Kamu Güvenliğinde Teknoloji Dönüşümü

Makale

Kamu güvenliği, devletin egemenlik sınırları içerisinde yaşayan insanlarının kendisinin, canının, malının, eşyalarının ve mülkiyetinin zarar ve tehlikelerden uzak tutulması, vatandaşlarının hak ve özgürlüklerinin muhafaza edilmesidir (Gözler, 2008: 217-218; Boz vd., 2020: 74). Modern devlet, kamu güvenliği sağlama işlevini vatandaşlarına tanınmış ve evrensel kabul edilmiş temel hak ve özgürlükleri temelinde sağlar....

Kamu güvenliği, devletin egemenlik sınırları içerisinde yaşayan insanlarının kendisinin, canının, malının, eşyalarının ve mülkiyetinin zarar ve tehlikelerden uzak tutulması, vatandaşlarının hak ve özgürlüklerinin muhafaza edilmesidir (Gözler, 2008: 217-218; Boz vd., 2020: 74). Modern devlet, kamu güvenliği sağlama işlevini vatandaşlarına tanınmış ve evrensel kabul edilmiş temel hak ve özgürlükleri temelinde sağlar. Hâlihazırda demokratik rejimlerde kamu güvenliği, kamu düzeni işlevi içerisinde kamu huzuru ve sağlığı ile genel ahlak, kamusal estetik, insan onuru ve bireylerin kendisine karşı konulması görevleriyle birlikte anılmaktadır. Modern devlet kamu güvenliği işlevini vatandaşlarına karşı anayasa ve ilgili kanun ve yönetmeliklerle sınırları kesin olarak belirlenmiş kolluk adı verilen idari teşkilatlanmalar ile gerçekleştirmektedir (Boz vd., 2020: 56-76).

Kolluk teşkilatlanmalarının kamu güvenliği açısından şiddet kullanma tekeline sahip silahlı tek örgütlenme biçimi olduğunu söylemek gerekir. Kolluk, demokratik rejimlerde anayasaya bağlı, yürütme erkinin yetkisi ve hukuk devleti normlarına uygun şekilde görevlerini icra eder. Kolluk, esas olarak işlemleri sırasında idari ve adli görevler olarak farklılaşır. İdari kolluk işlemleri, kamu güvenliği sağlanması amacıyla suç işlenmesinin önlenmesi ve kamu düzeninin bozulmaması için önceden alınan tedbir ve faaliyetleri kapsar (Günday, 2011: 263; Gözler, 2013: 424-425). Adli kolluk ise adli makamların emrinde suç işlendikten sonra görevli olarak suçluları ve olaya ilişkin delilleri araştırmakla görevlidir (Giritli vd., 2013: 814; Odyakmaz, 2015: 319).

Günümüzde; kolluk, anayasanın ve kanunların kendisine verdiği yetki çerçevesinde günümüzde modern devletlerin maruz kaldığı terörizmden etnik ve dini çatışmalara organize suçlardan bireysel ve siber suçlara kadar yeni tehdit alanlarında suç ve suçla mücadele etmektedir (Ak, 2019: 24). Kolluk, söz konusu görevlerini başarıyla yerine getirmek maksadıyla devletin imkânları ölçüsünde yıllar içerisinde artan bilimsel ve teknolojik imkânlardan da istifade etmektedir (Seyhan & Eryılmaz, 2004: 5; Jabeen, S. (2023). Günümüzde çeşitlenen suçlar ve karmaşıklaşan güvenlik ortamının sağladığı olumsuz etkiler, kolluğun faydalanacağı teknolojik imkânların da her birinin suçlara özel farklılıklar göstermesini gerektirmiştir (Roufa, 2018).

Kamu güvenliğinde teknoloji dönüşümü, konusu, kendi içerisinde çok ayrıntılı, öngörüye açık ve yapılabilecek birçok tespite dair bir konu olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışmada, kamu güvenliğinde teknolojini dönüşümü nasıl gerçekleşir? temel araştırma sorusuna cevap bulunması hedeflenmiştir. Temel araştırma sorusuna ulaşmak maksadıyla;

-Kolluk görev ve işlemleri ile teknoloji arasında nasıl bir ilişki kurulmalıdır?

-Bir kamu güvenliği kurumu olarak kolluğun teknoloji kullanma yeteneği hangi şartlara bağlıdır?

-Kolluk açısından kamu güvenliği ve teknoloji arasında dönüşümün aşamaları nelerdir? şeklinde alt araştırma soruları belirlenmiştir. Bu alt araştırma sorularına verilecek cevaplarla kamu güvenliği açısından gelecekte faydalanılacak teknolojilerin dönüşümü ve nereye doğru yöneleceği hususunda bir değerlendirmeye ulaşılacaktır.

Çalışma nitel araştırma temelinde tasarlanmış, doküman incelemesi ve betimsel içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın amaçları doğrultusunda yerli ve yabancı literatür incelenmiş, kamu güvenliğinde teknoloji kullanımı yaklaşımları betimsel analizle yorumlanmıştır.

Günümüzün çağdaş toplum değerlendirmelerine bakıldığında, kamu güvenliği anlayışı, özellikle geçmiş iki yüz elli yıllık süre zarfında, ulus devletin ortaya çıkışı, devlet ve vatandaş ilişkisinin anayasa ile teminat altına alınmış olduğu, devlet açısından vatandaşın güvenliğinin kamuya bir hizmet olarak anlaşıldığı bir süreç olarak yaşanmıştır. Bu hizmetin her zaman nasıl daha iyi yapılacağı sorusu ise çoğunlukla teknolojik dönüşüm meselesiyle de birlikte anılmıştır.

Son yıllarda kolluk açısından kamu güvenliğinin sağlanmasında herhangi bir teknolojik gelişmeden bahsedildiğinde ortaya çıkan teknolojik ürünün veya hizmetin oluşturulurken hangi kitlenin kullanımına sunulduğu hususu öne çıkmıştır. Bu bağlamda kolluğun kullandığı teknolojilerin “vatandaş odaklı olması“, “sahada çalışan personele odaklı olması“ ya da güvenliği idare eden “yöneticiye odaklı teknolojiler“ olması şeklinde bir ayrıma gidildiği görülmektedir (Arık & Seferoğlu, 2021: 341). Bu ayrımın gerçekleştirilirken söz konusu teknoloji ve hizmetinin, kolluğun tüm personeline kadar ulaşabilir ve kullanılabilir olması, suçların işlenmemesi için caydırıcı etki oluşturabilmesi, teknolojik imkânların vatandaşların kişisel hak ve mahremiyetlerine ihlal etmemesine dikkat edilmesi istenir (Ak, 2019: 24).

1.Kamu Güvenliğinde Hedef Kitleye Uygun Teknoloji Üretimi

Kolluğun kullandığı teknolojilerin kolluk işlem ve faaliyet alanlarına uygun şekilde oluşturulması maksadıyla, kamu güvenliği işlevinin her aşamasında görev alan personel ile muhatap alınan vatandaşların dikkate alınması önemlidir (Rose ve Lacher, 2016; s. 6). Bu süreç, tespit edilen teknolojilerin gösterilen hedef kitle bakımından çalışan saha personelinden amirlere ve vatandaşlara kadar çeşitlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bu bağlamda hedef kitle açısından, kolluğun kullandığı teknolojilerin vatandaş odaklı, saha personeli odaklı ve yönetici odaklı teknolojiler şeklinde üç kategoriye ayrılabileceği ifade edilebilir. Bunlar sırasıyla şu şekilde açıklanabilir (Arık & Seferoğlu, 2021: 341-342);

-Vatandaş odaklı teknolojiler, vatandaşların kullanılması için öngörülen teknolojilerdir. Günümüzde vatandaşların kullanmış olduğu veya faydalandığı, genellikle güvenlik kurumlarından izin, yetki alma, başvuru ve ihbar yapmak maksadıyla olan uygulama ya da yazılımları bu bağlamda örnek gösterilebilir. Acil durumlarda vatandaşların yapmış olduğu bildirimler, şikâyet vb. çağrılarının alınması, kaydedilmesi ve kolluk birimlerine yönlendirilmesi için kullanılan 112- İçişleri Bakanlığı Acil Çağrı Merkezi işlemleri ya da KADES uygulaması bu türden ürünlerdir.

-Saha personeli odaklı teknolojiler, kamu güvenliği amacıyla kolluk personeli tarafından kullanılan teknolojilerdir. Hava-yer-deniz araç platformları, silah, araç ve gereçler, telli/telsiz iletişim ve ses sistemleri, kimlik tespiti (suç ve suçlu sorgulama, parmak izi sorgulama, olay yeri inceleme, coğrafi bilgi sistemleri, vb.) belge ve mesaj gönderim cihazları, adli ve kriminal soruşturma araçları ve donanımları, araç ve plaka sorgulama-takip sistem uygulamaları gibi teknolojiler kolluk personelinin sahada görevlerini icra ederken kullandığı bu tür teknolojilere örneklerdir.

-Yönetici odaklı teknolojiler ise, saha personelinin faaliyetlerini yönetmek, karar desteği sağlamak, analiz yapmak ve planlamak için kullanılan teknolojilerdir. Örneğin, komuta kontrol sistemleri ile bunların araç ve taşıtları, karar vericiye destek olan suç analiz yazılımları, amirin veya üst yöneticinin kararına temel dayanak olarak teşkil edecek ve raporlama sunan modüller, evrak yönetimi ve takibi, devriye yönetimi yapmaya yarayan yazılımlar yönetici odaklı teknolojilerdir.

Kamu güvenliğinde vatandaş-saha personel-yönetici odaklı teknolojilere duyulan ihtiyaçların temelinde; günümüzde, artan nüfus, toplum genelinin sınıfsal ve statü açısından çeşitliliğinin fazlalığı, modern yaşamda basit suçların daha karmaşık ve organize suçlara doğru eğilimlerinin yaşanması, suç işleme teknik ve davranışlarındaki değişimler bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle 2000’li yılların başından itibaren küreselleşmenin ve refah artışının da etkisiyle, ülke içerisinde, makro düzeyde güvenlik değerlendirmeleri ile ülkelerin ulusal güvenlikleriyle ilişkili sayılabilecek iç güvenlik ve kamu güvenliği arasındaki etkileşimin önemi artmıştır.

Kamu güvenliği bağlamında aynı ya da farklı ülkelerde kolluk teşkilatlarının teknoloji kullanma yetenekleri değişiklik gösterebilmektedir. Bu farklılıklar, genel olarak kolluk teşkilatlarının idari anlamda yönetsel kapasitesi ile iş yaparken icra ettikleri faaliyetlerde gösterdikleri performans ve verimliliklerine göre değişmektedir.

2. Kolluk Teşkilatlarının Teknoloji Kullanma Yeteneği

Geçmişten günümüze modern devletlerde kamu güvenliği hizmetinin gerçekleştirilmesinde iki hususun ön plana çıktığı görülmektedir. Bunlardan ilki, kamu güvenliğini sağlayacak devlet kurumlarının yönetsel kapasitesi, diğeri ise bu kurumların fonksiyon alanındaki faaliyetleri ve performanslarıdır. Kolluk teşkilatlarının uygun teknolojiyi, gerekli yer ve zamanda kullanabilmesi hem yönetim kapasitesini artırabilmesi hem de iş yapma biçiminde performansını artırmasıyla mümkün olacaktır.

Yönetsel kapasite, kurum yönetiminin uygun yönlendirilme ve karar süreçleriyle ilgilidir. Yönetsel kapasitenin içerisine kurumun sahip olduğu insan, bilgi, mali kapasitesi yanında uygun teknolojiye sahip olma ve kullanma yeteneğini de eklemek gerekir. Kolluk teşkilatları gibi birimlerin, kurumun iç koşulları ve çevresel şartlardaki değişimleri doğru tespit ederek uygun yetenekleri göstermesi gerekir (Kocağlu, 2019: 118-124).

Diğer bir hususta kurumların performans gösterme düzeyleridir. Performans, hedeflere ulaşılması için çıktıların ve kullanılan kaynakların kullanımının amaca odaklı şekilde verimli olmasıdır (Şahin & Kasap, 2021: 83). Bu açıdan kolluk faaliyetlerinin her birinde, uygun teknolojilerinin kullanımının vazifenin yerine getirilmesindeki yararının gözetilmesi ve verimlilik sağlaması gerektiği bilinmelidir (Stephanie, 2013: 2).
Kolluğun kullandığı teknolojilerin geçmişten günümüze tarihsel seyrini açıklarken kamu güvenliği ve teknoloji arasında dönüşümün nasıl gerçekleştiği hususuna cevap vermek gerekecektir. Kamu güvenliğinde teknoloji kullanım evrelerini; kamu güvenliği işlevini kolaylaştıran teknolojiler, kamu güvenliğinde asimetrik avantaj sağlayan teknolojiler ve kamu güvenliğini sağlamada yıkıcı teknolojiler temelinde açıklamak önemlidir.

3.Kamu Güvenliğinde Teknoloji Kullanımına Bakış

1829 yılında Kamu Güvenliğinde Teknoloji Kullanımına Bakışsuçla mücadele yanında, önleyici kolluk yaklaşımının da ortaya koyulduğu ve çağdaş öncülleri arasında, ilk polis örgütü olarak kabul edilen Londra Metropolitan Polis Teşkilatı’nın kuruluşundan itibaren suçla mücadelede teknolojik dönüşümünü geçmişten geleceğe doğru üç evrede açıklamak doğru olacaktır. Bu aşamalar arasındaki temel farklara bakıldığında; ilkinin kolluk kuvvetlerinin işlerini kolaylaştıran ve verimliliğine katkı sağlayan temel teknolojiler olarak görüldüğü, ikincisinin kolluğun iş yapma biçiminde asimetrik avantaj sağlayan teknolojiler olduğu, üçüncüsünün ise güvenlik kurumlarının örgütlenme, hiyerarşi ve kültüründe köklü değişiklikler meydana getirecek teknolojiler olduğu ifade edilebilir

3.1.Kamu Güvenliği İşlevini Kolaylaştıran Teknolojiler

Suçun önlenmesi ve suçluların yakalanması için kolluğun performans kapasitesini artıran teknolojidir. Bu dönem, kolluğun faaliyetlerinde dikkate değer ilk önemli değişiklikler arasında sayılan telefonun, telsizin ve otomobilin kullanılmasıyla birlikte başlayan bir süreçtir. Yirminci yüzyılın başlarında motorize önleyici devriye ile telsiz ve telefon aracılığıyla gelen çağrılara hızla müdahale edebilme önemli bir imkân sağlamıştır. Bugün bile aynı yöntem ve teknikler kullanılmaktadır. Günümüzde bu teknolojiler, bilişim sistemleri, önleyici kamera gözetim sistemleri, adli bilim cihazları, araçların koruyucu zırh teknolojiler olarak artırılabilir.
(Academia)

Devamı için lütfen tıklayınız.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

NATO zirveleri genellikle savunma harcamaları, askeri yetenekler ve Rusya'ya karşı caydırıcılık üzerine yapılan tartışmalarla domine edilir. Ancak İttifak'ın resmi belgelerinde daha sessiz bir dönüşüm yaşanıyor. ;

Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor. ;

Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor. ;

Dijitalleşmenin ivme kazandığı günümüzde savunma ve güvenlik alanları, klasik yaklaşımlardan uzaklaşıp teknoloji / dijital odaklı yeni bir yapıya evrilmektedir. Geleneksel güvenlik paradigması, artık sadece kara, deniz, hava ve uzay unsurlarını değil; siber alanı da stratejik bir harekât ortamı olar...;

Modern iktisat teorisi, piyasa yapılarını ve endüstriyel organizasyon biçimlerini analiz ederken uzunca bir süre neoklasik paradigmanın mekanik ve indirgemeci kabullerinin gölgesinde kalmıştır. Bu ana akım yaklaşım, piyasada ölçek ekonomilerine (economies of scale) ve operasyonel başarıya ulaşmanın ...;

Her uluslararası aktörün öncelikle güvenlik ihtiyacı olduğu ve bunu sağlamak adına politikalar üretmesi gerektiği ve güvenlik kavramı tam olarak ortaya konulmadan uluslararası alanda gerçekleşen olayların açıklamasını yapmanın zor olduğu bilinen bir gerçektir.;

Çin’in istihbarat sistemi, Devlet Güvenlik Bakanlığı ve Halk Kurtuluş Ordusu’nun siber ve askeri istihbarat birimleri aracılığıyla ulusal güvenliği ve ekonomik çıkarları korumak misyonuyla faaliyetlerini yürütmektedir. Siber casusluk ve veri analiziyle küresel çapta etkili olan bu sistem, meritokrat...;

20 Şubat 2026'da, Yeni Delhi'de düzenlediği kendi Yapay Zekâ Etki Zirvesi'nin (AI Impact Summit) kenarında, Hindistan Pax Silica Bildirgesi'ni imzaladı. Bu jest sessizce dikkat çekiciydi. Yirminci yüzyıla bağlantısızlık doktrinini armağan eden ülke, yegâne amacı eşit mesafeyi imkânsız kılmak olan yi...;

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) bünyesinde yaptığımız bilimsel çalışmalar ile Dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri kavrama ve analiz etmeye yönelik çabalarımızın ortaya koyduğu açık bir gerçek var: Aktörleri, kuralları, vizyonu eskisinden çok farklı olan yeni bir uluslararası sistem il...

Başta ülkemizde bulunan on Afrika büyükelçiliğinin değerli temsilcileri, yine Başbakanlığımız başta olmak üzere, Dışişleri Bakanlığımızın ve periyodik olarak bu toplantılara katılan bütün kamu kurumları ve diğer kurumların kıymetli temsilcileri teşrifinizden ötürü hepinize teşekkür ediyor ve hoş gel...

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir. Değişimin çok hızlı ve ola...

Dünyadaki ve kültür coğrafyamızdaki ( Balkanlar, Kafkaslar, Orta Asya, Ortadoğu ve Afrika ) iktisadi, siyasi ve sosyo-kültürel gelişmeler ve değişimler baş döndürücü bir hızla yaşanmaktadır.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.