BRAINS² TÜRKİYE | Biyoteknoloji Programı | Uluslararası Karşılaştırmalı Vizyon, Strateji, Ekosistem ve Pazar İnşası

Haber

BRAINS2 TÜRKİYE; ‘Biyoteknoloji’, ‘Robotik’, ‘Yapay Zekâ’, ‘Nanoteknoloji’, ‘Uzay’ ve ‘Stratejik Hizmetler’ alanlarında pazar, ekosistem ve kapasite geliştiren, Türkiye merkezli çok programlı bir marka/inisiyatiftir. Küresel ekonomide yeni iş modeli ve çok boyutlu güç dağılımını dönüştüren bu temel alanların her biri için ayrı hazırlanan vizyon ve stratejiler ile planlanan programlar BRAINS2 TÜRKİYE ortak başlığı altında hayata geçirilmektedir....

( Biotechnology | Robotics | Artificial Intelligence | Nanotechnology | Space | Strategic Services )
BRAINS2 TÜRKİYE* BİYOTEKNOLOJİ PROGRAMI
“Uluslararası Karşılaştırmalı Vizyon, Strateji, Ekosistem ve Pazar İnşası“

===========================================================================
 
* BRAINS2 TÜRKİYE; ‘Biyoteknoloji’, ‘Robotik’, ‘Yapay Zekâ’, ‘Nanoteknoloji’, Uzay’ ve ‘Stratejik Hizmetler’ alanlarında pazar, ekosistem ve kapasite geliştiren, Türkiye merkezli çok programlı bir marka/inisiyatiftir. Küresel ekonomide yeni iş modeli ve çok boyutlu güç dağılımını dönüştüren bu temel alanların her biri için ayrı hazırlanan vizyon ve stratejiler ile planlanan programlar BRAINS2 TÜRKİYE ortak başlığı altında hayata geçirilmektedir.

===========================================================================
 
VİZYON (TASLAK)

Biyoteknoloji; canlı materyallerin kullanımı ile ekonomik değeri olan ürünlerin araştırma, geliştirme ve üretim süreçlerini kapsayan disiplinler-arası bir bilim dalıdır. Son zamanlarda özellikle genetik tekniklerin gelişmesi ile organizmalar arasında genetik materyallerin transferi ve ticari önemi olan yeni metabolitlerin üretim optimizasyonu için elverişli organizmaların varlığı bu alandaki uygulamaları hızlandırmıştır.

İnsan, hayvan ve bitki hücrelerinin fonksiyonlarını anlamayı, müdahale etmeyi, değiştirmeyi ve yönlendirebilmeyi amaçlayan Biyoteknoloji’de çok farklı teknikler ve işlemler kullanılmaktadır. İstenen özelliklerin kazandırılması için genetik manipülasyonlar uygulanan mikroorganizmaların doğal olarak üretmedikleri yeni ürünlerin üretimi böylece mümkün olabilmektedir. Bu ürünlerin yüksek ekonomik değeri ise ilgili çalışmaların önemini artırmaktadır. Biyoteknoloji ve moleküler biyolojideki gelişmeler çevre ile enerji ve gıda üretimi gibi alanlarda da önemli bir yere sahiptir.

Biyoteknoloji, canlıları iyileştirmek veya endüstriyel kullanımına yönelik ürün geliştirmek üzere teknolojinin doğa bilimlerine uygulanması ile bitki, hayvan ve mikroorganizmalar üzerinde genetik değişiklikler yapmak ya da yeni organizmalar elde etmek amacı ile kullanılan yöntemler olarak da tanımlanmaktadır. Hücre ve doku biyolojisi kültürü, moleküler biyoloji, mikrobiyoloji, fizyoloji ve biyokimya gibi doğa bilimleri ile yine genetik, makine, elektronik ve bilgisayar gibi mühendislik dallarının karşılıklı kullanıldığı Biyoteknoloji; DNA teknolojisi ile bitki, hayvan ve mikroorganizmaları geliştirmek, doğal olarak bulunmayan veya az bulunan maddeleri/ürünleri elde etmek için gerçekleştirilen tüm çalışmaları kapsamaktadır.

Bilimdeki temel buluşları kısa sürede faydalı ticari ürünlere dönüştürerek kendi talebini de oluşturabildiği için diğer teknolojilerden ayrılan Biyoteknoloji; insan sağlığı için protein ve hormon üretiminden vitamin, antikor ve antibiyotik üretimine, zorlu şartlarda yaşayan organizma enzim ve biyomoleküllerinin saflaştırılıp sanayide kullanımından yeni sebze ve meyve üretimine, insandaki zararlı genlerin eliminasyonundan aşı, pestisit, tıbbi bitki üretimine hatta hasarlı veya işlevini kaybetmiş organ ve dokuların değiştirilmesi için yapay organ ve doku üretimine kadar çok geniş kullanım alanına sahiptir. Biyoteknolojik ürünlerin küresel ölçekteki pazar payları ise sektörel bazda; gıda yüzde77, antibiyotik yüzde12, ilaç yüzde7 ve tarım yüzde3 civarındadır.

Günümüzde hayatın birçok alanını kapsayan Biyoteknoloji uygulamaları, faaliyet alanlarına göre; “kırmızı“ (sağlık ve tanı), “mavi“ (su ve deniz), “sarı“ (gıda ve beslenme), “yeşil“ (tarım ve çevre), “kahverengi“ (sulama ve çöl), “beyaz“ (endüstri ve ar-ge), “gri“ (fermentasyon ve biyoproses), “altın“ (biyoinformatik ve nanobiyoteknoloji), “siyah“ (biyoterör ve biyosuç) renk kodları ile tanımlanan alt dallara ayrılmıştır.

Türkiye Biyoteknoloji Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında sorumlu ve ilgili kamu kurumları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının da görüşü alınarak hazırlanan nihai belgeye göre; “Biyoteknoloji alanında teknolojik bilgi düzeyini ve katma değerli üretimi artırarak dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer almak“ vizyon olarak belirlenmiş, “Biyoteknoloji alanında ar-ge ve yenilik ekosistemi kapasitesini geliştirerek ülkemizi teknoloji geliştirebilen, yenilikçi, katma değeri yüksek ve küresel rekabete uygun ürünler üretebilen çekim merkezi haline getirmek“ ise genel amaç olarak benimsenmiştir.

Stratejidekisağlık biyoteknolojisi“, “tarımsal biyoteknoloji“ ve “endüstriyel biyoteknoloji“ alanları için de şu üç alt amaç tanımlanmıştır: 1) Biyoteknolojik metodların uygulanması ile hastalıkların önlenmesi, teşhis edilmesi ve tedavisi için teknik bilginin ülkede kalacak şekilde, katma değeri yüksek biyoaktif molekül, ilaç, sistem, doku ve organ gibi yenilikçi ürünler geliştiren, üreten ve ihraç eden, uluslararası standartlarla uyumlu mevzuata sahip, kalifiye araştırmacı, teknoloji altyapısı ve küresel rekabet gücüne ulaşmış, dünyayla bütünleşmiş, yasal düzenlemelere ve etik kurallara uyan bir sağlık biyoteknolojisi sektörü oluşturmak. 2) Türkiye’nin biyolojik çeşitlilikten ortaya çıkan gen kaynaklarını ve geri dönüştürülebilir kaynaklarını etkin kullanarak, yenilikçi ürünleri geliştirip üreten ve yeşil üretimi benimsemiş bir sanayi yapısına geçmek. 3) Tarım sektöründe çevre ve insan sağlığı açısından riskleri gözeterek biyoteknolojik teknikler ve uygulamalarının geliştirilmesi yönünde ar-ge çalışmalarına öncelik veren ve uluslararası gelişmeler çerçevesinde ileri teknoloji kullanılarak üretilmiş ürünlere yönelik biyogüvenlik kriterlerini etkin olarak uygulayan bir ülke konumuna gelmek.

Eylem planı kapsamındaki hedefler ise sırasıyla; “Hukuki ve İdari Düzenlemeleri Yapmak“, “Teknik Altyapıyı Geliştirmek“, “Üretim Altyapısını Geliştirmek“, “Sağlık Biyoteknolojisi Sektörünü Geliştirmek“, “Endüstriyel Biyoteknoloji Sektörünü Geliştirmek“, “Tarımsal Biyoteknoloji Sektörünü Geliştirmek“ şeklinde belirlenmiştir.

Türkiye gibi birçok Avrupa ülkesi de muhtemelen GDO hakkındaki olumsuz algılardan ötürü uzun bir süre Biyoteknolojiye mesafeli durmuşsa da, bugün Avrupa'da biyolojik sistemler üzerine gerçekleşen faaliyetlerin serbest piyasadaki ticari karşılığını ifade eden “Biyoekonomi“ kavramı yükselişe geçmiştir. Biyoekonominin temelinde tarım ve hayvancılık başta olmak üzere kimya, sağlık, ilaç, kozmetik, enerji ve daha birçok sektör bulunmaktadır. Avrupa’daki biyoekonomi büyüklüğünün günümüzde 1,5 trilyon avronun üzerinde olduğu değerlendirilmektedir.

Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı'nın "Biyoteknoloji Sektörel İnovasyon Sistemi" raporuna göre, biyoteknoloji sektörünün global ölçekte lideri durumundaki ABD, 76 milyar doları tarım kaynaklı ve 100 milyar doları sanayi kaynaklı bir biyoekonomiye sahipken Kanada için bu rakam 87 milyar dolardır. Son zamanlarda bu yarışa İsrail, İrlanda, Güney Kore, Çin, Singapur ve Hindistan da katılmıştır. Yüzyılın başından itibaren gelişmiş ülkelerdeki yıllık biyoteknolojik büyüme hızı yüzde 17 iken gelişmekte olan Asya ülkelerinde yüzde 36'dır. Bu ülkelerde bir stratejik sektör olarak belirlenen “Biyoteknoloji“ odaklı girişim sermayesi fonları tasarlanmakta, nitelikli uzmanlar yetiştirecek eğitim programlarına ağırlık verilmekte ve kolaylaştırıcı yasal düzenlemeler yapılmaktadır.

Hâlen emekleme döneminde sayılan bu yeni ekosistem bugün bu ölçekte - rekabetini henüz olgunlaştırmamış ve içinde sayısız yeni fırsat barındıran - dev bir pazar oluşturduğu gibi, KOBİ’sinden ana yüklenicilerine ve teknoloji firmalarına kadar daha birçok alanda yeni pazarlar oluşturarak her geçen yıl on milyarca dolar daha büyümekte, çok sayıda yeni teknolojik gelişme ve özel sektör girişimi ile büyümesini sürdürmektedir.

Ülkemizde 7. Kalkınma Planı kapsamında bir Biyoteknoloji İhtisas Komisyonu oluşturulmuşsa da Biyoteknoloji alanında henüz spesifik bir yol haritası bulunmamaktadır. Pazar verilerini layıkıyla edinmek de oldukça zordur. Endüstriyel biyoteknoloji sektörünün, biyolojik hammaddelerden enzimatik/mikrobiyal dönüşüm teknikleriyle ürün geliştiren firmalardan oluştuğu var sayılırsa; enzimler, ekmek mayası, starter kültür, yeşil kimyasallar, biyomalzemeler, biyopreparatlar, biyoyakıtlar, aşılar, doğal ara ürünler, çevre teknolojileri vb. konularda biyoekonomimizin büyüdüğü ifade edilebilir. Son yıllarda bilhassa üniversitelerde ilgili çalışmalar çoğalırken, özel sektörün ilgisi nispetinde biyoteknoloji girişimleri ciddi artış göstermektedir. Türkiye’nin dünya biyoekonomisindeki payını da artırması için gerek mevcut gerek yeni girişimlerin, hazırlanacak güçlü bir program ve yol haritası dâhilinde desteklenmesi büyük önem arz etmektedir.

BRAINS2 TÜRKİYE Biyoteknoloji Programı; hem akademik alanda hem de endüstriyel sektörde Türkiye’nin mevcut gücü ve potansiyelini göz önüne alarak, hangi Biyoteknoloji alanlarının geleceğe dönük büyüme için en yüksek potansiyeli vaat edebileceğini ve Türk Biyoteknoloji sektörünün bu büyümeden elde edeceği avantajların neler olabileceğini irdeleyecektir.

Millî Biyoteknoloji Sektörü için en makul ve umut verici ilgi alanlarını bulma amacı ile özel ve kamu sektörünün etkinliğini artırmak için Biyoteknolojinin kullanılmayan potansiyelini keşfetmeyi hedefleyen çalışmaların gerçekleştirilmesi sonucu çerçevesi ve ölçek büyüklüğü ortaya çıkacak olan sektör; Ülkenin rekabet gücü, ekonominin etkinliği ve milletin refahı üzerinde en güçlü etkiye sahip olabilecek sektörler arasında yerini alacaktır.

BRAINS2 TÜRKİYE Biyoteknoloji Programı; doğru kişilere** doğru sorular*** sorarak Türkiye’ye “Biyoteknoloji Stratejisi“ seçenekleri sunmayı ve Biyoteknoloji alanında önde gelen kurumsal paydaşlardan biri hâline gelmeyi amaçlamaktadır.

Program’ın hedefleri arasında; Türk uzmanların katkılarıyla “küresel trendleri yerel ihtiyaçlarla birleştirmek“; Türkiye’de Biyoteknoloji ile ilgilenen uzman topluluğunu bir araya getirip bilgi birikimlerini somut çıktılara dönüştürerek Ülke yararına değerlendirmek; Topluluk içi bağlantıları güçlendirerek etkinlikler için gerekli ortamı hazırlamak; hızla gelişen pazarda Türkiye’nin ticari açıdan nerede konumlanacağının, kabiliyet analizlerine göre ilgili öncü Türk firmaların, üretebilecekleri ürünlerin, potansiyel müşterilerinin, geliştirebilecekleri pazarın tespiti ile Türkiye’nin Biyoteknoloji kapasitesi, ekosistemi ve pazar inşasına katkı sağlamak yer almaktadır.

BRAINS2 TÜRKİYE Biyoteknoloji Programı; Ülkemizin bu alandaki yerinin ne olması gerektiğinin cevabını verirken, bu sektördeki öncü Türk firmalarının kabiliyet analizlerini yaparak, yerli ve uluslararası pazarlardaki konumlarına uygun ürün ve müşterilerle eşleştirecektir.

Bu bağlamda, Program kapsamında; ABD, Rusya Federasyonu, Çin, Fransa, Almanya, Japonya gibi ülkelerin Biyoteknoloji Stratejilerinin/belgelerinin ve pazarlarının karşılaştırmalı incelendiği, dünyadaki genel trendin analiz edildiği ve Türkiye için ideal strateji seçeneklerinin ortaya konduğu çok boyutlu spesifik çalışmalar ve etkinlikler gerçekleştirilecektir.


Ana Tema
Uluslararası Karşılaştırmalı Vizyon, Strateji, Ekosistem ve Pazar İnşası

Alt Temalar
Biyoteknoloji Ar-Ge İnşası/Envanteri
Biyoteknoloji Kaynaklar Ekosistemi
Biyoteknoloji Yönetişimi ve Regülasyon
Biyoteknoloji İnsan Kaynağı
Biyoteknoloji ve Güvenlik
Küresel Biyoteknoloji Pazarı Sektörel İncelemesi ve Tasnifi
Öncü Türk Firmalarının Analizi ve Ürün Eşleştirmesi
Uluslararası Karşılaştırmalı İşbirliği ve Rekabet
Biyoteknoloji Diplomasisi


STRATEJİ (TASLAK)

Biyoteknolojiye Dair Toplumsal Farkındalık Geliştirilmesi

- Gençlerin, geleceğin mesleklerine dair farkındalıklarının artırılıp bu mesleklere yöneltilmesi

- Biyoteknolojik farkındalığının artırılması

- Alt meslek dalları hakkında öngörücü yaklaşımlar geliştirilmesi


Geleceğin İş Gücü ve Mesleklerine Dair Planlama Yapılması

- Geleceğin iş gücü ve meslekleri konusunda detaylı değerlendirme yapılması, bu mesleklere yönelik becerilerin ortaya çıkarılması

- Biyoteknoloji eksenli mesleklerin belirlenmesi ve bu mesleğe sahip kişilere yönelik alternatif eğitim ve istihdam alanlarının planlanması

- İş gücü piyasasının yakın gelecekte fazlasıyla ihtiyaç duyacağı “biyoteknoloji“ ile ürün/hizmet geliştirecek ve destek sağlayacak kişilere yönelik çalışmalarla mesleki becerilerin geliştirilmesi


Savunma ve Güvenlik Alanında Biyoteknoloji Kullanımına Odaklanılması

- Ülke çapında “Biyoteknoloji“ odaklı eğitim ve bilgilendirme çalışmalarının yürütülmesi için ihtiyaç durumunda kurum ve kişilerin başvuracağı bir merkez oluşturulması

- Oluşturulacak merkezin, doğru gelişim açısından önemli olduğundan yönlendirici ve sektör bazlı eğitimlerin verilebileceği bir enstitü olarak faaliyete geçirilmesi

- Devlet ya da kurumlarca desteklenebilecek bu merkezde araştırmacılar için belirlenen öncelikli konular için ar-ge ödenek ve imkanları sağlanması


Eğitimde
Biyoteknoloji Kullanımına Odaklanılması

- Eğitim paydaşlarına dair Biyoteknoloji odaklı “veri toplama politikası“ oluşturulmasına öncülük edilmesi

- Öğretmene; öğretim sürecinde Biyoteknoloji temalı içerik hazırlama, süreç ve değerlendirme aşamalarında destek olacak ürünlerin/hizmetlerin geliştirilmesine katkı sağlanması

- Eğitimin kişiselleştirilmesi için öğrenen birey hakkında Biyoteknoloji konularındaki gelişiminin her yönüne dair veri toplanması


Biyoteknoloji
Dallarında Uzmanlar Yetiştirmek için Eğitimler Hazırlanması

- Biyoteknoloji kullanarak ürün/hizmet geliştirmeye yönelik (fizik, kimya, bilgisayar, elektronik, makine, biyomedikal mühendisleri ve bilgi teknolojileri uzmanları için) eğitimler verilmesi

- Biyoteknoloji dallarındaki uzmanlarının kullanacağı araç ve malzemelerin geliştirilmesi için gerekli destek ve ara-eleman ihtiyacına yönelik konularda eğitimler verilmesi

- Üniversitelerde araştırmacılara Biyoteknoloji uygulamalarına dair farkındalık kazandırılması

- Üniversitelerdeki özellikle lisans seviyesindeki programlarda Biyoteknolojinin sektör bazlı kullanımına yönelik ilgili bölümlere ilgili uygulamaları kapsayacak türden müfredat düzenlemelerinin yapılmasına katkı sağlanması

- Farklı disiplinlerdeki (sağlık, hukuk, eğitim, güzel sanatlar vb.) araştırmacıların Biyoteknoloji ürün ve çıktılarını araştırmalarında kullanabilmeleri için eğitimler verilmesi

- Biyoteknoloji kullanım alanlarıyla ilgili bilgilendirici çalışmalar yapılması

- Girişimcilere yönelik Biyoteknoloji uygulamaları eğitimleri verilmesi


Küresel Biyoteknoloji Pazarı Sektörel İncelemesi ve Tasnifi

- Küresel Biyoteknoloji pazarının sektörlere ayrılması, ilgili küresel pazar ve müşteri analizi ile pazarın gelecek potansiyelinin belirlenmesi

- Biyoteknoloji pazarında; Tarım ve Gıda İşleme [Bitki Islah Teknolojisi, Hayvan Yetiştirme Teknolojisi, Fonksiyonel Gıda Ürünleri, Gıda Teşhisi ve Güvenliği], Ağaç İşleme ve Kağıt Hamuru Üretimi [Selüloz ve Kağıt Endüstrisinde Enzimler], Kimya Endüstrisi [Biyo Bazlı Kimyasallar], Çevre Teknolojileri [Biyoremidasyon], Enerji Endüstrisi [Biyoenerji], Sağlık Hizmetleri [Terapötik Ürünler, Teşhis, İlaç Keşif Teknolojileri, Biyoişleme], Ulusal Güvenlik [Biyosavunma] başta olmak üzere, ar-ge, eğitim, uygulama, yazılım, donanım, üretim, hizmet vb. alt ve yan sektörlerin incelenmesi ve tasnif edilmesi


Öncülük Edecek Türk Firmalarının Analizi ve Ürün Eşleştirmesi

- Türkiye’nin bu pazarda hangi sektörlerde söz sahibi olabileceğinin belirlenmesi

- Bu sektörlere dair öncü firmaların belirlenmesi

- Bu sektörlere dair ar-ge çalışmalarında yetkin üniversite ve kurumların belirlenmesi

- Pazara ilişkin gerekli sertifikaların ve süreçlerin belirlenmesi

- Firmaların hangi ürünleri üretebileceğinin belirlenmesi

- Bu sektörlere belirlenen öncü firmalar ile ürünlerin eşleştirilmesi

Biyoteknolojinin Sosyal Hayat ve Endüstriye Adaptasyonu için Bilgilendirme Çalışmaları Yapılması

===========================================================================
 
** Doğru Kişiler

Doğru sorular kadar bunları “doğru kişilere“ sormak da Program’ın hedefine ulaşması için hayati önem taşımaktadır. Dünyadaki trendi doğru tespit edebilmek ve Türkiye’ye uygun seçenekleri belirleyebilmek için katılımcıların, ekosistemin tüm paydaşlarından oluşması sağlanacaktır. Dolayısıyla akademi, kamu ve sivil toplum kuruluşlarından gelen katılımcıların yanı sıra yaşanan bu dönüşümü oluşturan ve deneyimleyen özel sektör temsilcilerinin de Program’a katılması ve düşüncelerini sunması önceliklidir.

*** Doğru Sorular

Doğru soruları belirlemek ve sormak bu Program’ın en önemli adımlarındandır. Program’ın hedef çıktısı olan “bütüncül ve bütünlüklü sonuçlara“ ulaşmak ve odağı korumak, doğru soruların sorulmasına bağlıdır.

- Türkiye’nin, Biyoteknoloji Strateji’ne “gerçekten“ ihtiyacı var mı? Varsa, neden?

- Türkiye’nin Biyoteknoloji hedeflerinin ölçeği ne olmalı? Dünya çapında bir rekabet mi, yoksa muadil ülkelerle bir rekabet mi?

- Uluslararası kuruluşların Biyoteknoloji konusundaki politika inşa süreçlerine nasıl dâhil olunabilir, ne tarz katkılarda bulunulabilir?

- Türkiye Biyoteknoloji’de hangi alana odaklanmalı? Biyoteknoloji metot ve kullanımlarını geliştirip genişletmek mi? Biyoteknoloji ürünleri/hizmetleri üretmek mi? Biyoteknoloji eğitiminde kullanılan yazılım, donanım ve malzemeleri üretip ticarileştirmek mi? vb.

- Türkiye’nin sahip olduğu insan gücünü yetiştirirken hedefi ne olmalı? Eğitim sistemimiz, Biyoteknoloji ürün ve hizmetlerini geliştiren uzmanlar mı yetiştirmeli yoksa Biyoteknoloji ile birlikte ortaya çıkacak yeni ekonomik sistemin mesleklerine mi insan yetiştirmeli?

- Eğer Biyoteknoloji geliştirilecekse ulusal ve uluslararası etik ve hukuka uygun şekilde yol alınması ve gerekli kurumsal altyapıların kurulması için neler yapılmalı?

- Biyoteknoloji geliştirmek için ihtiyaç duyulan yazılım, donanım, malzeme, ürün ve hizmetlerin Türkiye’deki durumu nedir?

- Biyoteknoloji’nin, verimliliği üssel seviyede artıracağı kritik sektörler hangileridir? Bu sektörlere yönelik üretim ve geliştirme yapılması durumunda hangi adımlar atılmalıdır?

- Türkiye’nin Biyoteknolojik ürün ve hizmetler üretmesi durumunda bu ürün ve hizmetler için hangi ihraç pazarları hedeflenmelidir?

- Biyoteknoloji alanına dair yaklaşımsal önyargılar ve hatalar ile nasıl başa çıkılmalı? Bu konuda Türkiye’nin dünyaya önereceği bir model olabilir mi?

- Biyoteknoloji’nin yaygınlaşmasıyla birlikte istihdam ihtiyacının azalacağı sektörler ile ilgili politikalar geliştirmek Biyoteknoloji stratejisinin konusu olmalı mıdır?

- Üniversitelerde Biyoteknoloji eğitimleri nasıl verilmelidir? Odaklanmış spesifik lisans bölümleri açılması mı yoksa ilgili fakültelerin ders programlarına entegre edilmesi mi gerekir?

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2643 ) Etkinlik ( 216 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 97 1035
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1996 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1996

İnsanoğlunun uzayla ilişkisini kabaca iki kategori altında incelemek mümkün. Bunlardan ilki yerküreye görece yakın mesafeleri kapsayan yörüngesel uzay. 1957 yılında uzaya fırlatılan Sovyet Sputnik uydusunu bugüne kadar 8.000’in üzerinde uydu takip etti ve Dünya’nın yörüngesindeki uydular artık moder...;

2020 başından itibaren tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını sebebiyle maruz kalınan geniş çaplı kısıt ve kısıtlamalar sonucu endüstriyel faaliyetlerdeki ve trafikteki azalma üzerine, doğada yeniden bir canlanma gözlenmiştir. ;

Dünyada hava kuvvetleri, isimlerine ya uzay kelimesini ekliyor ya da uzaya özel ayrı bir kuvvet kuruyor. Türkiye için bu ayrımı konuşmak için henüz zaman var. Gezegenler arası seyahatin konuşulduğu bu günlerin uzay gündeminde, Türkiye oldukça yeni bir aktör sayılır. ;

Daha önce, bu platformda kaleme aldığımız bazı çalışmalarda sıklıkla ifade etmiştik ki; bugün Balkanlar olarak adlandırılan Avrupa topraklarının “Batı Medeniyeti”nin dışında tutulmasının en kolay yolu, onu asla tam manası ile tanımlamamak olarak belirlenmişti. ;

Meksika ise yaklaşık 2 milyon kilometrekarelik yüzölçümü ile Orta Amerika’daki stratejik konumu, 124 milyon civarındaki nüfusu, insan kaynağı, 1,223 trilyon GSYİH ile büyüyen ve gelişen ekonomisi, BM, Amerika Devletleri Örgütü (ADÖ), Rio Grubu, OECD, ANDEAN, Orta Amerika Entegrasyon Sistemi (SICA),...;

Suudi Arabistan ise Asya’yı Afrika’ya ve Akdeniz’i Hint Okyanusu’na bağlayan bölgedeki stratejik konumu, Arap ve İslam dünyasındaki öncü rolü, 34 milyon’a yaklaşan dinamik nüfusu, doğal kaynakları, kanıtlanmış dünya petrol rezervlerinin yaklaşık % 20’si ile enerjide öncü ülke oluşu, turizm ve insan ...;

Türkiye’de ve dost/kardeş ülkelerde stratejik vizyonu temsil eden devlet adamları ile bürokratlar, bilim insanları, kurumlar, iş insanları, sanatçılar, siyasetçiler ve gazeteci-yazarları onurlandırmak amacıyla 2006 yılından beri gerçekleştirilen TASAM Stratejik Vizyon Ödülleri’nin resmî internet sit...;

Brezilya ise 213 milyonu aşan nüfusu ile dünyanın altıncı ve 8,5 milyon km² üzerindeki yüzölçümü ile beşinci büyük ülkesi olarak Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik güç ve küresel düzeyde önemli bir aktördür. 2 trilyon dolar civarındaki GSYİH’sı ile Latin Amerika’nın en büyük, dünyanın do...;

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Orta Doğu coğrafyası, 2010 yılının aralık ayından bu yana Tunus ile başlayan, günümüzde de tüm şiddetiyle Suriye’de devam eden devrim süreçlerinin etkisiyle hızlı bir değişim ve dönüşüm iklimine girmiştir.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) bünyesinde yaptığımız bilimsel çalışmalar ile Dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri kavrama ve analiz etmeye yönelik çabalarımızın ortaya koyduğu açık bir gerçek var: Aktörleri, kuralları, vizyonu eskisinden çok farklı olan yeni bir uluslararası sistem il...

Türk insanının, Osmanlı zamanında olsun, Cumhuriyet döneminde olsun, stratejik düşünceler üretebildiği ve bunları karar organları üzerinden uygulamaya geçirebildiği tarihi bir gerçektir.Bu özellik tarihte her ülke ve her toplum için geçerli olmamıştır.

Dünyadaki ve kültür coğrafyamızdaki ( Balkanlar, Kafkaslar, Orta Asya, Ortadoğu ve Afrika ) iktisadi, siyasi ve sosyo-kültürel gelişmeler ve değişimler baş döndürücü bir hızla yaşanmaktadır.

21. yüzyılın kuşkusuz en önemli paradigma değişimlerinden birini küreselleşme süreci oluşturuyor. Bu süreçle beraber siyasal, sosyal, ekonomik pek çok alanda köklü değişimler yaşandı, yeni yol ve yöntemler keşfedildi, eski yöntemler yeniden inşa edildi; sonuçta yepyeni bir anlayışla karşı karşıya ka...