Çok Uluslu Şirketler ve Türkiye Örneği

Makale

Son yıllarda teknolojideki ilerlemeler ve uluslararası serbestleşme faaliyetleri, üretim, tüketim ve finans alanlarında küreselleşmiş bir ekonominin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu küreselleşme sürecinin önde gelen aktörlerinden olan çok uluslu şirketler, birden çok ülkede faaliyet göstermektedir. Küreselleşmenin dünya genelinde yaygınlaşmasıyla birlikte, ülke sınırları mekânsal olarak daha az önemli hale gelmiş ve ticaret engelleri azalmıştır. ...

Son yıllarda teknolojideki ilerlemeler ve uluslararası serbestleşme faaliyetleri, üretim, tüketim ve finans alanlarında küreselleşmiş bir ekonominin ortaya çıkmasına neden olmuştur (Koçtürk ve Eker, 2012, s.35). Bu küreselleşme sürecinin önde gelen aktörlerinden olan çok uluslu şirketler, birden çok ülkede faaliyet göstermektedir.

Küreselleşmenin dünya genelinde yaygınlaşmasıyla birlikte, ülke sınırları mekânsal olarak daha az önemli hale gelmiş ve ticaret engelleri azalmıştır, bu da çok uluslu şirket sayısının artmasına katkı sağlamıştır.

Çoğunlukla Kuzey Amerika, Çin, Avrupa ve Japonya merkezli olan bu şirketler, gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere kaynak transferi yapmaktadırlar. Kaynaklara sahip olmadıkları durumlarda ise yerel şirketlerle ortaklık kurarak faaliyetlerine devam etmektedirler (Koçtürk ve Eker, 2012, s.35).

Bu çalışma iki ana bölümden oluşmaktadır. Teorik çerçeve bölümünde, küreselleşme kavramı ile çok uluslu şirketlerin tanımı, gelişimi, özellikleri, amaçları, türleri ve sahip oldukları riskler ele alınmıştır. Metodoloji bölümünde ise küresel çapta faaliyet gösteren çok uluslu Türk şirketlerinin 2022 yılı performansları, içerik analizi yöntemiyle detaylı bir şekilde incelenmiştir.

1. Araştırmanın Teorik Çerçevesi

1.1. Küreselleşme Kavramı


Küreselleşme, son yıllarda hem diplomasi alanında hem de akademi dünyasında en yaygın kullanılan kavramlardan biridir. Ancak, küreselleşmenin genel kabul görmüş bir tanımı bulunmamaktadır. Literatürde küreselleşme, uluslararasılaşma, evrenselleşme, modernizasyon, karşılıklı bağımlılık, globalleşme gibi kavramlarla eş anlamlı olarak kullanılmaktadır (Bayar, 2008).

Küreselleşme, yer kürede malların, hizmetlerin, yatırımların, piyasaların, üretim faktörlerinin, teknolojik gelişmelerin, eğitimin, sağlığın, hukukun, kültürün, siyasal ve çevresel faktörler gibi ortak değerlerin bölge ya da ulusal sınırları aşarak uluslararasılaşması olarak tanımlanabilir (Çeken, 2003).

Küreselleşme, dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan insanlar, toplumlar ve ülkeler arasındaki iletişim ve etkileşimin giderek arttığı "karşılıklı bağımlılık" kavramı çerçevesinde bir fenomendir (Bayar, 2008).

Yukarıdaki tanımlardan anlaşıldığı üzere, küreselleşme siyasal, ekonomik, kültürel, çevresel, demografik ve teknolojik gibi geniş bir yelpazeye sahiptir. Mekânsal sınırların önemini kaybetmesiyle birlikte dünya, küçük bir köy haline gelmiştir.

“Küresel“ kavramı, ilk defa 1960 yılında McLuhan’ın “Komünikasyonda Patlamalar“ isimli kitabında, bu süreç için “Global Köy“ ifadesini kullanması ile literatüre girmiştir (Tutar, 2000).

Küreselleşme, aslında yeni bir olgu değildir; tarihsel bir süreç içinde üç aşamadan geçerek günümüzdeki halini almıştır. Birinci küreselleşme dönemi, 1490 tarihinde merkantilizmin etkisiyle ortaya çıkmış ve sömürgecilikle sonuçlanmıştır. İkinci küreselleşme, sanayileşme ile başlamış ve sömürgecilik daha sonra emperyalizme dönüşmüştür.

Üçüncü dönem ise 1970 yılında çok uluslu şirketlerin ortaya çıkması, 1980’li yıllarda iletişim reformunun yaşanması ve son olarak SSCB'nin 1990 yılında parçalanmasıyla birlikte Amerika ve batının rakipsiz kalmasıyla gerçekleşmiştir. Günümüzdeki küreselleşme süreci ise teknolojinin hızlı bir şekilde ilerlemesiyle bağlantılıdır (TASAM, 2006).

1.2.Çok Uluslu Şirketlere Genel Bir Bakış

1.2.1. Çok Uluslu Şirket Kavramı


Yerel şirketler, faaliyet gösterdikleri işletmelerin bulunduğu ülke sınırları içerisinde faaliyet gösteren işletmelerdir. Uluslararası şirketler, ana merkezleri ait olduğu ülkede bulunan ancak birçok ülke ile ticaret yapan işletmelerdir. Çok uluslu şirketler ise birden çok yabancı ülkede düzenli ve sürekli faaliyet gösteren, bulundukları ülkelerde satışların büyük bir kısmını gerçekleştiren işletmeler olarak tanımlanabilir. İşletmelerin ekonomik gücüne, faaliyet gösterdikleri ülke sayısına ve yönetim stratejilerine göre farklı gruplara ayrıldıkları için çok uluslu şirketlerin tanımları farklılık göstermektedir (Oran, 2020)

Küresel ekonominin önemli aktörlerinden olan çok uluslu şirketler, en basit tanımıyla birden fazla ülkede üretim yapan ve hizmet sunan işletmelerdir. Oligopolcu bir yapıya meyilli olan çok uluslu şirketler, en az iki ülkede üretim yapar ve satış faaliyetlerini yürütürler; ayrıca şirketin yönetimi ve mülkiyeti birden fazla devletin vatandaşına ait olabilir (Gilpin, 1987).

Çok uluslu şirketler, en az iki ülkede faaliyet gösteren, aynı yönetim adı altında bulunan ve yöneticileri farklı uluslardan olan işletmelerdir (Tümer, 1998, s.34).

Farklı tanımlardan çıkan ortak nokta, çok uluslu şirketlerin dünya ekonomisi üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğudur. Bu şirketler, küresel ticareti canlandırarak, yerel ekonomilere yatırım yaparak ve teknoloji transferi sağlayarak küreselleşme sürecini hızlandırmaktadır.

Makalenin devamı için tıklayınız.
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2857 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1155
TASAM Avrupa 23 662
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 307
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Beyaz Saray Ekonomik Danışmanlar Konseyi tarafından "Yapay Zeka ve Büyük Ayrışma" başlıklı bir rapor yayınlandı. Rapora göre yapay zeka; 21. yüzyılın yeni Sanayi Devrimi ve “İkinci Büyük Ayrışma"nın tetikleyicisi olabilir. Bahse konu rapora yakından bakalım.;

2026’nın Şubat ayındayız ve 2022’den bu yana artık Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş başlayalı 4 yıl oldu. Avrupa’nın savaş gölgesinde geçirdiği bir dönemin sona ermek üzere olduğunu yazmak isterdim, lakin ortada kırılgan ve cılız müzakere süreci söz konusu. Henüz kamuoyuna açıklanmış hiçbir barış ...;

Asya-Pasifik bölgesi, son on yılda su ve sanitasyon alanında kayda değer ilerleme kaydetti. Yüz milyonlarca insan artık temiz ve güvenilir suya ve sanitasyona erişebiliyor; bu da bölge genelinde kamu sağlığını, verimliliği ve insan onurunu iyileştiriyor.;

“Fransız askeri lideri Ferdinand Foch, "Mevcut gidişata bakılırsa, bir sonraki dünya savaşının kaçınılmaz olduğu konusunda sizi ciddi bir şekilde uyarıyorum," diye ilan etti. Yıl 1921'di ve I. Dünya Savaşı sırasında Müttefik ordularının başkomutanı olan Foch, New York'tan yaptığı bir konuşmada alarm...;

Elli altıncı Dünya Ekonomik Forumu 19-23 Ocak arasında “Bir Diyalog Ruhu"(A Spirit of Dialogue) temasıyla, yine İsviçre’nin 1560 rakımlı karlı tepesi Davos’ta toplandı. Ama uzlaşma ve barış ruhu geçen yıla göre bir hayli irtifa kaybetmişti. Buna rağmen katılımcılar yumuşak üslupla konuşup, kararlı ...;

Dünya tarihinin çok önemli geçiş dönemlerinden birindeyiz. Bu geçiş dönemi büyük bir dünya savaşının ardından muhtemelen 2045’lerde tamamlanacak ve nihayetinde yeni bir dünya düzeni ile birlikte, yeni bir insan modeli ve toplumsal hayata başlayacağız. Bu tür geçiş dönemlerinin katalizörü ülkeleri...;

Tarife şoklarına, tedarik zinciri parçalanmasına ve jeopolitik belirsizliğe rağmen Hindistan, 2026'ya Küresel Güney'in "sürükleyici ve başlıca ekonomilerinden" biri olarak giriyor— istikrarlı büyüme tahminlerini elektronikte genişleyen bir sanayi tabanı, daha fazla inovasyona odaklanan bir doğr...;

Yüzyıllar boyunca, dünyanın ekonomilerinin çoğu benzer şekilde yavaş bir hızda büyüdü. Ancak, Sanayi Devrimi ile birlikte bir "Büyük Ayrışma" yaşandı ve sanayileşen ülkeler, dünyanın geri kalanına kıyasla büyüme hızlarını artırdılar. Yapay zekâ (YZ), genellikle Sanayi Devrimi ile karşılaştırılan, po...;

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

5. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

7. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

9. İstanbul Güvenlik Konferansı (2023)

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir. Değişimin çok hızlı ve ola...

“III. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi“ 4 - 6 Aralık 2007 tarihleri arasında İstanbul'da Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi - TASAM'ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. III. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi'ne, Afrika Birliği'ne üye ülkelerden Afrika Birliği nezdinde kıta hakkındaki çalı...

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.