Eva’nın Kâbusu Gerçek mi Olacak?

Makale

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırdığı Şubat 2022 de Eva “gördün mü neler oluyor?” diye kısa bir mesaj gönderdi. Artık kendisini Ukrayna’dan gelen mültecilere yardıma adamıştı. Geçen hafta ona Putin’in son mesajını üzüntüyle gönderdim. Eva’nın kâbusunun gerçek olması ihtimali ürkütücü!...

Yollarımız 1970’li yılların başında kesişmişti. Öğrenci evlerinin bulunduğu blokta minik çocuklarımız oynardı. Üniversiteye giderken zaman zaman kızımı ona güvenle bırakırdım. Eva, eşi Witold ve minik oğulları Witek çok sevdiğimiz insanlardı. Sonra onlar Polonya’ya döndü. Zor yıllar uzun zaman devam etti. 1980’ler Polonya için hala kıtlık, yokluk ve iç karışıklıkların egemen olduğu yıllardı. 1990’lü yıllarda ilişkilerimiz hayat gaileleriyle kesintiye uğradı. Ama eski dostlukları hiç unutmadık. Yıllar sonra birbirimizi yeniden bulduğumuzda artık dört başı mamur bilim insanlarıydık. Witold ve Witek bizi İstanbul’da ziyaret ettiğinde çok mutlu olmuştuk.

Eva ve Witold ikinci Dünya Savaşının son yıllarında doğmuş, savaş sonrasının çeşitli zorluklarıyla boğuşan Polonya’da büyümüşlerdi. Ülkelerinin nispeten iyi günlerini AB ve NATO üyesi olduğunda görmek, onlar için çekilen acıların mükâfatı gibi olmuştu. Sonra bir gün, 2014 yılının Mart ayında Witold’un henüz genç sayılacak bir yaşta aniden vefat ettiğini öğrendik. Kırım’ın Rusya tarafından ilhakına sadece birkaç gün kala göçüp gittiği için onun ülkesiyle ilgili endişelerini hiç duymak fırsatımız olmadı.

Sınır aşırı bir Başsağlığı Ziyaretinden Geriye Kalan

Gençlik günlerinin dostluğu, olgun yaşların dayanışmasına iyi bir zemindi. Tarihin iki kültüre armağan ettiği karşılıklı vefayı, o kötü günde sıcak bir dokunuşa dönüştürmek isteyince 2014 yılının Kasım ayında acılı Eva ve Witek’e bir başsağlığı ziyaretinde bulunmaya karar verdik. Birlikte birkaç gün geçirmek hepimize iyi geldi. Witold’u andık. Aynı zamanda günlük siyasetin geleceğe nasıl yansıyabileceğini konuştuk. Yakın tarih Varşova’nın her köşesine ve anılara derin izler bırakmıştı. Eva’da ülkesinin tarihini unutmayan bir insanının vatan sevgisini yaşadık.

Tarihi yerlere veya büyüklü-küçüklü anıtlara turist gözü ile bakmak başka, sıradan bir sokak başında, bir zaman kaç kişinin Hitler veya Stalin’in ölüm ekipleri tarafından yok edildiğini, bir yakın dosttan dinlemek bambaşka. Önce Hitler’in SS güçlerinden, sonra da Stalin’in toplama ordusundan çok çekmişti Polonya. Ulusal gururları incinmiş, ümitlerini tank paletleri çiğnemiş, genç-yaşlı, çoluk-çocuk kurşunların hedefi olmuştu. Eva herhâlde hatırlamayacak kadar küçüktü. Savaşın son iki veya üç yılında dehşeti görmüş, ama pek anlamamıştı. Yine de o günleri bize yaşamış ve hala yaşarcasına anlatmıştı. Duyduklarını hafızasına kaydetmiş ve anıların korkusu yaşamını biçimlendirmişti.

Ochota’da Duyduklarım ve İbret Almayan Tarih

Ochota, Varşova’da bir semtin adı. Orada bir öğlen yemeğinde buluştuk. Servis beklerken, Eva şehrin doğusundan kıvrıla kıvrıla akan Vistül nehrini işaret etti ve bak Sema dedi “ nehrin karşı kıyısını görüyor musun? İşte Stalin’in ordusu orada Hitler’in şehri tamamen yakıp yıkmasını bekledi ki, bizi Sovyet ordusu önünde diz çökmüş bir şekilde teslim alsın“. Zaten hüzünlü gözleri iyice buğulanmıştı. İşte tam o anda Kırım’ı ilhakına değinerek Rusya’nın daha neler yapabileceğini ve ülkesinin geleceği ile ilgili endişelerini dile getirmeye başladı. Anılarında kalan izlere göre o gün Eva için Ukrayna da az değildi. Stalin’in ordusuna Macaristan katılmayı reddederken, Ukraynalıların koşarak katıldığını ve Polonya’daki büyük katliama katıldıklarını söyledi. Ama Kırım, Ukrayna’ya bırakılmıştı. Şimdi geri alınması, sadece Ukrayna için değil, tüm Baltık bölgesi için kötü bir geleceğin habercisiydi. Eva gerçekten sıranın Polonya’ya geleceğini düşünüyor ve Rusya’nın bir gün ülkesine saldırabileceğinden korkuyordu. Vistül nehri, geçmişin tanığıydı.

Tehlikeli Sınırlara Ateş Düşerse

Köprülerin altından o günden bugüne çok sular geçti. Ama Baltık sınırları, hala sinir bozacak kadar netameli. Polonya ve Rusya arasında hala 201 kilometrelik bir Kaliningrad koridoru var. Bu koridor, Baltık Denizinde Polonya ve Güney Litvanya arasında sıkışmış kalmış durumda. Zaten Litvanya ve Polonya arasındaki sınır da karadan sadece 104, denizden 440 km uzunluğunda. Estonya ile Rusya arasında sadece 294 km lik bir sınır var. Finlandiya Körfezinden başlayıp Narva nehri boyunca güneye dönen bu sınır da sıkıntılı. İki ülke hala kavga dövüş bir nehir suyu arıtma tesisisin paylaşıyor, paylaşamıyor. Letonya Rusya sınırı ise 214 km uzunluğunda. Bu sınır AB’nin dış sınırı. Yani yangın bir kibrit çakması ile ister Kaliningrad, ister Narva nehri, isterse Letonya başlasın, çalıların tutuşması hemen bir orman yangınına dönebilir. Polonya’nın karşı karşıya bulunduğu tehdit, tüm Baltık ülkeleri için geçerli. Hepsi NATO, hepsi AB üyesi. NATO birlikleri orada. AB nin gözü-kulağı Polonya’da. Ama ateş önce düştüğü yeri yakacak. Ukrayna’nın durumunu an be an görüyoruz. Her yer harabeye dönmüş durumda. Batı her türlü imkânı sağlıyor. Ama can kaybı onların; Sınırların ötesine savrulmak da onların derdi. Kadınlar ve çocuklar önce Polonya’ya sonra gidebildikleri her yöne gitti. Erkekler canlarını dişlerine takmış siperlerde. Kaybolan can da, sızlayan diş de onların. Yani iş sadece silah ve para vermekle bitmiyor.

Putin’in Polonya Tehdidi

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırdığı Şubat 2022 de Eva “gördün mü neler oluyor?“ diye kısa bir mesaj gönderdi. Artık kendisini Ukrayna’dan gelen mültecilere yardıma adamıştı. Geçen hafta ona Putin’in son mesajını üzüntüyle gönderdim. Eva’nın kâbusunun gerçek olması ihtimali ürkütücü. Ama daha da ürkücü olan şey, bir AB ve NATO üyesi olan Polonya’ya sözle sataşmanın ötesinde sınır ihlali ile başlayacak bir saldırının üçüncü dünya savaşına yol açması ihtimali.

Putin son açıklamasında “Batı Polonya’nın ülkesine Stalin’in armağanı“ olduğunu söylerken, gözümün önüne tekrar Ochota’da Vistül nehrinin karşı kıyısında Varşova’nın yanıp kül olmasını bekleyen Stalin’in ordusunun hayali geldi. Bir kâbusun gerçek olma ihtimalini düşünme zamanı geldi mi? Putin’in yaptığı kurusıkı bir tehdit mi? İsveç’in NATO üyeliğini içine sindirmediği için gösterdiği bir sopa mı? Bu defa aklıma Akif’in dizeleri geldi. Geçmişten adam hisse kaparmış. Ne masal şey! Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi? Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?“

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2763 ) Etkinlik ( 223 )
Alanlar
TASAM Afrika 77 647
TASAM Asya 98 1106
TASAM Avrupa 23 649
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 294
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1406 ) Etkinlik ( 54 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 23 623
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 189
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1304 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 518
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2053 ) Etkinlik ( 83 )
Alanlar
TASAM Türkiye 83 2053

Chang lae'nin Yenilebilir Ekonomi (2022) adlı kitabı, yıllar boyunca popüler kitapları aracılığıyla geliştirdiği anlatıyı netleştiriyor. Kendisi bu kitapta anlatımını güçlendirmek için yemek imgelerini kullanırken, ben de ECON 101 öğrencilerim ile paylaşabileceğim dersleri ortaya çıkarmak amacıyla ö...;

Dünya hemen her konuda sınırın “ölçüsüzce“ zorlandığı “kritik“ bir dönemden geçmektedir. Başta zihin ve beden itibarıyla bizzat insan olmak üzere aile, toplum ve devlet gibi hemen her toplumsal ve siyasal yapı bu durumun bir yansıması olarak derin bir “güvenlik krizi“yle karşı karşıyadır. Uluslarara...;

İsrail ve Hamas arasında yeniden başlayan çatışmalar, yeniden yüz yüze gelinen Husi füze tehdidi, Hint Pasifik ve Kuzey Kutbu'nda yükselen tansiyon, Sahra Altı Afrika'daki çalkantılar ve Rusya'nın üçüncü yılına doğru ilerleyen Ukrayna savaşı geçtiğimiz yıl oldukça değişken bir güvenlik ortamı yaratt...;

Avustralya'nın karşılaştığı zorluklar hızla artıyor. Jeopolitik ortam, birçok onyıldır en zorlu dönemini yaşıyor. Avustralya, konvansiyonel çatışma için 10 yıl uyarı süresine sahip olacağı uzun vadeli savunma planlaması varsayımını kaybetmiştir. Dijital ekonomimizde ve siber uzayda yeni zayıflıklar ...;

Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü (MSGE) tarafından başlatılan Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı “Geleceğin Güvenliği ve Stratejik Dönüşüm” başlıklı 2024 birinci dönemi 20 Ocak 2024 ve 10 Şubat 2024 tarihleri arasında çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek. ;

Aliya İzzetbegoviç "ne yaparsanız yapın soykırımı unutmayın, çünkü unutulan soykırım tekrarlanır" derken geleceğe çok önemli bir öğütte bulunuyordu. Srebrenitsa’da yaşananlar bir hamaset tohumu değil gelecek nesiller için bu yüzden önemli bir dersti.;

Türkiye’de ilk kez 2015 yılında düzenlenen ve bu yıl dokuzuncusu gerçekleştirilen İstanbul Güvenlik Konferansı, “Ekosistemde Stratejik Dönüşüm: İklim, Gıda, Demografi, Meritokrasi, Ekonomi, Sağlık, Eğitim, İstihdam, Aile-Gençlik ve Şehir Güvenliği“ ana teması ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enst...;

Güvenliğin bir ülke için ne kadar önemli olduğunu vurgulamak istiyorum. KOBİL, 100 milyonun üzerinde kullanıcıya sahiptir. Dünya çapındaki şirketlerle beraber çalışmaktadır. Türkiye olarak böyle bir şey başarmış olmamız ayrıca gurur veriyor. Böyle şirketlerin dünya çapında daha fazla ortaya çıkmasın...;

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

7. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 2

  • 20 Eki 2022 - 20 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 1

  • 06 Eki 2022 - 06 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2023 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 2023
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.