Zeitenwende ve Almanya Üzerindeki Etkisi

Makale

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 24 Şubat 2022 sabahı askerlerine Ukrayna’ya saldırma emri vermesi, yalnızca daha küçük bir komşuya karşı sebepsiz bir saldırganlık savaşı başlatmakla kalmadı. Aynı zamanda, Avrupa barış düzenine ve Soğuk Savaş’ın, Doğu ile Batı arasındaki çatışmanın sona ermesinden sonra ortaya çıkan Avrupa’ya yönelik bir saldırıydı. ...

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putinin 24 Şubat 2022 sabahı askerlerine Ukraynaya saldırma emri vermesi, yalnızca daha küçük bir komşuya karşı sebepsiz bir saldırganlık savaşı başlatmakla kalmadı. Aynı zamanda, Avrupa barış düzenine ve Soğuk Savaş’ın, Doğu ile Batı arasındaki çatışmanın sona ermesinden sonra ortaya çıkan Avrupaya yönelik bir saldırıydı.

Bu çatışmanın sona ermesiyle birlikte Almanya büyük kazanan oldu. Ülke ulusal birliğini yeniden kazandı ve tüm ilgili güçlerin şiddetten vazgeçtiği bir pan-Avrupa barış düzeninin içinde kendini buldu. Liberal fikirler zafer kazandı ve tarihin sonu“ yanılsaması içinde savaş artık yasaklandı. Süper güçler arasındaki silahlanma yarışının yerini bir barış temettüsü alacaktı. Ancak bu yanılsama, Kremlinin bakış açısını görmezden geldi; Kremlin, Rusyanın tamamen mağlup edildiğini ve aşağılandığını düşünüyordu.

Putinin saldırdığı sabah bu fantezi paramparça oldu. Batı, işgale hazırlıksız yakalandı. Birçoğu bunun gerçekleştiğine inanmak istemedi, özellikle eski Batı Avrupadaki Avrupalılar ve en azından da Almanlar. Almanya, 20. yüzyılın ilk yarısında küresel hakimiyet elde etme girişimiyle iki kez dünya savaşları başlatmıştı. Her iki girişim de tamamen başarısızlıkla sonuçlandı. Adolf Hitler liderliğinde yapılan ikinci girişim, her türlü ahlaki iddiayı görmezden geldi, modern çağda eşi benzeri görülmemiş bir insanlık suçu olan soykırımda 6 milyon Avrupalı Yahudinin ölümüne neden oldu ve neredeyse tüm Avrupa kıtasını yerle bir etti.
Doğu ve Batı Almanyalıların askeri yenilgilere verdiği tepki, pasifist bir dönüş ve güç politikalarına, orduya ve savaşa karşı kararlı bir Bir daha asla!“ sözü oldu. Her iki Soğuk Savaş bloku da yeniden silahlanmış olsa da, Almanların pasifist zihniyeti varlığını sürdürdü. Ancak Putinin Ukraynaya ve dolayısıyla özgür bir Avrupaya yönelik saldırganlığı, köklü bir yeniden yönelimi zorunlu kıldı. Bu çağ değişimi Zeitenwende“ olarak adlandırıldı.

Pasifizmin yerini, Avrupanın kendi özgürlüğünü savunabilecek şekilde yeniden silahlanması aldı. Avrupa savunma birliği ve NATO, artık Avrupa Birliği ve ortak pazardan daha öncelikli hale geldi. Almanya için bu, Rusya ve pasifizm hakkındaki köklü yanılsamaların yıkılması sonucunda güç politikalarına geri dönüş anlamına geliyordu.

Ortaya çıkan basit soru şuydu: Rusyaya yönelik müdahaleci olmayan bir yaklaşım, Putini tatmin eder ve onun fetih politikasını sona erdirir mi? Ve yanıt, derin bir hayır“ oldu. O, bu politikayı sürdürmeye devam edecek ve daha batıya doğru ilerleyecekti. O noktada, mesele askeri güç dengesiyle ilgili hale gelecekti ve belki de çok uzak olmayan bir gelecekte NATO topraklarının doğrudan dahil olduğu bir durum ortaya çıkacaktı. Peki o zaman ne olacaktı?

Bütün bunlar, Donald Trump liderliğindeki Amerika Birleşik Devletlerinden özgür bir Avrupa için bir güvenlik garantisinin belirsiz olduğu bir zamanda yaşanıyor. Bu nedenle Avrupa, kendini savunabilecek hale gelmelidir. Rusya tehdidi uzun vadeli bir tehdittir ve etkili bir Avrupa savunmasının yalnızca Almanyanın katılımıyla – Avrupa Birliğinin en kalabalık ve ekonomik açıdan en güçlü üye devleti olarak – mümkün olacağı kesindir. Aynı şekilde, etkili bir savunma ve caydırıcılığın yalnızca NATOya entegre bir Avrupa ittifakı içinde başarılı olabileceği de kesindir. Avrupanın bu çabada başarılı olup olamayacağı, biz Almanların kaderini belirleyecektir. Bu da bir başka kesinliktir.

Almanyanın benzersiz tarihi, Avrupa güvenliğindeki bu dramatik gelişmenin politika ve zihniyette köklü bir değişimi gerektireceği anlamına gelmektedir. Ülkenin her şeyden önce, kendi stratejik çıkarlarıyla uyumlu politikalar izlemesi gerekmektedir; ancak bu konuda pek az, hatta hiç deneyimi yoktur. Ayrıca, Avrupa Birliğinin güvenliğini sağlamak için yalnızca ekonomik ve teknolojik bir güç olmanın ötesine geçerek askeri bir güç haline gelmesini sağlayacak politikalar geliştirmesi gerekmektedir.

Bunların hiçbiri, Avrupa Birliğinin öncelikleri ve finansmanında köklü bir yeniden düzenleme olmadan gerçekleştirilemez. Ortak tarım piyasası hâlâ önemlidir, ancak buna tahsis edilen fonlar ortak güvenlik için ayrılan fonların önüne geçmemelidir. Soyut faktörler de önemlidir. Almanya, çoğu komşusunun aksine ve Avrupanın merkezinde büyük bir ülke olmasına rağmen, bu köklü yeniden yönelimin sağlam bir şekilde dayandırılabileceği kesintisiz bir geleneğe sahip değildir. Ülke, 1945 ve 1990 yıllarında iki büyük kültürel kopuş yaşamıştır. Bu tarihsel sürekliliğin eksikliği, Federal Cumhuriyetin kuruluşundan önceki felaket dönemine geri dönüş riskini mi taşımaktadır? Biz Almanlar, hangi geleneklerden yararlanabilir ve yararlanmalıdır? Bu risk, özellikle Avrupa genelinde yeniden yükselen milliyetçi güçler göz önünde bulundurulduğunda, ciddiye alınmalıdır. Yine de, Almanyanın başarılı demokrasisi, askeri alan da dahil olmak üzere sağlam bir değer temeli sunmaktadır. Bununla birlikte, en önemli mesele, gelecekte nasıl bir Avrupanın var olacağıdır. Umarım, liberal değerlere ve hukukun üstünlüğüne sıkı sıkıya dayanan bir güç olur.

GMF ve Alfred Landecker Vakfı tarafından yayınlanan “Almanya'nın Değişen Küresel Düzendeki Rolü“ başlıklı rapordan çevirilmiştir.

Çeviri: Hanife Şeyma SAY
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2851 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1152
TASAM Avrupa 23 662
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 304
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Alman Marshall Fonu (GMF), “Eğer Çin Tayvan’a Saldırırsa” başlıklı bir rapor yayınladı. Rapor, Tayvan meselesine “Pekin’in ödeyeceği bedel” üzerinden bakıyor. Raporun ayrıntılarına yakından bakalım.;

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu; “Yapay Zekâ, Kuantum Devrimi ve Siber-Türkiye“ ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 27 Kasım 2025 tarihinde, Wish More Hotel Istanbul’da yapılan 11. İstanbul Güvenlik Konferansı eş-etkinliği olarak birlikte icra edilmiştir.;

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu; “Ticaret Koridorları Güvenliği ve Türkiye” ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 28 Kasım 2025 tarihinde, Wish More Hotel İstanbul’da yapılan 11. İstanbul Güvenlik Konferansı eş-etkinliği olarak birlikte icra edilmiştir.;

1823 yılında Başkan James Monroe tarafından Amerikan Kongresi’ne sunulan ve daha sonra dış politika literatüründe “Monroe Doktrini” olarak anılan metin, o dönemde Batı Yarımküre’nin jeopolitik dönüşümünde belirleyici bir rol oynamıştır (Monroe, 1823). Başlangıçta Avrupa güçlerinin Amerika kıtasındak...;

8. Türkiye- Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu; “Afrika Güvenlik Mimarisi ve Türkiye” ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 28 Kasım 2025 tarihinde, Wish More Hotel İstanbul’da yapılan 11. İstanbul Güvenlik Konferansı eş-etkinliği olarak birlikte icra edilmiştir. ...;

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu; “Güvenlik ve İstihbarat Entegrasyon Modelleri” ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 27 ve 28 Kasım 2025 tarihinde, Wish More Hotel Istanbul’da yapılan 11. İstanbul Güvenlik Konferansı eş-etkinliği olarak birlikte icra edilmiştir. ;

Türkiye’de ilk kez 2015 yılında düzenlenen ve bu yıl onuncusu gerçekleştirilen İstanbul Güvenlik Konferansı, “Savunma, Güvenlik ve İstihbarat Devrimi: Doktrin, Yönetişim, Endüstri, Yeni Model ve Kurumlar“ ana teması ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 27 -28 Kasım 2025 tarihind...;

“Dünya Savaşı”nı sadece birçok ülkenin katıldığı bir çatışma olarak tanımlamak zor. Bu aynı zamanda küresel güç hiyerarşisinin (patronun kim olduğunun) şiddet yoluyla değişmesi anlamına da geliyor. Tarih, bu değişim sancılarının nadiren kansız olduğunu gösteriyor.;

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

1. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

1 - İKT Üyesi Ülkeler Düşünce Kuruluşları Forumu 28 - 30 Ocak 2010 tarihleri arasında İstanbul’da yapıcı ve samimi bir ortam içinde cereyan etmiştir.

“III. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi“ 4 - 6 Aralık 2007 tarihleri arasında İstanbul'da Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi - TASAM'ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. III. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi'ne, Afrika Birliği'ne üye ülkelerden Afrika Birliği nezdinde kıta hakkındaki çalı...