Suriye Ve Türkiye-İsrail İlişkilerinde Yeni Boyut (Mu)?

Makale

Türkiye topraklarına düşen ve İsrail menşeli olduğu ortaya çıkarılan iki yakıt deposu, Türkiye İsrail ilişkilerinin niteliğinin tekrar gözden geçirilmesine neden oldu. İddiaya göre İsrail uçakları, Doğu Akdeniz üzerinden uçarak, Türkiye’nin güney hava sahasını “ihlal” etmiş ve Suriye hava sahasına girerek, belirledikleri hedeflere nokta atışları yapmışlardır....

Türkiye topraklarına düşen ve İsrail menşeli olduğu ortaya çıkarılan iki yakıt deposu, Türkiye İsrail ilişkilerinin niteliğinin tekrar gözden geçirilmesine neden oldu. İddiaya göre İsrail uçakları, Doğu Akdeniz üzerinden uçarak, Türkiye’nin güney hava sahasını “ihlal” etmiş ve Suriye hava sahasına girerek, belirledikleri hedeflere nokta atışları yapmışlardır.[1] İsrail’in söz konusu eylemi, tüm dünya kamuoyunu diken üstünde tutarken, Suriye tarafından eyleme karşı sert tepki gösterilmiş ve Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim’in ani Türkiye ziyareti ortaya çıkmıştır. Muallim ile Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ın ortak basın toplantısında Babacan, İsrail’in Türk hava sahasını ihlalinin “kabul edilemez” olduğunu ve “İsrail’den çok hızlı bir şekilde izahat verilmesinin istendiği”nin altını çizmiştir. İşte bu noktada birkaç konu dikkatimizi çekmektedir:
 
1) Dışişleri Bakanı Babacan, İsrail uçaklarının Türkiye hava sahasını ihlal ettiğini belirtmektedir. Ne var ki Türk Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde bulunan “Hava İhlalleri” bölümünde şu ana kadar söz konusu gelişmeyle ilgili herhangi bir bilgilendirme yapılmamıştır.[2] O halde Dışişleri Bakanı Babacan ve Dışişleri bürokrasisi hangi bilgi kaynaklarından yola çıkarak söz konusu yorumda bulunmuştur? Ancak ortada İsrail menşeli olduğu açıklığa kavuşan iki adet yakıt tankının bulunduğu da bir gerçektir.
 
2) Hatırlanacağı üzere, Ekim 1998’de Türkiye, Suriye sınırına terörist başı Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye teslim edilmesi amacıyla askeri birliklerini konuşlandırdığında, İsrail Golan tepelerindeki askeri hareketliliği dindirmiş ve Suriye ile Türkiye arasındaki gerilime taraf olmadığını, resmi kanallarla da dile getirmiştir. Son hadisede ise İsrail savaş uçakları, eğer iddialar doğruysa, Türk hava sahasını, Türk Genelkurmay Başkanlığı’nın bilgisi dahilinde kullanmış ve Türkiye, Suriye ile İsrail arasındaki gerilime dolaylı yoldan taraf olmuştur. Bu bize gerektiği zaman İsrail uçaklarını İran’a yönelik bir saldırıda kullanacak mı sorusunu yüksek sesle sordurmaktadır? Bilindiği üzere geçmiş yıllarda yabancı yayın organlarında, İsrail’in Türk hava sahasında İran’a yönelik bir hava saldırısına hazırlık amacıyla tatbikatlar yaptığı iddia edilmiştir.
 
3) Türkiye-İsrail ilişkileri incelendiğinde, Türkiye tarafında ilişkilerin genel olarak askeri kanadın iradesi dahilinde geliştiği ve yürütüldüğü görülmektedir. İsrail savaş uçaklarının son dahil olduğu hadise, bu yorumu doğrular niteliktedir. Özellikle Türkiye-İsrail ilişkilerinde savunmayla ilgili konularda Genelkurmay Başkanlığının girişim üstünlüğünü hükümetten “özerk” olarak sürdürdüğü söylenebilir. 
 
4) Ekim 1998 sonrasında ve özellikle terörist başı Abdullah Öcalan’in Türkiye’ye yakalanarak teslim edilmesi sonrasında Türkiye-Suriye ilişkileri hızlı bir normalleşme ve iyileşme dönemine girmişti. Özellikle 2000 yılında Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad’ın cenaze törenine Türkiye’yi temsilen dönemin Cumhurbaşkanı Ahmed Necdet Sezer’in katılması, Türkiye-Suriye ilişkilerindeki iyileşmenin konjonktürel olmaktan öte bir devlet politikası olduğunun sinyalini vermiştir. Suriye ile yakın ilişkiler DSP/MHP/ANAP hükümeti döneminde pekiştirilmiş, AK Parti’nin iktidar olduğu iki dönem içinde de olgunluğa ulaşmıştır. Öyle ki ilk kez bir Suriye Devlet Başkanı söz konusu dönem içinde Türkiye’ye resmi ziyarette bulunmuştur. Ne var ki son olay, özellikle askeri kanatta Suriye’ye yönelik politikalarda strateji değişikliği mi var sorusunu gündeme getirmektedir. Elbette tek bir gelişmeyle bir sonuca varmak mümkün değildir ama ateş olmayan yerden de duman çıkmaz.
 
5) İsrail uçaklarının Türk hava sahasını kullanarak, Suriye’ye karşı gerçekleştirdiği operasyon, Türkiye-İsrail askeri ilişkilerinde yeni bir boyutun oluştuğunun ve ilişkilerin derinleştiğinin bir kanıtı olabilecektir. Kimi uzmanlar tarafından “Stratejik İşbirliği” olarak nitelenen ama resmi makamlarca doğrulanmayan ilişkilerin niteliği ile ilgili ilk kez somut bir dayanak elde edilmiş olacaktır. Bilindiği üzere özellikle doksanlı yıllarda Türkiye-İsrail ilişkileri ile ilgili birçok varsayımda bulunulmuş, İsrail’in özellikle İran sınırına yakın bölgelerde Türkiye içine dinleme istasyonları kurduğu, İsrail uçaklarının Türk hava sahasında Suriye ve İsrail’e karşı dinleme faaliyetinde bulunduğu ve saldırı tatbikatları yaptığı iddia edilmekteydi. Ancak bu varsayımların hiçbiri resmi kanallarca doğrulanmamıştı. İki ülke askeri yetkililerinin 6 aylık periyotlarla toplandıkları ve “stratejik tehdit toplantıları” gerçekleştirdikleri de ifade edilmekteydi. Son gelişme, Türkiye ile İsrail arasında yeni bir tehdit tanımlamasının yapılıp yapılmadığını gündeme getirmektedir.
 
6) ABD’deki Musevi lobileri “1915 Olayları” ile ilgili tutumları Türkiye aleyhine değiştirirken ve “soykırım” olarak nitelemeye başlarken, Türkiye’nin İsrail savaş uçaklarına hava sahasını kullandırması bir “iyi niyet” gösteri olarak mı algılanmalıdır? Bilindiği üzere özellikle Irak savaşı ertesinde İsrail’le yakın bağları bulunan Neo-Con kanatta Türk Genelkurmayına karşı tepkisellik hakim olmuştur. Hatta söz konusu kanadın önde gelenlerinden Paul Wolfowitz, Mart 2003’te Irak’la ilgili tezkerenin geçmemesi ile ilgili olarak Türk askeri kanadına dönük tepkisini göstermekten geri durmamıştır.
 
Sonuç olarak Türkiye-İsrail ilişkilerinde bir görünen bir de görünmeyen yüzü olduğu söylenebilir. Görünen yüzde ilişkilerin doksanlı yıllardaki sıcaklığını normalleşmeye bıraktığı, özellikle AK Parti döneminde (bu yorum olumlama ya da olumsuzlama anlamında değil, ilişkilerin doğal seyri göz önünde tutularak ortaya konmuştur) görülmektedir. Özellikle savunma sanayii alanında İsrail firmalarının dışlanması ve AK Parti hükümetinin komşularla sıfır problem ve pro-aktif dış politikası neticesinde Türkiye-İsrail ilişkilerinin görünürlüğünü azaltmıştır. Ne var ki son hadiseyle beraber iki ülke arasındaki ilişkilerde görünmeyen bir yüzeyin olduğu ve burada ilişkilerin halen daha sıcaklığını koruduğuna dönük emareler ortaya çıkmıştır. İki ülke arasındaki ilişkilerin yeni bir boyut ve içerik kazandığına yönelik işaretler de verilmiştir. Son gelişmeyle ilgili görüntü ne yazık ki Türk dış politikasında kurumlar arası iletişimde eksikliklerin olup olmadığını sormamıza neden olmaktadır. Unutulmamalı ki, Türkiye’nin güneyinde Irak gibi kanayan bir yara varken, Suriye veya İran’a dönük girişilecek bir macera, Türkiye’nin gelecek yıllarına ipotek konması sonucunu doğuracaktır. İsrail, Türkiye için hem ekonomik hem de siyasal anlamda önemli bir partnerdir ancak bu ilişki başka ülkelerin hilafına da olmamalıdır. Türkiye bölgedeki barışçıl politikalarına zarar verecek adımlar atmaktan özellikle Irak’ın kritik bir evreden geçtiği bir dönemde, kaçınmalıdır.
 

[1] İsrail, uçaklarının Suriye topraklarını bombaladığını doğrulamamıştır.
[2] Bilindiği üzere söz konusu sitede daha önce ABD’ye ait iki adet F-16 uçağının Türk Hava sahasını ihlal ettiği bildirilmiş, http://www.tsk.mil.tr/HABERLER_ve_OLAYLAR/2_Hava_
Ihlalleri/hava_sahasi_ihlalleri_2007.htm, ve bu durum iki ülke arasında kısa süreli bir gerilime neden olmuştur.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2564 ) Etkinlik ( 173 )
Alanlar
Afrika 65 606
Asya 76 998
Avrupa 13 615
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 281
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1325 ) Etkinlik ( 44 )
Alanlar
Balkanlar 22 276
Orta Doğu 18 583
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1278 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 772
Türk Dünyası 16 506
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1936 ) Etkinlik ( 71 )
Alanlar
Türkiye 71 1936

Son Eklenenler