Kosova’da Büyüyen Gerilim ve Herkese Yakın Bir Savaşın Sesleri

Yorum

Tarihin en önemli ve trajik konuşmalarından biridir Sırp Lider Slobodan Miloseviç’in 26 Haziran 1989’da Gazi Mestan’da, Kosova Ovası’nda 1.000.000 Sırp’a yaptığı konuşma. O ünlü fotoğrafta Lazar Anıtı’na asılı iki tarih de tam bir hesaplaşma nişanesidir: 1389-1989. 600 yıllık bir hamaset, kin ve dahi nefret....

Dr. Galip ÇAĞ


Tarihin en önemli ve trajik konuşmalarından biridir Sırp Lider Slobodan Miloseviç’in 26 Haziran 1989’da Gazi Mestan’da, Kosova Ovası’nda 1.000.000 Sırp’a yaptığı konuşma. O ünlü fotoğrafta Lazar Anıtı’na asılı iki tarih de tam bir hesaplaşma nişanesidir: 1389-1989. 600 yıllık bir hamaset, kin ve dahi nefret. Bu konuşmada bir cümle vardır ki sonrasında yaşanacak tüm insanlık suçlarının fitilini ateşler. Şöyle haykırır Miloseviç: “Bir daha kimse sizi ezmeye yeltenemeyecek!“.

Tarihler 31.07.2022’yi gösterdiğinde benzer bir cümle gündeme düştü Kosova’da, patlayan silahlar üzerine: Kosovalı Sırplar, daha fazla zulme tahammül etmeyecek. Kim kime zulmediyor, dayanılmaz olan nedir? İşte bu kısım muamma.

Balkanlar’da hep söylediğimiz üzere kaosun ortaya çıkışı için büyük hadiselere, bahanelere ihtiyaç yoktur. Her an patlamaya hazır bir bomba, tutuşmaya hazır bir saman yığını gibi çatışmaların silahlı mücadeleye dönmesi, tehditlerin havada uçuşması mukadder. Yakın zamanlarda Bosna seçimi ve sonrasında buraya bağlı gelişen olaylar, bir Sırp gerginliğinin giderek büyüdüğünü bizlere açıkça gösteriyordu mesela. Yani bugün Kosova’da yaşananlar bölgeyi takip edenler için oldukça beklendik.

Peki, bu kez sebep nedir?

Kosova ve Sırbistan arasında 2016'da imzalanan serbest trafik dolaşımı anlaşmasının süresini15 Eylül'de dolmuştu. Bu tarihten sonra Kosova hükûmeti, ülkede sadece Kosova plakalı araçların dolaşımının mümkün olacağını açıklayarak ülkeye girmek isteyen Sırbistan plakalı araçlara yönelik geçici plaka şartı getirmişti. Ki egemenlik hakları, uluslararası hukuk ve mütekabiliyet esasları açısından bu karar yerinde görülmüştü. Çünkü Sırp tarafı zaten uzun süredir Kosova plakalı araçları ülkesine sokmuyordu.

Kosova'nın araç plakası konusunda karşılıklılık ilkesi esasınca aldığı kararın ardından ülkenin kuzeyindeki Sırplar’ın yoğun olarak yaşadığı bölgede tansiyon yükselmişti hatırlanırsa. Hükûmetin söz konusu kararı uygulamak için Kosova ile Sırbistan arasındaki sınır kapılarına silahlı özel polis birimleri göndermesini protesto eden Sırplar gösteri düzenlemiş, sınır kapılarına giden yolları kamyonlarla kapatmıştı. Ve şimdi Mitroviça’da bulunan Sırp nüfusun, duyulan siren sesi ile protestoya davet edildiği ve dahi provoke edildiği iddiası Kosova yönetimi için bardağı taşıran damla oldu. Ülkede Kosova Sırplar’ı ile Kosova polisi arasında ciddi bir gerilim var ve silah seslerinin geldiği bölgeler de durumun ciddiyetini gösteriyor.

Kosova Başbakan’ı Albin Kurti’nin açıklamaları oldukça ürkütücü. Zira bu gerilimin ciddiye alınması gerekliliğine dair öngörüsü çok açık. Ayrıca Vucic’in; “Sırbistan, (Slobodan) Miloşeviç ve (Boris) Tadiç zamanında olduğu gibi kolayca yenebileceğiniz bir ülke değil“ söylemi ise birçoklarına göre tehdit ve dahi meydan okuma. Miloseviç’in bir zamanlar I. Kosova Savaşı üzerinden yaptığı kışkırtmanın başka bir hâli. Kosova basınına yansıyan Arnavut ahalinin ev ve araçlarına yönelik saldırı iddiaları ise ağır bir travmatik anımsamayı da beraberinde getirecek. Ki bölgeden gelen bazı köylerin abluka altına alındığı haberleri de başka bir boyut.

Rus tarafının konuya dair açıklaması da beklendi gün boyu ve sonunda Dış İşleri Bakanlığı sözcüsü Zaharova’dan beklenen çıkış geldi. AB ve ABD suçlanarak tanıdık tavır tekrarlandı.

Son vahim açıklama yine Sırp Savunma Bakanlığı’ndan geldi ve ordunun “şimdilik“ idari sınırları geçmediği belirtildi. Bu, şimdilik ifadesi, oldukça korkutucu ve acilen müdahale edilerek gerilimin bitirilmesi gerekli. Çünkü daha şimdiden mesele, sivil taraflar arasına indirgenmiş durumda ve Kosova egemenlik hakları tehdit edilmekte. Ukrayna’da zaten gergin olan Batı ve Doğu bloğunun bu gerilimi hoyratça kullanması ve önemsememesi Balkanlar’da onarılamayacak yeni bir yaranın açılmasını kaçınılmaz kılacak. Ve galiba, yine en büyük görev bölgenin barış garantörü Türkiye’ye düşecek. Şu andan itibaren her dakika çok önemlidir. Geçmişten ders alıp oluruna bırakılamayacak şeyler olduğunu öğrenmek için yeni bir savaşı göze almamak gerekiyor. Yoksa Ukrayna’da hesaplanamayan savaşın bir benzeri bölgede patlarsa bu kez herkese yakın bir insanlık dramı ile uğraşmak zorunda kalırız.


 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2862 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 663
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Devasa uçak gemileri ve gelişmiş savaş uçakları hâlâ üstünlük sembolü mü, yoksa yüksek maliyetli ve savunmasız hedeflere mi dönüştüler? Ucuz bir dron, milyar dolarlık bir savunma sisteminin "gözünü kör edebiliyorsa", gücün gerçek oranı nerededir? ;

Malezya’nın Efsanevi Başbakanlarından Mahattir Bin Muhammed “İki Bin Yıllık Deneyim ve Dünya Kadar Bilgi Bizim Yaşamlarımızı Taş Devri İnsanlarından Daha İyi Yönetmemize Yetmedi” sözü ile bugünün savaşlarında yaşanan yıkımı anlatmaktadır.Bu söz son derece anlamlıdır;

Bu araştırma makalesi, Güneydoğu Asya'daki denizci devletlerin neden ve nasıl erişim engelleme/alan reddi (A2/AD) stratejileri ve yetenekleri geliştirmeye ve uygulamaya çalıştıklarını analiz etmektedir. Endonezya, Malezya, Filipinler, Singapur ve Vietnam tarafından geliştirilen A2/AD stratejileri ve...;

Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesi hem savaş alanını genişletmiş, hem de Ortadoğu’nun tarihini büyük ölçüde değiştirmiştir. Ortadoğu’nun geleceği, savaşa katılan güçler arasında bir pazarlık konusu haline gelmiştir. İngiltere, petrol kuyularının güvenliği için Mezopotamya’yı işgal etmiş ve Arap a...;

Giriş Türk Kurtuluş Savaşı, emperyalizmin kaybettiği ikinci savaş olarak dünya tarihindeki yerini almıştır. İlk savaş 1915 Çanakkale Savaşı idi. Böylece Mustafa Kemal Atatürk, biri Osmanlı üniforması, biri Türkiye Cumhuriyeti üniforması ile iki defa emperyalistlere karşı zafer kazanmıştır. Türk ...;

Haziran 2025'te Ukrayna, Rusya Federasyonu'nun derinliklerinde benzeri görülmemiş bir saldırı başlattı. Örümcek Ağı gizli operasyonu, ülke genelindeki havaalanlarını hedef almak için 117 insansız hava aracı (İHA) kullanılmasını içeriyordu. Yapay zekâ (YZ) ile eğitilen ve her birinin en fazla birkaç ...;

Teknolojinin askerileştirilmesiyle ilgili süreçler, sivil teknolojiler ile askeri ve güvenlik ekipmanlarının geliştirilme ve üretilme biçimlerindeki ayrımların bulanıklaşmasına yol açmaktadır. Sonuç olarak, daha önce 'sivil' olarak sınıflandırılan teknolojiler ve sistemler, 'çift kullanımlı ürünler'...;

ABD ve Çin arasında cereyan eden “yapısal rekabet“ taktiksel bir sükunet dönemine girdi. Güney Kore’nin Busan şehrinde gerçekleşen liderler zirvesi nafile bir detente (yumuşama) çabası gibi görünürken Trump’un masaya oturmak zorunda kalması Çin’in konjonktürel çerçevede önemli bir başarısı olarak ok...;

Türkiye - Mısır Yuvarlak Masa Toplantısı - 1

TASAM Afrika Enstitüsü ve Mısır Dış İlişkiler Konseyi işbirliği ile İstanbul ve Kahire’de dönüşümlü olarak icra edilecek olan Türkiye – Mısır Yuvarlak Masa Toplantılarının ilki, 7 Ekim 2010 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilecektir.

  • 07 Eki 2010 - 07 Eki 2010
  • İstanbul - Türkiye