Çin'in Savunma ve Güvenlik Stratejisi

Makale

ÇHC'nin ulusal stratejisi, "Çin ulusunun büyük yeniden canlanması," "Çin Rüyası" ve "Çin modernleşmesi" hedeflerine 2049 yılına kadar ulaşmayı amaçlamaktadır. Bu strateji, ÇHC'nin ulusal gücünü artırmak ve uluslararası düzeni, ÇHC'nin yönetim sistemi ve ulusal çıkarlarını destekleyecek şekilde yeniden düzenlemek için siyasi, sosyal, ekonomik, teknolojik ve askeri kalkınmayı kararlılıkla takip etmektedir....

Temel Noktalar
  • ÇHC'nin ulusal stratejisi, "Çin ulusunun büyük yeniden canlanması," "Çin Rüyası" ve "Çin modernleşmesi" hedeflerine 2049 yılına kadar ulaşmayı amaçlamaktadır. Bu strateji, ÇHC'nin ulusal gücünü artırmak ve uluslararası düzeni, ÇHC'nin yönetim sistemi ve ulusal çıkarlarını destekleyecek şekilde yeniden düzenlemek için siyasi, sosyal, ekonomik, teknolojik ve askeri kalkınmayı kararlılıkla takip etmektedir.
  • ÇHC, uluslararası düzen üzerindeki tercih ettiği revizyonların diğer ülkelerin çıkarlarına da hizmet ettiği anlatısını giderek daha fazla vurgulamaktadır.
  • ÇHC, ABD'nin, ÇHC'nin yükselişini sınırlamak ve bastırmak için hükümetin tüm organlarını kapsayan bir çaba gösterdiğini düşünmekte ve bu durumun ulusal stratejisine engel oluşturduğuna inanmaktadır.
  • ÇHC liderleri, rekabet avantajları sağlamak ve Batı'nın tedarik zincirlerini çeşitlendirme çabalarına karşı bağımsız tedarik zincirleri ve stratejik stoklar oluşturmak için içsel çabalarını artırmaktadır.
ÇHC, stratejik rekabeti güçlü ulus devletler arasında bir mücadele ve karşıt ideolojik sistemler arasındaki bir çatışma olarak tanımlamaktadır. ÇHC liderleri, uluslararası sistemdeki yapısal değişimlerin ve giderek daha çatışmacı hale gelen ABD'nin, ÇHC ile ABD arasındaki artan stratejik rekabetin temel nedenleri olduğuna inanmaktadır.

ÇHC'nin stratejisi, sistemler arasında kalıcı bir rekabette “lider bir konuma“ yerleşmesini sağlayacak ulusal gücün içsel ve dış unsurlarını toplama, geliştirme ve kullanma yönünde bilinçli ve kararlı çabaları içermektedir.

Çin Komünist Partisi (ÇKP), siyasi, sosyal ve ekonomik moderniteye ulaşma stratejisini geniş kapsamlı bir ulusal girişim olarak tanımlamaktadır.Bu girişim, ÇHC’yi ve dolayısıyla dünyayı dönüştürecek şekilde derin ve kapsamlı bir etki yaratmayı hedeflemektedir. ÇKP, bunu “Çin ulusunun büyük yeniden canlanması“ veya “ulusal canlanma“ olarak adlandırmakta ve bu durumu, ÇHC’nin “zengin, güçlü, demokratik, kültürel olarak ileri, uyumlu ve güzel“ bir ülke haline gelmesi olarak tanımlamaktadır. ÇHC’nin stratejisi, ulusal gücün içsel ve dışsal unsurlarını güçlendirme çabalarını içermekte ve “Çin’in uluslararası etkisini, cazibesini ve olayları şekillendirme gücünü yeni bir seviyeye çıkarma“ hedefini taşımaktadır. Bu strateji, ulusal canlanmayı sağlamak için uzun vadeli bir planlama süreci içermekte olup ekonomi, siyaset, hukuk sistemi, kamu düzeni, ulusal güvenlik, diplomasi, savunma, eğitim, bilim ve teknoloji, kültür ve çevre gibi tüm yönetim ve politika alanlarında hedefler, öncelikler ve kilometre taşları belirlemektedir. “Ulusal canlanma“ veya “Çin modernleşmesi“ hedefi, ÇKP tarafından sunulan neredeyse her politikayı meşrulaştıracak kadar geniş bir kapsamda tanımlanmıştır.

ÇKP yetkilileri, ÇHC ile Tayvan’ın birleşmesini, ulusal canlanma için “doğal bir gereklilik“ olarak nitelendirmektedir.

ÇHC, ulusal gücünü artırma çabalarını, egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını savunarak ve ilerleterek sürdürmektedir. Bu nedenle, ÇHC'nin ulusal hedefleri ve devlet yönetimi, ÇKP’nin hâkimiyetindeki politik ideolojiye, yani “Çin’e Özgü Sosyalizm“in geliştirilmesine dayanır. ÇKP, bu ideolojiyi, Çin ulusunun yeniden canlanmasına giden tek yol olarak görmektedir. ÇKP liderliğindeki bu stratejinin amacı, ÇKP'nin misyonunu ve politika oluşturmasının temel taşını tanımlayan “temel çizgi“de en iyi şekilde ifade edilmektedir. ÇKP anayasasında yer alan ve 2022’deki 20. Parti Kongresi’nde son olarak güncellenen bu cümle şu şekildedir:

“Çin Komünist Partisi'nin sosyalizmin başlangıç aşamasındaki temel çizgisi, ekonomik kalkınmayı merkezi görev olarak belirleyerek, Dört Temel İlkeden ödün vermeden reform ve dışa açılmayı sürdürmek, böylece Çin’in kendi kendine yeten ve öncü bir çaba ile birleşerek zengin, güçlü, demokratik, kültürel olarak ileri, uyumlu ve güzel modern bir sosyalist ülke haline gelmesini sağlamaktır.“

2022 yılında düzenlenen 20. Parti Kongresi'nde, 2017’den bu yana gerçekleşen yeni gelişmeler, “Yeni Dönem İçin Çin’e Özgü Sosyalizm Üzerine Xi Jinping Düşüncesi“ başlığı altında ÇKP anayasasına dahil edilmiştir. Xi Jinping’in adını taşıyan bu ideolojinin ÇKP anayasasına eklenmesi, “Parti'nin tamamı ve tüm Çin halkı için Çin ulusunun büyük yeniden canlanması doğrultusunda bir eylem rehberi“ olarak övülmüştür. 2022 yılında ÇKP anayasasında yapılan değişiklikler, parti üyelerine şu sorumlulukları getirmiştir: “Xi Jinping’in Parti Merkez Komitesi ve Parti içindeki çekirdek konumunu savunma“ ve “Parti Merkez Komitesi'nin otoritesini, merkezi ve birleşik liderliğini koruma.

20. Parti Kongresi’nden bu yana, ÇKP, ÇHC’nin denizaşırı çıkarlarını güvence altına alma kapasitesini güçlendirme gerekliliğini vurgulamaya devam etmiştir. Bu bağlamda tahıl, enerji ve diğer kaynakların yanı sıra temel endüstriyel ve tedarik zincirleri üzerindeki kontrolün artırılmasına yönelik çabalar öne çıkmıştır. ÇHC, büyük ölçüde ithal petrole bağımlıdır. Son yıllarda, iklim şokları, ticaret kesintileri, belirsiz küresel pazarlar ve güvensiz ulaşım hatları nedeniyle gıda güvenliği, ÇKP tarafından en üst düzey ulusal güvenlik önceliği haline getirilmiştir. Parti Kongresi raporu, dış aktörlerin dijital sızma, sabotaj, kışkırtma ve ayrılıkçılık faaliyetlerini önleme gerekliliğini vurgulamıştır.

2023 yılı boyunca, ÇHC liderliği, COVID-19 pandemisinin ÇHC’nin diplomatik, kültürel ve ekonomik nüfuzunu yurt dışında zorladığını kabul etmiştir. ÇHC liderliği, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı sırasında ve hemen öncesinde Rusya ile diplomatik ve retorik uyumun yol açtığı küresel endişeleri yönetmek için diplomatik önlemler almıştır. Bunun yanı sıra, ÇHC’nin giderek artan iddialı ve zorlayıcı ekonomik ve askeri faaliyetleriyle ilgili endişeleri ele almaya çalışmıştır. ÇHC liderleri, küresel eğilimlerin, özellikle ABD’nin algılanan düşüşünün, uzun vadeli çıkarlarına genellikle uygun olduğuna inanmaya devam etmektedir. 2023 yılının sonunda, liderler, bu “yeni türbülans ve dönüşüm döneminin“ Çin’in kalkınması için “yeni stratejik fırsatlar“ sunduğunu değerlendirmiştir.

ÇHC liderliği, bölünmüş bir Çin'in zayıf bir Çin olduğu görüşünü benimsediği için, tam yeniden birleşme“nin—2049 yılına kadar Taiwan meselesi“nin çözülmesi ve ÇHC'nin Hong Kong üzerindeki genel yargı yetkisi“nin pekiştirilmesi—ulusal yenilenmenin temel koşullarından biri olduğunu savunmaktadır. Pekin, ÇHC'nin 2049 yılına kadar "savaşabilen ve kazanabilen" ve ülkenin egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını "kararlıca koruyan" dünya çapında bir orduya sahip olması gerektiğine inanmaktadır. Bu hedefin desteklenmesi amacıyla, Çin Halk Kongresi, 2020 Aralık ayında, PLA'nın seferberliği için hukuki gerekçeleri genişleten ÇHC Ulusal Savunma Yasası'nda değişiklikler yapmıştır; bu değişiklikler arasında ÇHC'nin gelişim çıkarları“nın savunulması da yer almaktadır. Bu dilin ÇHC yasalarına kodlanması, denizaşırı çıkarların korunması için askeri kuvvet kullanımına meşruiyet kazandırmayı amaçlamaktadır.

ÇHC liderleri, ulusal yenilenmenin, ÇHC'nin "küresel yönetişim sisteminin reformunda aktif bir rol oynamasını" gerektirdiğini iddia etmektedir, çünkü ÇHC'ye göre birçok kural ve norm, ÇHC'nin zayıf olduğu bir dönemde ve ÇHC'nin danışmanlığı ve katkısı olmadan oluşturulmuştur. Parti, mevcut uluslararası kurallara dayalı sistemin, ÇHC'nin stratejik hırslarını sınırlayan ve ÇHC'nin egemenliği, güvenliği, politik tercihler ve kalkınma çıkarlarıyla uyumsuz yönlerini görmektedir. ÇHC liderlerine göre, bu kuralların gözden geçirilmesi, ÇHC'nin kalkınmasını karşılamak için gereklidir ve CCP'nin tercih ettiği güç dağılımı dönüşümünü yansıtmalı, ÇHC'nin siyasi yönetim sistemi ve ulusal çıkarları için daha elverişli bir dış ortam oluşturmalıdır. Bu hedefi ilerletmek, Xi'nin 18. Parti Kongresi'nden bu yana on yıldan fazla bir süredir süren bir çaba olup, bu amaca kısmen destek olmak amacıyla Bir Kuşak Bir Yol İnisiyatifi (BRI) gibi birçok proje yürütülmüştür.

Çeviren: Büşra BÜYÜK

Devamı için...
 
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

Arktik, yaptırımlar, enerji güvenliği, deniz lojistiği ve büyük güç rekabetinin kesiştiği yeni bir jeopolitik laboratuvara dönüşmektedir. Bunun en açık örneklerinden biri, Çin ile Rusya arasında gelişen Arktik LNG ilişkisidir. Batı yaptırımları, Rusya’nın Arctic LNG 2 projesini finansman, teknoloji,...;

Dijitalleşmenin ivme kazandığı günümüzde savunma ve güvenlik alanları, klasik yaklaşımlardan uzaklaşıp teknoloji / dijital odaklı yeni bir yapıya evrilmektedir. Geleneksel güvenlik paradigması, artık sadece kara, deniz, hava ve uzay unsurlarını değil; siber alanı da stratejik bir harekât ortamı olar...;

Son yıllarda Arktik, sadece iklim değişikliği, eriyen deniz buzları ve yeni denizcilik rotaları bağlamında değil, aynı zamanda enerji jeopolitiği ve büyük güç rekabeti açısından da merkezi bir arena haline geldi. Bu dönüşümün en çarpıcı örneklerinden biri de Çin-Rusya Arktik enerji işbirliğidir.;

Çin’in istihbarat sistemi, Devlet Güvenlik Bakanlığı ve Halk Kurtuluş Ordusu’nun siber ve askeri istihbarat birimleri aracılığıyla ulusal güvenliği ve ekonomik çıkarları korumak misyonuyla faaliyetlerini yürütmektedir. Siber casusluk ve veri analiziyle küresel çapta etkili olan bu sistem, meritokrat...;

Çin Devlet Konseyi Enformasyon Ofisi yeni bir beyaz kitap yayımladı. "Daha Adil ve Hakkaniyetli Küresel Yönetişim: Çin'in İlkeleri, Önerileri ve Eylemleri" başlıklı belge, Şi Cinping'in 2025'te ortaya attığı Küresel Yönetişim Girişimi'ni (GGI) ayrıntılı biçimde detaylandırıyor.;

Prabowo ve ekibi, Küresel Sistemik Dönüşüm’ün önde gelen aktörleri arasında denge kurarken Endonezya’yı Yeni Soğuk Savaş entrikalarının dışında tutmayı başararak büyük bir iş çıkarıyor. ;

12. İstanbul Güvenlik Konferansı, TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü (MSGE) tarafından “İstanbul İttifakı; Çok Katmanlı Barış ve Güvenlik Vizyonu” ana teması altında küresel ölçekte katılımla 19-20 Kasım 2026 tarihinde Wish More Hotel Istanbul’da düzenlenecektir.;

Yapay zeka ajanları iki ayrı uçtan aynı anda yaygınlaşıyor. Bir yanda üst düzey yöneticilerin kendi "dijital ikizlerini" oluşturduğu kişisel ve butik kullanım, diğer yanda Meta'nın yüz milyonlarca küçük ve orta ölçekli işletmeyi (KOBİ) hedefleyen kitlesel ajan girişimi. İkisi birlikte, ajan teknoloj...;

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) bünyesinde yaptığımız bilimsel çalışmalar ile Dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri kavrama ve analiz etmeye yönelik çabalarımızın ortaya koyduğu açık bir gerçek var: Aktörleri, kuralları, vizyonu eskisinden çok farklı olan yeni bir uluslararası sistem il...

Türk insanının, Osmanlı zamanında olsun, Cumhuriyet döneminde olsun, stratejik düşünceler üretebildiği ve bunları karar organları üzerinden uygulamaya geçirebildiği tarihi bir gerçektir.Bu özellik tarihte her ülke ve her toplum için geçerli olmamıştır.