Amanullah Han Dönemi Türk-Afgan İlişkileri

Makale

Afganistan Kralı Amanullah Han, 1892 yılında Paghman’da Habibullah Han’ın üçüncü oğlu olarak dünyaya gelmiştir. 1913 yılında 21 yaşında iken Mahmut Beğ Tarzi’nin Osmanlı’nın Suriye Vilayeti’nde ikamet eden (Şamlı) eşi Esma Rasmiye Hanım’dan olan kızı Süreyya Hanım ile evlenmiştir. ...

Amanullah Han’ın Afgan Krallığına Gelmesi
Afganistan Kralı Amanullah Han, 1892 yılında Paghman’da Habibullah Han’ın üçüncü oğlu olarak dünyaya gelmiştir. 1913 yılında 21 yaşında iken Mahmut Beğ Tarzi’nin Osmanlı’nın Suriye Vilayeti’nde ikamet eden (Şamlı) eşi Esma Rasmiye Hanım’dan olan kızı Süreyya Hanım ile evlenmiştir. Eşi Melike Süreyya Afganistan resmi kraliçesi olduğu halde amcası Nasrullah Han’ın kızı Aliye Begüm’le ikinci bir evlilik yapmıştır. Amanullah Han Sırac-ul Akbar okulunda siyaset eğitimi almış, daha sonra Harbiye’de okuyarak askeri eğitim almıştır. Annesi Ulya Hazret-i Sırac-ül Havatin sayesinde kabileler arasında çok büyük itibar edinmiştir. İngiliz karşıtlığı ile bilinen Amanullah Han gençliğinde Birinci Dünya Savaşı sırasında Türk-Alman heyeti ile bağlantı kurarak İngilizlere karşı savaş grubu oluşumu içerisinde yer almıştır. Amanullah Han’ın da içinde bulunduğu bazı gençler, Genç Osmanlılar (Jön Türkler)’dan etkilenerek “Genç Afganlılar“ı kurmuşlardır.

Amanullah Han, babası Habibullah Han öldüğünde Kabil’de Kral Naibi olarak bulunmaktadır. Ölen kralın kardeşi Nasrullah Han cenaze kalkmadan Celalabat’ta kendini emir ilan etmiştir. Çevresindeki birkaç kişi ile orada bulunan Habibullah Han’ın en büyük oğlu Şehzade İnayetullah da hakkını düşünmeden amcası Nasrullah Han’a biat ederek emirliğini tanımıştır. Ancak bu duruma itiraz eden birisi vardır: Amanullah Han. Kısa bir tereddüt sonra orduyu da arkasına alarak 22 Şubat 1919’da emirliğini ilan ettirmiştir. Bu durum Kabil halkı tarafından sevinçle karşılanmıştır. Kuruluşunda, emeği Amanullah Han’ın bulunan “Genç Afganlılar“ Amanullah Han’dan başka kimseyi Afgan tahtına layık görmediklerini, ilan ederek coşkun gösterilerle ona biat etmişlerdir. Bu gelişmeler üzerine Celalabat’ta bulunan Nasrullah Han, genç subaylar tarafından hal edilmiştir. Bunun üzerine 27 Şubat 1919’da Nasrullah Han’ın bir haftalık saltanatı sona ermiştir. Başkumandan Nadir Han, Emir’in katlinden sorumlu tutularak devrik Nasrullah Han ile birlikte Kabil’e getirilmiştir. Kabil’e getirilen Nasrullah Han suikast sebebiyle tutuklanmış ve hapsedildiği cezaevinde ölmüştür. Ancak Nadir Han için durum böyle olmamış; “suç masum bir şahıs üzerine yıkılarak“ -ileride Afganistan tahtına geçecek olan- Nadir Han kurtarılmıştır.

Amanullah Han, Afganistan’a hâkim olduktan sonra İngilizlerden tam bağımsızlık talep etmiştir. Bu konudaki görüşmeler, iki taraf arasında bir savaşın başlamasına yol açmıştır. Amanullah Han, 5 Mayıs 1919’da İngilizlere karşı cihat ilan etmiştir. Bağımsızlık Savaşı, Kurtuluş Savaşı şeklinde de isimlendirilen Üçüncü İngiliz-Afgan Savaşı sonunda Ravalpindi Ateşkes Antlaşması (8 Ağustos 1919) ve Kabil Antlaşması (22 Kasım 1919) sonucunda Afganistan tam bağımsızlığına kavuşmuştur. Böylece Gazi Amanullah Han65 bağımsız Afganistan’ın ilk kralı olmuştur66. Bağımsız Afganistan’ı ilk tanıyan ülke Sovyet Rusya, Sovyetleri ilk tanıyan ülke de Afganistan olmuştur. Sovyet Sefiri Michel Bravin 12 Eylül 1919’da Kabil’e gelmiş, Kabil’e gelen ilk devamlı elçi olmuştur.

Kabil’e İlk Türk Diplomatik Temsilcisinin Atanması
Bu arada Türkiye’de Kurtuluş Savaşı (19 Mayıs 1919–9 Eylül 1922) başlamış, Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmış, 3 Mayıs 1920’de ilk Ankara Hükümeti kurulmuştur. Ankara Hükümeti ilk icraatlarından birisi Bakü ve Kabil’de diplomatik temsilcilikler açmak olmuştur. 18 Ağustos 1920’de Binbaşı Abdurrahman Samadani Bey Afganistan mümessilliğine atanmıştır. Abdurrahman Samadani Bey 20 Ağustos 1920’de Ankara’dan ayrılmış, Erzurum ve Nahcivan’a uğramış, Moskova üzerinden Kabil’e ulaşmıştır. Abdurrahman Samadani Bey Umur-u Hariciye Vekili Muhtar Bey ve Büyük Millet Meclisi Reisi Mustafa Kemal imzalı 18 Ağustos 1336 (1920) tarihli itimatnamesini Kral Amanullah Han’a sunmuştur. Abdurrahman Bey itimatnamenin yanı sıra Mustafa Kemal Paşa’nın Kral Amanullah Han’a Hicri 3 Zilhicce 1338 ve 18 Ağustos 1336 (1920) tarihli bir de mektubunu sunmuştur. “Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi Mustafa Kemal Paşa’dan Afgan Şehametlu Amanullah Han Aram Allah Teali İcla Hazretlerinin Huzur-u Emaret Penahilerine“ başlıklı mektup “Bismillahirrahmanirrrahim“le başlamıştır. Mektup’ta Mustafa Kemal Paşa, Sevr Antlaşmasının İstanbul Hükümeti’ne zorla dayatıldığını ve Sevr’in baş mimarı İngiltere’nin “amansız ortak düşman“ olduğunu ifade etmiştir. Yine mektupta Mustafa Kemal Paşa, “Dini sağlamlığı71 ve seçkin milli özellikleri ile ayrıcalıklı soylu Afgan halkı“ şeklinde samimiyet içeren ifadelere yer vermiştir.




KİTABIN KÜNYESİ
Kitap Adı : Atatürk Dönemi Ve Sonrası Türk-Afgan İlişkileri
Yazar : Dr. Mustafa ŞAHİN
Sayfa Sayısı : 184 s.
Yayınevi : TASAM Yayınları
Format : Kitap ve E-Kitap, PDF Merchant©
ISBN : 978-605-4881-09-3
Yayın Tarihi : 2014
Fiyatı : 22,50 TL (KDV Dâhil)


TASAM YayınlarınınAtatürk Dönemi Ve Sonrası Türk-Afgan İlişkileri“ isimli kitabından alınmıştır.

Kitap için tıklayınız | e-kitap için tıklayınız

 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2646 ) Etkinlik ( 217 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 97 1037
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2000 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 2000

Gerçekleşen her göç hareketi nedenleri ve sonuçlarıyla sadece göç eden toplumu değil, göç edilen toplumu da etkilemektedir. Suriye İç Savaşı sonucunda Türkiye’ye sığınan ve “Geçici Koruma Altına” alınan Suriyelilerin sayısı resmi rakamlara göre bugün 3,5 milyondur. ;

ABD ise geniş yüzölçümü, 330 milyonu yakın nüfusu, sanayileşme ve teknolojide elde ettiği ilerleme, büyüyen ve gelişen ekonomisi, doğal kaynakları, demografik yapısı, Birleşmiş Milletlerdeki veto gücü, IMF ve NATO içerisindeki yeri, uluslararası alandaki saygın konumu ile tüm dünyanın dikkatini her ...;

16. asrın ortalarında doğu istikametinde genişleyerek kadim Türk coğrafyasını işgal etmeye başlayan Rus Çarlığı 17. asırda Kuzey ve Doğu Asya’da yayılmaya devam etmiştir. ;

Küreselleşmenin ve gelişmiş iletişim teknolojilerinin dünyanın çehresini değiştirmesiyle uluslararası ilişkilerin devletlerarası ilişkiler ile tanımlı olduğu dönem sona ermiştir. ;

Askeri teknolojiye ağırlık veren Rusya, derin uzay aktiviteleri tam gaz devam ederken Amerika ve Çin’in gerisinde kaldı. Eski uzay gücü Sovyetler Birliği’nin mirasına Rusya sahip çıkamadı. ;

Savunma ve güvenlik alanında değişen parametrelerinin sağlıklı yönetilmesi için ilgili çalışmaların muasır ve üstü boyutlara taşınmasına, kamu bilinci oluşturulmasına ve Türkiye ile diğer ülkeler arasında güvenlik temalı ağlar kurulmasına stratejik katkı sunan Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü int...;

“Değişen devlet doğası” temelinde ulusal ve uluslararası güvenlik konuları ile küresel yönetişim mekanizma ve kurumlarını her yıl ayrı bir gündemle tartışmak üzere İstanbul merkezli oluşturulan İstanbul Güvenlik Konferansı’nın resmî internet sitesi ve adresi yenilendi.;

Dr. Serkan Cantürk’ün “Konvansiyonel Kalkınmadan Dijital Kalkınmaya Türkiye” isimli kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Orta Doğu coğrafyası, 2010 yılının aralık ayından bu yana Tunus ile başlayan, günümüzde de tüm şiddetiyle Suriye’de devam eden devrim süreçlerinin etkisiyle hızlı bir değişim ve dönüşüm iklimine girmiştir.

Somali Cumhuriyeti; Afrika’nın doğusunda yer almakta olup Afrika Boynuzu olarak adlandırılan ve dünya gündemine açlığın, kıtlığın ve bulaşıcı hastalıkların yol açtığı felaketler nedeniyle sık sık gelen bir bölgede konumlanmış durumdadır.

Uzun yıllar boyunca Liberya meselesi, dünya gündemini meşgul eden bir konu olmuştur. Yaşanan İç Savaş boyunca sıklıkla çatışmalar ve ölümlerle anılan ülkenin günümüzde yeniden dirilme mücadelesi vermesi, diğer aktörler tarafından dikkatle izlenmektedir.

1 - İKT Üyesi Ülkeler Düşünce Kuruluşları Forumu 28 - 30 Ocak 2010 tarihleri arasında İstanbul’da yapıcı ve samimi bir ortam içinde cereyan etmiştir.