Yirmi Birinci Yüzyılda Tasavvuf Araştırmaları: Tetkik Bağlamını Genişletmek

Makale

“Âlimler, beşeri hayatın büyük ölçüde kişisel ve ele geçmez boyutuna giriş‐ ken olan İslam’ın mistik geleneğini tetkik ettiğinde, ‘öznellik faktörü’ daha çok telaffuz edilmektedir. . . Bu geleneğin yoğun ölçüde kişisel ve soyut karakteri, genellikle sorgulanmadan kabul edilmekte ve girift bir unsur ola‐ rak görülmektedir.”...

Yazan: Prof. Dr. Arthur F. BUEHLER
Çeviren: Doç. Dr. Mehmet ATALAY

Öz

Bu makale, akademik tasavvuf araştırmalarındaki ‘göz kamaştırıcı (anlam) boşlukları(nı)’ belirlemeye çalışmaktadır. Bu amaç doğrultusunda makale, öncelikle, Batılı beşeri bilim araştırmalarının dayandığı bilimsel-materyalist kabul ve varsayımların oluşturduğu –eleştiriye tabi tutulmamış– mecmuayı ifşa etmeye çalışmaktadır. Araştırma bağlamını genişletme çabasının bir yönü, ilgili metinleri titizlikle okumakla birlikte bu metinlerin ötesine geçip tasavvufi pratiğin – tam ifadesiyle, şimdiye dek es geçilmiş– öznel temelini bilimsel olarak incelemektir. Böylesi yeni yaklaşımlar, tasavvuf araştırmaları alanını, bu alana canlılık ve çok daha geniş kulvarlar kazandırma amacına yönelik olarak ‘koltuk âlimliği’ kapsam kümesinin dışına taşıracaktır. Makalenin geri kalan kısmı, transpersonal psikolojinin ve bilinç antropolojisinin verilerinin 21. yüzyıl tasavvuf araştırmalarına nasıl nakledilebileceği konusunu ele almaktadır

Giriş

“Âlimler, beşeri hayatın büyük ölçüde kişisel ve ele geçmez boyutuna giriş‐ ken olan İslam’ın mistik geleneğini tetkik ettiğinde, ‘öznellik faktörü’ daha çok telaffuz edilmektedir. . . Bu geleneğin yoğun ölçüde kişisel ve soyut karakteri, genellikle sorgulanmadan kabul edilmekte ve girift bir unsur ola‐ rak görülmektedir.“1

Gerçekten de öyle. 2004 yılında bir Ramazan akşamı Ahmed Farûki Sirhindi’nin (v. 1624, Sirhind, Kuzey Hindistan) Mektûbât’ı için hazırlamış olduğum Farsça fihristin bir kopyasını İstanbul’un Fatih ilçesindeki İsmaila‐ ğa Camii’ndeki Şeyh Mahmud Efendi’ye götürdüm. O sıralar uzunca bir süredir öğrencisi ve müridi olan Naim Abdülveli (Gary Edwards) tarafından kendisine tanıtıldıktan sonra, tekerlekli sandalyesindeki şeyh efendi beni çok sıcak bir şekilde karşılayıp selamladı. Sohbetimiz sırasında Sirhindi’nin Mektûbât’ını kısmen tercüme etmeye yönelik projemden söz ettim. Önce tedirgin bir halet‐i ruhiye söz konusu oldu ama şeyh efendi sessiz kaldı. Sonra, Mektûbât’ın metnini anlamada yaşadığım zorluklardan ötürü tercüme sürecinde Şeyh Ma’sûm Nakşbendî (v. 2007) ile çalışıyor olduğumdan söz ettim. Onaylayıcı bir tebessümle birlikte söz konusu halet‐i ruhiyenin tek‐ rardan avdet ettiğine tanık oldum.

Bu yaşantı, Mahmud Efendi’nin benim için söz konusu olan bir farkında‐ lık boşluğunu dikkate almasını örneklendirmektedir. İlgili araştırma alanla‐ rında gerekli görülen diller olarak Arapça, Farsça ve (şimdilerde Sirhindi’nin kullandığı teknik kelime ve kavramları da ihtiva eden) Urduca metinleri okuyabilmeme ve Nakşbendî literatürü üzerine yıllar süren okuma faaliye‐ time rağmen, Sirhindi’nin on yıllar süren tefekkürî (contemplative) faaliyeti‐ nin bir sonucu olan bilinç seviyesi ile kendi seviyem arasındaki boşluğu nasıl dolduracaktım? Sirhindi, bütün iyi öğretmenlerin yaptığı gibi, mektup‐ la iletişim tarzında, kendisine mektup yazanların seviyesini dikkate almıştı. Şahsım örneğinde, o mektupların genellikle şeriat üzerine olan bazıları için bu tür bir boşluk söz konusu değildi. Ancak, bu boşluğun farkında olmama rağmen en ileri düzey öğrencilerine yazdığı çok uzun mektupları seçmiştim. Ses karakterlerini ayıramayan, kısmen sağır, Avrupai müziği nota kâğıtları üzerinden okuyabilen ve Mozart’ın müzik tecrübesini tercüme etmeye teşeb‐ büs eden bir insan tasavvur ediniz. Takdir edebileceğiniz gibi söz konusu olan basit bir boşluk değil, bir uçurum, bir kanyondur.
 
Tasavvuf araştırmaları alanında, son elli yıl boyunca bu alanla ilgili tet‐ kiklerde gerçekleştirilen önemli gelişmelere rağmen böylesi birçok uçurum ve kanyon söz konusudur. Bilgi boşluklarımız aşağıdaki hususların tetkikine ilişkindir: Tefekkürî pratik yoluyla üretilen farklı bilinç durumlarının ve bunun sonucunda ortaya çıkan beşeri dönüşüm olguları; cezbe ve teveccüh olguları; fiziksel olmayan varlıklarla etkileşim sağlayan sufiler; âdet dışı olaylar (havârik) ve kerametlerle (kerâmât) ilgili duru‐görü olguları (psi phe‐ nomena); ahlaki dönüşüm süreci ve manevi tedavi. Yanı sıra belirtmek gere‐ kir ki hiç kimse, herhangi bir sufi gruba ilişkin olmak üzere –uzun süreli (longitudinal) olması bir yana– ince ayrıntı gözetebilen bir çalışmayı henüz ortaya koyabilmiş değildir.2 Bu durum bir tesadüf mahsulü değildir. Post‐ modern akademi dünyasında çalışan akademisyenler olarak etnik merkezci‐ lik (ethnocentrism) ve kültürel tecrübenin darlığının pekâlâ farkındayız ama yaygın biliş merkezcilik (cognocentrism) ve bilinç tecrübesinin darlığından neredeyse hiç haberdar değiliz.3 Renk körlüğü yaşayan insanlar gibi sufile‐ rin sıra dışı bilinç gerçekliklerini hiç tecrübe etmeyenler, bu psiko‐spiritüel gerçekliklerin nasıl olup da birçok tasavvufi metnin bağlamının rengini çoğu kez değiştirdiğini ve bütünüyle yeni tetkik alanları açtığını genellikle fark etmemektedirler.

Devamı için...
 
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

TASAM Milli Savunma ve Güvenlik Enstitüsü yürütücülüğünde hayata geçirilen "TASAM Yıllık Asimetrik Güvenlik Tehditleri ve Risk Değerlendirme Raporu", yıllık periyotlarla yayımlanması planlanan stratejik bir çalışma projesidir. Proje; küresel ve bölgesel ölçekteki asimetrik tehditlerin derinlemesine ...;

Bilim insanları neden bulgularını paylaşır? Soru, ilk bakışta kendiliğinden cevaplanacak kadar basit görünebilir — çünkü bilginin yayılması, modern bilimin kurucu varsayımlarından biri olarak kabul edilir. Ancak iktisadi bir mercekle bakıldığında, bu hiç de kendiliğinden değildir. Bilgi, standart bi...;

Mercatura (Latince: ticaret, ticaret sanatı)2, Batı düşünce tarihinde nadiren tarafsız bir terim olmuştur. Antik Yunan'dan 18. yüzyıl sonuna kadar geçen yaklaşık iki bin yıllık süre boyunca bu faaliyet — malın el değiştirmesi, kâr amacıyla alım-satım — kimi zaman bir günah, kimi zaman hoş görülen bi...;

Bu belge, 2025 Ulusal Güvenlik Stratejisi'ni (NSS) desteklemek ve etkinleştirmek amacıyla bir Ulusal Güvenlik Bilim ve Teknoloji Stratejisi (NSSTS) oluşturmaktadır. ;

AI Futures Project’in Temmuz 2026’da yayımladığı çalışma, AI 2027’de çizilen olumsuz varsayılan gidişatı güncellemek ya da yanlışlamak için yazılmış yeni bir tahmin sunmuyor. Her ne kadar ben okumaya başladığımda bu önyargıyla başlamış olsam da. Yazarlar, AI 2027’nin geleceğin kabaca nasıl görünebil...;

“Türkiye Markası; Yerelden Kürese 21. Yüzyıl İçin Stratejik Yol Haritası” isimli kitap, TASAM Yayınları tarafından yayımlandı. Prof. Dr. Abdullah Özkan, Dr. Öğretim Üyesi Erol Dönek, Dr. Mehmet Sali editörlüğünde hazırlanan kitapta konunun uzmanı 18 bilim insanının 17 makalesi yer alıyor.;

İnsanoğlunun kentsel ve endüstriyel yaşam biçimine geçişiyle birlikte, antik çağların din dışı ritüelleri ve kolektif deşarj mekanizmaları modern formlara bürünmüştür. Bu formların en kitlesel, en dinamik ve küresel ölçekte en etkili olanı kuşkusuz futboldur. ;

Bu çalışma, demokratik kurumların kökenleri ve evrimi hakkındaki yerleşik görüşleri sorgulayan, küresel ve uzun süreli karşılaştırmalı bir yönetim analizi sunmaktadır. 31 siyasi birimden 40 vaka gözleminden elde edilen arkeolojik ve metinsel verilerden yararlanarak, iki temel boyutla tanımlanan kole...;

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2025 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 31 May 2025 - 28 Haz 2025
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 2

  • 20 Eki 2022 - 20 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 1

  • 06 Eki 2022 - 06 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Türk insanının, Osmanlı zamanında olsun, Cumhuriyet döneminde olsun, stratejik düşünceler üretebildiği ve bunları karar organları üzerinden uygulamaya geçirebildiği tarihi bir gerçektir.Bu özellik tarihte her ülke ve her toplum için geçerli olmamıştır.

Öncelikle, başta TASAM (Türkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi) ve yöneticileri olmak üzere, bu gezinin gerçekleşmesi için emek ve kaynak harcamış olan tüm tüzel kuruluşlara ve özel insanlara teşekkürle başlamalıyım.