Geçmişten günümüze kadar, farklı medeniyetlerin yaşama biçimleri, kültürleri, gelenek, görenekleri ve inanışları sanata yansımıştır. İnsanoğlu var olduğundan beri, sanat, insanın kendini ifade edebilmesinde önemli rol oynamıştır. Farklı medeniyetlerin kültür ve inanışından önemli izler yansıtan kültür öğelerden biri de, bahçeler. Tarih boyunca, farklı medeniyetlerde bahçeler, insanların yaşantısında büyük öneme sahip olmuştur. Asırlar boyu bahçeler, insanların yaşadıkları sıkıntılardan kaçıp, doğayla iç içe olabildikleri sığınaklar olmuş. İlk bahçeler, din ve mitolojinin etkisiyle ortaya çıkmıştır. Farklı medeniyetlerde yaşayan krallar, kraliçeler, aristokratlar ve önemli kişiler adına çeşitli bahçeler yapılmıştır. Bahçe sanatı daha sonra, toplum ve insana yönelik olarak gelişim gösterdi. İnsanların, göçebe hayattan yerleşik hayata geçmeleriyle, ilk bahçe örneklerini görürüz. Tarihte bilinen ilk bahçe örneklerini, Mezopotamya, Mısır, İran, Eski Yunan ve Eski Roma'da görürüz.
Babil'in Asma Bahçeleri
Mezopotamya'da Babil, Sümer ve Asur gibi önemli uygarlıklar yaşamıştır. Mimari yönden önem taşıyan kavimler, Asur ve Babil kavimleridir. Babil kavimi, bahçe sanatında ilk çağın en güzel örneklerini vermiştir. Günümüzde Dünya'nın yedi harikasından biri olarak bilinen Babil'in Asma Bahçeleri, Mezopotamya Bahçe Sanatı'nın en güzel örneklerinden biri. Babil Kralı II. Nebukadnezar, vatan hasreti çeken İranlı eşini mutlu edebilmek için, Babil'in Asma Bahçeleri'ni yaptırmış. Kral'ın eşi Amytis'in geldiği ülke, yeşil ve dağlıktı. Mezopotamya'nın sıcak ortamı, kraliçeyi mutsuz etmiş. Kral, eşi için, eşinin ülkesine benzer bir bahçe yaptırmış. Babil'de Kraliyet Sarayı'nda yapılan bu bahçeler, bir dizi teras üzerine kurulmuş çatı bahçeleridir (Şişman ve Gültürk, 2015). Bahçeler, kemerli duvarlar üzerinde yükselen teraslardan oluşmuştur. Formal bir plan özelliği bulunan teras bahçelerinde, serin köşeler bulunuyordu. Bu bahçelerde, meyve ağaçları, palmiye, akasya, kavak, servi gibi bitkiler yetiştirildi. Ayrıca meyve ağaçları ve zeytin ağaçları da vardı. Bu şehrin içindeki asma bahçelerin kalıntıları, 20. yüzyılda yapılan kazılarla ortaya çıkmıştır (Aklıbaşında, Atabeyoğlu ve Bulut, 2011).
Antik Mısır'da Bahçe Sanatı
Antik Mısır bahçe sanatını, bölgenin iklim ve jeolojik yapısı, insanların kültür ve inanışı şekillendirmiştir. Mısır Medeniyeti'ne ait birçok bilgiyi, mabet ve mezar odalarında bulunan duvar resimleri, kitabeler ve papirüslerden öğrenmekteyiz. Mısırlılar, ölümden sonraki yaşama inandıkları için, inanışları, kültürleri, sanat anlayışı ve bahçecilik anlayışı ile ilgili bilgileri, mezarlarına işlemişlerdir. Dünya'nın ilk ihtişamlı bahçelerinden olan Mısır bahçeleri, duvarlara ve papirüslere resmedilmiş. Mısır Uygarlığı'nın doğup geliştiği Nil Vadisi, Mısır'ın tüm hayatı, ekonomisi ve bahçelerinin şekillenmesinde önemli rol oynamıştır. Mısırlılar,bahçe düzenleme işleriyle yoğun bir şekilde uğraşmıştır. Mısır medeniyetindeki ilk bahçeler, temelde tarım amaçlı olarak gelişim göstermiş. Mısır'da geliştirilmiş sulama teknikleri, günümüz kentlerinde bulunan yağmur suyunu toplama sistemlerinin temelini oluşturur (Demiröz, 2002).
Genellikle bu bahçeler, mabet ya da zengin Mısırlıların ev bahçeleridir. Kral mezarlarından çıkan belgelere göre, bir evin çevresi 10.000 m uzunluğundadır. Bahçe planları formal ve simetrik bir düzene sahiptir. Kare şeklinde olan bu bahçelerde, palmiye, hurma, hindistan cevizi, akasya, incir, nar, limon gibi ağaçlar yetiştiriliyordu. Bahçede bitkilendirme, formal bir düzen içinde yapılmıştır. Mısır'da nilüfer çiçeği de, sıkılıkla kullanılır. Bir su bitkisi olan Nilüfer çiçeği, Mısırlılar tarafından kutsal sayılır. Nilüfer çiçeği, yaratılışı, ölümsüzlüğü, aydınlanmayı temsil etmektedir (Yerli ve Kaya, 2015). Bahçelerin etrafı, vahşi hayvanlar, çöl ortamı ve istilacılardan korunmak amacıyla, yüksek duvarlarla çevrelenmiştir.
Tac Mahal Bahçesi
Hindistan, Dünya'nın en eski ve zengin kültürlerinden birine sahiptir. Hindistan'ın Agra kentinde bulunan Tac Mahal, Babür İmparatorluğu'nun 6. hükümdarı Şah Cihan tarafından yaptırılmıştır. Şah Cihan'ın eşi Mümtaz Mahal, 14. çocuklarına doğum yaparken vefat etti. Eşinin ölümünden sonra, iki yıl yas tutan Şah Cihan, teselliyi sanat ve mimaride buldu. Mümtaz Mahal'in vefatının ertesi yılı, 1632'de Tac Mahal'in temeli atıldı. Şah Cihan'ın büyük aşkla sevdiği eşi anısına yapılan Tac Mahal, Dünya'da aşk için yapılmış en güzel ve büyük anıt olarak kabul edilir. İçinde Şah Cihan ve Mümtaz Mahal'in mezarları bulunan Tac Mahal, geniş bir avlu içinde yer alan, 75 metre yüksekliğinde beyaz mermerden inşa edilmiş bir anıt kubbedir (Aklıbaşında, Atabeyoğlu ve Bulut, 2011). Tac Mahal'de kullanılan beyaz mermer, Rajistan'dan getirilmiş. Ayrıca, dünyanın dört bir yanından değerli taşlar getirilmiştir. Tac Mahal, muhteşem bir bahçenin ortasında durur. Kubbenin önündeki anıtsal kapıdan, Tac Mahal'in bulunduğu bahçeye girilir. Bahçe içerisinde uzun bir mermer havuz bulunur. Bu havuza Tac Mahal'in görüntüsü yansır. Mükemmel simetri esasına dayanan bahçede, çok sayıda havuz ve çeşmeler vardır. Fars stilinde tasarlanan bahçede, meyve ağaçları ve çiçekler yer alır. Meyve ağaçları hayatı simgeler. Tac Mahal'in diğer özelliği de, yapı ve bahçe tasarımında, dört ve dördün katları kullanılmıştır. Dört sayısı İslam'da kutsal kabul edildiğinden, Tac Mahal'in cennet bahçesi formundaki tasarımı, dört ve dördün katları şeklinde olarak tasarlanmıştır (Aklıbaşında, Atabeyoğlu ve Bulut, 2011).
Türk Bahçe Sanatı
Türkler, yerleşik yaşama geçmeden önceki göçebe yaşantılarında, her zaman doğayla iç içe olmuştur. Türkler, göçebe toplum olduklarından dolayı, farklı medeniyetlerin yaşam biçimleri ve inanışlarından etkilenmiştir. Zaman içinde bu etkileşimler, Türklerin bahçe sanatına da yansımıştır. Türkler, göçebe olarak yaşadıkları zamanlarda bile, topraktan geçimlerini sağladıkları için, her zaman doğa ile yakın ilişki kurmuştur.
Anadolu topraklarına yerleşip, göçebe yaşantıdan uzaklaşan Türkler, doğayı daha iyi kavramıştır. Daha sonra, İslamiyet'i kabul etmeleriyle birlikte "Cennet Bahçesi" kavramını benimsemiştir. Bu doğrultuda bahçeler tasarlamaya başladılar. Türk bahçeleri, Türk halkının kültür ve yaşam biçimlerini mekanlara en güzel yansıtan örneklerdir. Türk bahçe sanatında, konutlar ve bahçeler bütün olarak ele alınır. Türk mimarisinde olan sadelik ve mütevazilik, Türk bahçelerine de yansır (Demirel, 2022).
Türk bahçelerinin zaman içindeki gelişimi incelendiğinde, pek çok kültürün etkisini taşıyan bir sentez olarak ortaya çıktığı görülür. Doğal olan Türk bahçeleri, genellikle bulundukları arazi yapısına uygun olarak yapılmıştır. Türk bahçeleri, estetik amaç güdülerek yapılmamıştır. Bahçeler, içerisinde yaşamak, günlük aktivitelerin çoğunu gerçekleştirmek amacıyla tasarlanmıştır. Bu bahçeler, eğlenme, dinlenme, spor gibi çeşitli kültürel ve dini etkinliklerin gerçekleşmesine imkan sağlar. Ayrıca Türk bahçeleri, bitki ve hayvan yetiştirmek için planlanmıştır. Bahçelerde gölge sağlayan, koku ve renk özellikleri olan bitkilerin yanında, meyve ağaçları ve sebzelere de yer verilmiştir. Türk bahçelerinde, ağaçların önemli bir rolü vardır. Bahçelerde, o yörede bulunan doğal türler kullanılır (Demirel, 2022). Bahçelerde, çiçekler ayrı bir öneme sahiptir. Gül, lale, sümbül gibi Türk kültüründe sembolik anlamı olan türler kullanılır. Çiçekler özellikle, yapı ve havuz çevresinde tek tür ve tarhlar halinde bulunur (Onay, Mirza ve Uluçınar, 2019).
Sade ve mütevazi bir biçimde planlanan bahçelerde, belli bir düzen olmasına rağmen, katı geometrik düzenden kaçınılmıştır. Farklı kullanımları olan mekanlar, avlular, meyvelikler, bostanlar gibi farklı düzenlemelere sahiptir (Demirel, 2022).
Türk bahçelerinde su vazgeçilmez bir unsurdur. Bahçelerde, çeşme, şadırvan, havuz gibi su öğeleri kullanılmıştır. Fıskiyeler ve çağlayanlar ile suya hareket kazandırılmıştır. Eski Türk çadır kültürüne dayanan bahçe köşkleri, Türk bahçe sanatının özgün yapıları. Bahçe köşkleri, en iyi manzarası olan yere inşa edilirdi (Onay, Mirza ve Uluçınar, 2019).
Bahçe sanatı, tarihi süreçte farklı medeniyetlerin kültürleri ve inanışlarından etkilenmiştir. Bahçeler, medeniyetlerin kültür, gelenek, görenek ve inanışı ile ilgili önemli bilgiler aktarmıştır. Bahçeler, kültür mirasının önemli bir bölümü ve insan-doğa ilişkisinin yansımasıdır.
Babil'in Asma Bahçeleri
Mezopotamya'da Babil, Sümer ve Asur gibi önemli uygarlıklar yaşamıştır. Mimari yönden önem taşıyan kavimler, Asur ve Babil kavimleridir. Babil kavimi, bahçe sanatında ilk çağın en güzel örneklerini vermiştir. Günümüzde Dünya'nın yedi harikasından biri olarak bilinen Babil'in Asma Bahçeleri, Mezopotamya Bahçe Sanatı'nın en güzel örneklerinden biri. Babil Kralı II. Nebukadnezar, vatan hasreti çeken İranlı eşini mutlu edebilmek için, Babil'in Asma Bahçeleri'ni yaptırmış. Kral'ın eşi Amytis'in geldiği ülke, yeşil ve dağlıktı. Mezopotamya'nın sıcak ortamı, kraliçeyi mutsuz etmiş. Kral, eşi için, eşinin ülkesine benzer bir bahçe yaptırmış. Babil'de Kraliyet Sarayı'nda yapılan bu bahçeler, bir dizi teras üzerine kurulmuş çatı bahçeleridir (Şişman ve Gültürk, 2015). Bahçeler, kemerli duvarlar üzerinde yükselen teraslardan oluşmuştur. Formal bir plan özelliği bulunan teras bahçelerinde, serin köşeler bulunuyordu. Bu bahçelerde, meyve ağaçları, palmiye, akasya, kavak, servi gibi bitkiler yetiştirildi. Ayrıca meyve ağaçları ve zeytin ağaçları da vardı. Bu şehrin içindeki asma bahçelerin kalıntıları, 20. yüzyılda yapılan kazılarla ortaya çıkmıştır (Aklıbaşında, Atabeyoğlu ve Bulut, 2011).
Antik Mısır'da Bahçe Sanatı
Antik Mısır bahçe sanatını, bölgenin iklim ve jeolojik yapısı, insanların kültür ve inanışı şekillendirmiştir. Mısır Medeniyeti'ne ait birçok bilgiyi, mabet ve mezar odalarında bulunan duvar resimleri, kitabeler ve papirüslerden öğrenmekteyiz. Mısırlılar, ölümden sonraki yaşama inandıkları için, inanışları, kültürleri, sanat anlayışı ve bahçecilik anlayışı ile ilgili bilgileri, mezarlarına işlemişlerdir. Dünya'nın ilk ihtişamlı bahçelerinden olan Mısır bahçeleri, duvarlara ve papirüslere resmedilmiş. Mısır Uygarlığı'nın doğup geliştiği Nil Vadisi, Mısır'ın tüm hayatı, ekonomisi ve bahçelerinin şekillenmesinde önemli rol oynamıştır. Mısırlılar,bahçe düzenleme işleriyle yoğun bir şekilde uğraşmıştır. Mısır medeniyetindeki ilk bahçeler, temelde tarım amaçlı olarak gelişim göstermiş. Mısır'da geliştirilmiş sulama teknikleri, günümüz kentlerinde bulunan yağmur suyunu toplama sistemlerinin temelini oluşturur (Demiröz, 2002).
Genellikle bu bahçeler, mabet ya da zengin Mısırlıların ev bahçeleridir. Kral mezarlarından çıkan belgelere göre, bir evin çevresi 10.000 m uzunluğundadır. Bahçe planları formal ve simetrik bir düzene sahiptir. Kare şeklinde olan bu bahçelerde, palmiye, hurma, hindistan cevizi, akasya, incir, nar, limon gibi ağaçlar yetiştiriliyordu. Bahçede bitkilendirme, formal bir düzen içinde yapılmıştır. Mısır'da nilüfer çiçeği de, sıkılıkla kullanılır. Bir su bitkisi olan Nilüfer çiçeği, Mısırlılar tarafından kutsal sayılır. Nilüfer çiçeği, yaratılışı, ölümsüzlüğü, aydınlanmayı temsil etmektedir (Yerli ve Kaya, 2015). Bahçelerin etrafı, vahşi hayvanlar, çöl ortamı ve istilacılardan korunmak amacıyla, yüksek duvarlarla çevrelenmiştir.
Tac Mahal Bahçesi
Hindistan, Dünya'nın en eski ve zengin kültürlerinden birine sahiptir. Hindistan'ın Agra kentinde bulunan Tac Mahal, Babür İmparatorluğu'nun 6. hükümdarı Şah Cihan tarafından yaptırılmıştır. Şah Cihan'ın eşi Mümtaz Mahal, 14. çocuklarına doğum yaparken vefat etti. Eşinin ölümünden sonra, iki yıl yas tutan Şah Cihan, teselliyi sanat ve mimaride buldu. Mümtaz Mahal'in vefatının ertesi yılı, 1632'de Tac Mahal'in temeli atıldı. Şah Cihan'ın büyük aşkla sevdiği eşi anısına yapılan Tac Mahal, Dünya'da aşk için yapılmış en güzel ve büyük anıt olarak kabul edilir. İçinde Şah Cihan ve Mümtaz Mahal'in mezarları bulunan Tac Mahal, geniş bir avlu içinde yer alan, 75 metre yüksekliğinde beyaz mermerden inşa edilmiş bir anıt kubbedir (Aklıbaşında, Atabeyoğlu ve Bulut, 2011). Tac Mahal'de kullanılan beyaz mermer, Rajistan'dan getirilmiş. Ayrıca, dünyanın dört bir yanından değerli taşlar getirilmiştir. Tac Mahal, muhteşem bir bahçenin ortasında durur. Kubbenin önündeki anıtsal kapıdan, Tac Mahal'in bulunduğu bahçeye girilir. Bahçe içerisinde uzun bir mermer havuz bulunur. Bu havuza Tac Mahal'in görüntüsü yansır. Mükemmel simetri esasına dayanan bahçede, çok sayıda havuz ve çeşmeler vardır. Fars stilinde tasarlanan bahçede, meyve ağaçları ve çiçekler yer alır. Meyve ağaçları hayatı simgeler. Tac Mahal'in diğer özelliği de, yapı ve bahçe tasarımında, dört ve dördün katları kullanılmıştır. Dört sayısı İslam'da kutsal kabul edildiğinden, Tac Mahal'in cennet bahçesi formundaki tasarımı, dört ve dördün katları şeklinde olarak tasarlanmıştır (Aklıbaşında, Atabeyoğlu ve Bulut, 2011).
Türk Bahçe Sanatı
Türkler, yerleşik yaşama geçmeden önceki göçebe yaşantılarında, her zaman doğayla iç içe olmuştur. Türkler, göçebe toplum olduklarından dolayı, farklı medeniyetlerin yaşam biçimleri ve inanışlarından etkilenmiştir. Zaman içinde bu etkileşimler, Türklerin bahçe sanatına da yansımıştır. Türkler, göçebe olarak yaşadıkları zamanlarda bile, topraktan geçimlerini sağladıkları için, her zaman doğa ile yakın ilişki kurmuştur.
Anadolu topraklarına yerleşip, göçebe yaşantıdan uzaklaşan Türkler, doğayı daha iyi kavramıştır. Daha sonra, İslamiyet'i kabul etmeleriyle birlikte "Cennet Bahçesi" kavramını benimsemiştir. Bu doğrultuda bahçeler tasarlamaya başladılar. Türk bahçeleri, Türk halkının kültür ve yaşam biçimlerini mekanlara en güzel yansıtan örneklerdir. Türk bahçe sanatında, konutlar ve bahçeler bütün olarak ele alınır. Türk mimarisinde olan sadelik ve mütevazilik, Türk bahçelerine de yansır (Demirel, 2022).
Türk bahçelerinin zaman içindeki gelişimi incelendiğinde, pek çok kültürün etkisini taşıyan bir sentez olarak ortaya çıktığı görülür. Doğal olan Türk bahçeleri, genellikle bulundukları arazi yapısına uygun olarak yapılmıştır. Türk bahçeleri, estetik amaç güdülerek yapılmamıştır. Bahçeler, içerisinde yaşamak, günlük aktivitelerin çoğunu gerçekleştirmek amacıyla tasarlanmıştır. Bu bahçeler, eğlenme, dinlenme, spor gibi çeşitli kültürel ve dini etkinliklerin gerçekleşmesine imkan sağlar. Ayrıca Türk bahçeleri, bitki ve hayvan yetiştirmek için planlanmıştır. Bahçelerde gölge sağlayan, koku ve renk özellikleri olan bitkilerin yanında, meyve ağaçları ve sebzelere de yer verilmiştir. Türk bahçelerinde, ağaçların önemli bir rolü vardır. Bahçelerde, o yörede bulunan doğal türler kullanılır (Demirel, 2022). Bahçelerde, çiçekler ayrı bir öneme sahiptir. Gül, lale, sümbül gibi Türk kültüründe sembolik anlamı olan türler kullanılır. Çiçekler özellikle, yapı ve havuz çevresinde tek tür ve tarhlar halinde bulunur (Onay, Mirza ve Uluçınar, 2019).
Sade ve mütevazi bir biçimde planlanan bahçelerde, belli bir düzen olmasına rağmen, katı geometrik düzenden kaçınılmıştır. Farklı kullanımları olan mekanlar, avlular, meyvelikler, bostanlar gibi farklı düzenlemelere sahiptir (Demirel, 2022).
Türk bahçelerinde su vazgeçilmez bir unsurdur. Bahçelerde, çeşme, şadırvan, havuz gibi su öğeleri kullanılmıştır. Fıskiyeler ve çağlayanlar ile suya hareket kazandırılmıştır. Eski Türk çadır kültürüne dayanan bahçe köşkleri, Türk bahçe sanatının özgün yapıları. Bahçe köşkleri, en iyi manzarası olan yere inşa edilirdi (Onay, Mirza ve Uluçınar, 2019).
Bahçe sanatı, tarihi süreçte farklı medeniyetlerin kültürleri ve inanışlarından etkilenmiştir. Bahçeler, medeniyetlerin kültür, gelenek, görenek ve inanışı ile ilgili önemli bilgiler aktarmıştır. Bahçeler, kültür mirasının önemli bir bölümü ve insan-doğa ilişkisinin yansımasıdır.