ABD'nin Hint-Pasifik'teki Kara Gücü | ASPI

Raporlar

ABD-Avustralya ittifakını derinleştirmeye yönelik yeni girişimler 2020 Savunma Stratejik Güncellemesinin (DSU) ardından geldi. DSU, ADF'yi Avustralya'nın ulusal çıkarlarının söz konusu olduğu durumlarda ABD'yi desteklemeye daha hazırlıklı olmakla görevlendirmektedir. ...

ABD-Avustralya ittifakını derinleştirmeye yönelik yeni girişimler 2020 Savunma Stratejik Güncellemesinin (DSU) ardından geldi. DSU, ADF'yi Avustralya'nın ulusal çıkarlarının söz konusu olduğu durumlarda ABD'yi desteklemeye daha hazırlıklı olmakla görevlendirmektedir. İkili bir kuvvet duruşu çalışma grubunun yeniden kurulması ve Avustralya'da ordu merkezli ABD kuvvet duruşu işbirliğini ilerletmek için yenilenen taahhütler, koalisyon faaliyetinin ne anlama geldiğinin daha iyi anlaşılmasını gerektiren değişikliklere yol açmaktadır. Nisan 2023'te yayınlanan Savunma Stratejik İncelemesi (DSR), entegre bir ADF'nin temel bir parçası olarak Avustralya Ordusunu, Avustralya'nın kuzey yaklaşımlarına düşman tecavüzünü engellemek için uzun menzilli ateş ve kıyı manevra yeteneklerini geliştirmeye odaklanmaya yönlendirmektedir. Buna ek olarak, ABD ve Avustralya savunma stratejileri arasındaki yüksek derecedeki yakınlaşma, Avustralya Ordusu'nun ABD kara kuvvetleriyle daha yakın çalışması için tam zamanında bir fırsat penceresi sunmaktadır. Bu çalışma karşılıklı olarak güçlendirici olmalı ve Avustralya'nın risk ve tehditleri yönetme ve Hint-Pasifik'teki caydırıcılığa katkılarını dengeleme yaklaşımının bir parçasını oluşturmalıdır.

Bu rapor, Avustralya savunma kurumuna ve askeri liderlerine Hint-Pasifik'te karşılıklı çıkarları ilgilendiren konularda ABD ile ilişki kurmaya yönelik iyi düşünülmüş seçenekler sunmayı amaçlamaktadır. Rapor, ABD Ordusu'nun değişen kuvvet pozisyonu ve kara savaşına yaklaşımına genel bir bakış sunmakta, ardından deniz ortamında müşterek kuvvet operasyonlarının temel bir sağlayıcısı olarak gelişen rolünün kısa bir analizini yapmaktadır. Rapor daha sonra ABD Ordusu'nun Hint-Pasifik'teki 'seferberlik' faaliyetlerini ve tüm alanlardaki beklenmedik üst düzey askerî durumlar için müttefik ve ortak kapasitesini artırma çabalarını incelemektedir. Son olarak rapor, derinleşen ABD-Avustralya ittifakında Avustralya Ordusu'nun ABD kara kuvvetleri ile birlikte çalışabilirliği artırma fırsatlarını vurgulamaktadır. Bu fırsatların altını çizerken yazar, sınıflandırmanın ve kamuya açıklanan bilgilerin sınırlarını kabul etmektedir.

Yönetici Özeti

ABD
Ordusu, Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana en önemli dönüşüm dönemini yaşıyor. Büyük güç rekabetinin yeniden ortaya çıkması ve bozulan stratejik ortam, ABD Ordusunun yalnızca kara savaşına yaklaşımını değil, aynı zamanda dünyanın dört bir yanında önemli bölgelerdeki ABD Deniz Piyadeleri (USMC) yanında gelecekteki rolünü yeniden düşünmeye zorluyor. Bu doktrinsel ve yapısal dönüşüm hiçbir yerde; Çin Halk Cumhuriyeti'nin (PRC) en şiddetli zorluklarla karşı karşıya olduğu anlamına gelmez, Asya'yı Güneydoğu Asya takımadaları1 üzerinden Avustralya'ya bağlayan coğrafi bölge olan Hint-Pasifik'teki kadar belirgin ve anlamlı olamaz.

ABD Ordusunun çok alanlı operasyonlar (MDO) doktrininin uygulanması ve yeniden düzenlenmesi; Çin'in Hint-Pasifik'teki saldırganlığını caydırmak için ortak tatbikatlara ve "boşluksuz" savunma işbirliğine yönelik yeni bir yaklaşımın habercisidir. Bu dönüşüm ABD'nin müttefikleri ve ortakları için önemli içgörüler barındırıyor; ABD'nin, Avustralya ve Japonya dahil olmak üzere kilit müttefiklerini yeni oluşturulan çok alanlı görev güçleri (MDTF'ler) ile etkileşime geçmeleri için desteklemesi hayati önem taşıyor. Avustralya'nın ABD savunma kurumlarıyla yakın ve proaktif ilişkilerini sürdürmesi; ikili kuvvet pozisyonu işbirliğinin sağladığı ivmeyi korumak ve Çin'in bölgedeki istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerini dengelemek için de gerekli olacaktır. Avustralya'nın ulusal savunmaya yönelik yeni birleştirici stratejik yaklaşımı ise Avustralya savunma kurumunun ve askerî liderlerinin, hem ABD Ordusu hem de Avustralya Ordusu içinde meydana gelen kurumsal değişikliklerin, artan tehdit ortamında kara gücünün kullanımına yönelik yeni fırsatları nasıl kolaylaştırdığını değerlendirmesini gerektirmektedir.

(Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü ASPI tarafından bu ay yayımlanan Strateji raporunda Marcus SCHULTZ tarafından kaleme alınan makalenin TASAM Stajyeri Selim Arda TEKİN tarafından çevrilen “Yönetici Özeti“, “Politika Önerileri", "Giriş", "ABD kara kuvvetlerinin çok alanlı dönüşümü", "ABD kuvvetinin duruşu ve bölgesel varlığı", "ABD Ordusunun Hint-Pasifik'te gelişen rolü", "ABD'nin Çin ile stratejik rekabete ilişkin kavramları ve ABD ordusunun kampanya yaklaşımı", "Avustralya'nın stratejik değişimi ve değiştirilebilirlik için yeni beklentiler" ve “Sonuç“ bölümlerinin tamamı alttaki ilgili dokümanda mevcuttur.)

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2851 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1152
TASAM Avrupa 23 662
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 304
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Alman Marshall Fonu (GMF), “Eğer Çin Tayvan’a Saldırırsa” başlıklı bir rapor yayınladı. Rapor, Tayvan meselesine “Pekin’in ödeyeceği bedel” üzerinden bakıyor. Raporun ayrıntılarına yakından bakalım.;

Pituffik Uzay Üssü'nü tamamlayacak daha fazla tesis inşa etmek, ABD'nin Rusya'ya karşı stratejik üstünlük elde etme planı olan "Altın Kubbe" füze savunma sistemini daha da ileriye taşıyacak; ayrıca buradan daha fazla kritik mineral çıkarılması, kırılgan Çin tedarik zincirlerine olan bağımlılığı azal...;

“Dünya Savaşı”nı sadece birçok ülkenin katıldığı bir çatışma olarak tanımlamak zor. Bu aynı zamanda küresel güç hiyerarşisinin (patronun kim olduğunun) şiddet yoluyla değişmesi anlamına da geliyor. Tarih, bu değişim sancılarının nadiren kansız olduğunu gösteriyor.;

Maduro’ya yönelik şok edici bir operasyon icra eden Trump yönetimi “Venezuela’yı biz yöneteceğiz” dedi. Bu hamle ABD–Çin rekabetini Venezuela üzerinden yeniden tanımlayan tarihi bir kırılma. Aslında 2019’dan bu yana bölgede farklı bir denklem var. ABD'nin temel endişesi Çin’in Latin Amerika’daki k...;

Diasporalar, 21. yüzyıl uluslararası ilişkiler literatüründe yalnızca göç hareketlerini açıklayan bir olgu olmaktan çıkarak, devletlerin dış politika, ekonomi ve yumuşak güç stratejilerinin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. Bu bağlamda Japonya’nın Afrika ile ilişkileri, klasik sömürgeci modelle...;

John Maynard Keynes'in "(İyilik veya kötülük için tehlikeli olan çıkarlar değil, fikirlerdir)" şeklindeki ünlü özdeyişi, yaşadığımız dünyayı şekillendirmede politika yaklaşımlarının ve paradigmalarının rolü üzerine düşünürken özel bir öneme sahiptir. Ekonomik politika hakkındaki yeni fikirler yalnız...;

Donald Trump’ın Grönland’a dair son çıkışı, ilk bakışta kişisel bir takıntının yeniden gündeme gelmesi gibi görülebilir. Ancak bu kez söylem, önceki “satın alma” tartışmalarından farklı olarak açık bir ulusal güvenlik gerekçesi üzerine kurulmuştur. Trump, Grönland’ı Amerikan güvenliğinin ayrılmaz bi...;

ABD Savaş Bakanlığı tarafından kongreye sunulan ve "Çin’in askeri gelişimini" (2025) içeren yıllık rapor yayınlandı: Temel tespit: "Pekin'in faaliyetleri; 2049 yılına kadar 'dünya standartlarında' bir orduya sahip olma yönündeki beyan edilmiş hırsıyla örtüşüyor." ;

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

7. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.