Petrol Yasası Üzerine Uzlaşma Çabaları Sonuçsuz Kalabilir

Alıntı

Bağdat, 12 Eylül 2007 – Uzun süren tartışmaların ardından Şubat ayında kabul edilen Irak petrol yasa tasarısının yasalaştırılması çabaları sonuçsuz kalacak gibi görünüyor. Süreçteki bu bozulma Beyaz Saray’ın ABD Kongresi’ne Irak’ta bir uzlaşıya ve işleyen bir hükümete doğru hızla yol alındığı yönünde kanıtlar sunma çabası içinde olduğu bir döneme rastlıyor. ...

Bağdat, 12 Eylül 2007 – Uzun süren tartışmaların ardından Şubat ayında kabul edilen Irak petrol yasa tasarısının yasalaştırılması çabaları sonuçsuz kalacak gibi görünüyor. Süreçteki bu bozulma Beyaz Saray’ın ABD Kongresi’ne Irak’ta bir uzlaşıya ve işleyen bir hükümete doğru hızla yol alındığı yönünde kanıtlar sunma çabası içinde olduğu bir döneme rastlıyor.
Temel uzlaşı metnine işlerlik kazandırma amacıyla oluşturulan bir komisyon geçen hafta içerisinde bir araya geldi. Ne var ki, söz konusu toplantı, Irak Petrol Bakanı Hüseyin Şehristanî ile ulusal petrol rezervlerinin önemli bir bölümünün bulunduğu özerk Kürt bölgesi yöneticileri arasında Irak petrol yasa tasarısı konusunda devam eden tartışmaların anlaşmazlıkla sonuçlandığı bir döneme rastladı.
Irak’ta federal hükümetin kontrolünü elinde bulunduran Şii koalisyonun en önemli üyelerinden olan Şehristanî Sünni ve Kürt partilerle petrol yasa tasarısında uzlaşıya varılabilmesi için müzakerelerde bulundu. Ama Kürt tarafı müzakerelerin başından beri tasarının Şehristanî tarafından illegal olarak nitelenen bölgesel bir versiyonunun kabulü için baskı yapmaktaydı.
Petrol sahalarının nasıl geliştirileceğini ve işletileceğini belirleyen petrol yasa tasarısı Bush yönetiminin Irak hükümeti üzerine, etkin bir hükümetin yaratılabilmesi için alınan mesafeyi göstermesi bakımından baskı yaptığı önemli noktalardan birini oluşturuyor.
Tasarı üzerinde bir anlaşmaya varılması için geçen yıl boyunca sürdürülen çalışmalar etnik ve mezhepsel tartışmalar nedeniyle defalarca kesintiye uğramıştı. Geçen haftaki toplantının katılımcılarından Başbakan Yardımcısı Berham Salih toplantıda bir takım ilerlemelerin sağlandığını ancak bunun başarılı bir sonucu güvence altına alamadığını belirtti. “Bu, lunaparktaki heyecan trenine benziyor. Tam sonuca ulaştığımızı düşünmeye başladığımız sırada umutların boşa çıktığını görüyoruz“ Sorunun ciddiyeti nedeniyle, yanlış beklentiler uyandırmak istemiyorum. Ama bir sonuca ulaşmak için çok ciddi çaba gösterdiğimizi söylemeliyim“ diyor Salih.
Tasarı aylar öncesinden sunulmuş olmasına rağmen, ulusal meclis şu ana dek herhangi bir adım atmış değil. Kürtlerin tasarının onaylanmasını beklemeden uluslararası şirketlerle anlaşmalar imzalamaları da tartışmaları alevlendiren bir diğer faktör. Son olarak Dallaslı Hunt Petrol Şirketi (Hunt Oil Company of Dallas) ile yapılan bir anlaşma Kürt Hükümeti’nin web adresinden geçen hafta duyurulmuştu.
Sünni Araplar da benzer bir nedenden dolayı, Birleşik Arap Emirleri kökenli Dana Gas adlı şirket ile Kürt yönetimi arasında bölgenin doğal gaz kaynaklarının geliştirilmesi amacıyla imzalanan anlaşma nedeniyle, tasarıya verdikleri desteği çekmişlerdi.
Kürtler kendi petrol yasalarının yerel yönetimlere, kendi işlerini yönetmeleri için önemli imtiyazlar tanıyan Irak Anayasası ile uyumlu olduğunu ileri sürüyorlar. Ama Şehristanî bu durumun bir tür Kürt bağımsızlık deklarasyonunun yolda olduğu biçiminde okunabileceğini ileri sürüyor. “Bu durum yönetimler arası işbirliğinin ciddi biçimde ortadan kalktığını gösteriyor. Dolayısıyla, pek çok kişi Kürtlerin federal hükümetle birlikte çalışmaya devam edip etmeyeceği konusunda kuşkuya düşmüş durumda“ diyor Şehristanî, Hunt anlaşmasının imzalanmasından önce verdiği bir mülakatta.
Kürt yetkililer ise, çok yavaş işleyen Irak parlamentosunun tasarıyı yasalaştırmasını bekledikleri zaman dilimi içerinde, Anayasa çerçevesinde ellerinden gelenin en iyisini yaptıklarını ileri sürüyorlar. “Biz kimi çevrelerin bunun [Kürt Petrol Yasası’nın] Irak’ı parçalayacağı yönündeki iddiaları reddediyoruz. Çünkü biz Kürt Petrol yasasını petrol ve doğal gazın Irak halkının malı olduğunu belirten Irak Anayasa’nın 111. maddesine uygun olarak hazırladık. Irak ve Kürt petrol yasalarının her ikisi de bu maddeye göre düzenlenmiştir“ diyor Kürt hükümeti sözcülerinden Cemal Abdullah.
Diğer önemli oyuncular Sünniler ve Başbakan Nuri Kemal El-Mâlikî. Sözleşmelerin ve önemli alanlarda verilecek olan imtiyazların federal hükümetin kontrolünde kalmasını savunan belli başlı Sünni partilerin [Sünni Uyum Cephesi] üyelerinden bazıları, Kürtlerin bu ilkelere uymadığı düşüncesiyle parlamento çalışmalarından uzakta kalıyorlar.
Başbakanlık ofisine göre ise, Sünnilerin çalışmaları terk etmelerinin ya da ağırdan almalarının tek nedeni var: tasarının yasalaşması Mâlikî için belirli bir başarı demek ve Sünniler de onun başarılı olmasını istemiyorlar. “Bu ertelemenin ardındaki gerçek nedenin siyasi olduğunu düşünüyorum. Sünniler Irak hükümetinin gerçek bir anlaşmayı başardığını görmek istemiyorlar“ diyor Mâlikî’nin siyasi danışmanlarından Sadık el-Rikâbî. Rikâbî de geçen haftaki toplantıya katılanlar arasındaydı.
Uyum Cephesi’nin kıdemli üyelerinden Ali Baban bu iddiaların doğru olmadığını söylüyor. “Mâlikî ile iyi ilişkilerim var“ diyor Baban, “Bu Irak’ın bütünlüğü meselesi. Bu [Kürt Petrol Yasası] Irak’ın bölünmesine neden olabilir.“
Mâlikî Şubat ayında varılan yasa tasarısı anlaşmasının temel koşullarına geri dönülmesini öneriyor ve tasarının Parlamento’dan geçirilmesi için çaba gösteriyor. Salih ise temelde bu koşullar üzerinde bir anlaşma sağlandığını, ama Sünnilerin, Anayasa’nın, gelirlerin dağıtımı konusunda kendi çıkarlarını koruyacak biçimde değiştirilmesini istediklerini söylüyor. Şimdi petrol yasa tasarısına ek olarak gelirlerin nasıl dağıtılacağı ile ilgili yeni bir yasa geliştirilmeye çalışılıyor.
Şubat ayında hazırlanan tasarı hem, merkezi hükümetin kaynaklar üzerindeki kontrolü elde tutmasını isteyen Sünnileri, hem de yerel hükümetler önemli yetkiler verilmesini isteyen Kürtleri ve Şiileri aynı anda tatmin etmek zorundaydı. Müzakereciler bir şekilde bu dengeyi tutturtmayı başarmışlardı ancak çok geçmeden anlaşma bozuldu. Müzakerelerin büyük bir bölümü federal hükümetin yetkileri üzerine odaklanmıştı. Bu yetkiler petrol çıkarma ve işlemeyle ilgili olarak şirketlerle daha önceden yapılmış bulunan anlaşmaların federal bir komite tarafından gözden geçirilmesini gerektiriyordu. Kürtler herhangi bir anlaşmanın bu komite tarafından onaylanmasını gerektiren düzenlemelere karşı çıkmaktaydılar. Dolayısıyla, çok ince bir dil ayarıyla müzakereciler söz konusu komiteye sadece, özel kriterlere uymayan anlaşmaları reddetme yetkisi verilmesini kabul ettiler.
Ne var ki, yasa tasarısının bakanlar kurul tarafından kabul edilmesinin ardından sorunlar ortaya çıkmaya başladı ve tasarı, formalite icabı olsa gerek, dilsel bakımdan Irak yasaları ile uygun olup olmadığını denetleyecek bir konseye gönderildi. Tasarı bu konseyden çıktığında, bazı partilerin üyeleri tasarıdaki nazik dengenin sarsıldığını düşünmeye başladılar ve bu durumun sorumlusu olarak Şehristanî’yi suçlamaya başladılar. Ardından tasarı Parlamento’da çürümeye terk edildi ve Hoşyar Zebari’nin dediğine göre, Kürtler sonuna kadar bekleyemeyecekleri yönünde bir sinyal vermek üzere Dana Gas ile anlaşma imzaladılar. “Bu bir hatırlatmaydı“ diyordu Zebari, “Eğer sürüncemede bırakmaya devam ederseniz, hayat devam ediyor.“
Kürdistan Bölgesel Hükümeti daha sonra Kürt uygulamalarının yasal olmadığı yönünde petrol bakanı tarafından yapılan açıklamalara cevap verdi: “Bakanın açıklamalarının, Kürdistan Bölgesel Hükümeti’nin yasal ve anayasal uygulamaları ile hiçbir ilgisi yok.“ Uyum Cephesi üyelerinden Abdullah el-Cabbûrî ise Hunt ve Dana anlaşmaları ile ilgili kendi yorumunu şu şekilde açıklamaktaydı: “Anlaşmalar yasal değil.“
Çeviri: Muharrem Hilmi ÖZEV
*New York Times
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

İktisat tarihi, uzunca bir süre iki kutuplu bir koordinasyon anlatısına sıkıştırıldı: Bir tarafta piyasanın koordinasyon gücünü yücelten ve mikro ajanların dağınık bilgisini fiyat mekanizmasıyla eşleyen Adam Smith’in "Görünmez El"i; diğer tarafta ise her şeyi yukarıdan aşağıya (top-down) tasarlayabi...;

Tchiani'nin Ankara ziyaretini sıradan bir diplomatik temas olarak değil, darbe sonrasında Türkiye'nin Nijer ile kurduğu pragmatik ilişkilerin kurumsallaşmasının bir göstergesi olarak yorumlamak mümkündür. Nijer Cumhurbaşkanı Abdurrahman Tchiani'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetiyle Tü...;

2007 yılının Ocak ayında Eurasia Foundation’ın AIRG(Armenian International Policy Research Group)ile Erivan’da yapmayı planladığı üç günlük bir konferansa davet edilmiştim. O tarihte bazı ekonomik göstergelere dayanarak, coğrafi yakınlığı olan ülkeler arasında ekonomik işbirliği olasılıklarının “üre...;

Hürmüz Boğazı üzerinde sessizlik çöktüğünde ve Washington ile Tahran Nisan 2026’da kırılgan bir ateşkese vardığında, Hindistan zaman kaybetmedi. Hindistan Dışişleri Bakanı, Birleşik Arap Emirlikleri ile stratejik ortaklığı gözden geçirmek üzere Abu Dabi’deydi. İran’a tıbbi yardım sevkiyatları gönder...;

Eğer NATO dağılırsa, ilk kaybedilecek şey bir bina, bir logo ya da Brüksel’deki karargâh olmayacaktır. İlk kaybedilecek şey otomatiklik hissi olacaktır. Bugün NATO’nun en büyük gücü yalnızca tanklar, uçaklar veya füzeler değildir; asıl gücü, bir saldırı durumunda karşı tarafın şu soruya net cevap ve...;

ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş, Körfez devletlerini imkânsız bir konuma sürükledi. Ev sahipliği yaptıkları Amerikan güçleri, otelleri ve enerji altyapılarının İran saldırılarının başlıca hedefi hâline gelmesinin temel nedeni oldu. İran’ın askerî kapasitesi ciddi şekilde zayıflatılmış ols...;

Yakın zamanda Erivan’da iki AB toplantısı yapıldı: Birisi AB-Ermenistan zirvesi, diğeri de 2022 yılında Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısından sonra kurulan ve elli ülke başbakan veya devlet başkanının, bizden de Cumhurbaşkanı yardımcısının katıldığı Avrupa Siyasi Topluluğu. Aynı tarihlerde Fransa Cumhu...;

Modern iktisat, dünyayı piyasa fiyatları üzerinden okumaya alışmıştır. Ancak bu okuma, buzdağının suyun üzerinde kalan kısmına odaklanan eksik bir teşhistir. Küresel ölçekte yapılan hesaplamalar, milli gelir istatistiklerine (GSYH) dahil edilmeyen "ücretsiz ev içi emeğin" yıllık değerinin yaklaşık 1...;

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Türkiye - AB İlişkilerinin 60. Yılı ve Geleceği Konferansı

  • 24 Eki 2023 - 24 Eki 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

7. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.