Dünya Cambaza Bakarken Ukrayna’da Neler Oluyor?

Yorum

Afganistan, dünyadaki hemen her sorunun önüne geçti. Gazze’ye artık sadece göz ucu ile bakıyoruz. Yemen’i unuttuk gibi. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs, Libya ve deniz yetki alanları ile ilgili belirsizlikler sanki bir kenara itildi. ...

Afganistan, dünyadaki hemen her sorunun önüne geçti. Gazze’ye artık sadece göz ucu ile bakıyoruz. Yemen’i unuttuk gibi. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs, Libya ve deniz yetki alanları ile ilgili belirsizlikler sanki bir kenara itildi. Oysa cadı kazanı her zamanki gibi fokur fokur kaynıyor. Bu arada en az dikkat ettiğimiz konulardan bir tanesi Ukrayna ve Rusya arasındaki ilişkiler ve kuzeyimizdeki gelişmeler.

Besarabya Gündemi
Rusya’nın şu ana kadar Afganistan ile ilgili dişe dokunur bir açıklamada bulunmamış olması dikkatinizi çekmiyor mu? Sessizliği pek hayra alamet olmayabilir. Putin ve ekibinin, özellikle bu ayın 17 si ile 19’u arasında yapılacak meclis seçimleri öncesinde, gücünü tarihi iddialardan alan bazı planları mutlaka olabilir.

Ukrayna’nın Güney Batısında bulunan Besarabya’yı yaşları bana yakın olanlar, tarih derslerinden iyi hatırlar. Osmanlı-Rus ve Avusturya arasında sürekli el değiştiren bölgelerden biri olan Besarabya’yı herhalde o tarihlerde de verimli tarım toprakları cazip hâle getiriyordu. Ama şimdi Dinyeper ve Tuna nehirleri arasına sıkışıp kalmış doğal güzelliği de bölgeye el değmemiş bir prim katıyor. İşte bu yüzden, Başkan Volodimir Zelenski, Rusya’nın Besarabya’yı, aynı Kırım’da olduğu gibi, Ukrayna’dan koparacağını dünyaya duyurmaya çalışıyor. Dünyayı böyle bir tehlikenin varlığına ikna etmeye gücü ne kadar yetecek bilmiyorum. Ama fiilen bir gelişme olmadan bu konuda ABD veya AB fazla bir şey yapamaz. Hakikaten bir anda veya yine bir referanduma dayanarak Besarabya’yı ilhak ederse hâlâ uygulanacak yaptırım kaldı mı da havada kalmaya mahkûm bir soru olur. Ama bağımsız Ukrayna’yı hiçbir şekilde içine sindiremeyen Rusya’nın, dünyanın çoklu sorunları arasında bütünü ile göçüremese bile parçalayarak yutabileceği ihtimali pek de düşük gözükmüyor.

Sorun Tarihi İddialarda mı? Benzerliklerde mi? Yoksa İhmallerde mi?
Besarabya’nın aynı Kırım gibi Ukrayna’nın bütünden soyutlanmış bir bölgesi olduğu ve etnik dokusunun kopuşlara elverişli bir ortam hazırladığı kabul ediliyor. Ukrayna’nın Odesa Oblast’ında yaşayan 600.000 Rus kökenli eğer Putin’in Kievan Rus hayalinin peşine takılırsa, önümüzdeki aylarda Ukrayna’nın Doğusu gibi, Güneybatısı da Rusya’nın pençesine düşecek demektir. Moldova’nın Transnistirya bölgesinde bulunan ayrılıkçı gruplara destek veren Rus milislerin varlığı da Zelenski’nin iddialarını güçlendiriyor. Neden Besarabya’nın, Kırım gibi, Ukrayna’nın diğer bölgelerinden ulaşılamaz durumda kaldığı, neden yol şebekeleri ile ülkenin geri kalan bölgelerine bağlanamadığı konusu ise 1991 den beri bağımsız olan Ukrayna’nın beceriksizlik sorunu olmalı. Bölgenin şehirlerini ancak 2020’den sonra yeni nehir ulaşım kolaylıklarına kavuşturmayı akıl eden Kiev yönetimi, her hâlde onca yıl yolsuzluklar yüzünden Besarabya’ya yol yapmayı unutmuş olmalı. İş işten geçtikten sonra, Zelenski yönetiminin yürürlüğe koyduğu, okul ve spor yatırımları ufukta gözüken tehlikeleri engelleyebilir mi?

Yılan Hikâyesinden Yılan Adası’na
Ukrayna’nın bağımsız bir ülke olmasının Rusya tarafından hazmedilememesi, Putin’in Çarlık özlemi ile tasarımladığı Novorussia, tarihin, edebiyatın bizlere o coğrafya ile ilgili olarak sunduğu bilgiler ve nihayet Rusya’nın bunlara atfen iddia ettiği hak, bir “Yılan“ hikâyesi. Başkan Zelenski şimdi konunun Karadeniz güvenliği ile olan bağlantısını göstermek için, Besarabya’nın Karadeniz kıyısına 30 km yakın olan Yılan Adası’nı (Snake Island veya Zmiyiniy Ostriv) geçtiğimiz haftalarda ziyaret ettiğinde, bu küçük adada yaptığı gövde gösterisi için Biden’dan icazet veya bir destek sözü aldığını düşündüm. Karadeniz’de yılan hikâyesine dönen güvenlik tehdidinin, Yılan Adası’nın Rusya tarafından işgal edilmesi halinde, Zelenski’nin iddia ettiği gibi işin bir savaşa dönüşebileceği ihtimali elbette ciddi bir konu. Ama bu stratejik ada için Ukrayna’nın savaşı bile söze alabileceği söylemine karşılık, Ukrayna’nın üye olmaması dolayısı ile NATO’nun konuya müdahil olmaması da bir ihtimal. Kırım gibi işi zamana ve yaptırımlara bırakması da. Ama atacağı saldırgan adımlar karşısında fazla bir tepki görmeyen, Kuzey Akım projeleri ile Avrupa’yı da kendine bağımlı hale getiren Rusya’yı bundan sonra durdurabilecek güç ne olabilir?

Denize Düşenin Yılana Sarılması
Öte yandan Yılan Adası’nı ilhak ederek, Ukrayna’nın tüm Karadeniz ikmal kabiliyetini sınırlayabilecek idiyse, Rusya’nın bunu bugüne kadar neden yapmadığı da düşünülebilir. Dünyanın başka yerlerinin iyice karışmasını beklemiş olması tabii bir ihtimal. Ama bütün dünyayı karşısına almak da Putin’in işine gelmeyebilir. Bu durumda bir soru da Zelenski’nin siyasî durumu ile ilgili olabilir. Yanlış hatırlamıyorsam, 2023’de meclis seçimi olacak. Başkanlık seçimi de erkene alınmazsa 2024’de yapılacak. Ama 2020’de yapılan yerel seçimlerde Zelenski’nin “Halkın Hizmetkârı“ partisinin iyi sonuç alamadığı, buna karşılık, Kremlin yanlısı muhalefet platformu olarak bilinen “Yaşam İçin“ partisinin göreceli bir üstünlük sağladığı hatırlanacak olursa, bu Yılan Adası çıkışı bir bakıma Zelenski için denize düşüp yılana sarılmak anlamına da geliyor olabilir. Ancak öyle veya böyle Karadeniz ve kuzeyinden bu kış şiddetli rüzgârlar eseceğe benzer.


 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2723 ) Etkinlik ( 222 )
Alanlar
Afrika 77 641
Asya 98 1086
Avrupa 22 641
Latin Amerika ve Karayipler 16 67
Kuzey Amerika 9 288
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1385 ) Etkinlik ( 54 )
Alanlar
Balkanlar 24 293
Orta Doğu 23 611
Karadeniz Kafkas 3 296
Akdeniz 4 185
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1292 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 20 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2045 ) Etkinlik ( 82 )
Alanlar
Türkiye 82 2045

Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) [CSTO | Collective Security Treaty Organization] üyeleri, Orta Asya Cumhuriyetleri, Türkiye’nin sınır komşusu Ermenistan ve yine Türkiye’nin en büyük partneri olan Rusya’dır.;

Liderler vardır ülkelerinin kaderini etkiler. Gemiler vardır dünyanın kaderini etkiler. Bu gemiler Yavuz ve Midilli adlarını verdiğimiz, Goeben ve Breslau’dur. Bu iki gemi sadece Almanya ve Osmanlı devletinin değil, Rusya’nın, İngiltere’nin, Fransa’nın ve Yunanistan’ın kaderini etkilemiş ve 1. Dünya...;

Kısa süre önce Çin, Pakistan ve Taliban yönetimindeki Afganistan arasında Kuşak-Yol Girişimi’ni Afganistan’a kadar uzatan bir anlaşma yapıldı. Taliban yönetiminin Çin yatırımlarına Çin’in de bölgesel güvenlik açısından ılımlı ve söz dinleyebilecek bir Taliban yönetimine ihtiyacı var. Bu nedenle Afga...;

Güçlü Müslüman devletlerin istikrarsızlaştırıldığına, “Çok-uluslu Koalisyon” adı verilen kavram tarafından BM Güvenlik Konseyi’nin BM tüzüğünün yedinci bölümü altındaki rolünün ayaklar altına alındığına şahit olduk. Son Afganistan krizinde görüldüğü gibi NATO’nun bölge-dışı operasyonlarını genişlett...;

'Şok ve dehşet' doktrinini geliştiren, Atlantik Konseyi Kıdemli Danışmanı Stratejist Dr. Harlan Ullman, Harici Genel Yayın Yönetmeni Tunç Akkoç'a ABD’nin dış politikası ve Çin ile ilişkileri konularında açıklamalarda bulundu: “ABD ve Çin arasında Soğuk Savaş’tan daha tehlikeli bir rekabet yaşanacak“;

Sadece devletlerin güvenliğini önceleyen Soğuk Savaş döneminden kalma askerî tehditler üzerinde yoğunlaşan geçmişteki güvenlik anlayışından, devlet aktörünün yanında artık birey, grup ve devlet-dışı yapılanmaların da bir güvenlik tehdidi olarak katıldığı siyasi, ekonomik, toplumsal ve teknolojik ala...;

Hint Okyanusu'nun güçlenmesiyle Pasifik yüzyılı yaşadığımızı ve Atlantik yüzyılını geride bıraktığımızı kabullenmeliyiz. Bunlar büyük tarihsel değişimlerdir.;

Türkiye, 2015 ve 2016’da çoklu ve farklılaşan terör tehdidi ile yüzleşmiştir. PKK, DAİŞ ve DHKP-C gibi bölücü, aşırıcı ve yıkıcı hedeflerine erişebilmek için cüret göstermişlerdir. FETÖ darbesinin bunları destekler nitelikte, can suyu verir nitelikte olduğunu da ifade etmek isterim. Terör örgütlerin...;

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • İstanbul - Türkiye

5. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul - Türkiye

7. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul - Türkiye

9. İstanbul Güvenlik Konferansı (2023)

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul - Türkiye

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 2

  • 20 Eki 2022 - 20 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Afrika 2063 Ağı İstişare Toplantısı 1

  • 06 Eki 2022 - 06 Eki 2022
  • Çevrimiçi - 14.00

Orta Doğu coğrafyası, 2010 yılının aralık ayından bu yana Tunus ile başlayan, günümüzde de tüm şiddetiyle Suriye’de devam eden devrim süreçlerinin etkisiyle hızlı bir değişim ve dönüşüm iklimine girmiştir.

Yemen, Coğrafi konumu itibarıyla kızıl denizin Hint Okyanusu’na açıldığı kapıdır. Afrika boynuzu ile birlikte Bab’ül Mendeb boğazının doğu kıyısında yer almaktadır. Yeryüzünde denizler üzerinde seyreden malların p gibi büyük bir oranı Süveyş kanalı, Kızıl Deniz ve Aden körfezinden geçtiği düşünülürs...

Somali Cumhuriyeti; Afrika’nın doğusunda yer almakta olup Afrika Boynuzu olarak adlandırılan ve dünya gündemine açlığın, kıtlığın ve bulaşıcı hastalıkların yol açtığı felaketler nedeniyle sık sık gelen bir bölgede konumlanmış durumdadır.