Çin’in ‘küresel güvenlik girişimi’: Retorikten pratiğe Pax-Sinica’ya doğru mu?

Yorum

Çin’in küresel güvenlik girişimi barışçıl bir hedefle ortaya çıkan kollektif bir güvenlik girişimi mi ya da uluslararası sistemi revize etmeyi deneyen hegemonik bir enstrüman mı? Bu netameli soruya cevap vermek için Çin’in bu girişimin arkasındaki motivasyonuna ve stratejisine yakından bakmak gerekiyor....

Çin’in küresel güvenlik girişimi barışçıl bir hedefle ortaya çıkan kollektif bir güvenlik girişimi mi ya da uluslararası sistemi revize etmeyi deneyen hegemonik bir enstrüman mı? Bu netameli soruya cevap vermek için Çin’in bu girişimin arkasındaki motivasyonuna ve stratejisine yakından bakmak gerekiyor.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 2022 yılında Boao Asya Forumu'nda yaptığı konuşmada ortaya koyduğu "bölünmez güvenlik" ilkesine dayalı "küresel güvenlik girişimi“ ilk bakışta çok dikkat çekmedi.

Söz konusu girişim bölünmez güvenlik temelinde yapılandırılan bir küresel güvenlik mimarisine atıfta bulunuyordu. Küresel güvenlik girişimi, Şi Cinping’in açıkladığı ve ülkeler arasında eşitlik ile adaleti teşvik eden altı taahhüde dayanıyor.

Bu altı taahhüt kısaca şöyle özetlenebilir:
1) Ortak, kapsamlı, işbirlikçi ve sürdürülebilir güvenlik.
2)Tüm ülkelerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne karşılıklı saygı.
3) Soğuk Savaş zihniyetini reddetmek, tek taraflılığa ve rakip bloklar arasında çatışmaya karşı çıkmak.
4) Tüm ulusların meşru güvenlik kaygılarına saygı gösterilmesi, bölünmez güvenlik ilkesinin desteklenmesi.
5) Farklılıkları her zaman diyalog yoluyla çözmeye çalışmak.
6) Geleneksel ve geleneksel olmayan güvenlik sorunlarını yönetmek için ortak koordinasyon.

'Bölünmez güvenlik' ilkesine göre hiçbir ulus, diğerlerinin pahasına kendi güvenliğini artıramaz. Soğuk Savaş döneminde yapılan Helsinki Anlaşmasına (1975) kadar uzanan bu kavram Putin yönetimindeki çağdaş Rus dış politikasının da temel ilkelerinden biri haline gelmiş durumda.

Şi’nin küresel güvenlik girişimi ile ilgili yaptığı konuşmanın ardından Çin eski Dışişleri Bakanı Qin Gang, 2023 yılı Şubat ayı içerisinde Pekin'de gerçekleştirilen Lanting Güvenlik Forumunda "Küresel Güvenlik Girişimi: Çin'in Güvenlik Sorunlarını Çözme Önerisi" başlıklı önemli bir konuşma yaptı.

Kısa süre sonra Küresel Güvenlik Girişimi konsept belgesi yayınlandı.

Söz konusu konsept belgesi Şi'nin duyurduğu girişimin doktrine edilmiş hali. Küresel güvenlik girişiminin temel fikirlerini ve ilkelerini açıklıyor. Dünyanın hangi güvenlik kavramlarına ihtiyacı var? Ülkeler ortak güvenliği nasıl sağlayabilir? gibi sorulara yanıt arıyor.

Konsept belge Çin tarafından sıkça yapılan bir benzetme ile başlıyor ve uluslararası toplumun nadir görülen çok sayıda risk ve zorlukla karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Yerel çatışmalar ile alevlenen kriz noktalarının küresel bir türbülansa neden olabileceğine işaret ediliyor. Belgede Şi Cinping’in bahsettiği altı taahhüdün detaylandırıldığı da görülüyor.

Belgenin özellikle geleneksel ve geleneksel olmayan güvenlik tehditlerine dikkat çekmesi önemli. Bu tehditlerin artmasının mevcut küresel güvenlik bürokrasisi çerçevesinde çözülemediği ve sistemin işlevselliğini kaybettiği not ediliyor.

İş birliğinin öncelikleri başlıklı bölümde BM’nin rolünün daha yoğun bir şekilde desteklenmesi gerektiği üzerinde duruluyor. Belgede nükleer güvenlik konusuna da özel bir önem veriliyor.

Bununla birlikte çatışma çözümüne ağırlık verilmesi gerektiği vurgulanırken Ortadoğu’nun güvenliğine de atıf yapılarak daha önce yayınlanan beş maddelik çözüm önerisinin uygulanması gerektiği belirtiliyor.

Belgede Afrika’dan Latin Amerika’ya biyo-güvenlikten yapay zekaya hemen hemen her konuya değinilirken bütün bu alanlarda temel olarak BM’nin rolünün arttırılmasına ve yeni küresel bürokratik girişimlere ön verilmesine yönelik bir anlayış hakim.
İş birliği platformları ve mekanizmaları başlıklı bölümde ise BM dışında ŞİÖ, BRICS gibi alternatif bölgesel ve küresel örgütlenmelere işaret edildiği görülüyor. Ayrıca küresel ölçekte güvenlik temalı forumların düzenlenmesi hususunda iş birliğinin derinleştirilmesi hedefleniyor.

Bu bölümde örneğin üniversite düzeyindeki askeri ve polis akademileri arasında daha fazla bilgi alışveriş ve iş birliğinin teşvik edildiği dikkat çekiyor. Ayrıca belge Çin’in gelişmekte olan ülkelere yönelik küresel güvenlik konularını ele almak amacıyla profesyoneller yetiştirmek için önümüzdeki beş yıl içinde çok sayıda (5000) eğitim düzenlemeye istekli olduğunu belirtiyor.

Bütün bu bilgilerin ışığında Küresel Güvenlik Girişimi, Çin dış politikasında önemli ve kalıcı bir değişime işaret ediyor diyebiliriz. ABD menşeli ittifakların küresel güvenlikteki rolüne doğrudan olmasa da meydan okuduğunu söylemek mümkün. Bu çerçevede Küresel güvenlik girişimi ile Çin’in çok kutuplu adil düzen olarak formüle edilen Amerikan sonrası dünya için alternatif bir küresel güvenlik mimarisi tasavvuruna sahip olduğunu iddia edebiliriz.

Bu tarz bir yaklaşım ABD ile girilen sert rekabette ne kadar işe yarar ya da taraftar bulur bilinmez ancak bölgede güç rekabetinden kaynaklı riskten kaçınmaya çalışan ülkelerin ilgisini çekebilir. Ya da ŞİÖ'nün yeniden organize edilmesinde kullanılabilir.

Soğuk savaş konseptini tersine çevirmeye çalışan Çin, AUKUS-QUAD vb. yapılara karşı bir cevap vermek istiyor ancak bunu daha küresel ve barışçıl bir modelleme içerisinde yapmanın çabası içerisinde. Dolayısı ile Çin, yukarıda adı geçen Batı merkezli güvenlik örgütlerine alternatif bir retorik inşasının peşinde.

Şi’nin sıklıkla kullandığı “dünyada bir yüzyılda görülmeyen büyük değişiklikler“in olduğu bu küresel fetret devrinde Çin, var olan belirsizlikleri azaltmak ve türbülans dolu bu dönemi daha az hasarla atlatmak için küresel bir çerçeve oluşturmaya çabalıyor.

Hibrit karakterli soğuk savaş zihniyetinin küresel ölçekte alan kaplaması ile beraber ciddi bir entropiye giren uluslararası sistemin daha fazla çatışma üreteceğini düşünen Çin, bu olumsuzlukların “küresel güvenlik girişimi“ ile çözülebileceğini düşünüyor.

Ukrayna meselesinde Rusya’ya yardım ettiği ve arka çıktığı gerekçesi ile çok eleştirilen Çin, o dönemde bir barış planı yayınlamış ve yeterli ilgiyi görmemişti. Ancak bir süre sonra cereyan eden İran ve Suudi Arabistan arasında sağlanan yakınlaşma Ortadoğu ölçeğinde ciddi bir etki oluşturdu. Hatta bu yakınlaşma Küresel Güvenlik Girişimi’nin ilk somut çıktısı olarak muştulandı.

Öte yandan bahse konu girişim hala detaylardan yoksun ve bazı belirsizliklere sahip. Belirsizlikler aslında verimli bir manevra alanı da yaratıyor ama Çin bu belgede daha çok bütünsel bir yaklaşım oluşturmaya çabalıyor. Bu nedenle belgenin detaylandırılmasını beklemek gerekecek. Belgenin içeriğinde güvenlik alanında küresel ölçekte verilecek “güvenlik eğitimleri“ vb. dışında somut öneriler bulunmuyor.

Çin ve Rusya uluslararası ortamın kendi aleyhlerinde giderek daha fazla bozulmaya başladığının farkında. Dolayısı ile yeni dönemde ellerinde barışçıl ve inşacı metinlerin olması gerektiğini düşünüyorlar. Öte yandan bahse konu girişimin Batı’nın tahkim ettiği mevcut güvenlik mimarisine bir alternatif sunduğu gözlerden kaçmıyor.

Bu alternatif tasavvur bir meydan okuma olarak tanımlanabilir ancak şunu da şerh düşmekte fayda var ki Çin hala mevcut düzenin merkez çekirdeğinde yer alan BM ve onun rolüne büyük önem veriyor. Bu yaklaşım bir alternatiften ziyade sistemin güvenlik ölçeğinde revize edilmesi niyetini barındırıyor. Bununla beraber Çin’in küresel güvenlik sorunlarında daha geniş bir rol üstlenme ve angajmana girme isteğini de ortaya koyuyor.

Buradan hareketle Çin’in küresel ya da bölgesel krizlerde bir arabulucu rolüne ısındığını ve bunun söylemsel ve kurumsal altyapısına yansıdığını söyleyebiliriz. Suudi-İran yakınlaşması ve yakın zamanda Pekin’e önemli bir ziyaret gerçekleştiren Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile yapılan görüşme önemli ipuçları barındırıyor.

Çin’in üst düzey diplomatı Wang Yi, İran-Suudi anlaşmasını diyalog ve barış için bir zafer olarak nitelendirmişti. Bu açıklamayı ABD ve Çin arasında devam eden söylem üstünlüğü mücadelesinin önemli bir yansıması olarak okuyabiliriz. Çin’in merkezinde Küresel Güvenlik Girişimi, Küresel Kalkınma Girişimi ve Küresel Medeniyet Girişimi’nin yer aldığı total bir diplomatik yaklaşım ile çok kutuplu uluslararası sistemin öncül projelerini ortaya koymaya çabaladığını söylemek mümkün.

Güvenlik anlamında huzura kavuşan, yoğun ticari faaliyetler sonucunda kalkınan ve refaha ulaşan bir medeniyet tasavvuru, kollektif bir güvenlik çabası ile somut sonuçlar elde etmeye çalışıyor. Yukarıda da değindiğim gibi Küresel Güvenlik Girişimi, Pekin'in "altı taahhüt" olarak adlandırdığı bir dizi ilkeye dayanıyor. Bunlar Şi'nin uzun zamandır dillendirdiği "kapsamlı güvenlik", "ortak güvenlik" ve "bölünmez güvenlik" gibi kavramları içeriyor.

Güvenlik temelinde ilerleyen Çin, ABD ile girdiği büyük güç rekabetini çok boyutlu güvenlik sorunlarını ele alan bir küresel güvenlik girişimi ile daha geniş bir alana yayıyor ve ABD’nin bölgeye olan odağını bu kapsamda deforme etmiş oluyor.

Çin ortaya koyduğu bu girişim ile mevcut düzenin artık karmaşık güvenlik sorunlarına cevap vermediği ve bu nedenle revize edilmesi gerektiğini düşünüyor. Bunu yaparken de üç temel hususun altını çiziyor: Ülkelerin egemenliği-içişlerine karışılmaması meselesi, soğuk savaş zihniyetinin terk edilmesi ve bölünmez güvenlik.

Ancak Çin var olan sistemin tamamen değişmesini savunmuyor. Çin Savunma Bakanı Li Shangfu’nun Singapur’da düzenlenen güvenlik konferansında küresel güvenlik girişimi ile ilgili söylediği gibi "Güvenlik ile ilgili bazı temel kuralların belirlenmesi tekerleğin yeniden icat edilmesi veya mevcut kuralların alt üst edilmesi anlamına gelmiyor.“ Aksine var olan sistemin güçlendirilmesi ve ülkelerin kollektif bir güvenlik anlayışı ile hareket etmesini kendisine şiar ediniyor.

Çin’in bütün bu çabalarını Amerikan hegemonyası sonrası döneme hazırlık olarak okumak Pax-Sinica ihtimalini de ortaya çıkarıyor. Çin’in kendisinin ağırlık merkezinde olduğu çok kutuplu uluslararası bir sistem tasavvurunda küresel ölçekte kollektif güvenliği sağlayacak yapılara ihtiyacı olacağı kesin. Ancak bunun retorikten pratiğe nasıl bir izleği takip edeceği önemli bir sorunsal. Burada söz konusu girişim ile ilgili sonuçlardan ziyade içinden geçilen sürece ve sonrasına odaklanmak gerekiyor. Küresel ölçekte güvenliği tahkim eden bir Pax-Sinica’dan ziyade bloklaşmaların yoğunlaştığı taraf seçme döneminin daha fazla öne çıkabileceği görülüyor.

Burada konstrüktivist (inşacı) bir parantez açarak Çin’in küresel güvenlik girişimi ile uluslararası sistemdeki kimliğini ve rolünü yeniden tanımlama çabası içerisinde olduğunu söyleyebiliriz. Çin, bu girişim ile kendisini barışçıl bir güç şeklinde sunarak büyük güç rekabetinden ziyade diğer devletlerle yapılacak iş birliğine odaklanıyor. Devletler sadece jeopolitik gerçeklikten değil aynı zamanda sosyal gerçeklikten de etkilenir. Bu nedenle kimlik, kültür, ideoloji gibi faktörler devletlerin davranışını şekillendiriyor. Dolayısı ile Çin’in bu yaklaşımının altında yatan tarihsel ve sosyal bağlamı anlamak son derece önem arz ediyor.

Sonuç olarak hibrit karakterli yeni soğuk savaşın derinleşmesi ile beraber taraf seçmeye zorlanan ülkelere daha somut küresel kurumlar ve doktrinler sunma isteği küresel güvenlik girişiminin duyurulmasında etkili olmuş olabilir.

Çin, Deng döneminin temel düsturu haline gelen “gücünü sakla ve zamanını bekle“ yaklaşımından daha proaktif bir sürece doğru geçiş yapıyor. Küresel sorunlarda daha fazla rol üstlenmek istiyor. Bu çerçevede gösterdiği retorik ve pratik çabalar ne kadar karşılık bulacak belirsiz ancak küresel düzenin içine girdiği türbülansın devam edeceğini söylemek mümkün.
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2763 ) Etkinlik ( 223 )
Alanlar
TASAM Afrika 77 647
TASAM Asya 98 1106
TASAM Avrupa 23 649
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 294
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1406 ) Etkinlik ( 54 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 23 623
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 189
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1304 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 518
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2053 ) Etkinlik ( 83 )
Alanlar
TASAM Türkiye 83 2053

Bölgemizdeki savaş ve çalkantıların ortasında İran'ın siyasi sistemi, bazı ülkelerde "İran uzmanları" tarafından ortaya atılan iddiaları boşa çıkaracak şekilde seçimleri rekabetçi, barışçıl ve düzenli bir şekilde gerçekleştirerek kayda değer bir istikrar sergilemiştir.;

İnsanların vatandaşı oldukları, ikamet ettikleri veya yerleşik bulundukları topluluklardan ayrılarak farklı coğrafyalarda devam eden savaşlara gönüllü olarak katılmaları, devrimler çağından başlayarak modern devletler sisteminin oluşum sürecini takip eden bir olgudur. Bu süreci tanımlamak amacıyla a...;

Ruanda ve Uganda, Afrika Büyük Göller Bölgesi'nde konumlanmış, tarihsel bağlamda derin etkiler bırakmış iki komşu ülke olarak "3. Dünya" ülkeleri arasında önemli bir yer tutmaktadır. Bölgedeki siyasi ve etnik çatışmalar, uzun vadeli kalkınmayı olumsuz etkileyerek ekonomik istikrarsızlığa sebep olmuş...;

Asya’dan sonra dünyanın en kalabalık insan nüfusunu barındıran Afrika, nice kadim kültüre ev sahipliği yapmış, insanlığın ve medeniyetin beşiği olmuş bir kıtadır. Dünyanın yedi harikasından biri olan Mısır piramitlerinin inşa sisteminin henüz çözülmemiş olması gibi tarihin çeşitli zaman aralıklarınd...;

Bu metin, meritokrasinin Türkiye'nin genel güvenliğine ve istikrarına olan etkilerini detaylı olarak inceler. Meritokrasinin potansiyel zorlukları ve fırsatları, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu güvenlik kaygıları bağlamında tartışılmaktadır.;

Altın; fiziksel özellikleri, kültürel önemi, ekonomik rolleri ve tarihsel faktörlerin bir kombinasyonu nedeniyle yüzyıllardır talep görmekte. Altının tarih boyunca çok değerli olmasının başlıca nedenlerinden biri fiziksel özelliği. Altın her şeyden önce oldukça dayanıklı bir maden. Kararmaz, aşınmaz...;

Dört gün önce, Çin silahlı kuvvetlerinin yıllık tatbikatı olan "Exercise Joint Sword" sona erdi. Bu yıl, Çin bu tatbikatı, Tayvan'ın yeni seçilen Cumhurbaşkanı Lai'nin göreve başlamasına "güçlü bir ceza" olarak nitelendirdi - Pekin'in kazanmasını istemediği aday. 46 Halk Kurtuluş Ordusu Donanması (P...;

Doğu Afrika’nın jeopolitik konumuyla ilişkili olarak Ortadoğu, Körfez ve Hint- Pasifik stratejik alanlarıyla entegrasyonu bölgede yabancı aktörlerin askerî varlıklarının önemli bir nedenini meydana getirmektedir. Yabancı askerî varlıklar; çoğunlukla terörle mücadele, barış operasyonlarına destek, il...;

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 2

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Nis 2024 - 11 May 2024
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

5. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

7. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...