Ne Olacak Bu Avrupa Birliği İşi?

Yorum

BRÜKSEL - Gençlerden oluşan bir araştırma takımı, yine gençlere soruyor: Sizce Avrupa nedir? - Batı’nın merkezi - İlim yuvası - Daha iyi bir gelecek - Zenginlerin egoist kulübü - Batı’nın bize bir tuzağı - Hıristiyanların yaşadığı bölge - Haçlı ittifakı - Yaşlı bir çınar - Sanat ve kültür başkenti - Sömürgecik odağı - Amerikan emperyalizmi - Irak’ı işgal eden karanlık güç ...

BRÜKSEL - Gençlerden oluşan bir araştırma takımı, yine gençlere soruyor:
Sizce Avrupa nedir?
- Batı’nın merkezi
- İlim yuvası
- Daha iyi bir gelecek
- Zenginlerin egoist kulübü
- Batı’nın bize bir tuzağı
- Hıristiyanların yaşadığı bölge
- Haçlı ittifakı
- Yaşlı bir çınar
- Sanat ve kültür başkenti
- Sömürgecik odağı
- Amerikan emperyalizmi
- Irak’ı işgal eden karanlık güç
- Özgürlüklerin başkenti
- İslam’ın yayılması gereken ülkeler
- İş kapısıdır
- Bir kıtadır sadece
- Uzak, çok uzak bir hayal

AB Nedir?

- Medeniyet beşiği
- Dünyayı sömürmek için en güçlülerin birliği
- İlim var, ahlak yok
- Bölücülerin yuvası
- Vatikan’ın maşası
- Türkiye için bir fırsat
- Refah toplumu
- Paranın konuştuğu yer
- Ülkeler arasında çıkar birliği
- Ülkeler arasında demokrasi ve ekonomi düzeni
- Doğuyu adamdan saymayanların ülkesi

Türkiye-AB ilişkileri hakkında ne biliyorsunuz?

- Almak istemiyorlar, fakat vazgeçmiyorlar da
- Kokoreç yasağı
- Acele etmeyelim
- Dinimizi değiştirmemizi istiyorlar
- Koşulları bizi bozar
- Çok taviz istiyorlar
- Sevr tuzağı
- AB’nin uşağı olduk
- Bizi anlamıyorlar
- Biz AB’yi anlamıyoruz
- Girecekmiş gibi yapıp kalkınalım, sonra vazgeçeriz
- Bizi almazlar
- Alırlarsa batarlar
- Mecburlar, alacaklar
- Keşke alsalar fakat kalleşler, almazlar
- Türkiye bu kafayla giderse haklılar almazlar
- Türkiye’nin kendine hayrı ne ki, AB istesin bizi?
- 2020’de üyeyiz
- Van minüts!

AB ile ilgili başka düşünceleriniz?

- Kendi tarihimize sarılalım
- Arap birliğine girelim
- Türk birliği daha iyi
- Yeni Osmanlı
- İlmini alalım, kültürü kalsın
- Biz adam olmayız, AB’ye ihtiyaç var
- Ben Avrupalıyım, onlar ne derse desin
- AB batacak
- AB’yi sevmiyorum
- AB’ye özeniyorum
- Filistin’de Müslümanları öldürüyorlar
- ABD’nin kuklası
- Amerika’ya karşı kurulmuş bir örgüt
- Yaşam koşulları çok yüksek
- İnsanı insandan sayıyorlar
- Politikacıları doğal kişiler, havalara girmiyorlar

Gelecekle ilgili planlarınızda yurtdışında yaşamak var mı?

- Var (ezici çoğunluğun yanıtı)

Neden?

- Daha iyi eğitim
- Daha iyi iş
- Daha iyi yaşam
- Daha çok özgürlük

Tüm bu sorular, yanıtlar; kaygılar, evhamlar, abartılar, eziklikler, bilgisizlikler, çelişkiler, öfkeler, arayışlar, sağduyular, korkular ve de umutlar... Bunların hepsi bir kitabın çıkış noktası: (N’Olacak Bu AB İşi? Gençler Soruyor, Bahadır Kaleağası Yanıtlıyor, Boyut, 2010)
Bu bir ortak çalışma. Sosyolog ve yazar Sevgi Özkan’ın önerisi ve yönetiminde Yöret Vakfı çatısında gelişti. Yöret yüksek öğrenimde rehberlik odaklı bir sivil toplum kuruluşu. Yöret Gençleri grubu lise son sınıflar, üniversiteler ve meslek okullarından 250 gençle konuştular, sorularına yanıtları topladılar. Bunlardan yola çıkarak farklı zamanlarda günler süren bir sohbet sonucunda kitabı oluşturduk. Karikatür sanatçısı ve etkili Türkiye gözlemcisi Latif Demirci de çalışmalara katıldı, çizgilerine yansıttı. Press Bey ve Güllü Hanım da yorumları ile renk kattılar böylece..

Bu çalışma çok şey öğretti bize. Türkiye’nin son on, yirmi, otuz yılda çok daha iyi yönetilmemiş olmasının bedelini başka bir yanı ile gördük. Eğitim sisteminin bilgiye ulaşmayı, sorgulamayı ve kullanmayı öğretemeyen özelliği somutlaştı araştırma sonuçlarını incelerken. Yaratıcılık ve akılcılık odaklı olamayan bir toplumsal kültürün, ülkenin gençlerini nasıl evhamlara ve umutsuzluklara itebildiğini daha iyi anladık. Esas sorun AB ile ilişkilerimiz değil. AB konusu bir vesile oldu sadece. Ülkemizin en önemli sorununun çağdaş bir eğitim reformu. Bu bir demokrasi, ekonomi ve sosyal kalkınma sorunu.

Aralıklarla günler süren sohbete yöntem üzerine görüş alışverişi ile girdik. Artıları ve eksileriyle tartışmalıydık, üç ‘d’ den uzak durarak: dezenformasyon, dogmalar ve demagoji. Ayrıca AB konusu kendi başına bir alan değil. Ekonomiden, teknolojiye, çevreden, tarıma her alanda bir AB boyutu olabilmekte. Çoğu AB konusu toplumun yaşam kalitesi ile ilgili.

Diğer bir sorun, kendini ‘AB’cilik veya AB karşıtlığı’ gibi anlamı zayıf bir tartışmanın içinde bulmak. AB’yi sihirli değnek gibi görmek, mucize gibi görmek veya musibet, felaket gibi görmek. Ya ‘yaşasın AB’, ya da ‘kahrolsun AB’. Her iki yaklaşım da tutarsız.

Yanı başımızda küresel ortamda bir işbirliği odağı var: Avrupa Birliği. Politikaları, mevzuatı ve standartları çok etkili. Bizim için de bir ulusal çıkar alanı oluşturuyorlar. Ortak politika süreci demek, ortak değerler ve ortak çıkarlar demek. Demokrasi, küresel ısınma, ABD ile ilişkiler, uluslararası ticaret, ürünlerin standardı, kamu sağlığı, gıda güvenliği, yeni teknolojiler ve ulaştırma altyapıları
gibi birçok farklı alanı kapsayan politikalar söz konusu. AB üyesi olmak, bu politikaların karar alma sistemine dahil olmak demek. AB üyesi olmasak bile, bu politikaların etkileri altında kalıyoruz. ulusal egemenliğimiz için sakıncalı bir durum. AB konusunda önemliolan toplumsal kalkınmamızdır. Bu da ulusal çıkarımızdır. Gerçeklere, somut verilere dayalı değerlendirmeler yapabilmeliyiz, hamaset değil.

Türkiye’nin ulusal çıkarları

Tabii ki ilişkilerde sorunlar olacak. Her ülke birbirine eleştiriler getirir, anlaşmazlıklar olur. Zamanlamalar, öncelikler uymaz, hatalar yapılır. Bu tür sorunlarla, stratejik yönelimleri ve ulusal çıkarları karıştırmamak gerekiyor. Her soruyu tabusuz konuşalım. Ayrıca unutmayalım ki, Türkiye gibi, AB de sürekli değişim halinde. Türkiye’nin ulusal çıkarlarını Dünya ve Avrupa’daki değişimi de değerlendirerek hesaplamalıyız.

21. yüzyıl demokrasilerinde ulusal çıkar artık insan odaklı bir kavram. İç ve dış politikalarımızın odağında ‘insan’ olmalı. Çocuklar, gençler, yetişkinler, emeklililer olmalı. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının çok daha iyi demokrasi, güvenlik, eğitim, sağlık ve küresel rekabet gücü koşullarında yaşamaları hedefi olmalı. AB süreci de ancak bu çerçevede tartışınca bir anlam ifade ediyor. Beş yıl sonra hâlâ aynı sorular ve yanıtlarla bocalayan bir toplum olmak hazin olur.

İşte bu kitap, konuyu okuyucularla tartışmaya devam etmek için bir araç olarak tasarlandı. Bir toplumsal sorumluluk projesi aynı zamanda. Telif gelirleri Yöret Vakfı’nın eğitim çalışmalarına ait. Daha çok kişiye ulaşmak için sizin ilginiz, desteğiniz ve girişimleriniz çok önemli.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2689 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 633
Asya 98 1064
Avrupa 22 638
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1370 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 291
Orta Doğu 22 600
Karadeniz Kafkas 3 297
Akdeniz 3 182
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1293 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 512
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2037 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2037

BM Genel Sekreter’i Antonio Guterres’in “Dünyanın buna her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardı” ifadesi ile 22 Temmuz’da imzalanan, ilk etapta 120 gün boyunca uygulanacak, sonra yenilenecek olan Tahıl Koridoru Anlaşması’nı, her ne kadar, Rusya’nın Odesa saldırısı izlediyse de, dünya tahıl borsalar...;

Jeopolitik, siyasi coğrafyadan doğan bir bilim dalıdır. Bu bilim, siyasi coğrafyanın devletlere sağladığı avantaj ve dezavantajları inceler. Jeopolitik kavramı üzerinde uzlaşılmış kısa bir tanım yoktur. Jeopolitik, devletlerin coğrafi özellikleriyle siyasetleri arasındaki ilişkileri inceleyen bilim ...;

Arktik Okyanusu son dönemlerde uluslararası siyasetin öne çıkan bölgelerinden birisi hâline gelmiştir. Dev buz kütlelerinin küresel ısınmayla birlikte büyük bir ekolojik değişim dönemine girmesi hem Kuzey Kutup Dairesi’ne hem de kıyıdaş ülkelere yeni fırsatlar sunarken, aynı zamanda bu fırsatları ko...;

Tarihte ilk millî marşlar Tanrı'ya adanmış ilahilerdir (örneğin, Hint şiirindeki Veddler). Daha sonra kurtuluş mücadelelerinde halka ilham vermek ve ulusal bilinci uyandırmak gibi amaçlar doğrultusunda millî marşlar ortaya çıkmıştır. Millî marşlar içeriğine ve müzikalitesine bağlı olarak didaktik ve...;

Dünyanın en değerli teknoloji şirketlerinden Google, Microsoft ve IBM son on yıl içerisinde Afrika kıtasına ciddi yatırımlar yaparak ilgiyi bu yöne çekmiştir. Kıtadaki ilk araştırma merkezini 2013 yılında Nairobi’de açan IBM, 2016 yılında Johannesburg ile yatırımlarını sürdürmüştür. ;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı ;

BRAINS2 TÜRKİYE; ‘Biyoteknoloji’, ‘Robotik’, ‘Yapay Zekâ’, ‘Nanoteknoloji’, ‘Uzay’ ve ‘Stratejik Hizmetler’ alanlarında pazar, ekosistem ve kapasite geliştiren, Türkiye merkezli çok programlı bir marka/inisiyatiftir. Küresel ekonomide yeni iş modeli ve çok boyutlu güç dağılımını dönüştüren bu temel ...;

Eski çağlardan beri insanlar ihtiyaç duydukları ancak üretemedikleri mal veya hizmetleri elde etmek için farklı yollara başvurmuşlardır. Başlangıçta ihtiyaçların örtüşmesi esasına dayalı olarak kullanılan takas yöntemi, zamanla yerini farklı ödeme şekillerine bırakmıştır. Takas yöntemi takip edilere...;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • DTB Hilton İstanbul Topkapı Otel -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.