Türkiye - Fransa Stratejik Diyaloğu | “Düşünce Diplomasisi: Yeni Dünya Yeni Ufuklar”

Haber

Tarih; karşılıklı bağımlılığı derinleştirecek stratejik fırsatlar sunmaktadır. Bu bağlamda düşünce kuruluşları, kanaat önderleri ve sektör temsilcilerini stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla bir araya getiren Türkiye - Fransa Stratejik Diyaloğu önemli bir referanstır....

VİZYON BELGESİ (TASLAK)
TÜRKİYE - FRANSA STRATEJİK DİYALOĞU
“Düşünce Diplomasisi: Yeni Dünya Yeni Ufuklar“
( Türkiye - Fransa )

Türkiye; 84 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen ekonomisi ve Afro-Avrasya ana kıtası ortasındaki jeostratejik konumu ile öne çıkmaktadır. Avrupa, Karadeniz, Kafkaslar, Asya, Orta Doğu ve Afrika ülkeleri ile arasındaki tarihî, siyasi ve kültürel bağları, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası alanda yükselen aktivitesi, NATO, AGIT ve CICA gibi örgütlerin önemli üyelerinden olması ve son dönemde geliştirdiği aktif dış politikası ile küresel platformda önemi gittikçe artan bir aktör hâline gelmiştir.

Fransa ise Atlantik ve Afro-Avrasya geçiş yolları üzerindeki stratejik konumu, derin siyasi, tarihi ve kültürel birikimi, 67 milyonluk nüfusu, dinamik ekonomisi, 2,777 trilyon dolarlık GSYİH’sı; BMGK, NATO, Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, OECD vb. uluslararası kurum ve kuruluşlara üyeliği ile bölgesel ve küresel düzeyde önemli bir ülke konumunda bulunmaktadır.

Fransa, AB üyesi ülkeler arasında en büyük tahıl üreticisi ve Batı Avrupa ülkeleri arasında tarım ve gıda sektörünün en fazla ağırlığa sahip olduğu ülke konumundadır. Dolayısıyla AB’nin tarım politikalarına büyük ölçüde yön veren ülkedir. Otomotiv sanayii, Fransa’da yarattığı katma değer ile milli gelirin %10’unu oluşturmakta ve ülkedeki her on çalışandan birine istihdam sağlamaktadır. Dünya’nın en büyük elektrik ihracatçısı olan Fransa, ABD ve İngiltere’nin ardından dünyanın en fazla yabancı yatırım çeken ülkesidir.

Türk - Fransız ilişkileri Kanuni Sultan Süleyman’ın Fransa Kralı 1. François’nın yardım talebine olumlu cevap verdiği 1526 yılına kadar geri gitmektedir. Osmanlı döneminde, Kapitülasyonlardan Duyun-u Umumiye idaresine uzanan bir ekonomik ilişkiler süreci ile hem ittifaklara, hem karşılıklı çatışmalara sahne olan ilişkiler yaşanmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile Fransa arasında 20 Ekim 1921 tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması, yeni Türk devleti ile Fransa arasındaki ilişkilerin başlangıcı olmuştur.

Türkiye - Fransa ikili ticaretinde, 2019 yılında ticaret hacmi yaklaşık 14 milyar avroya yükselmiş, ticaret açığı ise Fransa aleyhine 1,3 milyar avro civarı olmuştur. 2019 yılında Türkiye’nin en çok ticaret yaptığı 7. ülke Fransa olmuştur. Türkiye’nin Fransa’ya ihraç ettiği başlıca ürünler; otomobil sanayi ürünleri, hazır giyim, otomobil yan sanayi ürünleri, elektrikli ev aletleri, genel kullanıma yönelik makine ve cihazlar, tekstil endüstrisi ürünleri ve elektrikli cihazlardır. Fransa’nın Türkiye’ye ihraç ettiği başlıca ürünler; uçak ve uzay endüstri ürünleri, otomobil (yan) sanayi ürünleri, genel kullanıma yönelik makine ve cihazlar, temel kimyasal, azotlu, plastik ve sentetik kauçuk ürünlerdir. Türkiye’de 1.524 Fransa sermayeli şirket faaliyet göstermektedir.

Türkiye için Fransa, beş yüz yıllık köklü ilişkileri temelinde önemli bir ticari ve ekonomik ortaktır. Aynı zamanda yaklaşık 800 bin Türk nüfusun yaşadığı önemli bir müttefiktir. İki ülkenin resmî ilişkilerinin temelini Kurtuluş Savaşı sırasında 20 Ekim 1921’de imzalanan Ankara Antlaşması oluşturmaktadır. 2019 yılında Türkiye’yi yaklaşık 875.957 Fransız turist ziyaret etmiştir.

Türkiye ve Fransa, gerek müştereken yakın oldukları coğrafyalarda, gerek dünya genelinde, demokrasi, insan hakları ve özgürlüklerin gelişmesi yolunda gayret gösteren, bu çerçevede, ortak çabalar içinde yer alan iki ülkedir. Hem uluslararası alandaki bu ortak hedefler, hem iki ülkenin yoğun ekonomik ilişkileri, siyasi ilişkilerin olumlu seyri için önemli bir altyapı oluşturmaktadır.

Türkiye’nin Fransa ile ilişkilerinin unsurları arasında, ticaret hacmi, askeri iş birliği imkanları, Orta Ddoğu ülkeleri ile ilişkiler, Türkiye’nin AB üyelik süreci, Fransa’daki Türk işçileri, kültürel etkileşim ve turizm sayılabilir. İkili plandaki yoğun ve kurumsal ilişkilere ek olarak NATO, AGİT, Avrupa Konseyi gibi Avrupa’nın savunma ve siyasi yapılanmalarında da Fransa Türkiye’nin en önemli ortakları arasında yer almaktadır. Örneğin Balkanlarda ve Afganistan’da Türkiye ve Fransa ortak askeri görevler yürütmektedir. Demokrasi, laiklik, Dünya Ticaret Örgütü üyeliği ve kalkınmacı ekonomilere sahip olmaları iki ülkenin ortak özellikleridir.

Bununla birlikte, Fransa’nın, Türkiye’nin AB üyeliğine son yıldır karşı çıkarak AB’ye tam üyelik müzakerelerinde bazı başlıkların açılmasını engellemesi son dönem yumuşamalar olsa da siyasi ilişkilerde sorun oluşturmaktadır.

Ayrıca, Fransa’nın kabul ettiği bir kanunla 1915 yılında Anadolu’da meydana gelen olayları “soykırım“ olarak nitelemesi de ilişkileri gölgelemiştir. İlgili kanun teklifi daha sonra Anayasa Konseyi tarafından 28 Şubat 2012 tarihinde “ifade özgürlüğünü ihlal ettiği“ gerekçesiyle Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Yasa teklifinin gündemde olduğu dönemde Türkiye, Fransa’ya yönelik bir dizi tedbire başvurmuştur.

Tarihsel ve konjonktürel nedenlerden dolayı gel-gitler yaşayan Fransa - Türkiye ilişkilerinin düzeyi potansiyelin oldukça altındadır. İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin gerçekçi ve kalıcı bir zeminde çok daha iyi düzeylere taşınabileceği açıktır. Bu çerçevede, Fransa Türkiye’nin AB üyeliği sürecinde Türkiye ile ilgili basmakalıp düşüncelerin ve önyargıların gözden geçirilmesi noktasında ciddi adımlar atabilir. Tunus ve Mısır gibi ülkeler başta olmak üzere Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkelerinde Türkiye ve Fransa ortak çıkarları için son derece uygun politikalar geliştirebilir ve etkinlikler gerçekleştirebilirler.

Türkiye’nin bölgesel ve küresel düzeyde artan etkinliği yanında Fransa’nın küresel ve bölgesel düzeydeki öncü rolü iki ülke ilişkilerinin potansiyeli açısından dikkate alınmalıdır. Enerji ve yatırım alanlarında da gittikçe artan iş birliği potansiyeli mevcuttur.

Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle ivme kazanan küreselleşme ve ardından çok boyutlulukla gelen temel eğilim, ülkelerin tek başlarına değil belirli bölgesel iş birlikleri ve bölge-ötesi ortaklıklar vasıtasıyla güçlenmesi yönündedir. Ülkeler artık ekonomik, siyasal, kültürel bakımdan diyalog ve iş birliğine dayalı açık bir yapıya doğru yönelmekte, uyum sağlayamayanlar ise ciddi istikrarsızlıklar yaşamaktadır.

İki ülkenin, bölgesel meselelere çözüm bulunması hususunda işbirliği içinde çalışmalarına duyulan ihtiyaç derinden hissedilmektedir. Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Fransa ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekmektedir. Tarih; karşılıklı bağımlılığı derinleştirecek stratejik fırsatlar sunmaktadır. Bu bağlamda düşünce kuruluşları, kanaat önderleri ve sektör temsilcilerini stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla bir araya getiren Türkiye - Fransa Stratejik Diyaloğu önemli bir referanstır.

Ana Tema
Düşünce Diplomasisi: Yeni Dünya Yeni Ufuklar

Alt Temalar
Yeni Dengeler Yeni Ekonomi
Türkiye - Fransa Ekonomik İlişkileri: Fırsatlar ve Engeller
Enerji Politikaları: Jeopolitik ve Güvenlik İşbirliği
Teknolojik İşbirliği, Akademik ve Kültürel İşbirliği
Sosyal, Ekonomik ve Politik Gelişmeler
Türkiye’nin AB Üyelik Süreci ve Türkiye - Fransa İlişkileri
Orta Doğu, Afrika, Orta Asya Ülkeleri Bağlamında İş Birliği İmkânları
ABD ve Yeni Ortaklarla İlişkiler: Transatlantik & Pasifik Stratejileri

Öncelikli Sektörler
Kamu Diplomasisi Eğitim ve Dil
Kültür ve Turizm
İnşaat, Müteahhitlik ve Altyapı
Sağlık ve Sağlık Turizmi
Enerji, Petrokimya ve Yatırımlar
Lojistik, Ulaştırma ve Haberleşme
Bankacılık ve Finans (Stratejik Yatırım Fonu)
Ekonomi ve Ticaret
Medya ve İletişim
Bilim ve Teknoloji
Marka Şehirler ve Çevre
Savunma ve Uzay Sanayii
 
 
ÇALIŞMA VE ETKİNLİKLER (TASLAK)

Yöntem
Tümevarım, Katılımcılık ve Ekonomik Derinleşme

Türkiye - Fransa Akil Kişiler Kurulu Toplantıları/Çalışmaları

Kapasite ve Ekosistem Envanteri Oluşturulması

Araştırma Projeleri ve Raporlarının Hazırlanması

Pro-aktif Politika Önerileri Geliştirilmesi

Yuvarlak Masa Toplantıları/Çalıştayları

Çok Taraflı Çalıştaylar/Çalışmalar

Sektör Çalıştayları/Etkinlikleri

Uygulamalı İnteraktif Modellemeler


Stratejik Raporlar
Sektör çalışmalarının iki ülke karar alıcıları, özel sektörü, medyası ve kamuoyu için stratejik raporlar olarak yayımlanması. Literatür ve hafıza desteği sağlanması.

Medya Konferansları

Diğer Akademik Çalışmalar
Stratejik Rapor, Kitap, Makale, Tez vb. Akademik Çalışmalar

Etkinlik Sayfası
Etkinlik detayları ve vizyon belgesine alttaki linkten ulaşılabilir:
https://tasam.org/tr-TR/Etkinlik/16242/turkiye_-_fransa_stratejik_diyalogu_
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2635 ) Etkinlik ( 212 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 95 1030
Avrupa 22 633
Latin Amerika ve Karayipler 14 66
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1346 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 282
Orta Doğu 21 595
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1994 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1994

Çin Halk Cumhuriyeti; Japonya ve Güney Kore’yi geçerek Asya-Pasifik Ülkeleri arasında Türkiye'nin en büyük ticari partneri hâline gelmiştir. Ticaret hacminin artmasına paralel olarak, iki ülke arasındaki ilişkiler ivme kazanmıştır. ;

Küreselleşme olgusuna ilişkin yapılan tanım ve açıklamalar, konunun daha çok politik, ekonomik ve askeri boyutunu öne çıkarsa da, küreselleşme en fazla kültürel yaşam üzerinde dönüştürücü bir etki yarattığı, toplumların günlük yaşam pratiklerini biçimlendiren temel değerleri, kolektif imgeleri ve se...;

Arjantin ise 45 milyonluk nüfusu, 2 milyon 791 bin kilometrekarelik yüzölçümü ve 518 milyar doları aşan GSYİH’sı ile Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik bir aktör olup üyesi olduğu bölgesel ve küresel uluslararası örgütler içindeki aktivitesi ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Arjantin, ...;

Üstüne inceleme yapılan devletin, “modern devlet” yani “burjuva devleti” olduğunu hatırlatmak gerekir. Ancak burada, Pierre Clastres’nin1 ilkel (ilksel) toplulukların, siyasal yapılanmalarıyla “devlete karşı” topluluklar oldukları ve ilksel halkların tarihinin devlete karşı mücadeleler tarihi olduğu...;

Güvenlik üzerinden yeni ittifakların gelişmesi ise başat ülkelerin aldıkları risklerden ve inisiyatiflerden okunabilmektedir. Mülkiyet ve güç kavramlarının niteliği ile iş modeli tarihsel olarak değişmektedir. “Başarıda Başarısızlık” sendromu yaşayan AB’nin geleceğini; Brexit sonrası Batı’da yeniden...;

Klasik diplomasiye ekonomik, sosyal, kültürel ve insani alanlarda açılım imkanı sunan kalkınma işbirliğindeki aktörlerin etkili koordinasyonu için proje, program ve proaktif inovasyon desteği sağlamak üzere kurulan TASAM Kalkınma ve İşbirliği Enstitüsü’nün resmî internet sitesi yenilendi.;

Ukrayna ise 45 milyona yaklaşan nüfusu, Avrupa Birliği ile Rusya Federasyonu arasındaki önemli coğrafi konumu ve kayda değer ekonomik potansiyeli ile dünyanın dikkatini üzerine çekmektedir. Birleşmiş Milletler (UN), BM, Avrupa Konseyi, AGİT, BDT, DTÖ, GUAM, KEİ, AvET, KEİ gibi pek çok bölgesel ve ul...;

Meriç ile Karasu arasında bulunan ve Meriç, Rodop ve İskeçe illerinden oluşan bölgede, 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile bugün yaklaşık 150 bin Müslüman Türk yaşamaktadır. ;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Orta Doğu coğrafyası, 2010 yılının aralık ayından bu yana Tunus ile başlayan, günümüzde de tüm şiddetiyle Suriye’de devam eden devrim süreçlerinin etkisiyle hızlı bir değişim ve dönüşüm iklimine girmiştir.

Somali Cumhuriyeti; Afrika’nın doğusunda yer almakta olup Afrika Boynuzu olarak adlandırılan ve dünya gündemine açlığın, kıtlığın ve bulaşıcı hastalıkların yol açtığı felaketler nedeniyle sık sık gelen bir bölgede konumlanmış durumdadır.