Kolluk teşkilatlanmalarının kamu güvenliği açısından şiddet kullanma tekeline sahip silahlı tek örgütlenme biçimi olduğunu söylemek gerekir. Kolluk, demokratik rejimlerde anayasaya bağlı, yürütme erkinin yetkisi ve hukuk devleti normlarına uygun şekilde görevlerini icra eder. Kolluk, esas olarak işlemleri sırasında idari ve adli görevler olarak farklılaşır. İdari kolluk işlemleri, kamu güvenliği sağlanması amacıyla suç işlenmesinin önlenmesi ve kamu düzeninin bozulmaması için önceden alınan tedbir ve faaliyetleri kapsar (Günday, 2011: 263; Gözler, 2013: 424-425). Adli kolluk ise adli makamların emrinde suç işlendikten sonra görevli olarak suçluları ve olaya ilişkin delilleri araştırmakla görevlidir (Giritli vd., 2013: 814; Odyakmaz, 2015: 319).
Günümüzde; kolluk, anayasanın ve kanunların kendisine verdiği yetki çerçevesinde günümüzde modern devletlerin maruz kaldığı terörizmden etnik ve dini çatışmalara organize suçlardan bireysel ve siber suçlara kadar yeni tehdit alanlarında suç ve suçla mücadele etmektedir (Ak, 2019: 24). Kolluk, söz konusu görevlerini başarıyla yerine getirmek maksadıyla devletin imkânları ölçüsünde yıllar içerisinde artan bilimsel ve teknolojik imkânlardan da istifade etmektedir (Seyhan & Eryılmaz, 2004: 5; Jabeen, S. (2023). Günümüzde çeşitlenen suçlar ve karmaşıklaşan güvenlik ortamının sağladığı olumsuz etkiler, kolluğun faydalanacağı teknolojik imkânların da her birinin suçlara özel farklılıklar göstermesini gerektirmiştir (Roufa, 2018).
Kamu güvenliğinde teknoloji dönüşümü, konusu, kendi içerisinde çok ayrıntılı, öngörüye açık ve yapılabilecek birçok tespite dair bir konu olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışmada, kamu güvenliğinde teknolojini dönüşümü nasıl gerçekleşir? temel araştırma sorusuna cevap bulunması hedeflenmiştir. Temel araştırma sorusuna ulaşmak maksadıyla;
-Kolluk görev ve işlemleri ile teknoloji arasında nasıl bir ilişki kurulmalıdır?
-Bir kamu güvenliği kurumu olarak kolluğun teknoloji kullanma yeteneği hangi şartlara bağlıdır?
-Kolluk açısından kamu güvenliği ve teknoloji arasında dönüşümün aşamaları nelerdir? şeklinde alt araştırma soruları belirlenmiştir. Bu alt araştırma sorularına verilecek cevaplarla kamu güvenliği açısından gelecekte faydalanılacak teknolojilerin dönüşümü ve nereye doğru yöneleceği hususunda bir değerlendirmeye ulaşılacaktır.
Çalışma nitel araştırma temelinde tasarlanmış, doküman incelemesi ve betimsel içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın amaçları doğrultusunda yerli ve yabancı literatür incelenmiş, kamu güvenliğinde teknoloji kullanımı yaklaşımları betimsel analizle yorumlanmıştır.
Günümüzün çağdaş toplum değerlendirmelerine bakıldığında, kamu güvenliği anlayışı, özellikle geçmiş iki yüz elli yıllık süre zarfında, ulus devletin ortaya çıkışı, devlet ve vatandaş ilişkisinin anayasa ile teminat altına alınmış olduğu, devlet açısından vatandaşın güvenliğinin kamuya bir hizmet olarak anlaşıldığı bir süreç olarak yaşanmıştır. Bu hizmetin her zaman nasıl daha iyi yapılacağı sorusu ise çoğunlukla teknolojik dönüşüm meselesiyle de birlikte anılmıştır.
Son yıllarda kolluk açısından kamu güvenliğinin sağlanmasında herhangi bir teknolojik gelişmeden bahsedildiğinde ortaya çıkan teknolojik ürünün veya hizmetin oluşturulurken hangi kitlenin kullanımına sunulduğu hususu öne çıkmıştır. Bu bağlamda kolluğun kullandığı teknolojilerin “vatandaş odaklı olması“, “sahada çalışan personele odaklı olması“ ya da güvenliği idare eden “yöneticiye odaklı teknolojiler“ olması şeklinde bir ayrıma gidildiği görülmektedir (Arık & Seferoğlu, 2021: 341). Bu ayrımın gerçekleştirilirken söz konusu teknoloji ve hizmetinin, kolluğun tüm personeline kadar ulaşabilir ve kullanılabilir olması, suçların işlenmemesi için caydırıcı etki oluşturabilmesi, teknolojik imkânların vatandaşların kişisel hak ve mahremiyetlerine ihlal etmemesine dikkat edilmesi istenir (Ak, 2019: 24).
1.Kamu Güvenliğinde Hedef Kitleye Uygun Teknoloji Üretimi
-Vatandaş odaklı teknolojiler, vatandaşların kullanılması için öngörülen teknolojilerdir. Günümüzde vatandaşların kullanmış olduğu veya faydalandığı, genellikle güvenlik kurumlarından izin, yetki alma, başvuru ve ihbar yapmak maksadıyla olan uygulama ya da yazılımları bu bağlamda örnek gösterilebilir. Acil durumlarda vatandaşların yapmış olduğu bildirimler, şikâyet vb. çağrılarının alınması, kaydedilmesi ve kolluk birimlerine yönlendirilmesi için kullanılan 112- İçişleri Bakanlığı Acil Çağrı Merkezi işlemleri ya da KADES uygulaması bu türden ürünlerdir.
-Saha personeli odaklı teknolojiler, kamu güvenliği amacıyla kolluk personeli tarafından kullanılan teknolojilerdir. Hava-yer-deniz araç platformları, silah, araç ve gereçler, telli/telsiz iletişim ve ses sistemleri, kimlik tespiti (suç ve suçlu sorgulama, parmak izi sorgulama, olay yeri inceleme, coğrafi bilgi sistemleri, vb.) belge ve mesaj gönderim cihazları, adli ve kriminal soruşturma araçları ve donanımları, araç ve plaka sorgulama-takip sistem uygulamaları gibi teknolojiler kolluk personelinin sahada görevlerini icra ederken kullandığı bu tür teknolojilere örneklerdir.
-Yönetici odaklı teknolojiler ise, saha personelinin faaliyetlerini yönetmek, karar desteği sağlamak, analiz yapmak ve planlamak için kullanılan teknolojilerdir. Örneğin, komuta kontrol sistemleri ile bunların araç ve taşıtları, karar vericiye destek olan suç analiz yazılımları, amirin veya üst yöneticinin kararına temel dayanak olarak teşkil edecek ve raporlama sunan modüller, evrak yönetimi ve takibi, devriye yönetimi yapmaya yarayan yazılımlar yönetici odaklı teknolojilerdir.
Kamu güvenliğinde vatandaş-saha personel-yönetici odaklı teknolojilere duyulan ihtiyaçların temelinde; günümüzde, artan nüfus, toplum genelinin sınıfsal ve statü açısından çeşitliliğinin fazlalığı, modern yaşamda basit suçların daha karmaşık ve organize suçlara doğru eğilimlerinin yaşanması, suç işleme teknik ve davranışlarındaki değişimler bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle 2000’li yılların başından itibaren küreselleşmenin ve refah artışının da etkisiyle, ülke içerisinde, makro düzeyde güvenlik değerlendirmeleri ile ülkelerin ulusal güvenlikleriyle ilişkili sayılabilecek iç güvenlik ve kamu güvenliği arasındaki etkileşimin önemi artmıştır.
Kamu güvenliği bağlamında aynı ya da farklı ülkelerde kolluk teşkilatlarının teknoloji kullanma yetenekleri değişiklik gösterebilmektedir. Bu farklılıklar, genel olarak kolluk teşkilatlarının idari anlamda yönetsel kapasitesi ile iş yaparken icra ettikleri faaliyetlerde gösterdikleri performans ve verimliliklerine göre değişmektedir.
2. Kolluk Teşkilatlarının Teknoloji Kullanma Yeteneği
Yönetsel kapasite, kurum yönetiminin uygun yönlendirilme ve karar süreçleriyle ilgilidir. Yönetsel kapasitenin içerisine kurumun sahip olduğu insan, bilgi, mali kapasitesi yanında uygun teknolojiye sahip olma ve kullanma yeteneğini de eklemek gerekir. Kolluk teşkilatları gibi birimlerin, kurumun iç koşulları ve çevresel şartlardaki değişimleri doğru tespit ederek uygun yetenekleri göstermesi gerekir (Kocağlu, 2019: 118-124).
Diğer bir hususta kurumların performans gösterme düzeyleridir. Performans, hedeflere ulaşılması için çıktıların ve kullanılan kaynakların kullanımının amaca odaklı şekilde verimli olmasıdır (Şahin & Kasap, 2021: 83). Bu açıdan kolluk faaliyetlerinin her birinde, uygun teknolojilerinin kullanımının vazifenin yerine getirilmesindeki yararının gözetilmesi ve verimlilik sağlaması gerektiği bilinmelidir (Stephanie, 2013: 2).
3.Kamu Güvenliğinde Teknoloji Kullanımına Bakış
3.1.Kamu Güvenliği İşlevini Kolaylaştıran Teknolojiler
Devamı için lütfen tıklayınız.