Blinken’in Orta Doğu Gezisinin Özeti

Makale

ABD Dışişleri Bakanı Blinken’in Mısır’la başlayan Orta Doğu gezisinde, Mısır ve İsrail arasındaki barışın ve özellikle Abraham konjonktürünün, bölgedeki gelişmelerden olumsuz etkilenmesi endişesi hissedildi. Orta Doğu uzlaşmadan çok çatışmanın olduğu bir bölge. ...

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu

ABD
Dışişleri Bakanı Blinken’in Mısır’la başlayan Orta Doğu gezisinde, Mısır ve İsrail arasındaki barışın ve özellikle Abraham konjonktürünün, bölgedeki gelişmelerden olumsuz etkilenmesi endişesi hissedildi. Orta Doğu uzlaşmadan çok çatışmanın olduğu bir bölge. Rusya-Ukrayna savaşı hepsinin üzerine tüy dikse bile İsrail, Filistin çatışması dünyanın alıştığı kronik bir çatışma. Hiç bitmeyen bir çile, kökü kutsal kitaplara bile uzanan bir tarih. Bu ziyaret ile akla gelen sorular var. Orta Doğu’nun yeniden kararan ufkunda, ışık nerede? Bölge başka nelere gebe? Şiddetin şiddeti körüklediği bir dönemde, barışın şansı var mı? Tabii bunlara cevap ararken, Blinken’in Washington’a hangi bilgi ve izlenimlerle geri gideceği ve Biden yönetimine ne gibi tavsiyelerde bulunacağı önemli.

Mısır’da Öne Çıkan Konular

Nüfusunun çok büyük bir kısmı genç olan Mısır’da gençleri muhatap almak, onların kalbini kazanarak, ABD-Mısır barış anlaşmasının önemini hatırlatmak Blinken için iyi bir iletişim stratejisi oldu[1]. Blinken Mısır’ın gençlerine ümit verdi ve onlardan geleceğe yönelik sözler aldı. ABD nin koşullu vaatlerini ise El Sisi ve ekibine sunduğuna eminim. Mısır’ın başta İsrail olmak üzere, Filistin, Libya ve Yunanistan ile olan ilişkileri, Afrika boynuzundaki gelişmeler ve özellikle Etiyopya’nın Büyük Rönesans Barajı (GRD) ile ilgili olan tasarrufları, mutlaka Blinken’in gündemindeydi. Buradaki ince ayar, genel olarak bölge barışının korunması, Nil sularının paylaşımında hakkaniyetin gözetilmesi, Yemen’deki savaş, Sina’daki terör ve biraz daha kuzeye bakarak Filistin terörüne hoş görü gösterilmemesi, geçit verilmemesi ve Mısır’ın bu konudaki tarafsızlığını sürdürmesinin güvence altına alınması konularına yoğunlaşmış olmalı. Ya misilleme bahanesi ve yeni yerleşim yerleri açılması ile el ele yürüyen İsrail terörü konusu? Blinken, yeni Netanyahu yönetiminin dozu artan şedit ve tahrik edici yaklaşımına rağmen, ABD’nin her yıl verdiği cömert mali yardım dolayısı ile Mısır’ın sessiz kalacağını yine garantiledi.

Bu ziyarette, Mısır-Rusya ilişkileri gündeme gelmiş midir? Mutlaka. Çünkü Mısır’ın Rusya ile Nükleer reaktör tesisi anlaşması var. Ayrıca Mısır, Rusya için Afrika’ yolunda önemli bir durak. Hint Okyanusuna açılan Kızıldeniz’in başındaki bölgesel kontrol.

Doğu Akdeniz ve Mısır’ın bölgedeki rolü başlı başına önemli bir konu. Doğu Akdeniz Gaz Forumu, ikili Deniz Yetki Alanı Anlaşmaları ile yeni yeni bulunan doğal gaz rezervleri de, enerji darboğazı çekilen bir dönemde, Blinken ile Mısır Dışişleri Bakanı Sameh Şükrü ve El Sisi’nin sohbetlerine mutlaka ara name olmuştur. ABD’nin, MENA bölgesinde Mısır’ı istikrar unsuru olarak gördüğüne şüphe yok. Bu nedenle Libya’da birbirine düşman Trablus ve Tobruk yönetimlerini barıştırmak için de bu ülkeye önemli bir sorumluluk ve rol vermek istiyor olabilir.

Kudüs’e Varmadan Koptu Kıyamet

Evet, hakikaten Blinken İsrail’e geçerken kızılca kıyamet koptu. İsrail Silahlı Kuvvetleri, Gazze ve Batı Şeria’da dağı taşı vurdu. Yıllardır ilk defa bu kadar ölümlü saldırının Netanyahu hükumetinin ilk günlerine denk gelmesi, gelecekle ilgili endişeleri arttırırken, Washington’un İsrail terörünü kınaması ve Blinken’in Ramallah’ta Mahmut Abbas ile görüşmesi tatmin edici bulunmasa bile iyiydi. İki devletli çözüm yine telaffuz edildi. Buna artık ne Blinken, ne Mahmut Abbas, ne de Netanyahu inanıyor olabilir. Ama kulağa hoş geldiği için tekrar tekrar söylendi.

Laf aramızda İsrail’deki aşırı sağın yükselişi, ABD nin Orta Doğu hesaplarına uygun değil. Şu sıralar Abraham sürecine katılan Arap ülkelerinin Filistin umursamazlığı, vurdumduymazlığı, sürecin devamı için pek güvenilir olmasa bile bir umut. Filistin’e pek şans vermeyen bir umut. Blinken’in iki devletli çözüm söylemi ile işte bu umudu yaşatma çabası içinde gözüktü. ABD, bunu bazı somut, maddi desteklerle besleyebilirse, süreç çökmez. Suudi Arabistan Abraham denklemine eklenebilirse bu Blinken’in diplomatik başarısı olur. Mısır aracılığı ile Libya’ya, Tunus’a ve Cezayir’e ipin ucunu göstermeye yardımcı olabilirse, sürece oksijen pompalar. Ama gerisi yine bölgesel dinamiklerle, Rusya’nın hala Ukrayna üzerindeki soğuk nefesinin, sıcak suların ötesinde hissedilmesine bağlı. Ya İran konusu?

Karanlıkta Göz Kırpar Gibi

Bu defa yükselen gerilimde İran parmağı pek sorgulanmadı. Gazze’den İsrail’e atılan füzelerin nereden geldiği üzerinde durulmadı. İsrail’in, İsrail’den veya Azerbaycan üzerinden İsfahan’a gönderdiği İnsansız Hava Araçları(İHA) nın, İran stratejik askeri tesislerinde yaptığı tahribat da pek konuşulmadı. İran rejimi belki en zor zamanlarını yaşıyor. Rusya, Çin ve Ermenistan yanında olabilir. Ama kendi halkı karşısında ve ayaklanmış durumda. Dünya ise artık iyiden iyiye İran rejimini, hem Orta Doğu’da estirdiği terör rüzgârı, taviz vermediği nükleer zenginleştirme, dünyanın enerji merkezi olan Körfez ülkelerine saldığı korku, hem de Afganistan ve Pakistan Talibanı’na verdiği umut ve destek dolayısı ile kınıyor. İran, ABD ve dünya nezdinde menfur bir ülke. Ancak Blinken şu 3 günlük kısacık Orta Doğu gezisinde muhatapları ile bu konuda çok ayrıntıya girmedi. Belki gezi Körfeze uzansaydı bu konular daha yankılanırdı. Ama İsrail-Filistin gündemi öylesine yoğundu ki, taraflar İran konusunda birbirlerine karanlıkta göz kırpar gibiydiler.

Yazının başında sorduğum sorulara gelince: Ne yazık ki önümüzdeki günlerde, hatta aylarda İsrail ve Filistin ilişkileri veya İran açısından ufukta bir aydınlanma umudu yok. Daha fazla çatışma haberi ile sarsılmak ise işten bile değil. Çünkü işin bu boyutu yine bölgesel dinamiklere bağlı. Blinken’in bunlarla ilgili olarak yapabileceği fazla bir şey zaten yoktu. Ama Afrika Boynuzunda sular durulur ve Nil’in akışı GRD nedeni ile daha düzenli hale gelirse, böyle bir olumlu gelişmede Mısır yardımı ile açığa çıkan bir ABD etkisinden söz edilebilir.

[1] Egypt: US secretary of state Anthony Blinken speaks to young people in Cairo (January 30, 2023) https://www.africanews.com/2023/01/30/egypt-us-secretary-of-state-anthony-blinken-speaks-to-young-people-in-cairo/

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2763 ) Etkinlik ( 223 )
Alanlar
TASAM Afrika 77 647
TASAM Asya 98 1106
TASAM Avrupa 23 649
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 294
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1406 ) Etkinlik ( 54 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 23 623
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 189
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1304 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 518
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2053 ) Etkinlik ( 83 )
Alanlar
TASAM Türkiye 83 2053

İsrail'in devletinin kurulduğu 1948 yılından günümüze uzanan Siyonist ideolojinin militarist bir devlete dönüşmesi, orta doğu coğrafyasında katliama varan insan hakları ihlallerinin sona ermeyeceğinin göstergesidir. İsrail devletinin 7 aydır süren bombardımanlarının Gazze'de yarattığı yıkım ve sonuc...;

Dünya hemen her konuda sınırın “ölçüsüzce“ zorlandığı “kritik“ bir dönemden geçmektedir. Başta zihin ve beden itibarıyla bizzat insan olmak üzere aile, toplum ve devlet gibi hemen her toplumsal ve siyasal yapı bu durumun bir yansıması olarak derin bir “güvenlik krizi“yle karşı karşıyadır. Uluslarara...;

Napolyon Bonapart'ın yeğeni III. Napolyon, 1852'den 1870'e kadar Fransa'yı yönetti. Onun dış politikası, askeri maceracılık, diplomatik manevralar ve yurtdışında Fransız nüfuzu kurma girişimlerinden oluşmuştur. Kısaca III. Napolyon’un dış politikası hırs ve çelişkinin bir karışımıydı.;

Şiddet kullanımı manasındaki terörün tarihi insanlık kadar eskidir. Tarihsel süreç içerisinde ulus-devletin temel siyasal birim olarak ortaya çıkması ve hoşnutsuz grupların isteklerini elde etmek için şiddeti araçsallaştırarak devlete yöneltmesi siyasal amaçlı şiddet kullanımının terörizm olarak nit...;

İsrail ve Hamas arasında yeniden başlayan çatışmalar, yeniden yüz yüze gelinen Husi füze tehdidi, Hint Pasifik ve Kuzey Kutbu'nda yükselen tansiyon, Sahra Altı Afrika'daki çalkantılar ve Rusya'nın üçüncü yılına doğru ilerleyen Ukrayna savaşı geçtiğimiz yıl oldukça değişken bir güvenlik ortamı yaratt...;

Kuantum teknolojileri algılama, görüntüleme, iletişim ve hesaplamanın son sınırlarına ulaşabilmek için doğanın temel yasalarından yararlanmakta ve böylece şu an için imkansız görünen teknolojileri imkanlı kılabileceğini iddia etmektedir. Nanoteknoloji, biyoteknoloji, uzay teknolojisi, yapay zeka ve ...;

Hint-Pasifik bölgesinde savaşın patlak vermesi gerçek bir olasılık. Artan rekabet, küresel ve bölgesel güçler arasındaki güven eksikliğinin büyümesi ve potansiyel yanılgılar riski artırmaktadır. Çatışmaların tırmanma riskleri ve bunların nasıl yönetilebileceği konusunda daha etkili bir Avustralya od...;

Enerji, devletlerin hayati fonksiyonlarının işlevselliğinin sürdürülebilmesi açısından en hayati girdilerin başında yer almaktadır. Bu bağlamda enerjinin devletlerin ulusal güvenliklerinin olmazsa olmazlarından birisi olduğunu söyleyebiliriz. Bununla birlikte enerjiye duyulan gereksinimin giderilmes...;

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 2

  • 20 Eki 2022 - 20 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 1

  • 06 Eki 2022 - 06 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2023 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 2023
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.