Ekonomik Küreselleşme ve Türkiye

Makale

Ekonomik küreselleşmeyi en basit anlamıyla “Birleşik Kaplar Ortamı“ olarak tanımlayabiliriz. Teorik olarak, mutlak rekabet ve bilgiye ayrıcalıksız ulaşım ortamında, üst düzey refah toplumları ile alt düzey refah toplumları orta seviyede birleşeceklerdir....

Giriş

Ekonomik küreselleşmeyi en basit anlamıyla “Birleşik Kaplar Ortamı“ olarak tanımlayabiliriz.

Teorik olarak, mutlak rekabet ve bilgiye ayrıcalıksız ulaşım ortamında, üst düzey refah toplumları ile alt düzey refah toplumları orta seviyede birleşeceklerdir.

Küreselleşme bir yandan Batılı köylü ve işçi sınıfları için tehdit oluştururken, diğer yandan da hür dünyaya açılma aşamasındaki kapalı toplumların seçkinlerinin avantajlarını tehdit etmekte, bu sosyal sınıfların da tepkisini çekmektedir.

İlginçtir, küreselleşmeye Batı dünyasından gelen tepkiler, Doğu dünyasından gelenlerden çok daha şiddetlidir.

Gerçekte küresel tek köy haline gelen dünyamızın ortak sorunları artık hiçbir insan beyninin veya merkezi bir elit sınıfın başedemeyeceği noktaya varmakta, işler kontroldan çıkmaktadır.

Paul Kennedy’nin “askeri ve ekonomik overstretch - aşırı yayılma“ terimlerini hatırlayarak bu durumu da bir sonraki aşama, “Intellectual Overstretch - İnsan Beyninin Kapasitesinin Aşılması“ olarak adlandırabiliriz.

Doğal sürecinde çığ gibi hızlanan ve dizginlenmesi imkansız olan küreselleşme korkutucu, korkutucu olduğu kadar da çaresizlik veren bir fenomen haline gelmektedir.

Kömür, çelik ve petrol dünya savaşlarına sebep olmuşlardı. Bu kez Çin ve Hindistan uyanmakta, dünya nüfusunun üçte biriyle dünyanın stratejik gaz ve petrolüne büyük bir iştahla talip olmakta..

İstatistik verilerin ve genel kanının aksine, küreselleşmeden “Uyanan Doğu“ kazanmakta, zenginlik ve medeniyet rehavetindeki Batılı kaybetmektedir. O nedenledir ki, 21. Yüzyıl Pasifik Yüzyılı olacak denilmektedir.

Makalemizin ruhunu da “Doğu’nun Uyanışı“ oluşturmaktadır.


Doğu’nun Uyanışı

Bilindiği gibi Avrupa Ortaçağlarda ahiret için yaşarken daha sonra Rönesans, Reform ve müteakip sanayi devrimi ile dünya malına uyanmış ve sonra
da tüm dünyaya galebe çalmış, zirveye oturmuştu. Yaşlı Avrupa doygunluk ve zirveye oturmuşluğun rehavetiyle eski hırsını kaybederken, Doğu halkları “dolar“ için ahlaki değerlerini feda dahil, her türlü özveriye hazır durumda gelmekte.

Batı dünyasının dünya malına yeni uyanan enerjik kitlelerle başetmesi zor görünmekte, bu aç saldırı karşısında savunma konumuna girmekte, elindeki nimetleri kaybetmeme telaşına düşmektedir.

Hatırlanacağı gibi imparatorluklar geniş coğrafyalarda ticareti güvencede tutuyorlardı. Modern, daralmış ulus-devletlerin doğuşuyla dünyada mal ve insan akışı akamete uğramış, Avrupa Birliği biraz da bu ihtiyacın zorlamasıyla doğmuştu.

Küreselleşmenin önce ulus devletler arasındaki ticari sınırları, sonra da diğer farklılıkları törpülemesi gündemdedir ve Türkiye’nin bu gerçekler bilinci içinde ön alıcı tedbirler geliştirmesi gerekir.

TASAM Yayınlarının "Bir Büyükelçinin Düşünce Dünyası" isimli kitabından alınmıştır.
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2708 ) Etkinlik ( 221 )
Alanlar
Afrika 76 639
Asya 98 1077
Avrupa 22 637
Latin Amerika ve Karayipler 16 67
Kuzey Amerika 9 288
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1379 ) Etkinlik ( 52 )
Alanlar
Balkanlar 24 293
Orta Doğu 22 606
Karadeniz Kafkas 3 296
Akdeniz 3 184
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1292 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
İslam Dünyası 58 781
Türk Dünyası 19 511
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2045 ) Etkinlik ( 82 )
Alanlar
Türkiye 82 2045

Komşu kıyılara sahip devletlerin Deniz Yetki Alanı (DYA) yan sınırının belirlenmesi her zaman sorunlu olmuştur. Genelde sınırın denizle birleştiği noktayı merkeze alan bir açı genişliği başlangıçta olmasa bile ilerleyen zaman içinde denizde veya karada meydana gelen topografik değişiklikler nedeniyl...;

Büyük güçlerin siber uzay ve siber güvenlik stratejileri 21. yüzyılın başlarında somut olarak şekillenmeye başlamıştır. Ancak bu stratejilerin temeli ABD ve SSCB'nin Soğuk Savaş dönemi boyunca tecrübe ettikleri uzay ve silahlanma yarışının bir sonucu olarak atılmıştır.;

Küresel tedarik zinciri ve küresel ekonomide Güney Asya ve Pasifik bölgelerinin giderek artan önemi dikkat çekmektedir. Bu bağlamda deniz yolları dışında da yeni olgular ve rotalar da önem arz etmektedir. Bu rotaların güvenliğinin yönetişimi kapsamında Çin’in Bir Kuşak Bir Yol projesi ile bu ‘Kuşak...;

ABD'nin Trump döneminden itibaren Afrika ile daha az ilgilendiği, Fransa’nın ise her geçen gün güç kaybettiği bir ortamda, uluslararası alanda yalnızlığa itilen Rusya, Afrika’da etkinliğini artırmaya yöneldi.;

İlk kez 2015 yılında düzenlenen ve bu yıl dokuzuncusu gerçekleştirilecek İstanbul Güvenlik Konferansı 2023, TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü (MSGE) tarafından “Ekosistemde Stratejik Dönüşüm: İklim, Gıda, Demografi, Meritokrasi, Ekonomi, Sağlık, Eğitim, İstihdam, Aile-Gençlik ve Şehir Güvenl...;

2022, küresel çapta enerji sektörü açısından son derece çalkantılı bir yıl oldu. Kovid-19 salgını sonrası tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmadan ve kesintilerden kaynaklı başlayan fiyat artışı, jeopolitik risklerin kısmen savaşla birlikte artmasıyla devam ederek zirve yaptı;

Enerji güvenliğinde, dünya ticaretinde, lojistik ve tedarik zincirlerinin güvenliği bakımından alternatif seçenekler, olası riskleri ve kırılganlıkları yönetebilmek için gereklidir. Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan çatışmalar sonuca bütün küresel ekonomiyi etkileyen enerji ve gıda tedarik sorunları...;

Enerji diplomasisi klasik anlamda tarif edilen diplomasi kavramından daha geniş bir anlam ifade etmektedir. Enerji diplomasisi, uzun vadeli stratejik hedeflere ulaşmak amacıyla yürütülen karmaşık süreçlere sahiptir ve çok aktörlü mekik diplomasi gerektirir. ;

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

6. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 04 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.