Arktik Jeopolitiğinin Büyük Resmi

Makale

Yüzyılın başında Arktik bölge küresel ilgi odağı haline geldi. Yenilenen ilgi kısmen iklim değişikliğinden, doğal kaynak arama beklentilerinden ve Avrupa ile Asya arasında buzsuz nakliye rotalarından kaynaklandı. Daha sonra Arktik devletler dikkatlerini kuzey bölgelerine çevirirken, Arktik olmayan aktörler de bölgeye ilgilerini dile getirdi. ...


Iselin Németh Winther, Andreas ØsthagenFridtjof Nansen Institute

  1. Giriş
Bu rapor, Fridtjof Nansen Enstitüsü liderliğinde yürütülen ve Norveç Dışişleri Bakanlığı tarafından finanse edilen Yeni Bir Dönemde Arktik Jeopolitiği“ projesi çerçevesinde bir katkı olarak ortaya çıkmaktadır. Projenin genel amacı, özellikle Norveç'in Yüksek Kuzey bölgesine yoğunlaşarak Kuzey Kutbu'nda güvenlik ve jeopolitik dinamikler konusunda devam eden söylemi zenginleştirmektir. Amaç, bulguları, nüansları ve ortaya çıkan eğilimleri kamusal alana ve Arktik jeopolitiğine özel ilgi duyan akademik topluluklar ve aktörlere sunmaktır.

Yüzyılın başında Arktik bölge küresel ilgi odağı haline geldi. Yenilenen ilgi kısmen iklim değişikliğinden, doğal kaynak arama beklentilerinden ve Avrupa ile Asya arasında buzsuz nakliye rotalarından kaynaklandı. Daha sonra Arktik devletler dikkatlerini kuzey bölgelerine çevirirken, Arktik olmayan aktörler de bölgeye ilgilerini dile getirdi. Bölgenin değişen dinamiği ve yeni aktörlerin gelişi, zaman zaman Kuzey Kutbu bölgesinin eşiğinde bir kaynak savaşı“ ve jeopolitik oyun“un belirdiği yönünde abartılı bir algı oluşmasına yol açmıştır. Paradoksal bir şekilde, bölgenin aynı zamanda dünyanın başka yerlerindeki jeopolitik eğilimlerden korunduğu düşünülüyor ve bu da bölgenin istisnai“ olarak nitelendirilmesine yol açıyor. Birbiriyle çelişen, biraz basitleştirilmiş iki anlatının hiçbirinin sağlam durduğu kanıtlanamadı. Bölgeden kaynaklanan potansiyel çatışmaların nispeten az nedeni olmasına rağmen, Kuzey Kutbu'nun güvenlik ilişkileri dünyanın başka yerlerinde ortaya çıkan olaylardan büyük ölçüde etkileniyor.

Kuzey Kutbu ilişkileri Rusya ile 'Batı' arasındaki daha büyük dinamiklere dayanıyor. Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı işgal etmesi Batı ile ilişkileri büyük ölçüde değiştirdi; Finlandiya ve İsveç'in NATO üyeliğine yönelmesine yol açtı ve böylece ittifak sekiz Kuzey Kutbu ülkesinden yedisini kapsayacak şekilde genişletildi. Bu çatlak, Rusya ve Batı arasındaki gerilim 2022'den önce bile açıkça ortaya çıkmıştı. Bölgesel olarak askeri varlık ve tatbikatlarla, keskin retorikle ve provokasyonlar ile şüpheli sabotaj olaylarıyla kendini gösteriyordu. Ayrıca Çin'in Batı-Rusya eksenindeki tarafsız“ duruşunun ve ABD-Çin rekabetinin Kuzey Kutbu açısından ne anlama geldiği soruları da gündeme geliyor. AB ve Hindistan gibi diğer aktörler ise (2022'den itibaren Arktik politikasıyla) Arktik gelişiminin yalnızca bilimsel ve ekonomik boyutlarına değil, aynı zamanda jeopolitik boyutuna da giderek daha fazla ilgi gösteriyor.

Kuzeydeki gerilimin esas olarak küresel güç mücadelelerinden ve Arktik dışında meydana gelen olaylardan kaynaklandığı, ancak yine de bölgesel dinamikleri etkilediği düşünülüyor. Bu nedenle bölgedeki jeopolitik dinamikleri şekillendiren küresel aktörlerin anlaşılması büyük önem taşımaktadır.

Bu rapor, Arktik jeopolitiğindeki bazı önemli aktörlere, yani Rusya, ABD, Avrupa Birliği, Çin ve Hindistan'a kısa bir genel bakış sunmayı amaçlıyor. Amacımız, her bir aktörün çıkarlarının ayrıntılarına ya da kendi çıkarlarını nasıl algıladıklarına ilişkin ayrıntılara girmek değil; çünkü bu tür bilgilere Arktik stratejileri/politikaları yoluyla kolayca erişilebilir. Bunun yerine öncelikle şu soruyu soruyoruz: Rusya'nın Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgal etmesinden sonra Kuzey Kutbu'ndaki bu aktörlerin yaklaşımında ne değişti ve bu değişimlerin jeopolitik ve güvenlik politikası açısından niteliği nedir? Sonunda, bu değişikliklerin Norveç için ne gibi sonuçlar doğurduğunu kısaca ele alacağız.
 
  1. Rusya

Rusya'nın Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgal etmesi, Kuzey Kutbu ülkelerinin, özellikle de Rusya'yla sınırı olan ülkelerin stratejik hesaplamalarında önemli bir değişikliği tetikledi ve Moskova'nın bölgedeki niyetleri ve eylemleri hakkında yeniden endişelere yol açtı. Aşağıdaki bölümde Rusya'nın Kuzey Kutbu'ndaki önemli gelişmeler vurgulanıyor. Rusya'nın güvenlik çıkarlarına dair bize neler söyleyebilirler? Resmi belgeler ve retoriklere göre, Rusya'nın Arktik kalkınması için hırslı planlarının uygulanmasıyla birlikte, pek az ya da hiçbir şey değişmemiştir. Gerçekte ise savaş, gelişmeleri güçlü bir şekilde etkilemiştir.

2.1. Hidrokarbonlar

Rusya'nın Arktik ekonomisine hidrokarbon üretimi ve ihracatı hakimdir. Rusya'nın doğalgaz üretiminin yaklaşık yüzde 90'ı Kuzeybatı Sibirya'da gerçekleşiyor. 2022 boyunca, Avrupa'ya yapılan boru hattı gaz ihracat hacmi yaklaşık %80 düştü ve 2023'te gelirler büyük ölçüde azaldı. Gelir açığı, devletin hakimiyetindeki gaz şirketi Gazprom için ciddi mali sorunlar yaratıyor ve boru hatları yalnızca Batı Rusya ve Avrupa'ya bağlandığından bu gaz için alternatif pazarlar yok. Sonuç olarak, üretim alanlarında potansiyel olumsuz toplumsal yansımalarla birlikte üretimin kesilmesi gerekiyor.

İronik bir şekilde, aynı bölgede üretilen ancak gemiyle taşınan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) Avrupa'da patlama yaşadı. 2022'de Yamal LNG'nin neredeyse tüm üretimi satıldı ve aynı durum 2023'te de devam etti. Bu projenin çoğunluk sahibi olan özel gaz şirketi Novatek, yabancı ortaklarla birlikte olağanüstü yüksek gaz fiyatları nedeniyle büyük karlar elde etti. Batılı ülkeler Rusya'nın gaz ihracatına yaptırım uygulamadı ancak LNG projelerine teknoloji satışını kısıtladı. Bu, inşaatı geciktirdi ancak Novatek'in, 2024'ün başlarında üretime başlaması beklenen ikinci büyük LNG projesi olan Arctic LNG 2'ye devam etmesini engellemedi. Kasım 2023'te ABD, bu özel projeden yapılan satışlara karşı yaptırımlar duyurdu. Bu nedenle, Rusya hükümetinin en fazla öncelik verdiği sektör olan Rus LNG'sinin hem teknoloji ve pazara erişimi hem de finansmanı konusunda belirsizlikler bulunmaktadır.

Daha doğuda, Taymyr yarımadasında, devlete ait petrol şirketi Rosneft, Arktik'teki en büyük endüstriyel proje olması planlanan Vostok petrol projesini geliştiriyor. Proje finansmana ihtiyaç duyuyor ve Rosneft, hükümetle birlikte aktif bir şekilde Çinli yatırımcıları çekmeye çalışıyor. Projenin karlılığı, denizden elde edilen Rus petrolünü hedef alan yaptırımların kalıcılığı ve etkinliğinden büyük ölçüde etkilenecektir.

2.2 Kuzey Denizi Rotası

Kuzey Denizi Rotası (NSR), ticari potansiyelin yanı sıra jeopolitik ve jeoekonomik öneme de sahip olması nedeniyle Rus devletinin gözünde önemli bir ulaşım koridoru olmaya devam ediyor. Rusya'nın Kuzey Kutbu'ndaki stratejisinin bir parçası olarak Başkan Putin, 2024 yılına kadar 80 milyon ton kargo taşımacılık hedefini belirledi ki başından beri gerçekçi değildi. NSR'de uluslararası transit trafik her zaman marjinal düzeydeydi ancak 2022'de Rusya'ya uygulanan yaptırımların yarattığı belirsizlik nedeniyle neredeyse tamamen durma noktasına geldi. 2023 yılında da çok azdı ama yeni bir Çinli şirket küçük ölçekli bir konteyner rotasına başladı. 2023 yılında ise ağırlıklı olarak LNG ve petrol sevkiyatlarından oluşan toplam hacmin 37 milyon ton civarında olması bekleniyor.

Petrol taşımacılığında NSR'ye olan bağımlılığın artması, yeni jeopolitik gerçekliğin bir sonucu olarak görülebilir. Daha önce Novy Limanı, Varandey ve Prirazlomnoye gibi Arktik bölgelerden Batı pazarlarına gönderilen petrol, NSR aracılığıyla yeniden Asya'ya yönlendirildi. Rusya ayrıca NSR aracılığıyla Baltık Denizi'ndeki terminallerden petrol taşıyan tankerler gönderdi. Kommersant gazetesine göre, 2023'te Çin'e 1,5 milyon ton petrol bu yolla sevk edildi. 1989'daki Exxon Valdez petrol sızıntısından bu yana, Kuzey Kutbu'ndaki petrol sevkiyatlarının çevre güvenliği ciddi bir endişe kaynağı haline geldi. Petrolün nakliyesi IMO'nun Kutup Kodu kapsamındaki düzenlemelere tabidir. Rusya'nın geçen yaz taşımacılığın bir kısmı için buz sınıfı olmayan gemileri kullanması çevreci gruplar arasında endişeye neden oldu.

2.3 Arktik çevre/iklim: En büyük kaybeden

Rusya Hidrometeoroloji Servisi'nin üçüncü iklim değişikliği değerlendirme raporu (2022), Rusya Kuzey Kutbu'nun iklim değişikliklerine karşı savunmasızlığının altını çiziyor ve iklim değişikliğiyle ilişkili çeşitli risklere yönelik politika tepkisi ihtiyacını vurguluyor. Tarihsel olarak Rusya, iklim eylemi ve çevre koruma alanında normları benimseyen bir ülkeydi, ancak Paris Anlaşması ve Avrupa Yeşil Anlaşması'ndan bu yana daha bağımsız bir iklim politikası geliştirmeye çabalıyor. Rusya-Batı bilimsel işbirliğine yönelik artan zorluklar, iklim değişikliği politikasına ilişkin zaten marjinalleştirilmiş akademik tartışmaların daha da zayıflamasına yol açtı.

Rusya'nın Kuzey Kutbu'ndaki ekonomik operasyonlarında çevresel risk istekliliğinin yüksek olduğu göz önüne alındığında, çevresel ve iklimsel zorlukların önümüzdeki yıllarda daha da ağırlaşması muhtemeldir.

2.4. Rusya ve Çin

Rusya'nın Batı pazarlarından uzaklaşmasından kaynaklanan sorunlara çözüm olarak Çin, giderek daha fazla bir seçenek olarak görülmektedir. Rusya'nın Çin ile ortaklığı, 2014'te Kırım'ın ilhakının ardından Doğu'ya yönelme“ sonrasında zaten gündemin üst sıralarında yer alıyordu, ancak Rusya, Çin'in Kuzey Kutbu'ndaki niyetleri konusunda büyük ölçüde şüpheci olmaya devam etti. Şubat 2022'den sonra Rusya, Çin ile işbirliğini yoğunlaştırmak, örneğin "Kuzey Denizi Rotası için ortak çalışma organı" kurmak istediğini açıkladı. Bu, geleneksel olarak Kuzey Denizi Rotası'nın kontrolünü ulusal ayrıcalığı olarak tanımlayan Rusya için önemli bir jeopolitik değişikliği temsil ediyor ve bu değişiklik, Rusya'nın Kuzey Kutup Bölgesi'nde de stratejik ortağı olarak Çin'e artan bağımlılığını yansıtıyor.

2.5 Sonuç

Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşın bir sonucu olarak Rusya'nın jeopolitik ortamında meydana gelen değişikliklerin resmi olarak kabul edilmemesine rağmen, Rusya'nın Arktik stratejisinde önemli ayarlamalar yapıldı. Birincisi, Rusya'nın hidrokarbon ihracatı kısmen Asya pazarlarına yönlendirildi. İkincisi, savaşın Rusya'nın Kuzey Kutbu'nda çevresel açıdan daha riskli projelerin gerçekleştirilmesine yol açtığı görülüyor. Üçüncüsü, Rusya, Çin'in Kuzey Kutbu'nda daha büyük bir rol üstlenmesine izin verme konusunda daha az hassas hale geldi.

Uzun vadede, Rusya'nın Kuzey Kutbu'nu geliştirmesindeki ilerleme, batılı ülkelerle olmasa da Çin ile olan işbirliğine bağlıdır. Batılı üyelerin Rusya ile iş birliğini Mart 2022'de askıya almasının ardından Rusya'nın Arktik Konseyi'nden çekilip çekilmeyeceğine dair bazı spekülasyonlar vardı. Alternatif forumların kurulması düşünüldü, ancak Rusya, katılımı için yeni düzenlemeler henüz net olmasa da kalma kararı aldı. Rusya'nın kaybedecek pek bir şeyi yok gibi görünüyor ve belki de çok taraflı forumlara katılımdan kazanabileceği bir şeyler var. Rusya'nın çok taraflı forumlara katılarak kaybedeceği hiçbir şey yok ve belki de kazanacağı bir şey var. Ancak Rusya, resmi olarak, Norveç'in erken 1990'ların başından beri teşvik ettiği bir işbirliğinin sona erdiğini işaret eden, Barents Konseyi'nden çekildi.

Avrupa'da Rusya-NATO gerilimleri çok yüksek olmasına rağmen, çelişkili bir şekilde Rusya'nın Kuzey Kutbu'ndaki askeri hazırlığı, Kola yarımadasındaki kara kuvvetlerinin önemli bir kısmının Ukrayna'da konuşlandırılması nedeniyle azaldı. Aynı zamanda, olayları önlemek için Avrupa Kuzey Kutbu'ndaki hem Rus hem de Batılı deniz operasyonlarının daha kısıtlı olduğu görülüyor. Stratejik düzeyde Rusya, NATO'daki Finlandiya ve İsveç'le konumunu ve sınırlarına yakın ABD askeri varlığının olasılığını yeniden değerlendiriyor. Rus ve Çin sahil güvenlik güçleri arasında Murmansk'ta imzalanan işbirliği anlaşmasının acil bir askeri önemi yok ancak muhtemelen iki ülke arasında Kuzey Kutbu'nda askeri işbirliğinin göz ardı edilmediğinin sinyalini vermesi amaçlanıyor.
 
Çeviren: Büşra BÜYÜK
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2763 ) Etkinlik ( 223 )
Alanlar
TASAM Afrika 77 647
TASAM Asya 98 1106
TASAM Avrupa 23 649
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 294
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1406 ) Etkinlik ( 54 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 23 623
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 189
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1304 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 518
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2049 ) Etkinlik ( 82 )
Alanlar
TASAM Türkiye 82 2049

Çin ve Rusya’ya uygulanan Batı merkezli yaptırımlar küresel jeopolitikte köklü değişimlerin önünü açarken söz konusu iki ülkeyi de ilan edilmemiş stratejik bir ittifaka doğru sürüklüyor. Rusya ekonomisi üzerinde oluşan baskı ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD)-Çin rekabetinin derinleşmesi, Çin ve R...;

Dünyanın varoluşundan günümüze milyarlarca yıl geçti. İnsanlık bu tarihsel sürecin sadece son 15 bin yılında var oldu. Her ne kadar 15 binlik bir geçmişten bahsetsek de belki de henüz bilmediğimiz veya keşfedemediğimiz binlerce yıl öncesi de olabilir diye düşünmek lazım. İlkel yaşamlardan başlayarak...;

Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü (MSGE) tarafından başlatılan Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı “Geleceğin Savunması ve Değişim Yönetimi“ başlıklı 2024 ikinci dönemi 24 Şubat 2024 ve 16 Mart 2024 tarihleri arasında çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek. Kontenjan esasına göre s...;

Artan jeopolitik gerilimler ve yükselen ekonomik belirsizlik ortamında, her ne kadar hükümetler artık küresel işbirliğinin mutlak faydalarına odaklanmıyor olsa da birbirlerine göre daha az “kazandıkları“ endişesine kapılmaktan geri kalmıyorlar. Göreceli kazançları önceliklendirmek, kaybeden-kaybeden...;

Afrika kıtası, 1998 yılında somutlaştırılan Afrika Açılım Eylem Planı’ndan bugüne Türkiye’nin dış politikasında her geçen gün daha çok önem kazanmaya devam etmektedir. Afrika Açılım Eylem Planı’nın hemen ardından 2005 Afrika Yılı’nın ilanı ve 2008 Birinci Türkiye-Afrika Ortaklığı Zirvesiyle Türkiye ...;

Gazi Mustafa Kemal Atatürk; Türk Kurtuluş Savaşı’nın lideri, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve Türk Devrimi’nin önderidir. Dünyada asker, lider, devlet kurucusu, kurtarıcı, devrim önderi, devlet adamı olarak anılan, bilinen, tanınan, öne çıkan isimler arasında özel, özgün bir konumu vardır. Çünkü ...;

Klasik yaklaşımla köy durağan, öngörülebilirliğin, gelenek, örf, adet ve din ile binlerce yılın sağduyu ve imbiklenmiş kültürünün garantilediği huzur ve istikrar merkeziydi. Özellikle kozmopolit metropollerin ani değişimlerine karşı amortisör, sert değişimleri yumuşatma unsuruydu.;

Tarihin akışı süresince ülkelerin birbirlerinden bilgi saklamaya çalıştıkları kadar bilgi çalmaya çalıştıkları ortada olan bir gerçektir. Casusluk, devlet yönetiminin ayrılmaz bir parçası olmuştur ve teknikleri sürekli olarak evrim geçirse de bu böyle kalmaya devam edecek. Amerika'nın ilk casusları,...;

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 2

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 24 Şub 2024 - 16 Mar 2024
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

5. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

7. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Somali Cumhuriyeti; Afrika’nın doğusunda yer almakta olup Afrika Boynuzu olarak adlandırılan ve dünya gündemine açlığın, kıtlığın ve bulaşıcı hastalıkların yol açtığı felaketler nedeniyle sık sık gelen bir bölgede konumlanmış durumdadır.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) bünyesinde yaptığımız bilimsel çalışmalar ile Dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri kavrama ve analiz etmeye yönelik çabalarımızın ortaya koyduğu açık bir gerçek var: Aktörleri, kuralları, vizyonu eskisinden çok farklı olan yeni bir uluslararası sistem il...

Türk insanının, Osmanlı zamanında olsun, Cumhuriyet döneminde olsun, stratejik düşünceler üretebildiği ve bunları karar organları üzerinden uygulamaya geçirebildiği tarihi bir gerçektir.Bu özellik tarihte her ülke ve her toplum için geçerli olmamıştır.