Muharebeyi Hızla Dönüşüme Uğratan Yapay Zekâya Yönelik Acilen Yeni Düzenlemelere İhtiyaç Var

Yorum

Yapay zekânın muharebenin gelişiminde kullanılması süreci hızla ilerliyor. Ukrayna, Azerbaycan, Suriye ve Etiyopya'da son dönemde yaşanan çatışmaların da işaret ettiği gibi otonom ve yarı otonom insansız hava araçlarının konvansiyonel hedefleri vurmak üzere giderek maliyetleri azalıyor ve kolay (edinilmesi ve kullanılması bağlamında) bir gereç hâline geliyor....

Yapay zekânın muharebenin gelişiminde kullanılması süreci hızla ilerliyor. Ukrayna, Azerbaycan, Suriye ve Etiyopya'da son dönemde yaşanan çatışmaların da işaret ettiği gibi otonom ve yarı otonom insansız hava araçlarının konvansiyonel hedefleri vurmak üzere giderek maliyetleri azalıyor ve kolay (edinilmesi ve kullanılması bağlamında) bir gereç hâline geliyor. Bu kapsamda, kritik altyapıya yönelik siber saldırılar eşliğinde Kanada askerî tesislerine baskın yapacak insansız hava aracı sürüleriyle karşı karşıya kalma ihtimali giderek güçlenen bir ihtimaldir.

Bilimkurguda sıkça görülen abartıları bir kenara bırakırsak, yapay zekânın muharebeye sürülmesinin beraberinde getireceği tehlikeleri anlamak önem arz ediyor. Ölümcül otonom silah sistemlerinin askerî insansız hava araçları biçiminde giderek yaygınlaşması yanında Çin'in büyük bir dünya gücü olarak yükselişi küresel düzeni yeniden şekillendirmeye başladı. Gerek Kanada gerekse diğer NATO ülkelerinin askerî yapay zekâyı düzenlemeye tabi tutma konusundaki tartışmalara aktif katılımı, bu değişen jeopolitik panoramayı yönetmenin anahtarı olabilir.

İki çağ arası (ABD'nin baskın olduğu sanayi devri ile çok kutuplu bir dünya düzeninin ortaya çıkışıyla vasıflanan dijital çağ) bir dönemden geçtiğimiz açıktır. İkinci Dünya Savaşı sonrası itibarıyla, küresel düzen, uluslararası hukuka dayanan bir konvansiyonlar, antlaşmalar, patentler ve sözleşmeler ağı tarafından bir arada tutulmuştur. Fakat bu "kurallara dayalı düzen" artık son buluyor gibi görünüyor.

Askerî yapay zekâ geliştirimine ilişkin sınır hatlarını belirlemek, bu yeni olguyu yönetme konusunda kritik öneme sahiptir. Tıpkı buharlı motor ve içten yanmalı motor gibi, yapay zekâ da savaşın seyir hızını ve kapsamını değiştirme kapasitesine sahip genel amaçlı bir teknolojidir. Bununla birlikte, yapay zekâ kullanımını düzenlemeye bağlayan –yapay zekânın hem muharebe başlatmaya (jus ad bellum) hem de muharebeyi yürütmeye (jus in bello) ilişkin davranışı bağlamında– bir savaş hukuku henüz belirlenmemiştir.

Yapay zekâyı, bir savaş gereci olarak, hukuki düzenlemeye tabi tutma ihtiyacı açıktır: Askerî insansız hava araçları ve otonom gereçlerin ucuzlaması ve yaygınlaşması, çeşitli devletler ve devlet dışı aktörlerin ölümcül otonom silah sistemlerine erişmesini beraberinde getirecektir. Aslında, bugün birçok devlet, ölümcül otonom silah sistemleri konuşlandırmada şimdiden epeyce ilerleme kaydetmiş durumdadır. Gerek Kanada gerekse önemli sayıda başka ülke otonom silahların geliştirilmesini ve kullanılmasını yasaklayacak hukuki bağlayıcılığı olan anlaşmaları desteklemekle birlikte, çoğu büyük çaplı askerî güç yapay zekâyı silahla donatmayı veya silah hâline getirmeyi önemli bir kazanım olarak görmektedir.

Çin, Rusya ve ABD gibi ülkeler için söz konusu olan karşılıklı güven eksikliği, kolektif silah denetim anlaşmaları gerçekleştirmede önemli bir engel teşkil etmeye devam ediyor. Bununla birlikte, askerî yapay zekânın denetimsiz yaygınlaşmasına ilişkin tehlikeler açıktır. Nitekim çocuk oyuncakları, sosyal medya, müzik-paylaşım platformları ve Otonom Sevk Ağı (ADN) gibi alelade endüstrilere yön veren algoritmalar da ölümcül otonom silah sistemlerinin gelişimini destekliyor.

Yapay zekâ, ne yazık ki, hâlen müteharrik bir hedeftir. Nükleer silahların artışı veya genetiği değiştirilmiş patojenlerin (yıkıma yol açma potansiyeli kolayca –nispeten- kontrol altına alınabilen gelişmeler) aksine, yapay zekâ esas itibarıyla bir yazılımdır. Mesela, "katil robot", belirli bir inovasyon türünün ürünü olmaktan ziyade sürekli gelişen algoritmalarla örülmüş teknolojiler yumağının ürünüdür.

Neyse ki, ülkeler dünya çapında güvenliği etkileyen yeni teknolojilerle ilk kez karşılaşıyor değiller. Gerek bizzat yapay zekâ olgusuna gerekse yapay zekânın silah hâline getirilmesine ilişkin birçok farklı görüş bulunmakla birlikte, kitle imha silahları üzerine geçmişte yapılmış müzakereler, bilhassa muharebe hukukunun belirlenmesinde gelecekteki anlaşmalar için bir temel oluşturabilir. NATO'nun henüz tasarı aşamasındaki ve yıkıcı potansiyeli yüksek teknolojilere ilişkin danışma kurulunun tespit ettiği gibi, Kanada ve müttefikleri, yapay zekânın hem geliştirim hem de yönetim aşamalarına yönelik kapsamlı bir mimari üzerinde çok taraflı diyaloğu teşvik etmelidir.

Soğuk Savaş boyunca, düzenli diyalog, bilimsel işbirliği ve bilgi-paylaşımı dâhil olmak üzere güven artırıcı önlemler, jeopolitik gerilimleri yönetmede kritik öneme sahipti. İkinci Dünya Savaşı'nın ardından, ABD, İngiltere, Sovyetler Birliği, Çin, Fransa, Almanya ve Japonya gibi güçlü ülkeler dünya çapında nükleer silahlar, kimyasal maddeler ve biyolojik muharebenin sevk ve idaresini üstlendiler.

Dünya ülkeleri son derece gelişmiş yeni nesil kitle imha silahlarının sevk ve idaresini üstlenmek üzere şimdi de birlikte hareket etmelidir.

Daniel Araya, Centre for International Governance Innovation (CIGI)
.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2701 ) Etkinlik ( 221 )
Alanlar
Afrika 76 636
Asya 98 1074
Avrupa 22 637
Latin Amerika ve Karayipler 16 67
Kuzey Amerika 9 287
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1376 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 293
Orta Doğu 22 604
Karadeniz Kafkas 3 296
Akdeniz 3 183
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1292 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2043 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2043

Çalışma kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti’nin deniz yetki sahalarındaki hak ve menfaatleri, deniz dibi kaynaklarına erişim ve enerji arz güvenliği konularında atması gereken adımlar incelenmiştir.;

1989'da Berlin Duvarı'nın yıkılmasından sonra Amerikan hegemonyasının zirve dönemi başlamıştı. Amerikan kibrinin doruk noktası, tüm Orta Doğu'yu yeniden inşa edebilmeyi umduğu 2003 yılındaki Irak'ın işgaliydi. Bu dönemdeki tek kutupluluk derecesi tarihte nadirdir. ;

Bu tarihî ve güzel şehir İstanbul, uzun zamandır Batı ile Doğu'yu birbirine bağlayan köprü olarak bilinir ve umarım bu etkinlik, müreffeh ve gelişmiş bir bölgeye ulaşmak için İstanbul Boğazı'nın iki tarafını daha iyi anlamaya yardımcı olur.;

6. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu; “Yeni Dengeler, Yeni Roller, Yeni İttifaklar“ ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 04 Kasım 2022 tarihinde, Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de yapılan 8. İstanbul Güvenlik Konferansı alt etkinliği olarak ...;

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu “Geleceğin Güvenlik Ekosistemi ve Stratejik Dönüşüm için Ortaklık“ ana teması altında TASAM Afrika Enstitüsü ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 04 Kasım 2022 tarihinde Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de yapıl...;

4. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu 2022; “Asya Yüzyılı, Denizci Devlet Ekosistemi ve Mavi Gezegen“ ana teması ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 03 Kasım 2022’de Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de yapılan 8. İstanbul Güvenlik Konferansı alt-etkinliği olar...;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu; “Post-Güvenlik, Dijital Devrim, Döngüsel Ekonomi ve Siber Ekosistem” ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 03 Kasım 2022 tarihinde, Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de yapılan 8. İstanbul Güvenlik Konferansı alt etkinliği ...;

Türkiye’de ilk kez 2015 yılında düzenlenen ve bu yıl sekizincisi gerçekleştirilen İstanbul Güvenlik Konferansı, “Post-Güvenlik İkilemler, Entegrasyonlar, Modeller ve Asya“ ana teması ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 03-04 Kasım 2022 tarihinde Ramada Hotel & Suites by Wyndham...;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 04 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 04 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...