Siyasal İletişim Stratejileri Kitabı Yayımlandı.

Haber

Türkiye’de iki konu hakkında hemen herkesi mutlaka bir fikri vardır; Biri futbol diğeri de siyaset. Özellikle siyaset söz konusu olunca, sokaktaki adamın daha çok söyleyecek sözü vardır. Kendisine görev verilse neler yapacağından tutun da, mevcut siyasetçilerin yaptığı hatalara kadar pek çok konuda fikri vardır, kanaat sahibidir....

Türkiye’de iki konu hakkında hemen herkesi mutlaka bir fikri vardır; Biri futbol diğeri de siyaset. Özellikle siyaset söz konusu olunca, sokaktaki adamın daha çok söyleyecek sözü vardır. Kendisine görev verilse neler yapacağından tutun da, mevcut siyasetçilerin yaptığı hatalara kadar pek çok konuda fikri vardır, kanaat sahibidir.

Sokaktaki adamı böylesine ilgilendiren siyaset, bu alana ilgi duyanları daha da heyecanlandırır. Siyasete atılmak isteyenler, işe nereden başlayacağını bilemez.

Tabii her şeyden önce siyaset ciddi bir mali külfet gerektirir; bu sağlandıktan sonra bu defa da yola nasıl çıkılacağı sorusu gündeme gelir.

İşte siyasette “yola nasıl çıkılacağı“nın cevabını Dr. Abdullah Özkan’ın kaleme aldığı ve TASAM Yayınları Siyasal İletişim Enstitüsü Serisi’nde yayımlanan “Siyasal İletişim Stratejileri“ kitabı veriyor.

Siyasal iletişim kavramı, Batı’da uzun yıllardır kullanılan ve seçimlerde etkin uygulamalarından yararlanılan çok önemli bir konsept.

Siyasal iletişim, öncelikle seçimlerde nasıl bir strateji izleneceğinin belirlenmesiyle ilgileniyor. Strateji çok önemli, çünkü seçim kampanyası bu strateji üzerine oturmak zorunda. Stratejisi iyi çizilmemiş, çerçevesi belirlenmemiş, hedef kitlesi doğru olarak tayin edilmemiş bir siyasal çalışmanın başarılı olması artık mümkün değil.

Siyasal İletişim Stratejileri kitabında; iletişimin siyasetteki rolü, kitle iletişim araçlarının siyasal davranışa etkileri, siyasal katılma ve oy verme davranışı, seçim kampanyası teknikleri, kamuoyu araştırmaları başta olmak üzere pek çok önemli konu ayrıntılı bir şekilde ele alınıyor.

Bilimsel bir çerçevede kaleme alınan kitabın en önemli özelliklerinden biri 3 Kasım 2002 ve 22 Temmuz 2007 seçimlerinin siyasal iletişim uygulamaları açısından derinlemesine analiz edilmesi… Bu analizler önemli, çünkü siyasi partilerin kampanya döneminde yaptığı yanlış uygulamaları görme imkanı veriyor. Partilerin stratejilerinin seçim sonuçlarına nasıl yansıdığını da yine bu analizlerden görmek mümkün.

Siyasal iletişim stratejileri kitabı hem siyasete girmek isteyenler için ciddi bir başvuru kaynağı, hem de halen siyasette görev alanlar için önemli bir başarı kılavuzu. Kitap aynı zamanda siyasete ve iletişime ilgi duyanların da zevkle okuyacağı, pek çok yeni bilgiye sahip olacağı bir niteliğe de sahip.

Siyasal İletişim Stratejileri kitabında şu sorulara cevap veriliyor;

Dr. Abdullah ÖZKAN
3 Kasım 2002 ve 22 Temmuz 2007 genel seçimlerinin analizi; seçimlerden başarıyla çıkan partiler hangi stratejileri uyguladı, seçmenleri nasıl ikna etti?

Siyasette başarı için nasıl bir yol haritası izlenmeli, iletişim stratejilerinden nasıl yararlanmalı?

Küresel süreç, demokrasi ve siyasal sistemi nasıl etkiliyor; Türk siyaseti nereye doğru dönüşüyor?

Kitle iletişim araçları, siyasal davranışın şekillenmesinde ve siyasal iletişim uygulamalarında hangi rolleri oynuyor?

Siyasal seçim kampanyalarında etkili sonuçlar elde etmek için hangi starejiler uygulanmalı, hedef kitle nasıl belirlenmeli?

Kamuoyu araştırmaları, seçmen tercihlerinde ne kadar etkili oluyor; Medya, kamuoyu araştırmalarında nasıl bir rol oynuyor?

Detaylı bilgi için TIKLAYINIZ.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2634 ) Etkinlik ( 212 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 95 1029
Avrupa 22 633
Latin Amerika ve Karayipler 14 66
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1346 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 282
Orta Doğu 21 595
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1994 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1994

Türkiye’de yaşayan ve özellikle de 1950’li yıllarda ana vatana göç eden eski Yugoslavya muhacirlerinin uzunca yıllardır kulaktan kulağa yaydığı bir mesele Makedonya vatandaşlığı hakkına sahip olmak. ;

Arjantin ise 45 milyonluk nüfusu, 2 milyon 791 bin kilometrekarelik yüzölçümü ve 518 milyar doları aşan GSYİH’sı ile Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik bir aktör olup üyesi olduğu bölgesel ve küresel uluslararası örgütler içindeki aktivitesi ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Arjantin, ...;

Üstüne inceleme yapılan devletin, “modern devlet” yani “burjuva devleti” olduğunu hatırlatmak gerekir. Ancak burada, Pierre Clastres’nin1 ilkel (ilksel) toplulukların, siyasal yapılanmalarıyla “devlete karşı” topluluklar oldukları ve ilksel halkların tarihinin devlete karşı mücadeleler tarihi olduğu...;

Güvenlik üzerinden yeni ittifakların gelişmesi ise başat ülkelerin aldıkları risklerden ve inisiyatiflerden okunabilmektedir. Mülkiyet ve güç kavramlarının niteliği ile iş modeli tarihsel olarak değişmektedir. “Başarıda Başarısızlık” sendromu yaşayan AB’nin geleceğini; Brexit sonrası Batı’da yeniden...;

Klasik diplomasiye ekonomik, sosyal, kültürel ve insani alanlarda açılım imkanı sunan kalkınma işbirliğindeki aktörlerin etkili koordinasyonu için proje, program ve proaktif inovasyon desteği sağlamak üzere kurulan TASAM Kalkınma ve İşbirliği Enstitüsü’nün resmî internet sitesi yenilendi.;

Emekli Albay Dr. Cengiz Topel Mermer’in “Yeni Soğuk Savaşın Sıcak Cephesi Himalayalar’da Çin-Hint Çatışması” isimli yeni kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

Ukrayna ise 45 milyona yaklaşan nüfusu, Avrupa Birliği ile Rusya Federasyonu arasındaki önemli coğrafi konumu ve kayda değer ekonomik potansiyeli ile dünyanın dikkatini üzerine çekmektedir. Birleşmiş Milletler (UN), BM, Avrupa Konseyi, AGİT, BDT, DTÖ, GUAM, KEİ, AvET, KEİ gibi pek çok bölgesel ve ul...;

Meriç ile Karasu arasında bulunan ve Meriç, Rodop ve İskeçe illerinden oluşan bölgede, 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile bugün yaklaşık 150 bin Müslüman Türk yaşamaktadır. ;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...