Ukrayna ve Katyuşa’nın Gözyaşları

Yorum

Katyuşa bir Rus halk şarkısı. Benim kuşağımın 1970’li yıllarda Casachok diye bildiği bir dansın orijinal şarkısı. Ama aslında İkinci Dünya Savaşı sırasında Batı cephesinde Hitler’in ordularına karşı vatan savunmasında can siperâne savaşan Rus veya Ukraynalı genç askerlere, genç kızların sesinden bir yüreklendirme, nehir boylarından gönderilen bir özlemdir Katyuşa. ...

Katyuşa bir Rus halk şarkısı. Benim kuşağımın 1970’li yıllarda Casachok diye bildiği bir dansın orijinal şarkısı. Ama aslında ikinci dünya savaşı sırasında Batı cephesinde Hitler’in ordularına karşı vatan savunmasında can siperâne savaşan Rus veya Ukraynalı genç askerlere, genç kızların sesinden bir yüreklendirme, nehir boylarından gönderilen bir özlemdir Katyuşa. Ve o kahraman askerler için mutlu bir geleceğe sesleniş. “Nehirde yükselir sis; Katyuşa belirir kıyıda, kıyı sarp ve sessiz. Bu bir sevda türküsü bozkırın kartalına; Taşır mektubunu göğsünde yiğide sevdasından. Sen bir şarkısın güneşin ardında Katyuşa“. Hâlâ Ukraynalılar için de büyük bir anlam taşıyan ve Maidan gösterileri sırasında dillerden düşmeyen Katyuşa, şimdi sadece Ukraynalının bağımsızlık şarkısı.

Aslında vatan ve vatan savunması nedir çok iyi bilen Rusya şimdi Hitler’e karşı omuz omuza savaştığı Ukraynalının vatan aşkını görüyor. Evet, Rusların sadece yüzde 12’sinin desteklediği bu savaşı, yine Rusların durdurma gücü yok mu? Eminim Putin’in tercihini sineye çekmeseler bile, Kızıl Meydan’da yaptıkları gösterilerden ve tutuklanmaktan öte şimdilik ellerinden bir şey gelmiyor. Ama aslında belki bu ilan edilmemiş savaşı durdurmak en fazla onların iradesinde de henüz farkında değiller. Yeterince örgütlü değiller veya liderleri yok. Yoksa önce dünyayı yerinden oynatan bir devrim yapan, 20-30 yıl sonra da Hitler’i, “Mareşal kış“ın da yardımı ile durduran ülkenin halkı nelere kadirdir! Keşke Hitler’e karşı büyük zaferin paydaşı olan Stalin, Ukrayna’da büyük bir katliam yapmasaydı da bu günlere kötü örnek olmasaydı. Ukrayna açlığa mahkûm edilerek ölen atalarını hiç unutmadı. İnsanlığa, insan onuruna karşı işlenen suç unutulmaz, unutulmamalı ve affedilmemeli.

Bir Başka Katyuşa ve Putin’in “Orgu“

Şimdi ne yazık ki Rus Katyuşa o sarp nehrin kıyısında dururken, şarkısını, hemen sınırın ötesindeki asker sevgilisine vatana hizmet ettiği için söylüyor olamaz. Onun geri dönmeme ihtimaline ağıt yakıyor olabilir. Ama hiçbir Katyuşa’nın bu Rus mezalimini, ana-bacı yüreği ve yavuklu yüreği ile kabul etmesine imkân yok. Ama Ukraynalı Katyuşa vatanını ve halkını koruyan asker oğlunun veya sevgilisinin yanı başında onunla omuz omuza Rus ordusuna karşı bağımsızlık mücadelesinde. Bunun için o askere ve ülkenin genç liderine minnettar. Katyuşa ona ve vatanına daima sadık kalacak.

Bu şimdi Ukrayna için 1991 de ihsan-ı şahane ile verilmiş olan değil, savaşarak kazanılan gerçek bağımsızlık olacak. Bir ulusun yeniden küllerinden doğması, genç bir amatör benzeri politikacının devlet adamına dönüşmesine yarayacak.

Katyuşa aynı zamanda İkinci Dünya Savaşı’nda Sovyetler Birliği’nde geliştirilen, fevkalade karmaşık, Batı’nın bile o tarihte çözmekte zorlandığı yüksek teknoloji ürünü bir füzenin adıydı. Çoklu füze rampası ile etkinliği çok yüksek ve üretimi ucuz bir silah olarak Stalin’in ordusu tarafından Hitler’in saldırganlığına karşı başarıyla kullanıldı. Geliştirilerek daha etkin hâle gelen Katyuşalar hâlâ kullanımda. İşin ilginç yanı, İkinci Dünya Savaşı’nın 1942’den sonraki döneminde, Stalin füze namlusunu org borularına benzettiği ve füze patlarken tiz bir ses çıkardığı için bu füze, Alman Birlikleri tarafından “Stalin’in Orgu“ (Stalinorgel) olarak anılmış. Şimdi Harkov ve Kiev çevresinde patlayan füzelere “Putin’in Orgu“ mu denecek? Bence moralleri yerinde olsa bile, sokak savaşı yapan Ukraynalı ad verme değil, can ve bağımsızlık telaşında olduğu için bunu şimdilik düşünüyor olamaz ama “ölü püskürtmekte olan gök ve yere“ lanet ediyor. Doğu Ukrayna’da yaşanan zorlukları hep eleştirmiş olsam bile ben de lanet ediyorum. “Putin’in Orgu“nu, eminim kutsal İstiklâl Savaşı’ndan doğmuş Türkiye’nin her vatandaşı da lanetliyordur.

Kararlı bir Ukrayna ve Dünya, Putin’i İnadından Caydırır mı?

Bozkıra bahar geç gelir. Ovaya rengini verecek çiçekler de geç açar. Ama Ukraynalı Katyuşa, suyun başında egemen olduğu inancını kaybetmiyor. Yabancı haber kanallarına konuşan genci ve yaşlısı ile Ukraynalı “üzgünüz, uykusuz ve yorgunuz. Ama korkmuyoruz. Kanımızın son damlasına kadar savaşacağız“ diyor. Geç de olsa sınır boylarında güneş açtığını göreceklerine inanıyorlar. Dün gece Birleşmiş Milletler oturumunda konuşan Ukrayna Büyükelçisi, “her şeyi yıkıyorlar. Ama yeniden ve daha iyi bir şekilde yapacağız“ dedi. Yüzünde korku ve yılgınlık yoktu. Bir ulusun kararlılığını yüreğimde hissettim. “Bozkır kartalının türküsü“ Büyükelçi’nin de dudaklarındaydı. O da anılarla dolu “değerli hazine Ukraynalı Katyuşa“ ya ve tüm özgür dünyaya selam gönderdi ve destek istedi.

Öte yandan Harkov’daki evinde banyodan haber programına bağlanan genç bir kız öğrenci, üniversitesinin Rus bombardımanı ile yıkıldığını ama ölümden korkmadığını söyleyerek, Rus halkına bir çağrıda bulundu. “Bu işi siz durdurun“ dedi. “Biz Ukraynalılar, sizden farklıyız. Bir şeyler yanlış giderse değiştiririz“ diye de ekledi.

Evet, Batı dünyası ve NATO Ukrayna’ya her türlü desteği veriyor, vaat ediyor ve yaptırımlarla Rusya’yı sıkıştırıyor. Ama bir nükleer savaşa neden olacak adımı atmıyor. Sağduyu Putin ve ekibi tarafından zafiyet olarak anlaşılmamalı. Kuzey yarım küreye bir bahar daha gelirken çocuklar, gençler ölmemeli; insanlar yaşamalı. Onun için yara alan Rusya ve Putin daha da saldırganlaşmamalı. Durmasını da bilmeli. Bu da dünyanın, kendi halkının ve Ukraynalının şimdi Rusya’dan beklediğidir.

 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2675 ) Etkinlik ( 219 )
Alanlar
Afrika 74 629
Asya 98 1056
Avrupa 22 636
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1367 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 290
Orta Doğu 22 599
Karadeniz Kafkas 3 297
Akdeniz 3 181
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1289 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 779
Türk Dünyası 19 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2033 ) Etkinlik ( 80 )
Alanlar
Türkiye 80 2033

19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Spor Bayramının 103. Yıldönümünü kutluyoruz. Bu bayramla özdeşleşen Bandırma Vapuru veya gemisini de hatırlamamak mümkün değil. Avrupa 18. Yüzyılda, gemi inşa sanayisindeki usta çırak ilişkisini sonlandırarak, kâğıt üzerine aktarılan teknik çizim planlarına göre g...;

Günümüzde terörizm, son yıllarda kaydettiği gelişim ve almış olduğu görünüm açısından uluslararası barış ve güvenliğe ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Tarihsel açıdan terörizm, 19. yüzyılın sonlarında Batı dünyasında yaygın şekilde görülmesine karşın, 1970’li yılların başında terör çalışmaları sosy...;

Huriye Yıldırım Çınar, Afrika Enstitüsü’nün eş-direktörü olarak TASAM ailesine katıldı. TASAM Afrika Enstitüsü, Eş-Direktör Afrika Uzmanı Huriye YILDIRIM ÇINAR ile yeni bir sinerji ve yapılanma içinde olacak. Enstitü bünyesinde oluşturulacak yeni kurul ve çalışmalarla ilgili gelişmeler ve yoğun günd...;

Çin yaklaşık olarak on yıldır Afrika kıtasındaki en büyük yatırımcı sıfatına haiz. Ayrıca Çin Gümrük Genel İdaresinin açıkladığı rakamlara göre Çin ve Afrika kıtası ülkeleri arasındaki ticaret hacmi bir önceki yıla göre %35,3’lük bir artışla 254,3 milyar dolara ulaşmıştır.;

Çin’in “Orta Krallık” konseptini bırakarak Mavi Su Donanması’na geçiş yapmasıyla birlikte artan ekonomik, siyasi ve askeri gücünün bir fonksiyonu olarak coğrafya telakkisinde de açık şekilde bir değişim gözlemlenmektedir. ;

Çağımızın stratejik hammaddeleri olan Nadir Toprak Elementleri (NTE-Rare-Earths) günümüz teknolojisinin vazgeçilemez temel girdilerindendir. Bu ham maddeler olmadan ileri teknoloji ürünü olan araç ve vasıtaları üretmek mümkün değildir. ;

Eski Japonya Başbakanı Shinzo Abe (2012-2020) hükûmeti tarafından 2013 yılında oluşturulmasından bu yana ülkenin uzun vadeli diplomasisini ve savunma politikasını düzenleyen Japonya’nın Ulusal Güvenlik Stratejisi, 2022 yılında tekrar gözden geçirilecek ve Kishida hükûmeti 2022 yılı içerisinde strate...;

Bilindiği üzere SSCB’nin yıkılmasının ardından siyasi, askerî ve sosyo-ekonomik açıdan çeşitli zorlukla mücadele eden Rusya Federasyonu’nun kısa sürede toplanıp yeniden küresel güç olmak hedefinde Afrika önemli stratejik konuma sahiptir.;

Dünya İslam Forumu Yetkin Kişiler Grubu Toplantısı 10

  • 16 Haz 2022 - 16 Haz 2022
  • İstanbul -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi -
  • İstanbul - Türkiye

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

Dünya Türk Forumu Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 14 Haz 2022 - 14 Haz 2022
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Orta Doğu coğrafyası, 2010 yılının aralık ayından bu yana Tunus ile başlayan, günümüzde de tüm şiddetiyle Suriye’de devam eden devrim süreçlerinin etkisiyle hızlı bir değişim ve dönüşüm iklimine girmiştir.

Somali Cumhuriyeti; Afrika’nın doğusunda yer almakta olup Afrika Boynuzu olarak adlandırılan ve dünya gündemine açlığın, kıtlığın ve bulaşıcı hastalıkların yol açtığı felaketler nedeniyle sık sık gelen bir bölgede konumlanmış durumdadır.