“Ekonomi Politik” Ve Oy Verme Davranışı

Makale

Oy verme davranışını etkileyen pekçok faktörden birisi de ekonomi politikalarıdır. Ekonomik beklentilerin, seçmenlerin oy verme davranışı üzerindeki etkileri siyaset bilimcileri tarafından da uzun süredir incelenmektedir....

Oy verme davranışını etkileyen pekçok faktörden birisi de ekonomi politikalarıdır. Ekonomik beklentilerin, seçmenlerin oy verme davranışı üzerindeki etkileri siyaset bilimcileri tarafından da uzun süredir incelenmektedir.
Gerald Kramer’in ABD’de yaptığı araştırmalar, iktidar partilerinin oylarında görülen dalgalanmaların büyük ölçüde izlenen ekonomik politikaların başarısına ya da başarısızlığına göre değiştiğini ortaya koymuştur. (1)
Daha sonraları ekonomik faktörlerin seçmen davranışı üzerindeki etkileriyle ilgili araştırmalar derinleştirilerek "ekonomik oy verme" diye tanımlanan teoriye dönüştürülmüştür. Siyaset Bilimci Key tarafından formüle edilen ve "sorumlu seçmen" düşüncesine dayanan teorinin özü şudur: “Seçmenler, ülke ekonomisinin performansından iktidardaki partiyi ya da partileri sorumlu tutarlar ve bu sorumluluk bilincine göre oy verirler. Eğer bu önerme doğruysa, yani ülkede cereyan eden ekonomik koşullar vatandaşın parti seçimi üzerinde güçlü etkiye sahipse, iktidar partisinin kaderinin önemli ölçüde ekonomideki başarısına bağlı olması gerekir. Buna göre ülkedeki genel refahın artışını izleyen dönemlerde yapılan seçimlerde, seçmenlerin iktidardaki partinin adaylarına daha fazla destek vermesi, genel refahın azaldığı dönemlerde ise iktidarın desteğini çekerek cezalandırması beklenir…"(2)
Kiwit ve Rivers da, ekonomik temelli oy verme davranışıyla "seçmenin geçmişe yönelik bir değerlendirme yaptığını" belirterek, seçmenlerin iktidar partisi merkezli bir düşünceyle hareket ettiklerini ve izlenen ekonomi politikalarının sonuçlarını değerlendirdiklerini ifade etmektedirler. (3)
Başta ABD ve İngiltere olmak üzere pekçok ülkede yapılan araştırmalar ekonomi politiğin seçmen davranışıyla doğrudan bir ilgisinin olduğunu ortaya koymuştur.
Acaba Türkiye için durum nedir?
Türkiye’de de seçmenler, sandık başına giderken, iktidardaki partinin uyguladığı ekonomi politikalarına göre mi oy kullanıyorlar? Ya da bir başka deyişle, ekonomi politikalarının oy verme davranışı üzerindeki etkisi ne kadardır?
Türkiye’de seçmen davranışlarının, ekonomi politik ile ilgisini inceleyen Birol Akgün, ilginç sonuçlara ulaşmıştır. Akgün, Türkiye’de ekonomik faktörlerin kollektif seçmen davranışları üzerinde önemli ölçüde belirleyici olduğunu belirtmektedir. Akgün, bu saptamasına dayanak olarak, Türkiye’de geçmiş yıllarda yapılan seçimlerin sonuçlarını göstermektedir.
Seçmenler "öç alma ya da ödüllendirme" duygusuyla hareket etmektedirler. Halk, ekonomik gelişmelerden direkt olarak etkilendiği için, olumlu ya da olumsuz gelişmelerden de doğrudan hükümeti sorumlu tutmaktadırlar. Olumlu ekonomik gelişmeleri halk sandıkta oyuyla ödüllendirirken, olumsuz gelişmeleri de yine oylarıyla cezalandırmaktadır.
Türkiye bağlamında, Akgün’ün yaptığı araştırmadan çıkan sonuç ilginçtir: "Türkiye ile ilgili bulgular göstermektedir ki, hükümetteki partilerin oyu ekonomideki fiyat hareketlerine bağlı olarak önemli ölçüde değişmektedir. Ekonomik büyüme hükümetlere siyasal desteğini devam ettirmede avantaj sağlamaktadır ama bunun etkisi nispeten azdır. Bunun bize öğrettiği gerçek şudur; Seçmen negatif ekonomik göstergelere pozitif ekonomik gelişmelerden daha güçlü biçimde duyarlılık göstermektedir. Daha çok cezalandırmakta, daha az ödüllendirmektedir.“(4)
22 Temmuz 2007 seçim sonuçlarına bakıldığında ekonomi politiğin sonuçlar üzerinde önemli bir etkisinin olduğu görülmektedir. Mevcut siyasal iktidarın ekonomi alanındaki uygulamaları sandıkta seçmen tarafından olumlu algılanmış ve devamı için vize verilmiştir.
Yapılan kamuoyu araştırmalarında seçmenlerin oy verme gerekçelerinde ekonominin birinci sırada yer alması da 22 Temmuz seçimlerinde ekonomi politiğin seçim sonuçlarına etkisine işaret etmektedir.
22 Temmuz seçimlerinde halk önce ekonomik sonra da güvenlik kaygısını önceleyerek sandığa gitmiştir. AKP’nin oylarını artırarak seçimden birinci parti olarak çıkması, MHP’nin de yine bir önceki seçime oranla oylarını önemli miktarda artırması bu tesbiti doğrulamaktadır.
Seçmenler gündelik hayatlarını doğrudan etkileyen konulara daha fazla duyarlılık göstermekte ve bazı toplum kesimlerinin gündeminde yer alan tartışma konularına ise sanıldığı kadar ilgi göstermemektedir. CHP’nin beklenenden daha az oy alması, sanırız bunun en açık göstergesidir.
Dipnotlar
  1. Gerald Kramer, “Shorttern Fluctautions in US voting behavior: 1896/1964“, American Political Science Review, 1971, s. 65
  2. V. Key, The Resbonsible Eleçtorate, New York, 1966
  3. Roderic Kiwit, Douglas Rivers, “A Retrospective on Retrospective voting, New York: Chap.11, 1985, s. 207
  4. 4. Birol Akgün, “Türkiye’de Seçmen Davranışının Ekonomi Politik’i Üzerine Bir Model Denemesi“, (http://www.liberaldt.org.tr/ldd/m14/DDbiak.htm)
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

İktisadi düşünce tarihi, uzun süre boyunca Batı Avrupa ve Kuzey Amerika merkezli bir epistemolojik hattın tekelinde şekillenmiş; Batı dışı toplumların entelektüel üretimleri ise genellikle "gecikmiş", "çeperde kalmış" ya da "taklitçi" formlar olarak marjinalleştirilmiştir. ;

NATO zirveleri genellikle savunma harcamaları, askeri yetenekler ve Rusya'ya karşı caydırıcılık üzerine yapılan tartışmalarla domine edilir. Ancak İttifak'ın resmi belgelerinde daha sessiz bir dönüşüm yaşanıyor. ;

İktisadi düşünce tarihi çalışmaları, genellikle Anglo-Amerikan merkezli ana akım kuramların ya da Batı Avrupa menşeili büyük ekollerin gölgesinde şekillenme eğilimindedir. ;

The Lancet'te yayımlanan bir analize göre, dünya genelinde yaklaşık 1,2 milyar insan şu anda bir ruhsal bozuklukla yaşıyor ve bu yük son otuz yılda çarpıcı bir şekilde arttı. Ruhsal hastalıklar, dünyanın en çok engelliliğe yol açan sağlık sorunları arasına girdi; anksiyete ve depresyon ise bu yüksel...;

İktisat “bilimi”, çoğunlukla evrensel formüllerin, grafiklerin ve rasyonel aktör varsayımlarının soğuk laboratuvarı olarak kabul edilir. Ancak tarihin ve coğrafyanın süzgecinden geçirilmemiş bir iktisat teorisi, ruhu ve hafızası olmayan bir iskeletten ibarettir.;

Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor. ;

Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor. ;

İktisadi düşünce tarihi yazımı, coğrafi ve siyasi sınırların çizgisel takibine indirgendiğinde, ekollerin arkasındaki entelektüel geçişkenlikleri ve can alıcı dip akıntılarını gözden kaçırma riskiyle maluldür. Bu durumun en somut tezahürlerinden biri, Orta Avrupa iktisadi mirasının neredeyse tamamen...;

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.