Tuğla Üzerine Tuğla Ekleyen BRICS

Makale

En son 2010 daki eklemeyle üye sayısı 5 e yükselen BRICS[1], Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’yı bir araya getiren bir grup olmuştu. 2023 bitmeden gruba Arjantin(A), Mısır(E), Etiyopya(E), İran(I), Birleşik Arap Emirlikleri(UAE) ve Suudi Arabistan(SA) da katıldı. Ancak bu genişlemenin hala dönemsel toplantılarda buluşmaktan öte bir iktisadi veya siyasi amacı olduğu söylenemez....

En son 2010 daki eklemeyle üye sayısı 5 e yükselen BRICS[1], Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’yı bir araya getiren bir grup olmuştu. 2023 bitmeden gruba Arjantin(A), Mısır(E), Etiyopya(E), İran(I), Birleşik Arap Emirlikleri(UAE) ve Suudi Arabistan(SA) da katıldı. Ancak bu genişlemenin hala dönemsel toplantılarda buluşmaktan öte bir iktisadi veya siyasi amacı olduğu söylenemez. Grubun şimdi kısaltması bile akıllara seza. Sessiz harflerin yanına eklenen seslilerin bir telaffuz kolaylığı sağlamayacağı kesin. Örneğin Suudi Arabistan en sona eklense BERICESUIA SA olarak sanki bir Sabancı Holding kuruluşu çağrışımı yapıyor. Ama ülke baş harfleri nasıl sıralanırsa sıralansın, bir gruptan çok bir ülke veya Kanada’nın bazı eyaletlerinin adı ile karıştırılacak bir şey çıkıyor ortaya. BRICS-AUEIE belki sonradan olan eklemelerle gruptaki iki başlılığı gözler önüne sermesi için daha uygun.

Her halükarda, bu ülkelerin dünyanın en büyük gelişmekte olan ülkeleri olduğu kesin. İlk beşli zaten gerçekten çok büyük. Ama gruptaki her ülkenin ekonomik ve demografik göstergelerini birbirine ekleyerek söylemenin bir anlamı yok. Grup içine dönmüş bir ticaret ve yatırım da bugüne kadar pek önem arz etmedi. 2014 yılında kurulan ortak bankaları BRICS Bank veya Yeni Kalkınma Bankası (New Development Bank-NDB )bir umut olmuştu[2]. 2016 yılında Bangladeş ve Mısır’a, alt yapı ve sürdürülebilir kalkınma projelerinin finansmanı için 30 milyar Dolar’ı aşkın borç verildi. 2019 da Güney Afrika’ya verilen borcun 2022 ye kadar 40 milyar Dolar’a ulaşması hedeflenmişti. Son yıllarda giderek yalnızlaşan Rusya, BRICS e daha çok itibar etse bile, bu aslında BRICS için itibar kaybı yaratmaya başladı denilebilir. Bu nedenle Mart 2022 de BRICS olmasa bile NDB Rusya ile olan bağlarını gevşetti. Buna rağmen kredi derecelendirme kuruluşlarının hışmından kurtulamadı. Yani zemin çatlağı BRICS içinde genişlemeden önce çıkmaya başlamıştı.

Zaten Şahtılar; Şimdi Şahbaz Oldular

Şimdi bu şartlar altında, BRICS’e yeni eklenen 6 ülkeden bazıları Arjantin dışında, sanki yeni bir bölgesel grup olmaya aday. En zengin Suudi Arabistan ve BAE zaten son yıllarda çözülen Körfez İşbirliği Teşkilatının(GCC) iki üyesi. Birbiri ile olan sürtüşmeleri hiç bitmeyen Mısır ve Etiyopya’yı, yapay bir çatı altına sokmak, bir ihtimal orijinal BRICS üyelerinin bu iki ülkeyi nihai bir barışa özendirmeye çalışacaklarını düşündürüyor. Ama nasıl? Nil sularının paylaşımı için bir Amazon modeli mi sunacaklar? Böyle bir model zaten var mı? Varsa bile yeni Arjantin yönetimi ve yönetimin başındaki sıra dışı Başkan Javier Milei ülkesinin dış ilişkilerine nasıl bir yön verecek belli mi? Hani Arjantin ve Brezilya ortak bir para birimine geçecekti? Mercosur(The Southern Common Market veya Latin Amerika Ortak Pazarı) ve LAFTA’yı (Latin Amerika Serbest Ticaret Alanı) hayata geçiremediler. Zaten nasıl bir para birliği hayalleri vardı ki? Hem de Arjantin’deki enflasyon oranlarıyla.

Sözün özü birbiri ile toplanamayan büyüklükleriyle zaten şahtılar. Şimdi 45 yıldır kendi kabuğunda, yaptırımların kıskacında, nükleer zenginleştirme ile dünyayı tehdit ederek ve varlık içinde yokluk çekerek yaşayan İran’ı aralarına alarak şahbaz oldular. Bence bu genişleme en çok İran’a yarar. Tabii eğer diğer üyeler ABD yaptırımlarını açıp, İran’a ulaşabilirlerse, İran’ı IAE kurallarına uymaya, orta ve uzun menzilli füze üretimi yerine insanlığa faydalı bir şeyler üretmeye ikna edebilirlerse. Eğer bu kadim ülkenin dünyaya yeniden bu ne kuş, ne de Anka olan grup üzerinden yeniden bağlanmasını sağlayabilirlerse ne ala! Yoksa belki Arjantin ve Brezilya belki artık daha kolay İran halısı ithal eder. Olmadı daha fazla İranlı halıcı ithal eder. Çin zaten ipeksi dokunuşundan çok verdiği yatırım sözleri ile İran ile Suudi Arabistan ilişkilerini yumuşatmaya gönüllü olmuştu. Belki de zaten BRICS genişlemesi bu iki ülkeye bir el sıkışma ödülü. İş ki şimdi hikâyenin yeni bölümlerini görelim. Bir Tahran ve Adisababa zirvesinde tarafların tavırlarına ve zirve gündemlerine dikkat edelim. Ukrayna’ya füzeler gönderirken Moskova’da BRICS ve eklemelerinin ne yapabileceklerine bakalım. Boş sözlerle vakit mi geçirecekler? Yoksa Rusya’yı Ukrayna ile bir ateşkese ikna edebilecekler mi boylarını ölçelim.

Birkaç Soru ve “Küresel Güney“ in Merkezi

Eğer yeni eklemeleri ile BRICS toplanacak zirvelerde uyumlu açıklamalarla yönlendirici bir rol üstlenebilirse küresel bir yönetişim kuruluşu haline dönüşebilir. Ama kritik dönemeçlerde ortak tavır sergileyemezse nasıl küresel güç olabilir? Aslında hiç hayal kurmayalım BRICS, BERICESUIASA veya BRICS AUEIE dünya nüfusunun yarısını temsil etmesine rağmen bir AB olamaz. G7 den bir az daha büyük. Ama G7 de olamaz. Bırakınız G7 yi veya AB ni, bir Batı Afrika Birliği yani ECOWAS bile olamaz. Toplanamayan ekonomik gücüne rağmen, Etiyopya’daki açlığa veya etnik kabile savaşlarına engel olamaz. Etiyopya’daki Büyük Rönesans Barajının yapımını durduramaz. Suudi Arabistan ve İran’ın Yemen’den elini çekmesini sağlayamaz. Rusya ve Çin’i etkileyemez. Çin’in Uygur Türklerine karşı uyguladığı ayırımcılığı, Hindistan’daki Hindu milliyetçiliğinin Müslüman Hintlilere karşı sürdürdüğü acımasızlığı kınayamaz. O zaman ne yapar bu yeni oluşum? Tuğlaları aralarına daha fazla harç koymadan yığmaya devam ederlerse, günün birinde bunlar tek tek düşmeye başlayabilir.
Tabii yeni üyelerin nasıl bir süzgeçten geçerek birdenbire gruba katıldığı akla gelen bir başka soru. Neden, Nijerya değil de Etiyopya? Meksika ve Şili değil de Arjantin? Neden Endonezya’nın adı yok? Hangi iktisadi veya siyasi kriterlerin davette rol oynadığını sorgulatmaya yetiyor. Bir ürün reklamı beni hep düşündürmüştür: “ kontrolsüz güç, güç değildir“. Bu ifade BRICS in yeni genişlemiş hali için bir başka soruyu daha çağrıştırıyor.

Yeni haliyle büyük bir güç olarak takdim edilen BRICS’in kontrolü kimde? Merkezi Şanghay’da olduğu için Çin’de mi? 2022 de NDB Gujarat’ta bir bölge şubesi açınca, olası bir Çin ve Hint işbirliğinin de kapısı aralanmış oldu. Şimdi böyle bir yakınlaşma ancak bu iki ülke aralarındaki sınır sorunlarını ve Tibet çekişmesini sonlandırabilirse devam edebilir. Yine de “Küresel Güney “in merkez üssü Çin-Hindistan çizginde Çin’e daha yakın olacağa benzer. Tabii eğer işlevi artarsa BRICS ve uzayan kollarının kıymet-i harbiye’si de büyür. Sonuç olarak, BRICS 15 yılda ancak bu kadar yol geldi. Ama önümüzdeki yıllara hala üzerinde cevaplanacak birçok soru sarkacak gibi.
 
 
 
 
 
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

İktisadi düşünce tarihi, yalnızca yeni teorilerin eskilerin yerini aldığı bir süreç değil; aynı zamanda iktisat bilimi ile doğa bilimleri, matematiksel araçlar ve bilişimsel teknolojiler arasındaki ilişkinin sürekli yeniden tanımlandığı bir epistemolojik evrim sürecidir.;

Orta Doğu, yıllardır jeopolitik değişikliklerden en çok etkilenen bölgelerden biri olarak kalmaktadır. 21. yüzyılın başından bu yana bölge, güvenliği tehdit edecek birçok durumla karşı karşıya kalmıştır. Günümüzde, Orta Doğu’nun çeşitli bölgelerinde yaşanan değişikliklere, İsrail-İran ekseni boyunca...;

İllegal uyuşturucu piyasaları, hukuki regülasyonların ve kurumsal denetimin tamamen dışında kalsa da iktisadın temel ilkelerinden muaf değildir. Aksine bu alan; arz ve talep kanunlarının, risk analizi mekanizmalarının ve piyasa aksaklıklarının en sert, yalın ve saf haliyle gözlemlendiği "sınırda ikt...;

Din ekonomisi, iktisat biliminin rasyonel seçim teorisi, kurumsal iktisat ve kamu tercihi gibi temel alt disiplinlerini din olgusuyla buluşturan çift yönlü ve son derece dinamik bir çalışma alanıdır. İktisat ve din arasındaki bu akademik etkileşim, metodolojik açıdan iki temel eksen etrafında şekill...;

Orta Doğu jeopolitiği, son yıllarda uzun süredir devam eden kamplaşma ve çatışma odaklı dinamiklerin yerini diyalog, uzlaşı ve pragmatik çıkar ortaklıklarına bıraktığı kapsamlı bir dönüşüm sürecine sahne olmaktadır. 2010’lu yılların başında patlak veren Arap Baharı, 2013’te Mısır’da yaşanan askerî m...;

Güneydoğu Asya’nın doğu kıyısı boyunca uzanan Vietnam, tarihsel teşekkülü, sömürge karşıtı direnç mekanizmaları ve radikal iktisadi dönüşüm tecrübesiyle küresel politik iktisat literatüründe müstesna bir yere sahiptir.;

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından 7 Ağustos 2026 tarihinde Mekke Ortak Savunma Anlaşması imzalanmıştır. Bu anlaşmanın ülkeler arası ilişkiler açısından önemi oldukça büyüktür. Karşılıklı savunma anlaşması olarak imzalanan belge, diplomatik ilişkileri yeni bir düzeye taşımaktadır. Anlaş...;

Karşılaştırmalı sosyal politika literatüründe refah devletlerinin geçirdiği tarihsel ve kurumsal dönüşümler, kapitalizmin farklı coğrafyalardaki eklemlenme biçimlerini anlamada temel bir analitik araç sunmaktadır.;

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) bünyesinde yaptığımız bilimsel çalışmalar ile Dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri kavrama ve analiz etmeye yönelik çabalarımızın ortaya koyduğu açık bir gerçek var: Aktörleri, kuralları, vizyonu eskisinden çok farklı olan yeni bir uluslararası sistem il...

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir. Değişimin çok hızlı ve ola...

Türk insanının, Osmanlı zamanında olsun, Cumhuriyet döneminde olsun, stratejik düşünceler üretebildiği ve bunları karar organları üzerinden uygulamaya geçirebildiği tarihi bir gerçektir.Bu özellik tarihte her ülke ve her toplum için geçerli olmamıştır.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

21. yüzyılın kuşkusuz en önemli paradigma değişimlerinden birini küreselleşme süreci oluşturuyor. Bu süreçle beraber siyasal, sosyal, ekonomik pek çok alanda köklü değişimler yaşandı, yeni yol ve yöntemler keşfedildi, eski yöntemler yeniden inşa edildi; sonuçta yepyeni bir anlayışla karşı karşıya ka...