Kuzey Pasifik’te Çin'in Önüne Çekilmeye Çalışılan Set; QUAD

Makale

ABD, Japonya, Avustralya ve Hindistan arasındaki güvenlik diyalogu için oluşturulan mekanizmayı ifade eden QUAD, İngilizce bir sözcük olarak “Dörtlü” anlamına gelir. Söz konusu dört ülkenin liderleri, Ocak 2004’te Endonezya'yı sarsan deprem sonrasında oluşan tsunaminin Güneydoğu Asya’da neden olduğu tahribat sonrasında insani yardım faaliyetlerini organize etmek için bir araya gelmiştir....

Dr. Cengiz Topel MERMER

ABD
, Japonya, Avustralya ve Hindistan arasındaki güvenlik diyalogu için oluşturulan mekanizmayı ifade eden QUAD, İngilizce bir sözcük olarak “Dörtlü“ anlamına gelir. Söz konusu dört ülkenin liderleri, Ocak 2004’te Endonezya'yı sarsan deprem sonrasında oluşan tsunaminin Güneydoğu Asya’da neden olduğu tahribat sonrasında insani yardım faaliyetlerini organize etmek için bir araya gelmiştir.[1] Bu görüşmelerde tehdit değerlendirmeleri de masaya yatırılmış ve bu ülkeler ortak çıkarlarını koruma konusunda mutabık kalmıştır. Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC)’nin hızlı yükselişi bu dört ülkeyi tehdit algısında ortaklaştırmıştır. Burada varılan mutabakat Mayıs 2007’de, Japonya Başbakanı Şinzo Abe’nin girişimleriyle, “Dörtlü Güvenlik Diyalogu (QUAD Security Dialogue-QSD)“ kurulmasına zemin sağlamıştır.[2] Japonya’nın güvenlik kaygılarının Hindistan tarafında da karşılık bulması sonrasında bu iş birliği zemini oluşmaya başlamıştır.

ÇHC tehdit algılamasının oluşturduğu “Dörtlü Diyalog“

ÇHC tehdit algısının tetiklediği görüşmelerde, ABD ile Hindistan arasında 1992’den beri icra edilen Malabar deniz tatbikatlarına (Malabar [Naval] Exercises), diğer iki ülkenin de katılması kararlaştırılmıştır. Varılan mutabakat neticesinde, Eylül 2007’de icra edilen Malabar deniz tatbikatına Japonya ve Avustralya’nın yanı sıra Singapur da katılmıştır. Böylece Malabar deniz tatbikatları ittifakın kuruluşunun ilk adımı olarak kabul edilerek, sembolik bir anlam kazanmıştır. İttifakın ÇHC tehdit algılaması ortaklığında oluşması, ÇHC ile önemli ekonomik iş birliği olan Avustralya’nın Ocak 2008’de geri adım atmasına neden olurken; Avustralya bu tür adımların ülkesinin çıkarlarına hizmet etmeyeceğini ve ortak askerî faaliyetlere katılmayacağını açıklamıştır.[3] Avustralya’nın tatbikat faaliyetlerine katılmaması nedeniyle Dörtlü Güvenlik Diyalogu 2008’de askıya alınmıştır.[4] Hindistan da ÇHC karşıtı bir güvenlik yapılanmasının kurulmakta olduğu görüntüsü verilmesinden tedirgin olmuştur.[5]

Avustralya geri adım atsa da diğer üç ülke ÇHC’nin yükselişi ve askerî olarak güçlenmesi karşısında iş birliğine devam etmiştir. ABD 2011 sonbaharında, “Asya Önceliği Sratejisini (Pivot to Asia)“ ilan ederek, Asya-Pasifik coğrafyasını hedef coğrafya olarak belirlemiştir. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın Ekim 2011’de “Foreign Policy“ dergisinde yazdığı, “Amerika'nın Pasifik Yüzyılı“ başlıklı makalede; ABD’nin küresel önceliğinin Ortadoğu’dan Asya-Pasifik’e kaydığı resmen beyan edilmiştir.[6] Bu strateji sonrasında ABD, ÇHC’yi pasifik coğrafyasında dengelemek için hummalı bir çalışma başlatmıştır. Bu adım bir bakıma ABD’nin hegemonyasını koruma ve ÇHC’nin yükselişini durdurma kapsamında hayata geçirdiği yeni soğuk savaşın ilanı olarak da değerlendirilebilir.

Asya-Pasifik“den “Hint-Pasifik“e dönüşüm: tavlama diplomasisi

ABD, “Asya Önceliği Sratejisi“nde ÇHC’yi dengeleme potansiyelini yüksek gördüğü Hindistan’a özel bir değer verirken, bölgeye yönelik olarak kullandığı “Asya-Pasifik“ tanımının yerine “Hint-Pasifik“ ifadesini kullanmaya başlamış ve bu vesileyle Hindistan’ı desteklediğini göstermek istemiştir.[7] Hint stratejik kültüründe Hindistan’ın arka bahçesi olarak görülen Güney ve Güneydoğu Asya’nın Hint-Pasifik ibaresi ile anılması Hindistan’ın ABD karşıtlığını azaltmak için sunulan bir hediye olmuştur. “Hint-Pasifik“ tanımının zamanla küresel düzeyde kabul görmesi, ABD’nin Hindistan’ı (tabiri caizse) tavlamasında önemli rol üstlenmiş ve Hint karar mekanizmalarının ABD karşıtlığının törpülenmesine yaramıştır. Nitekim ilerleyen dönemde icra edilen QUAD toplantılarında bu kavramın genel kabul görmesi Hint liderleri tarafından takdirle karşılanmıştır.[8]

2014 yılından sonra ABD, Japonya ve Hindistan, ÇHC karşısında daha kararlı bir tavır sergilerken, Japonya 2015’te Malabar deniz tatbikatlarına katılmaya başlamıştır.[9] Bu gelişme, ÇHC’nin küresel hedefleri ile yakın coğrafyasındaki tarihî hak iddialarını net bir tavırla ortaya koymaya başladığı bir sürece denk gelmiştir. ÇHC bu kapsamda Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru (ÇPEK) Projesi ve Çin-Myanmar Ekonomik Koridoru (ÇMEK) Projesi gibi Arap Denizi ve Bengal Körfezi’ne ekonomik çıkış sağladığı projelerdeki askerî avantajları sergilerken, Cibuti’de askerî üs kurma hazırlıklarını ifşa etmekten de çekinmemiştir.[10] ÇHC bunun yanı sıra Güney Çin Denizi, Tayvan ve Sarı Deniz’deki hak iddialarını açıkça dile getirmiş, Himalayalar’da Hindistan ile olan sınır sorununda cüretkâr bir tutum takınmıştır. Müteakiben, ÇHC Devlet Başkanı Xi Jinping’in iktidarını sağlamlaştırması sonrasında ÇHC temkinli dış politikayı da sonlandırmıştır.[11]

ÇHC’nin artan özgüveni ve saldırganlaşan söylemleri, çıkarları zarar gören devletleri iş birliği yapmaya itmiştir. ÇHC’nin Hint Okyanusu’nda başat ve zorlayan bir askerî güç olmaya doğru ilerlediğini gören ABD, Hindistan ve Japonya ortak tehdit algısı karşısında askerî iş birliğini geliştirme ihtiyacı hissetmiştir.[12] Çıkarları dolaylı yoldan tehdit altına giren Güney Kore ve Avustralya da ÇHC tehdidini derinden hissederek, çare arayışına girmiştir.[13]

Sertleşen Çin dış politikası karşısında denge arayışları

ÇHC’nin Güney Çin Denizi konusunda Lahey’deki uluslararası mahkemenin 2016’da aldığı kararı tanımaması, ÇHC-Avustralya ilişkilerinin bozulmasında kırılma noktası olmuştur. Avustralya’nın ÇHC’yi uluslararası hukuka uymaya çağırması üzerine Çin tarafının kullandığı tehditkâr söylemler sonrasında, iki ülke ilişkileri kademeli olarak gerilemeye başlamış ve Avustralya da ÇHC karşıtı ülkeler grubuna dâhil olmuştur.[14] ÇHC Devlet Başkanı Xi Jinping’in 2017’de “Bir Kuşak Bir Yol“ (One Belt One Road-OBOR) projesini açıklaması ve uzun süreli iktidarını sağlama alması, ÇHC’nin yükselişi karşısında safları sıklaştırma ihtiyacında birleşen rakiplerin harekete geçmesi için son uyarı olmuştur.[15] ÇHC’nin Hindistan ile sınır sorunu yaşadığı Himalayalar’da aylarca süren “Doklam Krizi“ de Hindistan’ın ÇHC’ye karşı adım atılması kararında belirleyici olmuştur.[16]

ÇHC ile tarihî olarak rekabet içinde bulunan Japonya, ÇHC ile yaşadığı Senkaku Adaları anlaşmazlığı sonrası 2010’da, ÇHC’nin Nadir Toprak Elementi (NTE) ambargosuna maruz kalmıştır. ÇHC’nin Güney Çin Denizi ve Doğu Çin Denizi’ndeki hak iddiaları karşısında tedirgin olan Japonya, özellikle 2010 sonrasında,[17] güvenlik zemininde ÇHC’ye karşı kaldıraç olabilecek iş birliği mekanizmalarını hayata geçirmeyi hedeflemiştir.[18] Japonya, ÇHC’nin askerî gücünün artmasının kendi hareket alanını kapayacağını görerek, ÇHC karşıtı oluşan her yapının içinde olmaya sıcak bakmıştır. ÇHC’yi sınırlama motivasyonunda ortaklaşan ABD ve Japonya, ÇHC’nin Güney Çin Denizi konusunda uluslararası hakem kararını tanımaması sonrasında ortaya çıkan ÇHC karşıtı konjonktürü değerlendirmeye karar vermiştir. [19]

Konjonktürün getirdiği psikoloji paralelinde, ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ve Japonya Dışişleri Bakanı Taro Kono’nun attığı adımlarla Kasım 2017’de Filipinler’in başkenti Manila’da yapılan ASEAN (Association of Southeast Asian Nations-Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği) zirvesinde QUAD canlandırılmıştır.[20] QUAD, doğal olarak ÇHC hak iddialarının mevcut ve muhtemel mağdurlarına kucak açmış ve öncelikle güvenlik kaygılarının giderilmesi için ortak zemin sağlamayı hedeflemiştir.[21] Japonya aynı zamanda Güney Çin Denizi’nde ÇHC karşısında zayıf kalan Vietnam ile Filipinler’i ekonomik ve askerî olarak destekleyerek, bu ülkelerle iş birliğini geliştirmiştir.[22] Böylece QUAD ülkelerinin ÇHC’nin ilerleyişini sınırlamak istedikleri asıl hattın Güneydoğu Asya olması, bu coğrafyanın ÇHC-QUAD rekabet sahasına evirilmesine neden olmuştur.[23]

Bu gelişme sonrasında ortaya çıkan QUAD yapılanmasına “QUAD-II veya QUAD 2.0“ adlandırması da yapılmıştır.[24] Bu tanımlama 2007 yılında temeli atılan, ancak işlev kazanamayan ilk QUAD (“Dörtlü Güvenlik Diyaloğu-QUAD Security Dialogue-QSD)’ı, “QUAD-I veya QUAD 1.0“ olarak değerlendirme üzerine kurulmuştur. Bu tanımlamaya göre“QUAD-I“ 2007-2015 yılları arasını, “QUAD-II ise 2017 ve sonrasını kapsar.[25] Burada dikkat edilmesi gereken nokta; canlandırılan şeyin Dörtlü Güvenlik Diyaloğu (QUAD Security Dialogue-QSD) olmasıdır. Zira temelleri atılmaya çalışılırken askıya alınan yapılanma, bir diyalog mekanizmasıdır; bir anlaşma veya örgüt değildir. Diyalog yoluna giren ülkeler, ortak bir tehdit algısı karşısında dayanışma zemini oluşturmaya çalışmış ve iş birliği yolunda temel atmaya çalışmıştır.[26]

ÇHC endişesi: “Pasifik’de yeni bir NATO mu şekilleniyor?"

ABD Başkanı Trump döneminde QUAD yapılanmasının temelinin sağlamlaştırılmasına özel önem verilmiştir. Bu istikamette QUAD dışişleri bakanları, Eylül 2019 ve Ekim 2020’de ABD’nin gayretleri ile bir araya gelerek, iş birliği alanlarını belirlemeye çalışmıştır.[27] Dünyanın Kovid-19 pandemisine yakalandığı 2020’de Batı bloğunun başarısız bir sınav vermesi ve ÇHC Ordusunun 15 Haziran 2020’de, Hindistan ile Himalayalar’daki tartışmalı sınırlarda bulunan Galwan Vadisi’nde, bir Hint piyade alayını derdest etmesi de “Çin tehdidi“ kat sayısını iyice yükseltmiştir. [28] Bu gelişmelerin sonrasında Avustralya Kasım 2020’de Malabar tatbikatlarına katılarak QUAD yapılanmasının yeniden hayata geçişini resmîleştirmiştir. Bu adım ÇHC tarafından, kendilerine karşı Pasifik coğrafyasında kurulan yeni bir NATO olarak değerlendirilmiş ve eleştirilmiştir.[29] ÇHC’nin reaksiyonuna rağmen ABD ve Japonya QUAD’ın üye sayısını arttırmaya çalışmış ve ilk olarak Güney Kore, Vietnam ve Yeni Zelanda’nın bu iş birliği zeminine dâhil edilmesi hedeflenmiştir. Bu istikamette atılan adımlar “QUAD +“ olarak adlandırılmıştır.[30]

ABD’nin QUAD’ı işlevselleştirme politikası 2021 başında görevi devralan Başkan Joe Biden yönetimi tarafından da sahiplenilmiş ve bu istikamette atılan adımlar aynı hızla devam ettirilmiştir. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın öncülüğünde 18 Şubat 2021’de, korona virüs pandemisi şartları nedeniyle sanal ortamda buluşan QUAD dışişleri bakanları, korona virüs pandemisi, terörizm, deniz yollarının güvenliği ve iklim değişikliğine karşı mücadelede işbirliği esaslarını değerlendirmiştir. Bu toplantı yeni ABD yönetiminin QUAD’a sahip çıkacağını göstermesi açısından değer taşımış ve diğer ülkelerdeki muhtemel ABD politika değişikliği kaygılarını gidermiştir.[31] Korona virüs pandemisinde ciddi sorun ve ülke kamuoyunda itibar kaybı yaşayan Hindistan yönetimi için QUAD zemininde sağlanan tıbbi destek anlamlı olmuştur.[32]

Sanal toplantıda QUAD dışişleri bakanları; Myanmar’da yapılan askerî darbeye karşı olduklarını ve “özgür ve açık“ bir Hint Pasifik stratejisi (Free and Open Indo-Pacific-FOIP Strategy) için ortak çalışma gereğine inandıklarını ifade etmiştir. Hint tarafı ayrıca Hint Pasifik kavramının dünyada kabul görmesinden duyduğu memnuniyeti de beyan etmiştir.[33] Bu toplantı sonrasında, Hindistan ile ÇHC arasında 15 Haziran 2020’de yaşanan çatışma bölgesindeki sınır anlaşmazlığın giderilmesinde ÇHC’nin kısmen geri adım atması da Hint kamuoyunda QUAD’a olumlu bakılmasına katkı sağlamıştır.[34] Bu dönemde ÇHC’nin Himalaya sınırlarında dengelenmesi Hint kamuoyunun en hassas olduğu noktalardan başında gelmiştir.[35]

Müteakiben ABD Başkanı Biden, Korona virüs pandemisi nedeniyle sanal ortamda, Mart 2021'de yapılan QUAD zirvesine öncülük etmiş,[36] bu toplantıda QUAD liderleri; ortak demokratik değerlere ve Hint Pasifik’in özgür ve “açık“ bir bölge olması gerektiğine (FOIP Strategy) vurgu yapmıştır.[37] Bu toplantıda alınan kararlar sonrası üye ülkeler Kovid-19 aşıları, iklim değişikliği, teknolojik gelişim faaliyetleri ve tedarik zinciri esnekliği konularında çalışma grupları kurmuştur.[38] Bu adımlar QUAD iş birliği mekanizmasının kurumsallaşmasına yönelik olarak atılan ilk adımlar olarak değerlendirilebilir. Zira QUAD, üye ülkeler arasında kuralları yazılı olarak kayda geçirilmiş, anlaşma ürünü bir yapı değildir. Uluslararası ilişkiler açısından bakıldığında bir örgüt de değildir. Karşılıklı çıkarların ortaklığında oluşturulmaya çalışılan bir iş birliği mekanizmasıdır.[39] Bu toplantıda gündeme gelen konular, lider söylemleri ve ortak açıklamalar ÇHC tarafından dikkatle takip edilmiştir.[40]

Zirve sonrasında ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Savunma Bakanı Lloyd Austin’ın Japonya, Güney Kore ve Hindistan’ı ziyaret etmesi ve benzer söylemlerin ABD yetkili makamları tarafından resmî ortamlarda tekrarlanması, ABD’nin ÇHC’ye karşı hayata geçirilen dengeleme politikasından geri adım atmayacağını göstermiştir.[41] Bu gelişmeler sonrasında ÇHC makamları; ABD’nin kendilerini çevrelemeye ve soğuk savaşı canlandırmaya çalıştığını iddia ederken, Bangladeş gibi bölge ülkelerini, bu yapılanmaya katılmama yönünde sert şekilde uyarmıştır. Rusya Federasyonu (RF) da benzer açıklamalarla ÇHC’yi desteklemiştir.[42]

Devamında Başkan Biden Eylül 2021’de, QUAD liderlerini başkent Washington’da bir araya getirmiştir. Bu zirvede Kovid-19 aşılarının Hint Okyanusu coğrafyasındaki fakir ülkelere ulaşımına hız verilmesine karar verilmiş ve bu konudaki yardım faaliyetleri önemli ölçekte artırılmıştır. İklim değişikliğiyle mücadelede önemli kararlar alınmış, teknolojik iş birliği ile çip tedarik zincirinde karşılıklı destekleme adımları atılması planlanırken, ÇHC’nin Kuşak Yol İnisiyatifi girişimlerini dengelemek için “altyapı Koordinasyon Grubu“ kurulmuştur. Zirvede; sağlık, siber güvenlik, deniz ulaşımı güvenliği, terörizme karşı iş birliği, doğal afetlerde iş birliği, eğitim ve uzay sahasında iş birliği gibi konular da gündeme gelmiştir.[43] Toplantı sürecinde Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Başkan Biden ile bir araya gelerek, ABD ile siber güvenlik, 5G ve 6G teknolojisi, yapay zekâ ve uzay teknolojisinde iş birliğini geliştirme yolunda ikili adımlar atmıştır.[44] Bu toplantı sonrasında QUAD ülkeleri arasında uzay konusundaki işbirliğini geliştirme yönünde akademik çalışmalar başlatılmıştır.[45] Bütün ilerlemelere ve QUAD + adımlarına rağmen, Hindistan dışındaki ülkeler, Tayvan’ın iş birliğine dâhil edilmesine yönelik tartışmalara dahi girmekten kaçınmıştır.[46]

QUAD zirvelerinde, üzerinde önemle durulan konu; Hint Pasifik’in özgür ve “açık“ bir bölge olması gerektiği (FOIP Strategy) olmuştur. Buradaki “açık“ sözcüğünün QUAD ülkelerinde, yönetim şeffaflığından ziyade, “deniz ulaşımına açık“ olarak algılandığını[47] belirtmekte fayda vardır. Zira QUAD’ın kuruluş gerekçelerinin başında ÇHC’nin güçlenmesi ile üye ülkelerin deniz ulaşım yollarının tehdit altına gireceği kaygısı vardır. Bu bağlamda QUAD’ın canlandırılmasının ÇHC’nin Güney Çin Denizi’ndeki uluslararası hakem kararını tanımaması sonrasına gelmesi tesadüfî değildir. 18 Şubat 2021’de icra edilen QUAD dışişleri bakanları zirvesinde özgür ve açık bölge vurgusu (FOIP Strategy) de ÇHC’nin Japonya ile arasındaki “Senkaku Adaları Sorunu“na yönelik olarak çıkardığı Sahil Güvenlik Yasası’na cevap olarak gündeme taşınmıştır.[48] ÇHC söz konusu yasa ile sahil güvenlik gemilerine, karasularına giren yabancı deniz vasıtalarına ateş etme yetkisi vermiştir. Bu yasa Güney Çin Denizi’nde ÇHC ile karasularının tespiti konusunda sorun yaşayan diğer ülkeleri de rahatsız etmiştir.[49]

2022 yılı QUAD ülkelerinin güvenlik iş birliğini artırma gayretlerine sahne olmuştur. Japonya ve Avustralya 05 Ocak 2022’de, askerî iş birliğini kolaylaştıracak, “Karşılıklı Erişim Anlaşması (Reciprocal Access Agreement-RAA)“nı imzalamıştır. Anlaşma sonrasında iki ülkenin liderleri tarafından yapılan açıklamalarda; askerî iş birliği anlaşmasının iki ülkeyi ortak tehditlere karşı mücadelede güçlendireceği, ayrıca askerî sahada müşterek çalışma ve harekât icra etme kapasitelerini de arttıracağı vurgulanmıştır.[50] ABD’nin QUAD zeminini geliştirme gayretleri başlangıcından itibaren ÇHC ile RF arasındaki dayanışmanın artmasına neden olurken,[51] bu tür gelişmeler de iki ülke arasındaki stratejik iş birliğini derinleştirmiştir.

Daha sonra Avustralya 11 Şubat 2022’de QUAD dışişleri bakanları zirvesine ev sahipliği yapmıştır. Zirvede korona virüs pandemisi, terörizm, siber güvenlik, deniz yollarının güvenliği, altyapı geliştirme, iklim değişikliği ve doğal afetlerde iş birliği konuları ele alınırken, Kuzey Kore’nin balistik füze denemeleri kınanmıştır. Bunun yanında yasa dışı balıkçılık ile ortak mücadelede kararlılık vurgusu yapılmıştır.[52] Zirvede üye ülkeler arasındaki istihbarat iş birliğinin önemine değinilirken, ÇHC’nin Güney ve Doğu Çin Denizi’ndeki zorlayıcı tutumu eleştirilmiş ve açık bölgenin önemi yinelenmiştir.[53] Hindistan ulusal çıkarlarını QUAD zemininde pazarlık konusu yapmamış ve üye ülkeler Hindistan’ın ÇHC, Myanmar ve Kuzey Kore ile ilişkilerindeki hassasiyetlerini dikkate alarak, sonuç bildirgesi hazırlamayı tercih etmiştir.[54] Ekonomik zorlamalara da karşı çıkılan ortak bildirinin genelde daha önceki toplantılarda yapılan vurguları tekrarladığı ve ASEAN merkezliliği hatırlattığı dikkate alındığında, QUAD’ın ortak değerler üzerinde kurumsallaşmaya çalıştığı değerlendirilmiştir.[55]

ABD, 21. yüzyılda kendisinin etkili olamadığı Güney ve Güneydoğu Asya ülkelerinde, Hindistan’ın zemin kazanmasını desteklerken, 2021’de Hindistan’ın Himalayalar’da askerî yığınağına teknik yardım yapmış ve QUAD ülkelerinden Hindistan’ı desteklemesini istemiştir.[56] Buna paralel olarak Hindistan, Şubat 2022 Avustralya dışişleri bakanları zirvesinde, ÇHC ile yaşadığı sınır sorununu gündeme getirerek, destek istemiş; üye ülkeler de destek vereceklerini beyan etmiştir. Zirve sonrasında QUAD ülkeleri, Hindistan’ı güçlendirme maksadıyla ziyaretler ve iş birliği anlaşmaları yapmaya başlamıştır. Bu kapsamda önce 02 Nisan 2022’de, Hindistan ile Avustralya arasında ekonomik iş birliği anlaşması imzalanmış,[57] devamında Japonya Nisan 2022’de, Hindistan’ın ayrılıkçılık sorunları ile boğuştuğu ve ulaşım alt yapısı kuramadığı kuzeydoğu Hint eyaletlerinin altyapısını geliştirmek için yeni projeler üstlenmiştir.[58]

Hindistan QUAD ittifakını ÇHC tehdidine karşı destek sağlayacak bir mekanizma olarak görmüş ve QUAD faaliyetlerine kendi çıkarları çerçevesinde katılım sağlamıştır.[59] Hindistan, diğer üye ülkelerin QUAD zemininde kendisine duyduğu ihtiyacı görmüş ve bu tarihî konjonktürel fırsatı değerlendirmeyi bilmiştir.[60] Bu istikamette Hindistan, üye ülkeler arasındaki iş birliği alanlarını, uzay teknolojisi de dâhil olmak üzere, çeşitlendirerek, ülkesini güçlendirmek istemiştir.[61] Hindistan QUAD üyelerinin, Güney Pasifik’teki faaliyetlerine katılmadığı gibi zirvede gündeme gelen Rus karşıtı söylem ve politikalara da destek vermemiştir.[62] Hindistan, ABD’nin Myanmar’a yönelik yaptırım uygulama tavsiyelerini de geri çevirmiştir.[63] QUAD üyeleri, Hindistan’ın bu tavrından hoşnut olmamakla birlikte Hindistan’ı rahatsız edecek söylemlerden kaçınmıştır.[64] Zira ABD, aralarındaki bütün görüş ayrılıklarına rağmen, Hindistan’ı ÇHC’nin dengelenmesinde en önemli güç olarak gördüğünü ulusal güvenlik dokümanında beyan etmiş ve ortaklarından Hindistan’ı yükseltmelerini istemiştir.[65]

RF’nin Ukrayna’ya saldırısı sonrasında Hindistan, Birleşmiş Milletler (BM) organlarında yapılan toplantılarda RF’yi kınamadığı gibi RF’ye karşı hayata geçirilen ekonomik yaptırımlara da katılmamıştır.[66] Ukrayna gelişmeleri üzerine 03 Mart 2022’de QUAD liderleri arasında icra edilen sanal toplantıda Hindistan Başbakanı Modi, gündemin Ukrayna krizine bağlanmasını engellemiştir. Hindistan Başbakanı Modi; “QUAD’ın Hint-Pasifik alanına“ yönelik olarak hayata geçen bir iş birliği mekanizması olduğunu hatırlatmış ve RF ile arasındaki tarihî bağın zarar görmesine müsaade etmemiştir.[67] Hindistan’ın bu yaklaşımı nedeniyle ortak metin RF üzerine kurgulanmamış ve sert ifadeler kullanılmamıştır.[68] RF ile ticari ve askerî iş birliğine devam eden Hindistan, 24 Mayıs 2022’de Tokyo’da icra edilen QUAD liderler zirvesinde benzer şekilde tavır koymuştur. Zirve sonrası yayınlanan ortak bildiride Ukrayna’da yaşanan savaş nedeniyle oluşan insani trajediye dikkat çekilmiş ve daha ileri gidilmemiştir.[69]

Zirve sonrası yapılan ortak açıklamada; bölgede barış ve istikrarın sağlanması, sağlık, altyapı, iklim, siber-güvenlik, yeni teknolojik gelişmeler ve uzay sahasında iş birliği yapılmasına yönelik düşünce birliği vurgulanmıştır. Bunların yanında ABD’nin önderliğinde, Hint-Pasifik Ekonomik Çerçeve (Indo Pacific Economic Framework-IPEF) anlaşması oluşturulması için adım atılmıştır. QUAD ülkeleri ayrıca ASEAN bölgesindeki ülkeleri desteklemek maksadıyla gelecek 5 yılda 50 milyar dolarlık altyapı yardımı sağlayacaklarını taahhüt etmiştir.[70] Üye ülkeler, uydular üzerinden yeryüzü gözlem verilerinin paylaşımı için “QUAD Uydu Veri Portalı“ kuracaklarını, insani ve doğal felaketler ile yasa dışı balıkçılıkla mücadele etmek için "Hint-Pasifik Deniz Alanı Farkındalığı (Indo-Pacific Partnership for Maritime Domain Awareness-IPMDA)" inisiyatifinin hayata geçirileceğini ve bu noktada bilgi-istihbarat paylaşımı için ortak merkezler kurulacağını beyan etmiştir.[71] QUAD üyeleri bu zirvede, üzerinde mutabık kalınan “10 siber alan prensibi“ temelinde, QUAD Siber Güvenlik Ortaklığı (Quad Cybersecurity Partnership) inisiyatifini de harekete geçirmiştir.[72]

IPMDA inisiyatifinin ASEAN ülkelerine, uydu ve diğer teknik takip sistemleri üzerinden, muhtemel karasularının ihlali, korsanlık, kaçakçılık veya yasa dışı balıkçılık konularında destek vermek için planlandığı açıklanmıştır.[73] IPMDA inisiyatifinin hedef aldığı yasa dışı balıkçılık desteği, ÇHC’nin balıkçı tekneleri görüntüsü altında faaliyet gösterdiği iddia edilen milis teknelerine karşı alınan bir tedbir olarak değerlendirilmiştir. Zira ÇHC’nin hak iddia ettiği Güney Çin Denizi ve Doğu Çin Denizi karasularında, bu tür milis teknelerinin balıkçı teknesi görüntüsü altında faaliyet göstererek, rakip ülke gemilerini taciz ettiği iddia edilmektedir.[74] ÇHC ise IPMDA’yı, ABD’nin Hint-Pasifik bölgesindeki istihbarat toplama faaliyetlerini artırma ve ülkesinin bölgedeki unsurlarının takibi için hayata geçirilen bir mekanizma olarak değerlendirmiştir.[75]

QUAD liderler zirvesi öncesi ABD, 12-13 Mayıs 2022 tarihlerinde, başkent Washington’da ASEAN ülke liderlerini toplamış ve bölgesel ve küresel konularda iş birliği zemini sağlayabilmek için hazırlık yapmıştır. Myanmar’ın askerî yönetiminin davet edilmediği toplantıya Filipinler Devlet Başkanı Duterte ise görev süresi dolmak üzere olduğu için katılmamıştır. ABD bu toplantıda ASEAN liderlerine, hazırlamakta olduğu IPEF hakkında bilgi verirken, Güney Çin Denizi bölgesinde sahil güvenlik desteği sağlamak için zemin yoklamıştır. Bunların yanı sıra ABD, Vietnam’ın başkenti Hanoi’de bir Salgın Önleme Merkezi kurma konusunda Vietnam ile mutabakat sağlamıştır.[76]

IPEF metnini Güney Kore ve QUAD ülkeleri ile yedi ASEAN ülkesi imzalarken, ÇHC müttefiki Kamboçya, Myanmar ve Laos imzalamamıştır. IPEF; dijital ekonomi, güvenilir tedarik zincirleri, çevreyi dikkate alan ekonomik gelişme, yolsuzlukla mücadele, ticari güven, emek haklarının sağlama alınması gibi konularda, 13 ülkenin ortak standartlar oluşturulması noktasında mutabakata vardığı bir belgedir.[77] ÇHC yönetimi tarafından yapılan açıklamalarda ABD’nin ASEAN ülkelerini yanına çekme adımlarının başarı şansı olmadığı vurgulanmıştır. Zira ÇHC tarafından IPEF; Kongre onayına bağlı olacak ve kurallar koyacak bir antlaşma metninden ziyade, hayata geçirilmesi zor ilkeler üzerinde niyet beyan eden hamasi bir hükûmet kararı olarak görülmüştür.[78] Neticede ABD’nin bölgeye yönelik ekonomik stratejisi açık bir görüntü vermemiş; bölge ülkelerini de ABD’nin kendilerine ekonomik kolaylıklar sağlayacağına inandıramamıştır.[79] Bölge ülkeleri, ABD ile ÇHC arasında denge kurma yönünde tercih koyup IPEF’e evet derken, gelişmeleri zamanla görmeyi tercih etmiştir.[80]

ABD yönetimi muhtemelen, IPEF’in diğer ülkelerin ABD pazarlarına girmesine fırsat sunmadığı için Kongre onayına ihtiyaç duyulmayacağını düşünmüş ve üzerinde uzlaşılan ana esasların teknik detaylandırılması için 12-18 aylık bir görüşme maratonu planlamıştır.[81] Ülke pazarlarına giriş ve gümrük kolaylıkları gibi gündeme gelebilecek detaylara ait müzakereler sonraya bırakılmıştır.[82] Bütün kapalı noktalarına rağmen IPEF Hindistan’ı ASEAN ile ticaret zemininde teşvik ederken, ÇHC’ye de ABD’nin bölgeye ekonomik olarak nüfuz etme isteğini gösterme yönünde mesaj vermiştir.[83] Nitekim ÇHC de IPEF’i; ABD’nin bölgede ayrılık yaratmak maksadıyla organize etmeye çalıştığı ve başarısızlığa mahkûm olan bir ekonomik NATO girişimi“ olarak algılamıştır.[84] Bu detaylar göz önüne alındığında IPEF’in; ÇHC’nin bölgedeki ekonomik anlaşmalarına rakip olacak bir mekanizmadan ziyade, ÇHC’nin bölgedeki ekonomik üstünlüğünü kırma yönünde atılan sembolik bir adım olduğu değerlendirilmiştir. [85]

Hindistan için fırsat penceresi

QUAD’ın sunduğu fırsatlar Hindistan tarafından iyi değerlendirilmiş ve pandeminin verdiği hasar da bu zeminde büyük ölçüde atlatılmıştır.[86] Hindistan, geleneksel olmayan güvenlik konuları (non-traditional security issues) başlığını da zirve sonuç bildirgesine dâhil ettirerek, siber güvenlik ve Pakistan tarafından ihraç edildiğini iddia ettiği terör konusunda QUAD desteği almanın temelini atmıştır.[87] ABD’nin ne getirdiği, bölge ülkeleri tarafından anlaşılmayan IPEF inisiyatifi de Hindistan’a, “Doğuda Aktif Olma-Act East“ stratejisi için ekonomik bir ortam hazırlama fırsatı sunmuştur.[88] IPEF, Hindistan’ın ASEAN’a açılması için arayıp da bulamadığı zemin potansiyeli olmuştur. [89]

Bu tür zirveler ve QUAD çerçevesinde restleşmeler hayata geçirilirken, Hint ve Japon kamuoyunda; QUAD’ın, ÇHC karşıtlığında keskinleşmemesini ve hukuk normlarına bağlı bir yapıya doğru evirilmesini savunanlar da olmuştur. QUAD’ın iklim değişikliği, uzay, denizcilik, küresel sağlık, altyapı gibi alanlara ağırlık vermesi gerektiğini düşünen ılımlılar, güvenlik zemininde yol almanın ÇHC’yi saldırganlaştırabileceği ve misillemelere itebileceğinden endişe etmiştir.[90] Her iki ülkedeki ılımlılar, ÇHC’ye karşı sert ve yumuşak gücü dengeleyen hibrit bir dengeleme stratejisi önerirken, uluslararası hukuk çerçevesinde oluşturulacak bir bölgesel düzenin, ÇHC’yi de meşru zemine çekeceğine inanmaktadır. [91]

Hint tarafının ÇHC’yi tahrik etmekten kaçındığına yönelik değerlendirmeler doğrudur, ancak “dörtlü“ mekanizmanın ÇHC’ye karşı şekillenmiş olmasının Hindistan’ı zora sokma ihtimali olduğu abartılı bir yorumdur. Hindistan’ın ÇHC ile doğal rakip olduğunun her iki taraf için de sır olmadığından bu durum Hindistan için ayrı bir yük getirmez.[92] Hindistan ile ÇHC arasında sınır sorunları nedeniyle gerginleşen ilişkileri toparlamak zor olup zaman alsa da[93] Hindistan için ÇHC karşısında dik durmak ulusal gurur meselesine dönüşmüştür. Hindistan sadece kedinin köşeye sıkışması riskini almaktan kaçınmaktadır.

DEĞERLENDİRME
ÇHC’nin artan özgüveni ve askerî gücü 21. yüzyılın ilk on yılında Japonya ve Hindistan’ı tedirgin ederken, Pasifik Okyanusu ada devletlerine uzanan ÇHC ekonomik yatırımları Avustralya için de uyarı zilleri çaldırmıştır. ABD ise Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrasında ÇHC’nin yükseliş eğilimini dikkatle takip etmiş ve ÇHC’nin hegemonyasını tehdit edeceğini değerlendirmiştir. QUAD, böyle bir ortamda ve üye ülkelerin ortak tehdit algılamalarının kesişme noktasında şekillenmeye başlamıştır. Devamında Japon tedbir motivasyonunun tetiklemesiyle hayata geçirilmiştir. İşte 2007 yılında hayata geçirilmeye çalışılan QUAD Güvenlik Diyalogu böyle bir konjonktürün ürünüdür. QUAD Güvenlik Diyalogu, Avustralya’nın ekonomik kaygıları nedeniyle 2008’de sekteye uğramış olsa da diğer üç ülke ÇHC yükselişi karşısında önlem arayışlarına devam etmiştir.

21. yüzyılın ikinci on yılı başlangıcında ÇHC’nin Himalayalar hattında yaptığı altyapı yatırımları, Tibet’teki baraj projeleri ve Hindistan’ın komşularında elde ettiği kazanımlar Hindistan’ı tedirgin etmiştir. Japonya ise Senkaku Adaları ve NTE ambargosu gibi gelişmelerin yanı sıra Güney Çin Denizi’nde ÇHC’nin yükselişinin sonuçlarını tecrübe etmiştir. Avustralya da ÇHC’nin arka bahçeden ön bahçeye, hatta evin içine girişine şahit olmuş ve tedbir aramak zorunda kalmıştır. Güney Kore benzer sorunları yaşasa da yakın komşusu ÇHC’yi doğrudan karşısına almaktan kaçınmıştır. Vietnam, Filipinler, Endenozya gibi ASEAN ülkeleri ise Güney Çin Denizi’nde ÇHC karşısında çaresizliği yaşamıştır.

QUAD’ın canlandırılması böyle bir ortamda, ASEAN merkezli olarak yaşanmıştır. ABD, hegemonyasını korumak için 2011’de hayata geçirmeye başladığı “Önleyici Soğuk Savaşstratejisinde, ÇHC’yi temkinli politikalarını terk etmeye adeta teşvik ederken, ÇHC ile mücadele ettiği rekabet sahasını sürekli olarak genişletmeyi tercih etmiştir. Bu bağlamda ABD, ÇHC’nin belli noktalarda kuvvet biriktirmesini ve sıklet merkezi oluşturmasını engellemeyi hedeflemiş ve Kuzey Pasifik’te ÇHC’nin önüne QUAD engelini çekmiştir. Yalnız bu engel sistemini bir anlaşma veya örgüt olarak görmek yanlıştır. QUAD, ABD’nin ÇHC’yi Güneydoğu Asya’da durdurmak ve geriletmek için hayata geçirdiği bir iş birliği ve dayanışma mekanizmasıdır. QUAD’ın ne olduğu üyeleri tarafından bile anlaşılmamıştır. Bu yapı daha yolun başındadır ve kurumsallaşması için daha çok zamana ihtiyaç vardır.

QUAD engel sisteminin taşıyıcı iskeleti Hindistan’dır. Hint-Pasifik kavramı bu bağlamda ABD’nin Hindistan’a verdiği bir hediyedir. Bağlantısızlık geleneğinden gelen ve sömürge geçmişinden dolayı Batı’ya son derece temkinli yaklaşan Hindistan’ın bütün farklılıkları ABD açısından “tolere edilebilir“ kategorisindedir. Hindistan da bunun bilicindedir ve QUAD yapılanmasını rasyonel bir mantık ile değerlendirmektedir. Hindistan’ın stratejik hedeflerine hizmet edecek bir mantık kurgusu ile hayata geçirilen ve ABD ile Japonya tarafından Hindistan’ın yükseltilmesi için sürekli olarak güncellenen QUAD mekanizması Hindistan’ın karşısına tarihî bir fırsat olarak çıkmıştır. Hindistan da bu mekanizmadan en fazla faydalanan ülke olmuştur. Hindistan, ABD başta olmak üzere diğer üyelerin (tabiri caizse) dolduruşlarına gelmemek ve ÇHC’yi saldırganlaştırmamak için QUAD’ın güvenlik ittifakına dönüştürülmesine engel olmaktadır.

QUAD’ın güvenlik ittifakı görüntüsü vermesi öncelikle Hindistan’ı sıkıntıya sokacak ve ÇHC’nin Himalayalar hattına daha fazla birlik yığmasına neden olacaktır. Bu durumda Hindistan da kuzey sınırlarını daha fazla takviye etmek zorunda kalacaktır. Böyle bir durumda iki ülke arasındaki bitmeyen sınır krizleri kaçınılmaz olarak artacak ve küçük bir kıvılcım çatışma alevini parlatabilecektir. Bu tür riskleri görecek derin bir kültürel birikimi olan Hint stratejik aklı bu noktada QUAD’ın daha gevşek ve geniş kapsamlı bir iş birliği mekanizması olmasını istemektedir. Bu açıdan bakıldığında Hindistan QUAD’ın emniyet düğmesidir. Hindistan bu arada QUAD’ı, ülkesinin yükseltilmesinde önemli bir basamak olarak kullanmaktadır.

QUAD’ın genişlemesi ve QUAD + olması önümüzdeki dönemde mümkündür. QUAD + için en önemli aday Güney Kore’dir. Güney Kore dışında kısa vadede yeni üye beklemek pek mantıklı olmaz. Orta veya uzun vadede QUAD ’a dâhil olabilecek ülke ise hâlâ Komünist Parti’nin yönettiği Vietnam’dır. Vietnam’ı ABD’nin yakın müttefiki olarak görmek bütün dünya için çok ilginç olacaktır.
 
 

[1] “Quad İttifakı: ABD liderliğinde Asya NATO’su“, İntell4 STRATEGIC NEWS, 12 Eylül 2021, erişim 17 Mayıs 2022 12:18
[2] “What is the Quad, and how did it come about?“, The Guardian, 24 Mayıs 2022, erişim 30 Haziran 2022 07:33
[3] Girish Luthra, “The Indo-Pacific Quest for the Quad’s Spirit“,Observer Research Foundation-ORF Issue Brief No. 473, Temmuz 2021
[4] Sheila A. Smith, “The Quad in the Indo-Pacific: What to Know“, CFR, 27 Mayıs 2021, erişim 30 Haziran 2022 07:55
[5] H. D. P. Envall, “The Quadrilateral Security Dialogue; Towards an Indo-Pacific Order “, RSIS Policy Report, Eylül 2019
[6] Hillary Clinton, “America’s Pacific Century“, Foreign Policy,11 Ekim 2011, erişim 29 Haziran 2022 21:12
[7]Thomas S. Wilkins,“The Quad process; evolution of diplomatic and maritime security cooperation in Indo Pacific“,Japan Institute for International Affairs, Policy Brief, 17 Aralık 2019
[8] Shubhajit Roy,“China on mind, Quad ministers want respect for territorial integrity“, The Indian Express, 19 Şubat 2021, erişim 19 Şubat 2021 23:37
[9] Girish Luthra, age
[10] “China’s First Overseas Base in Djibouti, An Enabler of its Middle East Policy“, Jameston Foundation China Brief Vol.: 16 Issue: 2, 25 Ocak 2016
[11] H. D. P. Envall, age
[12]Satoru Nagao, “India, Japan, and the Dragon’s Fire: Making the Quad Work,“ ORF Issue Brief No. 553, 10 Haziran 2022
[13] Chengxin Pan, “Qualms about the Quad: Getting China wrong“, ANU-Debating the Quad-The Centre of Gravity Series, Mart 2018
10 William Yuen Yee, “Australia-China Tensions Simmer Amid Trade War and AUKUS“, Jamestown Foundation China Brief, Vol: 21 Issue: 22, 19 Kasım 2021
[15] Wooyeal Paik ve Jae Jeok Park, “The Quad’s Search for Non-Military Roles and China’s Strategic Response: Minilateralism, Infrastructure Investment, and Regional Balancing“, Journal of Contemporary China, (2021), 30:127, 36-52
[16] Hemant Krishan Singh vd,“ Quad’s Present and Future; A Geostrategic Perspective from Delhi“, Delhi Policy Group, Policy Report Vol. VI, Issue 25, 05 Ağustos 2021
[17] H. D. P. Envall, age
[18] Girish Luthra, age
[19] Stephen Nagy,“ Accommodation versus Alliance: Japan’s Prospective Grand Strategy in the Sino-US Competition“,The Asan Forum-Special Forum, 27 Ağustos 2020
[20] H. D. P. Envall, age
[21] Wooyeal Paik ve Jae Jeok Park, age
[22] Bhubhindar Singh,“ Japan’s responses to China’s rise: Soft balancing in Southeast Asia“, Asıan Security, VOL. 18, NO. 1, 2022, 1–19
[23] Huong Le Thu,“Southeast Asian perceptions of Quadrilateral security dialogue“, ASPI Special Report, Ekim 2018
[24] Euan Graham, “The Quad deserves its second chance“, ANU-Debating the Quad-The Centre of Gravity Series, Mart 2018
[25] Girish Luthra, age
[26] Thomas S. Wilkins, age
[28] Brendon J. Cannon ve Ash Rossiter, “Locating the Quad: informality, institutional flexibility, and future alignment in the Indo-Pacific“, International Politics, 08 Şubat 2022
[29] Wooyeal Paik ve Jae Jeok Park, age
[30] Jagannath Panda,“Quad Plus Form versus Substance“, Journal of Indo-Pacific Affairs (JIPA),Special Issue 2020, vol. 3 No. 5
[32] Hemant Krishan Singh vd, age
[33] Łukasz Kobierski,“ The First Quad Meeting in 2021“, Warshaw Institute,19 Şubat 2021, erişim 30 Haziran 2022 09:34
[34] R Hariharan, “India and security dynamics of the Quad: Q & A“,South Asia Analysis Group, 19 Şubat-2021, erişim 19 Şubat 2021 23:28
[35] Hemant Krishan Singh vd, age
[36] Richard Javad Heydarian, “Quad summit next step towards an Asian NATO“, Asia Times, 13 Mart 2021, erişim 13 Mart 2021 23 19
[37] What is the Quad, The Guardian, 24 Mayıs 2022
[39] Brendon J. Cannon ve Ash Rossiter, age
[40] Richard Javad Heydarian, Quad summit next step
[41]Eye on China, Biden holds first summit with Japan, India, Australia“,AFP, 12 Mart 2021, erişim 13 Mart 2021 00:35
[42] Girish Luthra, age
[43] Hayley Channer, “Historic Quad Leaders’ Summit Reinforces Its Action Mandate“, The Diplomat, 28 Eylül, 2021, erişim 30 Haziran 2022 08:48
[44] Rajeswari Pillai Rajagopalan, “The Quad Commits to Regulating Space“,ORF, 02 Ekim 2021, erişim 06 Ekim 2021 00:11
[45] Aaron Pereria vd, “The Quad; Implications for Space“, IEEE Aerospace Conference, 06-13 Mart 2021
[46]Jagannath Panda,“Will the Quad Evolve and Embrace Taiwan?“,The National İnterest, 17 Şubat 2021, erişim 19 Şubat 2021 23:16
[48] Łukasz Kobierski, age
[49] Wataru Okada, “China’s Coast Guard Law Challenges Rule-Based Order“, The Diplomat-April 28, 2021, erişim 30 Haziran 2022 12:49
[50] “Japan, Australia to Sign Defence Pact in Move That May Irk China“, 06 Ocak 2022, Indian Defence News,erişim 05 Ocak 2022 22:54
[51] Wooyeal Paik ve Jae Jeok Park, age
[52] Humeyra Pamuk ve Kirsty Needham,“ Quad ministers address Indo-Pacific 'coercion', climate, COVID“, Reuters, 11 Şubat 2022, erişim 30 Haziran 2022 09:26
[53] Suhasini Haidar, “Quad meet focuses on Indo-Pacific cooperation“, The Hindu, 12 Şubat 2022, erişim 30 Haziran 2022 09:20
[54] Mark S. Cogan ve Vİvek Mishra, “Challenges Beyond the Indo-Pacific Test the Limits of the Quad“, ORF,17 Şubat 2022,erişim 18 Şubat 2022 00:07
[55]Abhay Kumar Singh ve R. Vignesh,“Quad Foreign Ministers’ Meeting: Decoding the Joint Statement“,IDSA, 04 Mart 2022,erişim 05 Mart 2022 01:07
[56] Hemant Krishan Singh vd, age
[57] “India, Australia Trade Agreement Rooted in Desire to Limit Dependence on China“, Indian Defence News, 12 Nisan 2022, erişim 12 Nisan 2022 00:52
[58] Titli Basu, “Japan in India’s Northeast: The Indo-Pacific Connect“, IDSA, 19 Nisan 2022, erişim 20 Nisan 2022 00:28
[59] Hemant Krishan Singh vd,“
[60]Harsh V. Pant ve Shashank Mattoo,“Quad Gains Momentum as Strategic Realities Evolve“,ORF, 27 Eylül 2021, erişim 27 Eylül 2021 22:09
[61] Girish Luthra, age
[62] “4th Quad Foreign Ministers' Meeting“, Drishti IAS,14 Şubat 2022, erişim 30 Haziran 2022 09:40
[63] Mohamed Zeeshan,“ India Keeps Floating Away From Its Quad Partners “, The Diplomat, 14 Şubat 2022,erişim 14Şubat 2022 23:16
[66] Rajeswari Pillai Rajagopalan,“Quad Meets Amid Russian Invasion of Ukraine“,ORF, 08 Mart 2022,erişim 08 Mart 2022 22:29
[67] Niranjan Chandrashekhar Oak,“ Quad and the Ukrainian Crisis“,IDSA, 22 Mart 2022 erişim, 22 Mart 2022 23:33
[69] Akshay Ranade, “How India Influences the Quad“,The Diplomat, 30 Mayıs 2022, erişim 29 Haziran 2022 14:15
[70] Harsh V. Pant, “Beyond summits, Quad must deliver quickly“,ORF, 28 Mayıs 2022,erişim 28 Mayıs 2022 23:46
[71]Rajeswari Pillaı Rajagopalan, “Quad Summit Indicates Growing Strength “, ORF, 26 Mayıs 2022, erişim 27 Mayıs 2022 01:57
[72] Krutika Patil, Quad and Cybersecurity“,IDSA, 22 Haziran 2022, erişim 22 Haziran 2022 21:22
[73]Shruti Pandalai, “Quad’s Maritime Domain Awareness Initiative Needs Time to Deliver“,IDSA, 24 Haziran2022,erişim 24 Haziran 2022 21:54
[74] Rajeswari Pillaı Rajagopalan, “Quad Summit Indicates
[75]“QUAD ülkeleri ortak uydu sistemine hazırlanıyor“ CRI, erişim 29 Haziran 2022 14:11
[76] Richard Javad Heydarian, “Biden tries to strengthen US alliance with ASEAN“, Asia Times, 16 Mayıs 2022, erişim 17 Mayıs 2022 21:14
[77]Harsh V. Pant Ve Shashank Mattoo, “The Promise and Peril of IPEF“,ORF, 24 Mayıs 2022,erişim 24 Mayıs 2022 23:25
[78] William Pesek, “Biden’s IPEF woefully more form than substance “, Asia Times, 24 Mayıs 2022, erişim 24 Mayıs 2022 23:03
[79] Harsh V. Pant ve Shashank Mattoo, The Promise and Peril of IPEF
[80] Premesha Saha,“The Indo-Pacific Economic Framework (IPEF): An Asean perspective“,ORF, 25 Haziran 2022, erişim 25 Haziran 2022 23:25
[81] Nile Bowie, “Why ASEAN is giving Biden’s IPEF a chance“, Asia Times-May 30 Mayıs 2022, erişim 30 Mayıs 2022 18:16
[82] Vivek Mishra ve Mrityunjaya Dubey,“IPEF: Geo-politics, geo-economics intersect“, ORF, 15 Haziran 2022, erişim 15 Haziran 2022 22:48
[83] MK Bhadrakumar, “IPEF will be a hard sell in the Indo-Pacific“, Asia Times, 25 Mayıs 2022, erişim 30 Mayıs 2022 18:23
[84] Mayuri Banerjee,“ China’s Response to Indo-Pacific Economic Framework“, IDSA, 15 Haziran 2022, erişim 15 Haziran 2022 22:43
[86] Harsh V. Pant ve Shashank Mattoo, Quad Gains Momentum
[87] Rajeswari Pillaı Rajagopalan, “Quad Summit Indicates
[88] Vivek Mishra ve Mrityunjaya Dubey, age
[89] Harsh V. Pant ve Shashank Mattoo, The Promise and Peril of IPEF
[90] Satoru Nagao, age
[91]Akshay Ranade, age
[92] Harsh V. Pant,“India and the Quad: Chinese belligerence and Indian resilience “, ORF, 20 Mart 2022, erişim 20 Mart 2022 20:49
[93] Akshay Ranade, age

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2689 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 633
Asya 98 1064
Avrupa 22 638
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1370 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 291
Orta Doğu 22 600
Karadeniz Kafkas 3 297
Akdeniz 3 182
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1293 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 512
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2036 ) Etkinlik ( 81 )
Alanlar
Türkiye 81 2036

Jeopolitik, siyasi coğrafyadan doğan bir bilim dalıdır. Bu bilim, siyasi coğrafyanın devletlere sağladığı avantaj ve dezavantajları inceler. Jeopolitik kavramı üzerinde uzlaşılmış kısa bir tanım yoktur. Jeopolitik, devletlerin coğrafi özellikleriyle siyasetleri arasındaki ilişkileri inceleyen bilim ...;

Arktik Okyanusu son dönemlerde uluslararası siyasetin öne çıkan bölgelerinden birisi hâline gelmiştir. Dev buz kütlelerinin küresel ısınmayla birlikte büyük bir ekolojik değişim dönemine girmesi hem Kuzey Kutup Dairesi’ne hem de kıyıdaş ülkelere yeni fırsatlar sunarken, aynı zamanda bu fırsatları ko...;

Tarihte ilk millî marşlar Tanrı'ya adanmış ilahilerdir (örneğin, Hint şiirindeki Veddler). Daha sonra kurtuluş mücadelelerinde halka ilham vermek ve ulusal bilinci uyandırmak gibi amaçlar doğrultusunda millî marşlar ortaya çıkmıştır. Millî marşlar içeriğine ve müzikalitesine bağlı olarak didaktik ve...;

Dünyanın en değerli teknoloji şirketlerinden Google, Microsoft ve IBM son on yıl içerisinde Afrika kıtasına ciddi yatırımlar yaparak ilgiyi bu yöne çekmiştir. Kıtadaki ilk araştırma merkezini 2013 yılında Nairobi’de açan IBM, 2016 yılında Johannesburg ile yatırımlarını sürdürmüştür. ;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı ;

BRAINS2 TÜRKİYE; ‘Biyoteknoloji’, ‘Robotik’, ‘Yapay Zekâ’, ‘Nanoteknoloji’, ‘Uzay’ ve ‘Stratejik Hizmetler’ alanlarında pazar, ekosistem ve kapasite geliştiren, Türkiye merkezli çok programlı bir marka/inisiyatiftir. Küresel ekonomide yeni iş modeli ve çok boyutlu güç dağılımını dönüştüren bu temel ...;

Eski çağlardan beri insanlar ihtiyaç duydukları ancak üretemedikleri mal veya hizmetleri elde etmek için farklı yollara başvurmuşlardır. Başlangıçta ihtiyaçların örtüşmesi esasına dayalı olarak kullanılan takas yöntemi, zamanla yerini farklı ödeme şekillerine bırakmıştır. Takas yöntemi takip edilere...;

Hubel’i çağrıştıran Nobel geleneğinin ilhamıyla hareket eden İsveç menşeli Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) Mayıs 2022 tarihli ve “Barış Ortamı [İnşası]: Yeni bir Risk Döneminde Güvenlik” başlığını taşıyan raporunda, dünyanın birbiriyle çakışan iki önemli sorundan kaynaklanan bir “...;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • DTB Hilton İstanbul Topkapı Otel -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma Ve Güvenlik Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik Ve Uzay Forumu

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2023 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 14 Haz 2023 - 14 Haz 2023
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...