Kalkınma ve İşbirliği Enstitüsü Sitesi Yenilendi

Haber

Klasik diplomasiye ekonomik, sosyal, kültürel ve insani alanlarda açılım imkanı sunan kalkınma işbirliğindeki aktörlerin etkili koordinasyonu için proje, program ve proaktif inovasyon desteği sağlamak üzere kurulan TASAM Kalkınma ve İşbirliği Enstitüsü’nün resmî internet sitesi yenilendi....

Klasik diplomasiye ekonomik, sosyal, kültürel ve insani alanlarda açılım imkanı sunan kalkınma işbirliğindeki aktörlerin etkili koordinasyonu için proje, program ve proaktif inovasyon desteği sağlamak üzere kurulan TASAM Kalkınma ve İşbirliği Enstitüsü’nün resmî internet sitesi yenilendi.

Türkiye'den sağlanacak teknik kalkınma yardımlarının bölgelerde etkin biçimde kullanım imkanlarını ortaya koymak, ilgili tüm teknik yardım kuruluşlarına profesyonel ve bilimsel yapıda yardım sunmak üzere 2005 yılında Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi tarafından kurulan TASAM Kalkınma ve İşbirliği Enstitüsü; kalkınma yardımlarında gerekli etkinin oluşturulabilmesi, küresel kalkınma gücü ile rekabet edilebilmesi ve çalışmaların “işbirliğini geliştirme“ anlayışına ulaştırılması için kalkınma işbirliğinin tüm boyutlarının daha etkin bir anlayışla yönetilerek eşgüdümün en etkili şekilde sağlanabilmesini amaçlıyor.

Ülkemizde kalkınma işbirliği çalışmalarında STK’larla yönetişimde, proje ve faaliyetlerde, yönetişim-raporlama işlemlerinde değerlendirme metodolojisinin henüz ideale ulaşamayışının ise kalkınma işbirliği sağlanan ülkelerdeki STK’ların yapısını algılamadaki bilgi noksanlığı ve STK’ları yönlendirmede alanı tam olarak tanıyamama/tanımlayamama kaynaklı olduğunu tespit eden Enstitü, bu sıkıntıyı bilimsel araştırma sistematiğinin bulunmamasına bağlıyor. Hedef kitlesinde; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin teknik yardım kuruluşları ile birlikte teknik yardım götüren kamu ve özel sektör kuruluşları, Orta Asya ile Kafkaslar ve Balkanlar başta olmak üzere bölge ülkelerindeki resmî ve sivil kurumlar, bu kurumlar ile işbirliğinde olup bölgeye teknik yardım sağlayabilen kurumlar, uluslararası teknik yardım kuruluşları ve ilgili bölge halkları yer alan TASAM Kalkınma ve İşbirliği Enstitüsü için, sistemin tamamına servis yapan ve geleceğe ilişkin projeksiyonların oluşturulmasına imkan veren bilimsel verilerin temini büyük önem taşıyor. Bu bağlamda; uzun vadeli plan ve programlar hazırlanarak kalıcı çalışmalar yapılabilmesi, teknik yardım faaliyetlerinin yatırım boyutuna dönüştürülebilmesi, kalkınma yardımlarına iştirak eden aktörlerin etkili işbirliği ve koordinasyonunun sağlanabilmesi, kalkınma yardımları kategorileri arasında gerekli senkronizasyonun sağlanabilmesi, “yardım“ anlayışından derinliği olan “işbirliği ve karşılıklı bağımlılık“ anlayışına geçilerek Ülkemize güçlü geri dönüşün temin edilebilmesi ve bu süreçte işlev görecek bilimsel mekanizmaların ideal metot ve boyutlar çerçevesinde tesis edilebilmesi de temel öncelikler arasında.

Kalkınma yardımlarına yönelik bilimsel araştırmaları yönlendirme ve metodoloji oluşturma hususunda profesyonelleşmeyi, bu alanda pek çok bilim insanını ve kurumu çatısı altında toparlayarak işbirliği imkanlarını oluşturmayı, kalkınma yardımları çalışmalarına dair bilimsel desteği ile Türkiye’de söz sahibi ve sözünün sahibi bir kurum olmayı misyon edinen Enstitü; araştırma, planlama ve program hazırlama çalışmalarına bilimsel rehberlik yapan proje bazlı kadrolar ile kalkınma işbirliği sağlayan Ülkemizin tüm kamu ve özel sektör enstrümanlarına hizmet verme potansiyeline sahip.

TASAM Kalkınma ve İşbirliği Enstitüsü’nün, amaç ve metotlarının daha etkin duyurulup çalışmaların ilgili ve yetkililerle daha aktif paylaşılması için yenilenen sitesine kalkinma.tasam.org adresinden ulaşılabiliyor.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2646 ) Etkinlik ( 217 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 97 1037
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1999 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1999

ABD ise geniş yüzölçümü, 330 milyonu yakın nüfusu, sanayileşme ve teknolojide elde ettiği ilerleme, büyüyen ve gelişen ekonomisi, doğal kaynakları, demografik yapısı, Birleşmiş Milletlerdeki veto gücü, IMF ve NATO içerisindeki yeri, uluslararası alandaki saygın konumu ile tüm dünyanın dikkatini her ...;

16. asrın ortalarında doğu istikametinde genişleyerek kadim Türk coğrafyasını işgal etmeye başlayan Rus Çarlığı 17. asırda Kuzey ve Doğu Asya’da yayılmaya devam etmiştir. ;

Küreselleşmenin ve gelişmiş iletişim teknolojilerinin dünyanın çehresini değiştirmesiyle uluslararası ilişkilerin devletlerarası ilişkiler ile tanımlı olduğu dönem sona ermiştir. ;

Askeri teknolojiye ağırlık veren Rusya, derin uzay aktiviteleri tam gaz devam ederken Amerika ve Çin’in gerisinde kaldı. Eski uzay gücü Sovyetler Birliği’nin mirasına Rusya sahip çıkamadı. ;

Savunma ve güvenlik alanında değişen parametrelerinin sağlıklı yönetilmesi için ilgili çalışmaların muasır ve üstü boyutlara taşınmasına, kamu bilinci oluşturulmasına ve Türkiye ile diğer ülkeler arasında güvenlik temalı ağlar kurulmasına stratejik katkı sunan Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü int...;

“Değişen devlet doğası” temelinde ulusal ve uluslararası güvenlik konuları ile küresel yönetişim mekanizma ve kurumlarını her yıl ayrı bir gündemle tartışmak üzere İstanbul merkezli oluşturulan İstanbul Güvenlik Konferansı’nın resmî internet sitesi ve adresi yenilendi.;

Dr. Serkan Cantürk’ün “Konvansiyonel Kalkınmadan Dijital Kalkınmaya Türkiye” isimli kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

İnsanoğlunun uzayla ilişkisini kabaca iki kategori altında incelemek mümkün. Bunlardan ilki yerküreye görece yakın mesafeleri kapsayan yörüngesel uzay. 1957 yılında uzaya fırlatılan Sovyet Sputnik uydusunu bugüne kadar 8.000’in üzerinde uydu takip etti ve Dünya’nın yörüngesindeki uydular artık moder...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Orta Doğu coğrafyası, 2010 yılının aralık ayından bu yana Tunus ile başlayan, günümüzde de tüm şiddetiyle Suriye’de devam eden devrim süreçlerinin etkisiyle hızlı bir değişim ve dönüşüm iklimine girmiştir.