Xi Jinping’in Moskova Ziyaretinde Hem Ticaret Hem Siyaset

Makale

Çin başkanı Xi Jinping’in 22 Mart’ta Moskova’ya yaptığı 3 günlük ziyaret, Batıya karşı bir başkaldırı ve Putin’e büyük bir destek olarak algılandı. Çin uluslararası siyaset sahnesinden dışlanan Rusya’dan ne bekliyor? Beklediğini alınca ne yapar?...

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu

Uluslararası Ceza Mahkemesi 18 Mart’ta Rusya Devlet Başkanı’nın işlediği savaş suçlarından dolayı, görüldüğü yerde tutuklanmasına karar verdi. Bu kararın uygulanabilirliğinden çok sembolik önemi var. Afrika ülkelerinin, Küba ve Kuzey Kore’nin buna uyması beklenmiyor. Ama Çin başkanı Xi Jinping’in 22 Mart’ta Moskova’ya yaptığı 3 günlük ziyaret, Batıya karşı bir başkaldırı ve Putin’e büyük bir destek olarak algılandı. Çin uluslararası siyaset sahnesinden dışlanan Rusya’dan ne bekliyor? Beklediğini alınca ne yapar? İşte bu yazıda bunları irdelemeyi istiyorum.

Stratejik bir Hamle mi?

Çin ağır Covid bilançosuna rağmen 2022 yılı itibarı ile dünyanın ABD’den sonra en büyük ekonomisi olmaya devam ediyor. Zaten tüm olumsuz koşullara rağmen en hızlı büyüyen 10 ülkeden biri, en büyük 10 ihracatçısı arasında liste başı, bir anlamda hemen her alanda dünyanın en büyük fabrikası. Birçok ülke gibi zor bir yılı geride bıraksa bile ekonomik tuzaklar devam ediyor. Bir kere ülkenin geleneksel olarak büyüme lokomotifi olan gayrimenkul piyasasının çökmesi başlı başına bir sorun. Bu sektör Çin GSYİH’sının neredeyse beşte biri olduğu için, bankacılık ve finans sektörünü de peşinden sürüklemesi ve başka alanlardaki yatırımları kösteklemesi ihtimali hala büyük bir endişe. Hani bazen insanın kendinden daha zor durumda olana bakması psikolojik bir rahatlama yaratır ya! Şimdi Çin’in Rusya’ya yaklaşımında sanki biraz bu ruh hali var. Rusya Ukrayna’da başlattığı, bir yılı aşkın bir süredir devam eden ve bir mucize olmazsa sona erecek gibi gözükmeyen savaş nedeniyle köşeye sıkışmış durumda. Birkaç istisna dışında uygulanan yaptırımlar Rus ekonomisinin belini çökertmiş durumda. İşte şimdi Çin köşeye sıkışmış komşusundan ihtiyacı olanı fazlasıyla almak hevesinde. Rusya, Çin için kesintisiz enerji kaynağı. Ekonomik çarklarını aksamadan döndürebilmesi için, ambargolarla eli kolu bağlanan Rusya’dan, doğal gaz ve petrol alması yeterli. Fiyat ve miktar avantajı, mesafe avantajı ile birleşince Rusya ile daha yakın ilişki pazarlık kartları kendi lehineyken, Çin için akıllı bir seçenek. Ayrıca trenlerini Sibirya’nın buz çöllerinden geçirerek tüketime yeniden acıkan Rus halkına kendi imalat sanayi ürünlerini pazarlama fırsatı, her açıdan bir piyasa kapma, ekonomik olarak yeniden güç toplama ve daha da güçlenme stratejisi.

İkisi bir Arada

Ancak Ukrayna nedeni ile Rusya’ya karşı birleşik cephe oluşturmuş bulunan Batı, Jinping’in Moskova ziyaretine daha çok siyasi anlam yükledi. Batı’ya göre Rusya’nın Kırım’ın ilhakından sonra, ayrılıkçı Donetz ve Luhansk bölgeleri ile tüm Ukrayna’ya yayılan askeri harekâtı, Çin için bir Tayvan ilhamı. Ama Çin’in Güney Çin denizinde izlediği siyaset için bu ilhama ihtiyacı yok. Neden mi? Hatırlayacak olursak İkinci Dünya Savaşı’ndan itibaren dünyada Çin ve Rusya’yı stratejik bir üçgenin iki köşesi gibi görme eğilimi vardı. Soğuk Savaş’ın sonuna kadar, liberal kapitalist dünyanın en büyük temsilcisi ABD ise üçgenin üçüncü köşesiydi. Hatta ABD’nin Rusya ile 1972’den sonra, Anti balistik füze ve SALT görüşmeleri başlatması, Çin ile de 1973’ten itibaren pingpong turnuvaları ile yakınlaşması, “stratejik üçgen“ içinde çeşitli sözler alınıp verilmesini sonuçlandırmıştı. İşte 70’li yıllardaki çeşitli ziyaretleri sırasında ABD adına Henry Kissinger’in devrimin 100. Yılı olan 2049 da Çin’in Tayvan’ı geri alacağı konusunda bir söz verdiği ve hatta bir anlaşma imzaladığı iddia edilmekte. Çin artık her temasta, bu anlaşmaya atıfta bulunuyor, 2049’da “özlenen kavuşmanın gerçekleşeceğini“, Tayvan ve dünyanın buna hazır olmasını gerektiğini hatırlatıyor. Tabii bunu Putin’le paylaşmaları, elbette Rusya’yı Ukrayna konusunda yüreklendiriyor olmalı. Tayvan Çin için ne ise, Ukrayna da Rusya için aynı şey diye düşünülsün isteniyor. Batı’nın bundan endişesi ise, Ukrayna nasıl Rusya için Sovyetleri veya Rus Çarlığını yeniden kurmak için ilk basamak ise, Tayvan’ın da Çin için Güney Çin denizinde ilk basamak olacağı ve orada durmayacağı. Ama ticaret ve siyaset Jinping’in Moskova ziyaretinin gündeminde bir aradaydı.

Geçmişin Sınır Çatışmalarından Bugüne

Kadim tarih bize Çin ve Rusya arasında epey çatışma ve savaş olduğunu gösterir. Ama 1969 yılında iki önemli olay dünya gündemine oturmuştu. Bunlardan biri ABD ve Sovyetler Birliği arasındaki uzay yarışında, ABD’nin öne geçmesi ve Ay’a gitmeyi başarmasıydı. Bu o tarihte inanılır gibi bir şey değildi. Ama ikincisi, özellikle Sovyetlerin 1968 yılında Çekoslovakya’yı işgalinden sonra bir hayli korkutucuydu. Sovyet tanklarının o yıl Prag’a girmesi, Çin açısından, Brejnev Doktrini’nin yayılmacı siyaset öğretisi nedeni ile Sovyetler Birliği’nin, Çin’i de her an işgal edebileceği güvensizliğini yeniden alevlendirdi. 1969 yılının başından itibaren Çin ve Sovyet sınırı adeta yüksek gerilim hattına dönüştü. İki dev arasında ilan edilmemiş bir savaş, sınır çatışması olarak başladı ve hızla genişledi. Bu Vietnam savaşının bütün şiddeti ile devam ettiği coğrafyanın kuzeyinde, dünyanın hiç ihtiyacı olmayan bir başka tehlikeydi. Kuzey Doğu’dan Kuzey Batı’ya Mançurya ve Sincan, Çin ve Sovyetler Birliği’nin birbirlerine girdiği sınır çizgisi oldu. O yıl savaş sonbahara kadar sürdü. Çin’in askerî gücü silahaltındaki asker sayısı, Sovyetlerinki ise görece teknolojik üstünlük açısından epey değerlendirildi. O zaman haberleri radyodan dinlerdik. Sovyetler Birliği Çin’i yendi. Stratejik üçgenin tepesindeki ABD, iki komünist komşunun ne kadar ileri gideceğini dikkatle izlemişti. Nitekim ABD ile her iki ülke arasında başlayan yakınlaşmanın 1969 sonrasına isabet etmesi bir tesadüf olmamalı. Ama Çin-Sovyet gerginliği uzun yıllar devam etti. Sovyetler Birliği sınır güvenliği bahanesi ile Çin’in kuzeyine yığınak yapmaya devam etti. Nihayet taraflar sınır belirlemek için masa başına oturduğunda zaten Sovyetler Birliği çökmek üzereydi. Anlaşmazlığın başladığı 1969’dan sonra geçen 23 yılda taraflar ancak Sovyetler çökerken anlaşabildi. Böylece 1991’deki görüşmeler sonunda bazı nehir adaları Çin’e bırakıldı. Ama anlaşmanın kesinleşmesi için 12 yıl daha geçmesi gerekti. 2003 ve 2008’de anlaşmazlık Amur ve Argun nehirlerindeki adaların Çin’e bırakılmasıyla çözüldü. Bu tarihlerden sonra sınırda yeni bir olayın olmaması, Çin ve Rusya’yı, Sibirya’daki doğal gazın Çin’e boru hatları ile aktarılması için yeni anlaşmalar imzalamaya yöneltti. Bu gelişmeler, Çin’e, zor zamanlarda Rusya’dan, aynı Sovyetler zamanında olduğu gibi bir şeyler koparabileceği fikrini verdi. Bu nedenle 22 Mart Moskova zirvesini, Çin’in yeni bir zafiyeti değerlendirme fırsatı olarak gördüğünü düşünmek gerek.

Ziyaretlerin Ötesindeki Beklenti

1969’daki Sovyet-Çin sınır çatışmasının uluslararası siyaset sisteminde derin ve önemli değişiklikler yarattığı söylenir. Eğer bu, hem Sovyetlerin, hem de Çin’in o tarihten sonra Batıya yalpalaması, Sovyetlerin çökmesi, Çin’in ise tedricen sistemini “piyasa Leninizm’i“ ile küresel ekonomiyle bütünleştirmesi anlamında değerlendiriliyorsa doğru olabilir. Ama benzer bir sonucun yeni Çin ve Rusya yakınlaşmasından doğacağını sanmam. Putin ve Jinping’in birbirlerine “sevgili dost“ olarak hitap etmeleri hiç inandırıcı gelmedi. Daha önce Putin’e “sevgili Vladimir“ diyenleri de duymuştum. Ama bu daha sonra uçak düşürmelerini ve ihracat ambargolarını engellememişti. “Sevgili dost“ Çin ve Rusya arasında resmi diplomatik kalıpların aşıldığını gösterse bile, verilen sözlerden dönülmesini veya hatta yeni ve beklenmedik çatışma alanları çıkmasını engellemez. Şimdi Çin, Rusya ile kurduğu köprüden aldığı güçle ABD ve Batı Avrupa’dan yeni yaklaşımlar bekleyecektir. Ekonomisinde güçlü toparlanma belirtileri olan Çin'in 2023'te küresel büyümenin yaklaşık üçte birini oluşturacağı ihtimali, Çin’e dünyanın ilgisini artıracaktır. Batı ile köprüleri atan Rusya’ya gelince, Afrika ve birkaç çökmüş devletin desteği ile ayakta kalamaz. Putin sonuna kadar savaşacakmış havasında. Ama tabii Çin’in desteği önemli. Kış Olimpiyatları nedeniyle Şubat 2022’de Putin Çin’i ziyaret ettiğinde, iki taraf ta aralarındaki dostluk ve işbirliğinin sınırı olmadığını açıklamıştı. Ama Çin’in kendini ve etrafını yok etmeye hazırlanan Rusya’dan elde edeceği çıkarın da bir sınırı var. Jinping’in bir noktada yüzünü yeniden Batıya çevireceğine kesin gözle bakabiliriz. Üstelik bunu Güney Çin Denizi hamlesini yavaşlatarak, zamana yayarak sürdürecek ve fincancı katırlarını ürkütmekten kaçınacaktır.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Kırgızistan yeraltı kaynakları, Kuşak ve Yol projesinin rotası üzerinde olması nedeniyle Çin'in oldukça ilgisini çekmiştir. Kırgızistan, Çin tarafından Bir Kuşak Bir Yol programının önemli geçiş noktalarından biri olarak görülmekte ve bu nedenle Çin tarafından finanse edilen büyük altyapı projeleri ...;

Gruplar arasındaki kalıcı eşitsizlikleri açıklarken iktisat uzun süre aynı yere baktı: geride kalan grubun eksiklerine. Daha az eğitim, daha az beceri, farklı tercihler, "uygun olmayan" kültürel alışkanlıklar. Bu bakışta eşitsizlik, dezavantajlı bireylerin özelliklerinin toplamıdır; çözüm de o birey...;

21. yüzyılın güvenlik inşası, konvansiyonel savaş bölgesinin çok ötesinde bir konuma geçerek siber uzayın sınırsız ve soyut coğrafyasına yayılmıştır. Gelenekselleşmiş güvenlik yaklaşımları önemli bir oranda kritikleşmiş altyapıların, fiziki sınırların ve askeri kabiliyetin muhafaza edilmesine odakla...;

Yapay zekânın verimliliği artırdığına dair firma düzeyinde kanıtlar birikiyor, ama ulusal istatistikler henüz aynı hikâyeyi anlatmıyor. Bu tablo iktisatçılara tanıdık geliyor: kırk yıl önce bilgisayar için de aynı bilmeceyi konuşuyorduk. Bugünkü bilmecenin çerçevesi şöyle. ABD'de istihdam artışı dur...;

23 Eylül’de Andrews Üssü’nde Amerikan askerlerinin Şi Cinping için kırmızı halıyı düzeltirken çekilen görüntüleri, zirvenin belki de en fazla şey anlatan karesiydi. Trump misafirini uçağın merdiveninde karşıladı. Papalar hariç, altmış yılı aşkın süredir bir ABD başkanının Andrews'te bizzat karşıla...;

Eylül başında ABD Merkez Bankası (Fed) ekonomistleri kısa ve teknik görünen bir not yayımladı. Sordukları soru şuydu: stablecoin denen dijital dolarlar, resmî para istatistiklerine dahil edilmeli mi? Cevapları temkinliydi: şimdilik hayır, ama yakında belki (Payne ve Styczynski, 2026).;

Sınıflandırma sistemleri hiçbir zaman yalnızca teknik listeler değildir. Bir disiplinin hangi alanları merkeze, hangilerini kenara yerleştirdiği, neyi “teori”, neyi “uygulama” saydığı, o disiplinin kendine dair tasavvurunu ve içindeki güç ilişkilerini yansıtır. İktisat açısından bu tasavvurun en kur...;

9 Kasım 1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılması, kırk yıl boyunca Doğu Almanya’yı yöneten Almanya Sosyalist Birlik Partisi’ni (SED) tarihsel bir soruyla baş başa bıraktı: Devleti, anayasası, ordusu ve gizli polisiyle birlikte çöken bir parti-devletin iktidar partisine ne olur? 1946’da KPD ile SPD’nin zo...;

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2025 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 31 May 2025 - 28 Haz 2025
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.