Ama dörtnala gider.“
Bismarck
Giriş
1989 yılında Rusya’da faaliyete geçen şirketlerin tamamının hedefi şüphesiz ki, başarılı olmak ve kâr elde etmekti. Ancak diğerlerinden ayrılan bir kuruluş vardı ki, 13 yıl içerisinde gösterdiği gelişim hayranlık uyandıracak cinstendi. Gazprom, sağladığı devlet desteği ile kendi alanında bir dev olma yolunda atılımlar yapmaya kararlıydı ve amaçlarını gerçekleştirecek güç ile altyapıya da sahipti. Sovyetler Birliği’nin son döneminde Petrol ve Gaz Bakanlığı’nın alt kuruluşu olarak doğan bu enerji devinin bu kadar kısa sürede bir imparatorluğa dönüşeceğini o zamanlar kestirmek gerçekten de zordu. Fakat Gazprom, kurucuları ve destekçileri dışında herkesi şaşırtmış, doğalgaz ve petrol alanında dünyanın en büyüğü olmayı başarmıştı. Bu mucizevî başarı öyküsünün elbette rastlantı olması beklenemezdi. Nitekim şirketin genişleme projeleri, ülkenin ünlü stratejistleri ve alanında uzman onlarca mühendise teslim edilmişti. Sonuç olarak ortaya; dünya gaz piyasasına kelimenin tam anlamıyla hükmeden bir kuruluş çıktı. Ancak, misyon burada sona ermeyecekti. Zaten bu büyüklükteki bir şirketten de böyle bir şey beklemek yanlış olurdu.
Şimdi yeni hedefler koyma zamanıydı ve ulaşılan noktada yani zirvede kalıcı olmak buraya ulaşmaktan çok daha meşakkatliydi. Gazprom, gelişimini sürdürmekte son derece kararlı ve bir o kadar da hazır bir görünüm içinde yeni projelere yelken açıyordu.
Gazprom’da Son Gelişmeler ve Yeni Projeler
Enerji piyasasının son dönemlerdeki en önemli aktörlerinden biri hiç kuşku yok ki Rusya Federasyonu’dur (RF). Bilinen doğalgaz rezervleri ile dünyada birinci sırada yer alırken dünya üretilebilir petrol rezervlerinde Orta Doğu Bölgesi’nden sonra ikinci sıradadır.1 RF, ayrıca dünyanın en büyük doğalgaz ihracatçısı, en büyük ikinci petrol üreticisi ve en büyük enerji sağlayıcısı unvanlarını da taşımaktadır.2 Bu veriler göz önüne alındığında enerji ihracının, özellikle son 5 yıl içinde, Rusya’nın ekonomik gelişimine en fazla katkı sağlayan etmen olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Nitekim Rusya, dünyada petrol ve doğalgaz fiyatlarının tavan yaptığı bir dönemde büyük atılım gerçekleştirmiş ve üretim kapasitesini katlamıştır. Dışardan bakıldığında gayet zararsız görünen bu tablo aslında büyük riskler altına girilerek yapılmış bir girişimdir. Bu şekildeki bir büyüme, Rusya ekonomisini doğalgaza ve petrole bağımlı hale getirmiş aynı zamanda petrol fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı da ekonomiyi savunmasız halde bırakmıştır. Ancak, RF’nin olası dalgalanmalara karşı hazırlıksız yakalanmamak amacıyla oluşturduğu bir acil durum fonunun varlığı da bilinmektedir. Bunun yanında Rusya’nın enerji üretim ve ihraç kapasitesini arttırma olanaklarında da ciddi ölçüde daralma görülmektedir. RF, enerji sahalarının gittikçe yaşlanması ve rezervlerin azalması, petrol boru hatlarının bazı bölgelerde yetersiz kalması, modern enerji teknolojilerine entegrasyonun tam olarak sağlanamaması gibi bazı sorunlarla karşı karşıya gelmiştir. 3 Sorunların önemli bir kısmının çözümü için de yine tek çıkış yolu olarak Gazprom belirlenmiş ve çeşitli yeni projeler üretmek suretiyle problemlerin ortadan kaldırılması amaçlanmıştır.