendine özgü ilkelere uyar ve bu nedenle kuantum bilgi işlemi, iletişim ve algılamanın merkezindedir.

Kuantum bit (kübit)
Kuantum bit (kübit), kuantum bilgi işlemenin temel bilgi birimidir. Klasik bitler yalnızca 0 veya 1 değerine sahip olabilirken, bir kübit kuantum etkilerden yararlanarak daha karmaşık işlemler gerçekleştirebilir. Kuantum bilgisayarlar kübitleri kullanarak bilgiyi yeni yollarla işler; bu sayede kriptografi ve malzeme simülasyonları gibi bazı uygulamalarda daha hızlı problem çözme imkânı sunar.

Kuantum süperpozisyonu
Kuantum süperpozisyonu, bir kuantum sisteminin —örneğin bir kübitin— aynı anda birden fazla kuantum durumda bulunmasına olanak tanır. Yani bir kübit, ölçülene kadar hem 0 hem de 1 olabilir. Bu ilke, kuantum bilgisayarların aynı anda birçok hesaplama yapmasına olanak tanır ve klasik sistemlere karşı potansiyel bir hız avantajı sağlar.

Kuantum dolanıklığı
Kuantum dolanıklığı, iki veya daha fazla kuantum parçacığının birbirinden ne kadar uzakta olurlarsa olsunlar güçlü bir şekilde korelasyon içinde olmasıdır. Bir parçacığın durumundaki değişiklik, diğerini anında etkiler. Bu eşsiz özellik, ultra güvenli kuantum iletişimleri mümkün kılar ve kuantum bilgi işlemi, ağlar ve algılamada kilit rol oynar.

Gürültü ve kuantum hata düzeltme
Kuantum sistemleri çevresel etkiler karşısında son derece hassastır ve bu durum, kübit durumlarını bozan ve hesaplama ya da iletişimlerde hatalara yol açan kuantum gürültüsüne neden olur. Bu hassasiyet, kararlı ve güvenilir kuantum teknolojisi geliştirmedeki başlıca zorluklardan biridir. Kuantum hata düzeltme (QEC), kuantum gürültüsüne karşı koymak ve kuantum hesaplamalardaki hataları azaltmak amacıyla geliştirilmiş bir teknikler bütünüdür. Klasik hata düzeltmeden farklı olarak QEC, hataları doğrudan ölçüp kuantum durumunu bozmadan tespit edip düzeltmek için kuantum bilgiyi birden fazla kübit üzerinde kodlamayı gerektirir.

Bu yeni yetenekler, bilgi işlem, iletişim ve algılama gibi alanlarda büyük atılımlar vaat etmektedir. Örneğin, kuantum bilgisayarlar, mevcut süper bilgisayarların ulaşamayacağı bazı problemleri çözebilirken; kuantum iletişim, ultra güvenli veri aktarımını mümkün kılabilir. Ancak bu ilerlemeler garanti değildir. Kuantum bilgisayarlar hâlâ yüksek hata oranına sahiptir ve avantajları genel amaçlı bilgi işlem için değil daha çok belirli türdeki problemlere (örneğin optimizasyon ve malzeme simülasyonları) yöneliktir. Benzer şekilde, kuantum iletişim eşsiz güvenlik sunsa da kuantum ağlarının büyük ölçekli ve pratik şekilde yaygınlaştırılması hâlâ önemli bir teknik zorluktur. Bu olasılıkları ve bunların askerî strateji, istihbarat kapasitesi ve askerî altyapı üzerindeki etkilerini anlamak, kuantum teknolojisi ilerledikçe politika yapıcılar için giderek daha fazla öncelik hâline gelmektedir.


Kuantum teknolojisinin temel alanları

Kuantum teknolojisi, üç ana kategoriye ayrılabilir: kuantum bilgi işlem, kuantum iletişim ve kuantum algılama/görüntüleme. Her kategori, bilgi işlem gücü, güvenlik açıkları ve ölçüm hassasiyeti gibi geleneksel yaklaşımlardaki temel sınırlamaları aşmak için farklı kuantum etkilerinden yararlanır. Bu alanlar hem uluslararası güvenlik hem de politika üretimi için önemli fırsatlar ve yeni zorluklar barındırmaktadır.

Kuantum bilgi-işlem

Kuantum bilgi işlem, “kübitleri“ (kuantum bitler) kullanır; bunlar, süperpozisyon sayesinde aynı anda birden fazla durumda bulunabilen kuantum bilginin temel birimleridir. Bu benzersiz özellik, kuantum bilgisayarların, geleneksel ikili sistemlerin yapamayacağı şekilde bilgi işlemesine imkan verir. Kübitler, yalnızca bilgi işlemde değil; kuantum iletişim ve kuantum algılama gibi diğer kuantum teknolojilerinin de temelidir çünkü güvenli şifreleme ve ultra hassas ölçümler bu özellikler sayesinde mümkündür.

Bugünün kuantum bilgisayarları nispeten küçük ve hata oranları yüksek olsa da, uzmanlar önümüzdeki on yıl içinde güçlü simülasyon ve hesaplamalar yapabilecek sistemlerin geliştirileceğini öngörmektedir. Google’ın Willow adlı kuantum işlemcisi, kuantum hata düzeltmeyi iyileştirmeyi hedeflerken; Microsoft’un Majorana 1 projesi, daha kararlı bilgi işlem için topolojik kübitleri araştırmaktadır. Bu gibi gelişmeler, daha ölçeklenebilir ve güvenilir kuantum işlemciler için istikrarlı ilerlemeyi göstermektedir.

Kuantum bilgisayarlar örneğin, kimyasal reaksiyonları ve moleküler yapıları daha önce hiç olmadığı kadar hassas şekilde simüle ederek, yeni malzemeler ve ilaçlar geliştirmeye yardımcı olabilir. Bu gelişmeler, daha dayanıklı askerî malzemelere veya savaş alanı yaralanmaları ve biyolojik tehditler için yeni tedavilere yol açabilir. Ayrıca, askerî lojistiğin planlanması gibi karmaşık optimizasyon problemlerini klasik sistemlerden daha hızlı ve etkili çözebilirler.

Ancak bu potansiyel aynı zamanda güvenlik risklerini de beraberinde getirir; çünkü gelecekteki kuantum bilgisayarlar, eğer ‘kuantuma dayanıklı’ yöntemler benimsenmezse, günümüzdeki birçok şifrelemeyi kırabilir. Kuantuma dayanıklı şifreleme (ya da post-kuantum kriptografi), büyük ölçekli bir kuantum bilgisayarın saldırılarına karşı güvenli olduğu düşünülen şifreleme yöntemlerini ifade eder.

Kuantum iletişim

Kuantum iletişim, güvenli iletişim kanalları oluşturmak ve potansiyel olarak bir ‘kuantum interneti’ kurmak için kuantum etkilerinden yararlanır. Şu anda en bilinen uygulama, herhangi bir dinleme girişiminin aktarımı anında bozduğu ve bir ihlal sinyali verdiği kuantum anahtar dağıtımıdır (QKD).

Ancak kuantum internet vizyonu QKD’nin ötesine geçer. Araştırmacılar, yeni türde güvenli veri aktarımı, dağıtık kuantum hesaplama ve hatta birbirine bağlı kuantum sensörlerine olanak tanıyabilecek gelişmiş kuantum iletişim ağları üzerinde - karada ve uydular aracılığıyla - çalışmaktadır. Böyle bir ağ, bir gün sadece hacklenemez iletişimleri değil, aynı zamanda kullanıcıların kuantum işlemcilerine güvenli kuantum bağlantılar üzerinden eriştiği bulut tabanlı kuantum hesaplama gibi hizmetleri de destekleyebilir.

Kuantum algılama ve görüntüleme

Kuantum algılama ve görüntüleme, fiziksel nicelikleri klasik araçların ulaşamayacağı kadar yüksek hassasiyetle ölçmek için kuantumun ince özelliklerinden faydalanır. Bu, hassas zamanlama için kuantum destekli atomik saatleri; beyin görüntüleme ve çiplerdeki donanım truva atlarının tespiti için hassas manyetometreleri; denizaltılar, yer altı yapıları ve madenlerin tespiti için gravimetreleri; ve Küresel Konumlama Sistemi (GPS) gibi küresel konumlama uydu sistemleri (GNSS) olmadan çalışan gelişmiş navigasyon sistemlerini içerir.

Bir diğer heyecan verici alan ise kuantum görüntülemedir. Burada kuantum lidar gibi teknikler veya ‘köşenin arkasını gören’ kameralar düşük ışıkta ya da engellerin arkasındaki nesneleri tespit edebilir. Bu yenilikler, askerî keşif, sınır gözetimi ve acil durum müdahalesini dönüştürebilir ve bu teknolojileri erken geliştiren devletlere önemli bir avantaj sağlayabilir.

Kuantum teknolojisi etrafında neden bu kadar çok heyecan var?

Son zamanlarda kuantum teknolojisi, birkaç nedenden dolayı dünya çapında dikkat çekti. En önemlisi, bilimsel ve endüstriyel anlamda yeni bir atılım dalgası yaratma potansiyelidir. Hükûmetler, şirketler ve akademik kurumlar, kuantumu hesaplama, iletişim ve algılama alanlarında sınırları zorlamanın bir yolu olarak görmektedir. Birçok saf akademik alanın aksine, kuantum araştırmalarının gerçek dünya uygulamalarına doğrudan bir yolu vardır – temel keşiflerin, ürüne yönelik gelişmelerin ve ticari yatırımların güçlü bir karışımı. Bu kombinasyon, hızlı inovasyonu ve kuantum cihazlarının bir gün ekonomileri, orduları, güvenliği, toplumsal ilişkileri, sağlık hizmetlerini ve günlük yaşamı dönüştürebileceği yönündeki büyük vaatleri körüklemektedir.

Bu heyecanın ardındaki büyük etkenlerden biri de hem kamu hem özel sektörün yoğun ilgisidir. Hükûmetler, Amerika Birleşik Devletleri’nin Ulusal Kuantum İnisiyatifi, Çin’in iddialı kuantum araştırma programları ve Avrupa Birliği’nin Kuantum Bayrak Girişimi gibi ulusal kuantum girişimlerine milyarlarca dolar yatırmaktadır.Bu programlar sadece temel bilimi finanse etmekle kalmaz, aynı zamanda bulguları güvenlik, sanayi ve sağlık alanlarında stratejik avantajlara hızlıca dönüştürmek üzere tasarlanmıştır. Doğrudan fonlamaya ek olarak, hükûmetler ulusal sınırlar arasında kuantum ağları kurmak üzere büyük ölçekli girişimleri (örneğin; The European Quantum Communication Infrastructure, EuroQCI) koordine etmektedir. Bu tür yüksek profilli taahhütler, kuantum teknolojisinin uluslararası rekabet ve iş birliği için kritik bir alan olarak görüldüğünün sinyalini vermektedir.

Aynı zamanda, ticari devler ve yeni girişimler kuantum ürünleri piyasaya sürmek için yarış hâlindedir. Alibaba, Amazon, Atos, Google ve IBM gibi büyük şirketler kuantum hesaplamaya büyük yatırımlar yaparken, daha küçük firmalar tıbbi teşhis veya hassas üretim için kuantum sensörleri gibi özel uygulamaları araştırmaktadır. Gelecek vadeden kuantum girişimlerine yönelik risk sermayesi istikrarlı bir şekilde büyümektedir, ancak yapay zekâ (AI) fonlamasıyla karşılaştırıldığında hâlâ mütevazı düzeydedir. Bu ticari itici güç, medya ilgisini besler, daha fazla akademik araştırmayı teşvik eder ve yeni hükûmet politikalarını tetikler. Böylece kendini besleyen bir iyimserlik ve yüksek beklentiler döngüsü oluşur.

Ancak büyük vaatlerle birlikte büyük belirsizlikler de gelir. Kuantum cihazları hâlâ inşa edilmesi zor sistemlerdir ve birçok uzman, güvenilir, büyük ölçekli sistemlere ulaşmanın beklenenden daha uzun sürebileceği konusunda uyarıda bulunmaktadır. Yine de tarih, temel atılımların beklenenden daha erken gelebileceğini ve geldiğinde önemli, bazen de yıkıcı sürprizler getirebileceğini göstermektedir. Kapsamlı bir çalışma, atılım niteliğindeki keşiflerin sıklıkla sadece kademeli ilerlemeden değil, sorunların, yöntemlerin ve bağlamların yenilikçi biçimde bir araya getirilmesinden doğduğunu ortaya koymuştur.

Bu nedenle, kuantum teknolojisi etrafındaki heyecan yalnızca büyük vaatlerini değil, aynı zamanda birkaç beklenmedik sıçramanın güvenlik, ekonomi ve yaşam biçimlerini kökten değiştirme potansiyelini de yansıtır. Bu modeli göz önünde bulundurarak, hükûmetler ve işletmeler, kuantuma dayanıklı şifreleme sistemlerine yatırım yapmak, teknolojik gelişmeleri izlemek ve düzenleyici çerçeveler geliştirmek gibi erken hazırlıklar yaparak sürprizlere karşı hazırlıklı olabilirler. Bu hazırlıklar, atılımlar yakın gelecekte gerçekleşse de daha uzun vadede olsa da etkili olacaktır.
 

2) Askerî uygulamalar için kuantum teknolojisi

Dünya genelinde hükûmetler ve askerî organizasyonlar - silahlı kuvvetler, savunma bakanlıkları ve istihbarat ajansları - kuantum araştırmalarına yoğun yatırımlar yapmaktadır. Bunun nedeni, güvenli iletişim, gelişmiş algılama ve yeni nesil hesaplama gibi alanlarda sağlayabileceği potansiyel oyun değiştirici avantajlardır. Pek çok olası askerî uygulama bulunsa da bazıları gelecekteki askerî ve güvenlik stratejileri açısından özellikle umut verici ve potansiyel olarak yıkıcı niteliktedir.

Muhtemel Askerî Uygulamalar

Kuantum iletişim

Kuantum iletişim genellikle akla gelen ilk alandır. İyi bilinen QKD (kuantum anahtar dağıtımı) uygulamasının ötesinde, kuantum ağlarının son derece güvenli veri paylaşımı, hassas saat senkronizasyonu ve hatta son derece doğru zamanlama dağıtımı sağlaması beklenmektedir. Tüm bu yetenekler, ulusal güvenlik, finansal sistemler ve kritik altyapılar için değerlidir. Askerî bağlamda, bu teknolojiler güvenli muharebe alanı iletişimini geliştirebilir, çatışmalı ortamlarda koordinasyonu artırabilir ve komuta-kontrol ağlarını siber tehditlere karşı koruyabilir.

Çin ve Avrupa Birliği üyeleri de dahil olmak üzere birçok ülke, güvenli iletişimi geniş mesafelere yaymak için uydu tabanlı kuantum bağlantılarıyla deneyler yapmaktadır. Bu teknolojiyi hem ulusal güvenlik açısından stratejik bir varlık hem de güvenli operasyonlarda potansiyel bir askerî avantaj olarak görmektedirler.

Kuantum iletişimdeki ilerlemelere örnek olarak, 2024 yılında insansız hava araçlarına (İHA) dayalı bir sistemle QKD’nin başarılı bir şekilde gösterildiği bir deney verilebilir. Bu, mobil askerî ortamlarda güvenli kablosuz iletişim potansiyelini göstermekte olup, siber tehditlere dayanıklı son derece güvenli muharebe ağı yapılarının önünü açabilir.

Kuantum algılama ve görüntüleme

Kuantum algılama ve görüntüleme de aynı derecede dönüştürücü potansiyele sahiptir. Bu alandaki gelişmeler, orduların istihbarat toplama biçimini, düşmanca ortamlarda gezinmesini ve tehditleri tespit etmesini önemli ölçüde geliştirebilir.

Örneğin, GNSS sinyalleri (örneğin ABD’nin GPS’i, AB’nin Galileo’su, Rusya’nın GLONASS’ı veya Çin’in BeiDou’su) bir düşman tarafından karıştırılabilir ya da yanıltılabilir. Bunun yerine, kuantum atalet sensörlerine veya manyetik anomali haritalamasına dayalı GNSS dışı navigasyon sistemleri, denizaltıların ve uçakların gizlice ya da çekişmeli bölgelerde seyahat etmesine olanak tanıyabilir.

Bu, atılım niteliğinde bir alandır: Haziran 2024’te, kuantum algılamayı yapay zeka ile birleştirerek GNSS’e ihtiyaç duymadan gerçek zamanlı navigasyon sağlayan AQNav sistemi, Alphabet’in (Google’ın sahibi) yan kuruluşu olan ABD’li şirket SandboxAQ tarafından duyuruldu.

Kuantum lidar, ‘köşenin arkasını gören’ sistemler ve diğer görüntüleme yöntemleri, gizli ya da engellenmiş hedeflerin tespiti ve takibi gibi istihbarat, gözetim ve keşif (ISR) faaliyetleri için yenilikçi yaklaşımlar sunar. Aynı şekilde, kuantum radyo frekans alıcıları radar ve elektronik harp yeteneklerini geliştirebilir; bu da kuvvetlerin zayıf sinyalleri tespit etmesini ve düşman iletimlerini daha etkili bir şekilde bozmasını ya da onlardan kaçınmasını sağlayabilir.

Kuantum algılamanın siber güvenlik uygulamaları

Kuantum algılamanın siber güvenlik uygulamaları da araştırılmaktadır. Almanya’nın Siber Güvenlikte İnovasyon Ajansı (Agentur für Innovation in der Cybersicherheit, Cyberagentur), kuantum sensörlerinin mikroçiplerde yeni yan kanal saldırılarına nasıl olanak tanıyabileceğini inceleyen bir program başlatmıştır.

-----------------------------------------------------------------------------------------------

(Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü SIPRI’nin sitesinde geçtiğimiz günlerde yayımlanan arka plan belgesindeki Dr. Michal KRELINA tarafından kaleme alınan “An Introduction to Military Quantum Technology for Policymakers“ başlıklı makalenin Hanife Şeyma SAY tarafından yapılan çevirisinin tamamı alttaki ilgili dokümanda mevcuttur)

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2851 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1152
TASAM Avrupa 23 662
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 304
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Yatırımcılar olarak görevimiz, teknoloji sektörünün her köşesinin inceliklerine kendimizi kaptırarak, işlerin nereye doğru gittiğini anlamaktır. Bu nedenle her Aralık ayında, yatırım ekiplerimizden, teknoloji geliştiricilerinin önümüzdeki yıl ele alacaklarını düşündükleri büyük bir fikri paylaşmalar...;

Öğrenciler ödev yazmak için, profesörler not vermek için yapay zekayı kullanıyor, dereceler anlamsızlaşıyor ve teknoloji şirketleri servet kazanıyor. Yükseköğretimin ölümüne hoş geldiniz. Eskiden yapay zekâyla ilgili yaratılan havanın abartıdan ibaret olduğunu sanırdım. ChatGPT ilk çıktığında şüphe...;

Dünya, son dört yılda, önceki 30 yıldan daha fazla değişti. Haber akışlarımız çatışma ve trajediyle dolu. Rusya Ukrayna'yı bombalıyor, Orta Doğu kaynıyor ve Afrika'da savaşlar şiddetleniyor. Çatışmalar artarken, demokrasiler çöküşte gibi görünüyor. Soğuk Savaş sonrası dönem sona erdi. Berlin Duvarı'...;

ABD ve Çin arasında cereyan eden “yapısal rekabet“ taktiksel bir sükunet dönemine girdi. Güney Kore’nin Busan şehrinde gerçekleşen liderler zirvesi nafile bir detente (yumuşama) çabası gibi görünürken Trump’un masaya oturmak zorunda kalması Çin’in konjonktürel çerçevede önemli bir başarısı olarak ok...;

Amerika için İşe Yarayan bir Ekonomik ve Güvenlik Düzeni Nasıl Oluşturulur? Oren CASS ABD, 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana geçen 80 yılda iki büyük strateji izledi. Bunlardan biri olağanüstü bir başarıydı: Soğuk Savaş sırasında Amerikan ekonomik yatırımlarını, dış ilişkilerini ve askeri konuşlanm...;

"Bilgiyi toplamaktan ziyade onu kıymetlendirmek asıl mesele." | Uluslararası İstihbarat Araştırmaları Kongresi, istihbaratı disiplinler arası çalışmalar yaparak derinleştirme yönünde atılmış önemli bir entellektüel adım olarak öne çıktı.;

Yerli teknolojinin geliştirilmesi, teknolojik egemenliğin önemli bir unsurudur. Bu durum özellikle derin teknoloji (deeptech) alanında belirgindir. “Deeptech“; kuantum bilişim, ileri malzemeler, robotik, yapay zekâ, sentetik biyoloji ve temiz enerji teknolojileri gibi çığır açan bilimsel ve mühendis...;

TASAM, küresel ve bölgesel düzeyde gelişen siyasi, ekonomik, güvenlik ve toplumsal dönüşümleri analiz eden, ulusal ve uluslararası alana katkı sağlayacak akademik makale, analiz yazısı ve politika notları için araştırmacılara kamu yararına açık bir çağrı yapmaktadır.;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) bünyesinde yaptığımız bilimsel çalışmalar ile Dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri kavrama ve analiz etmeye yönelik çabalarımızın ortaya koyduğu açık bir gerçek var: Aktörleri, kuralları, vizyonu eskisinden çok farklı olan yeni bir uluslararası sistem il...

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir. Değişimin çok hızlı ve ola...

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.