Serbest Ticaretten Öteye Uzanacak bir Yol

Yorum

Mayıs ayının son gününde Dubai’de İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında bir Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzalandı. Ticarette hemen hemen bütün tarifeleri bir kalemde ortadan kaldırıp, beş yıl içinde 10 milyar dolarlık bir ticaret hacmi yakalamayı hedefleyen bu anlaşma, Abraham normalleşme sürecine kadar resmî ilişkisi olmayan bu iki ülke için önemli bir adım....

Mayıs ayının son gününde Dubai’de İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında bir Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzalandı. Ticarette hemen hemen bütün tarifeleri bir kalemde ortadan kaldırıp, beş yıl içinde 10 milyar dolarlık bir ticaret hacmi yakalamayı hedefleyen bu anlaşma, Abraham normalleşme sürecine kadar resmî ilişkisi olmayan bu iki ülke için önemli bir adım. Bu nedenle ayrıntılarına ve ufkuna bakarken anlaşmanın Kudüs’te yaşanan 1967 kutlama gösterilerinin gölgesinde imzalandığına dikkat edelim.

İsrail için bir İlk; BAE için Yeni bir Açılım

İsrail-BAE STA’nın önemi, her şeyden önce İsrail için Arap ülkeleri ile yapılan ilk STA olması. Bir özendirici etkisi olacağını ve ardından Mısır, Bahreyn ve Fas ile benzer girişimlere zemin hazırlayacağını düşünüyorum. Heyetlerin bir arada çalışması, tarife indirimlerini ve gümrük kurallarında uyumlulaştırmayı hızla hayata geçirmeleri bile ne kadar önemli. Hedefte önce gıda, kıymetli taş, tıbbi ürünler, kimyasal maddeler ve gübreler üzerinde vergi indirimlerinin önceliği var. Ama ikili ilişkiler bu STA etrafında çok daha ileriye gidebilir. Pekiyi bu iki ülkeye STA ilhamı nasıl geldi? Karşılıklı ticaretin 2021’de sıçrama yaparak 1,2 milyar dolara ulaşması[1] iştihayı kabartmış olmalı.

Enflasyonist bir ekonomik dalganın üstesinden gelmenin bir yolu tarife indirimleri ise bu yola hızla gitmek hem İsrail, hem de BAE için akılcı bir adım. Küresel ekonomi aynı anda enflasyon ve daralma işaretleri verirken arz zinciri halkalarını yedeklemek de her iki ülke için önemli.

BAE, Körfez İşbirliği Teşkilatı (GCC) üyesi olarak bugüne dek, Yeni Zelanda’dan, Singapur’a ve EFTA ülkelerine kadar pek çok ülke ve ticaret grubu ile STA anlaşması imzalamış, böylece bir ticaret ve yatırım merkezi olarak küresel ekonomideki yerini ispat etmiştir. Geçtiğimiz Şubat ayında Hindistan ile imzaladığı anlaşma şimdi İsrail ile imzalanan anlaşmanın kapsamına benzemekte. BAE, Japonya, Çin, Güney Kore, Avustralya, Pakistan ve MERCOSUR (Güney Amerika) ülkeleri ile de ST müzakerelerini hızlandırmış durumda. Türkiye ile de bir STA çalışması hızla sürmekte[2]. Herhalde bu yaz aylarında sonuçlanır.

İsrail ile İşbirliği Farkı

BAE mal ve hizmet ihracatında ve teknolojik atılımda dünya piyasalarında rekabet üstünlüğü elde etme çabasına, İsrail’in önemli bir katkı sağlayacağını beklemektedir. Nitekim İsrail ile anlaşma imzalandıktan sonra bir açıklama yapan BAE Ticaret Bakanı, bu anlaşmadan ekonomik büyüme, istihdam artışı ve yeni bir barış, siyasi istikrar ve refah beklediğini belirtmiştir.

Ticaret ve ulaştırma alt yapısı güçlü olduğu ve hâlen Hint Okyanusundaki en büyük serbest liman tesislerine sahip olduğu için eğer siyasetin kaprisli fırtınasına yakalanmazlarsa İsrail ile ilişkilerinden beklediği katma değer artışının BAE’nin okyanus aşırı ticaretine de önemli bir ivme vereceği düşünülmektedir. Cebel Ali Serbest limanlarını rahat kullanabilme olanağı İsrail için çok değerli. Tehlikeli sulardan geçecek olsa bile Eilat-Akabe’den yüklenecek gemilerin, Cebel Ali’de ikmal ve bakımının yapılması ve Hint Okyanusuna birlikte açılma düşüncesi her iki ülke yöneticilerine de cazip gelmiş olmalı. Açıkçası ben İsrail-BAE STA ile yetinilmeyeceği ve iki ülkenin hemen birkaç ulaştırma, özellikle deniz ve hava taşımacılığı anlaşması imzalamasını bekliyorum.

Ya Savunma ve Güvenlik Ne olacak?

BAE’nin telif ve entelektüel düşünce hakları açısından gözettiği kuralların İsrail şirketlerini, başta Dubai olmak üzere diğer Emirlikler’de şube açmaya teşvik edeceği düşünülmektedir. Öngörülen sayının daha dünden bugüne 1000 olarak açıklanması, İsrail’in bu işe özel sektör ruhu ile girdiğini göstermesi açısından da önemlidir. Ama tabii İsrail’in bu konuda Japonya gibi çalıştığını ve özel şirketlere, İsrail devletinin bir idari yönlendirme (administrative guidance) sağladığını hatırlayalım. Ya güvenlik? Sanırım bir de iki ülkenin hızla ikili güvenlik anlaşması imzalamasını beklemeliyiz.

Tabii güvenlik anlaşması ile yetinilmez. İsrail’in teknik donanımı, BAE ihtiras, umut ve hedefleri ve nihayet İran’ın tehditleri, iki ülkeye daha nice savunma ve güvenlik anlaşması imzalatabilir. Hint okyanusunda ortak deniz tatbikatı beklemiyorum. Ama ortak uzay çalışmaları İsrail ve BAE’ye serbest ticaretin dar çerçevesinin çok dışına çıkma olanağı vaat etmektedir. Sürdürülebilir alternatif enerji üretme projelerini, İsrail ve BAE şimdi Emirliklerin çöl safarisi yapılan geniş kumları üzerinde deneyeceklerdir. BAE İsrail’den yüzde 96 tarife indirimi ile gübre alacaksa, çölde tarım projelerini de beklemeliyiz. Türkiye artık BAE’den karpuz kavun ve başka sebze meyve ithal etmeye başlarsa hiç şaşırmam. Utanırım. Ama şaşırmam. Anlaşma el sıkışanın, teknoloji kullananın diyelim. İş ki yürütülebilsin.

.

 
 

[1] Türkiye-İsrail ticaret hacmi bunca yıl sonra 2021 de ancak 8,4 milyar dolara ulaşmıştır. Bu 2021 yılındaki 6,2 milyar dolarlık ticaret hacmine göre önemli bir artış. Bkz “Turkey, Israel vow greater potential in endeavor to boost trade“ (March, 9, 2022) https://www.dailysabah.com/business/economy/turkey-israel-vow-greater-potential-in-endeavor-to-boost-trade.
[2] Türkiye BAE ticaret hacmi de yine 2021 de 8,1 milyar dolara olmuştur. Bkz “Turkey and UAE pledge to boost cooperation, sign trade agreement“ (May 28. 2022) https://www.business-standard.com/article/international/turkey-and-uae-pledge-to-boost-cooperation-sign-trade-agreement-122052800070_1.html


Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2765 ) Etkinlik ( 223 )
Alanlar
TASAM Afrika 77 647
TASAM Asya 98 1107
TASAM Avrupa 23 649
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 295
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1406 ) Etkinlik ( 54 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 23 623
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 189
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1304 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 518
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2054 ) Etkinlik ( 83 )
Alanlar
TASAM Türkiye 83 2054

Bölgemizdeki savaş ve çalkantıların ortasında İran'ın siyasi sistemi, bazı ülkelerde "İran uzmanları" tarafından ortaya atılan iddiaları boşa çıkaracak şekilde seçimleri rekabetçi, barışçıl ve düzenli bir şekilde gerçekleştirerek kayda değer bir istikrar sergilemiştir.;

İnsanların vatandaşı oldukları, ikamet ettikleri veya yerleşik bulundukları topluluklardan ayrılarak farklı coğrafyalarda devam eden savaşlara gönüllü olarak katılmaları, devrimler çağından başlayarak modern devletler sisteminin oluşum sürecini takip eden bir olgudur. Bu süreci tanımlamak amacıyla a...;

Ruanda ve Uganda, Afrika Büyük Göller Bölgesi'nde konumlanmış, tarihsel bağlamda derin etkiler bırakmış iki komşu ülke olarak "3. Dünya" ülkeleri arasında önemli bir yer tutmaktadır. Bölgedeki siyasi ve etnik çatışmalar, uzun vadeli kalkınmayı olumsuz etkileyerek ekonomik istikrarsızlığa sebep olmuş...;

Asya’dan sonra dünyanın en kalabalık insan nüfusunu barındıran Afrika, nice kadim kültüre ev sahipliği yapmış, insanlığın ve medeniyetin beşiği olmuş bir kıtadır. Dünyanın yedi harikasından biri olan Mısır piramitlerinin inşa sisteminin henüz çözülmemiş olması gibi tarihin çeşitli zaman aralıklarınd...;

Bu metin, meritokrasinin Türkiye'nin genel güvenliğine ve istikrarına olan etkilerini detaylı olarak inceler. Meritokrasinin potansiyel zorlukları ve fırsatları, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu güvenlik kaygıları bağlamında tartışılmaktadır.;

Altın rezervleri, bir ülkenin ekonomik ve finansal direncinin kritik bir göstergesidir. Genellikle merkez bankaları tarafından döviz rezervlerinin önemli bir parçası olarak tutulan altın, özellikle ekonomik belirsizlik dönemlerinde güvenilir bir sığınak olarak görülür. Son yıllarda, artan jeopolitik...;

Altın; fiziksel özellikleri, kültürel önemi, ekonomik rolleri ve tarihsel faktörlerin bir kombinasyonu nedeniyle yüzyıllardır talep görmekte. Altının tarih boyunca çok değerli olmasının başlıca nedenlerinden biri fiziksel özelliği. Altın her şeyden önce oldukça dayanıklı bir maden. Kararmaz, aşınmaz...;

Dört gün önce, Çin silahlı kuvvetlerinin yıllık tatbikatı olan "Exercise Joint Sword" sona erdi. Bu yıl, Çin bu tatbikatı, Tayvan'ın yeni seçilen Cumhurbaşkanı Lai'nin göreve başlamasına "güçlü bir ceza" olarak nitelendirdi - Pekin'in kazanmasını istemediği aday. 46 Halk Kurtuluş Ordusu Donanması (P...;

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 2

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Nis 2024 - 11 May 2024
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2023 Dönem 1

21. yüzyıl güvenlik sorunlarının dönüşümünü takip edebildiğimiz bir dönem olarak dikkat çekmektedir.

  • 11 Kas 2023 - 02 Ara 2023
  • Cumartesileri 10.00-13.30 (Çevrimiçi) -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

5. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

7. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...