Teknolojinin İstihdam Üzerine Etkisi: Var Analizi
Hilal Tuğçe BAYAR, Mustafa ÖZTÜRK
ÖZ
Teknolojinin hayatın her alanında yer alması ile günümüzde sosyal, ekonomik, psikolojik ve diğer alanlarda etkisinin irdelenmesi daha da önem arz etmeye başlamıştır. Bu nedenle bu çalışmada, Türkiye özelinde, teknolojinin istihdamı ne kadar ve ne yönde etkilediği ekonometrik analiz yardımı ile incelenmiştir. Çalışmada 1991-2018 yılı arası Türkiye’nin istihdam oranının bağımlı değişken olarak seçildiği, bağımsız değişkenlerin araştırma ve geliştirme harcamaları (Ar-Ge), patent başvuru sayısı ve teknolojik ürün ihracatı (orta-ileri ve ileri teknoloji) verilerinin tercih edildiği bir modelleme yapılmıştır. Bulgularda Johansen Eşbütünleşme Analizi ile uzun dönemde bir ilişki tespit edilmiş olup, Vektör Otokorelasyon Modeli (VAR) ile varyans ayrıştırma ve etki-tepki analizi incelenmiştir. İstihdam değişkeninin açıklayıcısı olarak teknolojik ürün ihracat oranının en fazla olduğu, bunu sırası ile patent başvuru sayısı ve Ar-Ge harcamalarının takip ettiği görülmüştür. Etki-tepki analizi de yüksek teknolojik ürün ihracatının istihdamı azaltıcı, Ar-Ge harcamaları ve patent başvuru sayısının ise istihdamı arttırıcı etkisi gözlemlenmiştir.
Anahtar Kelimeler: Teknoloji, İstihdam, Emek, İşgücü Piyasası
Jel Kodları: N7, E24, C32, C01
GİRİŞ
1780’de başlayan Sanayi Devrimi ile pazarlama, örgütlenme, üretim ve süreç yöntemleri, çalışma ilişkileri, işgücü piyasalarının dengeleri hızlı bir değişime uğramış ve günümüze kadar birden fazla devrimle yordanmıştır. Bu hızlı değişimler farklı disiplinlerde farklı varsayımların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Değişimler özellikle makineleşme sonucunda olduğu için mikro ve makro düzeyde bilgi ve teknoloji temelli konularda teoriler ortaya atılmıştır. Cardullo ve Ansal (1997)’ye göre özellikle 1870-1995 döneminde teknoloji büyük ölçüde değişirken, istihdam, üretkenlik ve işgücünün yaşam standartları değişmiştir. Bu değişim özellikle 1990’lı yıllardan sonra teknolojinin mikro ve makro düzeyde işgücü piyasası için araştırılmasına temel oluşturmuştur. İstihdamda değişen unsur genellikle istihdamın türü olmakla birlikte örneğin, programcıların ve bilgisayar operatörlerinin dizicilerin yerini alması istihdama farklı becerideki işgücünün dahil olmaya başlamasına sebep olmuştur.
Teknoloji aynı zamanda işlerin gerçekleştirilme şeklini, içeriğini ve iş taleplerini de değiştirmektedir. Özellikle günümüzde çoğu meslekte teknolojinin yaygın kullanımı göz önüne alındığında, önemli bir konu teknoloji akışının işgücü için istihdam fırsatlarını nasıl etkileyeceği ile ilgilidir. Genellikle, mevcut iş becerileri ve bilgileri geçersiz hale gelmekte ve yeni bilgi ve beceriler gerekmektedir. Teknoloji doğası gereği dinamik olduğu için gereklilikler, gelecek nesil için de geçerli olacaktır (Czaja ve Moen, 2004).
Teknolojinin çalışma yaşamına etkisini, olumlu ya da olumsuz ilişkisini inceleyen araştırmacılar bu noktada iki farklı varsayımda ayrışmaktadır. Ortak nokta teknolojinin mevcut iş türlerini etkilediği iken; bir kesim teknolojinin yeni işler ve istihdam fırsatları yarattığı ve bazı işleri ortadan kaldırdığı ancak diğer kesim ise işgücüne uygun istihdam olmadığı için teknolojinin işsizlik koşulları yarattığı görüşündedirler Ayrıma düşülen diğer bir nokta ise teknolojinin istihdam üzerinde işgücünü ne derece etkilediğidir. Teknoloji ile ihtiyaç duyulan işgücüne yönelik fiziksel taleplerin azalması, işgücü için farklı istihdam fırsatları da yaratabilir. Örneğin bilgisayar teknolojisi evde çalışmayı daha olası bir seçenek haline getirir ve daha esnek çalışma biçimlerine izin verir. Diğer karşıt bakış açısı ile işgücüne dahil olanların emekliliğe geçişlerinde, teknoloji bir aracı rol oynayabilir. Özellikle demografik özelliklerine göre (eğitim durumu, yaş, beceri vb.) teknoloji kullanımı yoğun işlerde adaptasyon güçlüğü yaşanacağı için işgücü emekliliği tercih noktası görebilir. Bu durum istihdamın azalmasında aracı rol oynayabilmektedir (Czaja ve Moen, 2004). Ayrıca teknolojinin hızla gelişimi ile emek – teknoloji ikamesi de söz konusu olabilmektedir. Bu ikame nedeniyle işgücü yerine geçen teknoloji, istihdam yaratma noksanlığı oluşturmakta ve işsizliğe neden olabilmektedir.
Bu çalışmada emek-teknoloji ikamesi olabileceği varsayımı altında teknolojinin istihdam üzerindeki etkisi literatür bulguları ile ele alınmış, bu bilgiler ışığında Türkiye’nin teknolojik göstergeler altında istihdam ilişkisi ekonometrik yöntemler ile analiz edilmeye çalışılmıştır.
Teknoloji aynı zamanda işlerin gerçekleştirilme şeklini, içeriğini ve iş taleplerini de değiştirmektedir. Özellikle günümüzde çoğu meslekte teknolojinin yaygın kullanımı göz önüne alındığında, önemli bir konu teknoloji akışının işgücü için istihdam fırsatlarını nasıl etkileyeceği ile ilgilidir. Genellikle, mevcut iş becerileri ve bilgileri geçersiz hale gelmekte ve yeni bilgi ve beceriler gerekmektedir. Teknoloji doğası gereği dinamik olduğu için gereklilikler, gelecek nesil için de geçerli olacaktır (Czaja ve Moen, 2004).
Teknolojinin çalışma yaşamına etkisini, olumlu ya da olumsuz ilişkisini inceleyen araştırmacılar bu noktada iki farklı varsayımda ayrışmaktadır. Ortak nokta teknolojinin mevcut iş türlerini etkilediği iken; bir kesim teknolojinin yeni işler ve istihdam fırsatları yarattığı ve bazı işleri ortadan kaldırdığı ancak diğer kesim ise işgücüne uygun istihdam olmadığı için teknolojinin işsizlik koşulları yarattığı görüşündedirler Ayrıma düşülen diğer bir nokta ise teknolojinin istihdam üzerinde işgücünü ne derece etkilediğidir. Teknoloji ile ihtiyaç duyulan işgücüne yönelik fiziksel taleplerin azalması, işgücü için farklı istihdam fırsatları da yaratabilir. Örneğin bilgisayar teknolojisi evde çalışmayı daha olası bir seçenek haline getirir ve daha esnek çalışma biçimlerine izin verir. Diğer karşıt bakış açısı ile işgücüne dahil olanların emekliliğe geçişlerinde, teknoloji bir aracı rol oynayabilir. Özellikle demografik özelliklerine göre (eğitim durumu, yaş, beceri vb.) teknoloji kullanımı yoğun işlerde adaptasyon güçlüğü yaşanacağı için işgücü emekliliği tercih noktası görebilir. Bu durum istihdamın azalmasında aracı rol oynayabilmektedir (Czaja ve Moen, 2004). Ayrıca teknolojinin hızla gelişimi ile emek – teknoloji ikamesi de söz konusu olabilmektedir. Bu ikame nedeniyle işgücü yerine geçen teknoloji, istihdam yaratma noksanlığı oluşturmakta ve işsizliğe neden olabilmektedir.
Bu çalışmada emek-teknoloji ikamesi olabileceği varsayımı altında teknolojinin istihdam üzerindeki etkisi literatür bulguları ile ele alınmış, bu bilgiler ışığında Türkiye’nin teknolojik göstergeler altında istihdam ilişkisi ekonometrik yöntemler ile analiz edilmeye çalışılmıştır.
LİTERATÜR TARAMASI
Teknolojinin istihdam ile ilişkisini ve istihdam üzerindeki etkisi firmalar, sektörler ve ülkeler bazında ele alan çalışmalar mevcuttur. Bu çalışmalarda iki görüşün hakim olduğu görülmektedir. Kimi bakış açısı teknolojinin istihdam üzerinde olumsuz etkisi olduğunu savunurken, kimi bakış açısı ile teknolojinin istihdam yaratma olgusu olduğu savunulmaktadır.
Nurdoğan (2021) çalışmasında teknolojik gelişim ve istihdam arasındaki ilişkiyi, OECD üyesi otuz ülkeye ait teknoloji ve işgücü piyasası veri setleri ile kanonik korelasyon analizi ile test etmiştir. Çalışmada teknolojik gelişim ile istihdam arasında güçlü bir ilişkinin olduğunu tespit etmiştir.
Lachenmainer ve Rottman (2011) çalışmalarında inavosyonun istihdam üzerindeki etkisini dinamik panel veri analizi ile incelemişlerdir. Almanya’da 1982-2002 yılları imalat firmalarından veri seti ile yaptıkları çalışmada yeniliğin istihdam üzerinde olumlu yönlü etkisini bulgulamışlardır.
Coad ve Rao (2011), 1996-2002 döneminde ABD yüksek teknoloji üretim endüstrilerine odaklanarak teknolojik yeniliğin endeksinin istihdam üzerindeki etkisini araştırmış ve teknolojik yenilik ile istihdamın pozitif bir şekilde bağlantılı olduğunu belirtmiştir.
Doms vd. (1995) ABD'deki imalat kuruluşları üzerinde yaptığı çalışmada anket verileri kullanarak ileri teknoloji ürün içeren üretimin istihdam üzerindeki etkisini analiz etmiş ve istihdam üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğunu gözlemlemiştir.
Greenhalgh vd. (2003) teknolojiyi temsilen Ar-Ge harcamaları, patent ve ticari markaları ile istihdam ilişkisini İngiltere’de imalat firmalarının üzerinde 1987-1994 yılı arası veriler ile panel veri analizi kullanarak incelemiştir. Ar-Ge’nin istihdama olumlu etkisi olduğunu ve bu etkinin en çok ileri teknoloji içeren sektörlerde yaşandığını belirtmiştir.
Vivarelli (1995) teknolojik değişimin istihdam üzerindeki etkisini güncel yapılmış analiz ve teorik bulguları ele alarak değerlendirmiştir. Teknolojilerin istihdam üzerinde olumsuz etkisi olacağını, bunun da piyasa güçleri tarafından kısmen dengeye getirilebileceğini aktarmıştır. Piyasa güçlerinin kısmen etkisi olacağı için ekonomik politika önlemlerinin alınması gerekliliğini önermiştir.
Tüzün (2020) ise, teknoloji yoğunluğunun yüksek olduğu bir sektör olarak bankacılık sektörünü ele almış ve ileriki dönemler için teknolojik bankacılık kanallarının kullanım artışı karşısında çalışan sayılarının nasıl gelişeceği ile ilgili gri tahminleme çalışması yapmış ve gelecek dönemde istihdam edilen çalışan sayısında azalma öngörmüştür.
Harrison vd. (2005) imalat ve hizmet endüstrisindeki firmalara ilişkin 1998-2000 verilerini kullanarak dört Avrupa Birliği ülkesinde (Fransa, İtalya, Birleşik Krallık ve Almanya) teknolojik yenilik ve istihdam artışı arasındaki ilişkiyi panel veri analizi ile ele almıştır. Teknolojik yeniliğin tutarlı olarak istihdam artışı etkisi olduğunu bulgulamıştır.
Bulut ve Yenipazarlı (2020) teknolojinin istihdam üzerindeki etkisini tartıştıkları çalışmada dengesiz panel veri analizi ile genişletilmiş en küçük kareler yöntemi ile 81 ülke için Ar-Ge harcamaları ve ileri teknoloji ihracatı ile istihdam verilerini tahmin etmeye çalışmıştır. Yeni üretim sürecinde olan teknoloji gelişiminin istihdamı azalttığı, nihai teknolojik ürünün üretiminde ise istihdamın arttığı sonucuna ulaşılmıştır.
VERİ SETİ, MODEL VE YÖNTEM
Çalışmada Türkiye 1991-2018 yılı Ar-Ge, patent, orta-ileri ve ileri teknolojili ürün ihracatları ve istihdam verileri kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan değişkenler ve bu değişkenlere ilişkin kısaltmalar Tablo1’de gösterilmiştir.
( Academia - Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi)
Devamı için tıklayınız.
( Academia - Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi)
Devamı için tıklayınız.