Ulusalcılar ve Küreselciler Arasında Dünya

Yorum

Küreselciler ve ulusalcılar arasındaki çatışma, ulusların ve uluslararası kurumların küresel yönetişimi şekillendirmedeki rolüne ilişkin farklı görüşler etrafında dönüyor. Bu terimler sıklıkla geniş anlamda kullanılır ve bireyler bu kategoriler içerisinde farklı konumlara sahip olabilirler. Küreselciler ile ulusalcılar arasındaki çatışmanın temel noktalarını ele alalım. ...

Küreselciler ve ulusalcılar arasındaki çatışma, ulusların ve uluslararası kurumların küresel yönetişimi şekillendirmedeki rolüne ilişkin farklı görüşler etrafında dönüyor. Bu terimler sıklıkla geniş anlamda kullanılır ve bireyler bu kategoriler içerisinde farklı konumlara sahip olabilirler. Küreselciler ile ulusalcılar arasındaki çatışmanın temel noktalarını ele alalım.

Küreselciler, artan uluslararası işbirliğini ve Birleşmiş Milletler, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ve bölgesel örgütler gibi uluslararası kurumların güçlendirilmesini savunuyor. Küresel zorlukların üstesinden gelmek için kolektif karar almaya inanıyorlar. Küreselciler genellikle serbest ticaret anlaşmalarını ve açık piyasaları destekler ve bunları ekonomik büyüme, verimlilik ve küresel refah mekanizmaları olarak görürler. Birbirine bağlı ve birbirine bağımlı bir dünya ekonomisinin faydalarını vurgularlar. Küreselciler genellikle küresel yönetişime yönelik, uluslararası yasa ve normların devletlerin davranışlarını şekillendirmede önemli bir rol oynadığı daha entegre ve koordineli bir yaklaşım çağrısında bulunuyor. Evrensel insan haklarına yapılan vurgu küreselci bakış açılarının ortak yönlerinden biridir. İnsan haklarını korumak ve dünya çapında demokratik değerleri teşvik etmek için uluslararası norm ve standartları savunuyorlar.

Ulusalcılar, tek tek ulusların egemenliğine öncelik verir ve ulusüstü kuruluşların iç politikalar üzerinde önemli etkiye sahip olduğu fikrine karşı çıkarlar. Bir ülkenin işleriyle ilgili kararların kendi hükümeti ve vatandaşları tarafından alınması gerektiğini savunuyorlar. Ulusalcılar, yerli endüstrileri ve işleri korumak için gümrük tarifeleri ve ticari engeller de dahil olmak üzere korumacı ekonomi politikalarını savunabilirler. Ulusal çıkarlara zarar verdiğini düşündükleri serbest ticaret anlaşmalarına şüpheyle yaklaşırlar. Ulusalcılar, ulusal kimliğin, kültürün ve geleneklerin korunmasına ve geliştirilmesine büyük önem verirler. Benzersiz ulusal özelliklerin aşınmasıyla ilgili endişelerini dile getirerek, küreselleşmenin bu yönler üzerindeki potansiyel etkisine karşı temkinlidirler. Göç meselesi genellikle ulusalcı söylemde merkezi bir rol oynar. Ulusalcılar, ulusal güvenliği, ekonomik çıkarları ve kültürel uyumu korumak için daha sıkı göç kontrolleri isteyebilirler.

Küreselciler, uluslararası işbirliğinin yoksulluk ve eşitsizlik gibi küresel sorunları çözebileceğini savunuyorlar. Öte yandan ulusalcılar, uluslar içindeki ekonomik eşitsizlikle ilgili endişelerini genellikle küreselleşmeye bağlayarak dile getirebilirler.
Popülist hareketler, yerleşik küreselci normlara ve kurumlara meydan okuyarak milliyetçi duygulardan faydalanabilir. Popülist liderler genellikle gündemlerini, algılanan küresel elitlere karşı "sıradan halkın" çıkarlarını koruma çerçevesinde şekillendiriyorlar.

Ulusalcılar, dış tehditlere karşı korunmak için güçlü bir ulusal savunma ve güvenlik aygıtına öncelik verirler. Küreselciler, uluslararası güvenlik işbirliğinin önemini kabul ederken, askeri müdahaleler yerine diplomatik çözümleri vurgularlar.
Küreselciler genellikle iklim değişikliği gibi küresel sorunları ele almak için uluslararası işbirliğinin gerekliliğini vurgulamaktadır. Ulusalcılar, ulusal çıkarlara daha fazla odaklanabilir ve kendi ülkelerine önemli ekonomik yükler getirdiğini düşündükleri küresel anlaşmalara şüpheyle yaklaşabilirler.

Ulusalcı hareketler dünya çapında ilgi kazanıyor, küresel gündeme ve uluslararası kurumların otoritesine meydan okuyor. Korumacı politikalar küresel ticaret akışını bozuyor, ekonomik belirsizliğe ve istikrarsızlığa yol açıyor. ABD-Çin rekabeti yoğunlaşıyor, iki kutuplu bir dünya düzeni yaratıyor ve kritik konularda küresel işbirliğini engelliyor. BM gibi uluslararası kurumların etkinliği sorgulanıyor ve bu da küresel yönetişimde bir düşüşe yol açıyor. Küreselciler insan hakları ve demokrasi gibi evrensel değerleri desteklerken, ulusalcılar kendi kültürel ve dini değerlerini vurguluyor ve çoğu zaman cinsiyet eşitliği ve LGBTQ hakları gibi konularda çatışmalara ortam oluşturuyor.

Devletlerin veya aktörlerin ulusalcı veya küreselci yönelimleri benimseme kararı, tarihsel, ekonomik, sosyal ve politik değerlendirmeler de dahil olmak üzere çeşitli faktörlerden etkilenir. Milletler, sömürgeleştirme, savaşlar veya algılanan adaletsizlikler dahil olmak üzere tarihi olaylara bir yanıt olarak ulusalcılığı benimseyebilir. Milliyetçi hareketler çoğu zaman geçmiş travmalar karşısında ulusal kimliği savunma veya geri alma arzusundan doğar. Ulusalcılar kültürel, dilsel ve tarihi miraslarının korunmasına öncelik verebilirler. Küreselleşme veya dış etkiler nedeniyle ulusal kimliğin aşınmasına ilişkin endişeler milliyetçi duyguları körükleyebilir.

Devletler ekonomik karşılıklı bağımlılığın faydalarından yararlanmak için küreselci yönelimleri benimseyebilir. Açık ticaret, doğrudan yabancı yatırım ve küresel tedarik zincirleri ekonomik büyümeye ve refaha katkıda bulunabilir. Küreselciler, iklim değişikliği, salgın hastalıklar ve terörizm gibi birçok güncel zorluğun uluslararası işbirliği gerektirdiğini savunuyor. Küreselci bir yaklaşım, ortak sorunları çözmek için diğer ülkelerle işbirliği içinde çalışmayı içerir.
Bazı devletler pragmatik düşüncelere dayalı olarak hem ulusalcılığın hem de küreselciliğin unsurlarını birleştiren melez yaklaşımları benimser. Ulusal kimlik ve çıkarları vurgularken aynı zamanda ekonomik faydalar için küresel çapta faaliyet gösterebilirler.

Küreselci-Ulusalcı çekişmesine örnek verecek olursak, Brexit'in bazı savunucuları, Birleşik Krallık'ın kendi ticaret anlaşmalarını müzakere etme ve ulusal çıkarlarla uyumlu ekonomik politikalar izleme konusunda daha fazla özgürlüğe sahip olacağını ileri sürdü. AB ile bağların azaltılmasının İngiltere'nin ekonomik açıdan daha bağımsız olmasını sağlayacağına inanıyorlardı. Küreselciler, AB üyeliğinin Birleşik Krallık'a tek pazara erişim ve büyük bir ticaret bloğuna katılım dahil olmak üzere ekonomik faydalar sağladığını savundu. AB'den ayrılmanın İngiltere'nin ekonomisi ve uluslararası duruşu açısından olumsuz sonuçlara yol açabileceği yönündeki endişelerini dile getirdiler. AB'yi destekleyenler, küresel zorlukların üstesinden gelmede uluslararası işbirliğinin önemini vurguladılar. Daha büyük bir birliğin parçası olmanın iklim değişikliği, güvenlik ve insan hakları gibi konularda daha etkili işbirliğine olanak sağladığına inanıyorlardı. Ulusalcılar ise AB'den ayrılmanın İngiltere'nin yasaları, sınırları ve göç politikaları üzerindeki kontrolünü yeniden ele almasına olanak sağlayacağını savundu. Ulusal egemenliğin ve uluslarüstü kurumlara bağlı kalmadan bağımsız karar alabilme yeteneğinin önemini vurguladılar.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Macron ve Merz’in ortak mektubu, Avrupa pazarına erişimi ekonomik caydırıcılığın merkezine yerleştiriyor. Ancak bu stratejinin başarısı, Brüksel’in kapıları kapatma yetkisinden çok, Avrupa’nın karşılık görmenin maliyetini taşıyabilmesine bağlıdır.;

Son on beş yılın üç olayı, iktisatçıların uzun süre kenarda bıraktığı bir soruyu yeniden merkeze taşıdı: İnsanlar ekonomiyi nasıl algılıyor, bu algılar nasıl oluşuyor ve hangi hikâyeler onları harekete geçiriyor? Birincisi 2008 küresel finansal krizidir. Krizin teknik ayrıntıları, yani menkul kıym...;

Yapay zekânın verimliliği artırdığına dair firma düzeyinde kanıtlar birikiyor, ama ulusal istatistikler henüz aynı hikâyeyi anlatmıyor. Bu tablo iktisatçılara tanıdık geliyor: kırk yıl önce bilgisayar için de aynı bilmeceyi konuşuyorduk. Bugünkü bilmecenin çerçevesi şöyle. ABD'de istihdam artışı dur...;

23 Eylül’de Andrews Üssü’nde Amerikan askerlerinin Şi Cinping için kırmızı halıyı düzeltirken çekilen görüntüleri, zirvenin belki de en fazla şey anlatan karesiydi. Trump misafirini uçağın merdiveninde karşıladı. Papalar hariç, altmış yılı aşkın süredir bir ABD başkanının Andrews'te bizzat karşıla...;

2026'nın en büyük iktisadi olayı kuşkusuz enerji şoku oldu. Hürmüz Boğazı'ndaki enerji altyapısına yönelik saldırılar ve sevkiyat aksamaları, kayıtlardaki en büyük petrol arz şokunu tetikledi; küresel arz başlangıçta günde yaklaşık 10 milyon varil azaldı.;

Eylül başında ABD Merkez Bankası (Fed) ekonomistleri kısa ve teknik görünen bir not yayımladı. Sordukları soru şuydu: stablecoin denen dijital dolarlar, resmî para istatistiklerine dahil edilmeli mi? Cevapları temkinliydi: şimdilik hayır, ama yakında belki (Payne ve Styczynski, 2026).;

BRICS’in geleceğine ilişkin belirsizlikler, 2026 yılının başlarında zaten belirgin biçimde artmıştı. Hürmüz Boğazı’nın büyük ölçüde kapanmış olması, İran’ın Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelik saldırılarına rağmen İran ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin aynı oluşum içerisinde yer almaya devam etmesi ...;

İktisat teorisi uzun süre iki tür soru sordu. Birincisi "homo economicus ne yapardı?" sorusuydu. Bir insan modeli alırsınız, ona tercihler, bir bütçe kısıtı ve bilgi verirsiniz, davranışını da kalem kâğıtla, tümdengelim yoluyla çıkarırsınız. İkincisi "homo sapiens gerçekte ne yaptı?" sorusuydu. Bu k...;

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.