Küreselleşme Ve Bölgeselleşme Sürecinde Güney Asya Ve Pasifik Bölgesi

Kategori Seçilmedi

Özet

Devletler, milli hedeşerini gerçekleştirmek amacıyla küresel dinamikleri başarılı bir şekilde kullanabilmenin yollarını aramaktadırlar. Dünya ile bütünleşme, dünya pazarlarına açılma, korumacılığa dönük tüm kısıtlama ve engellerden sıyrılabilme fikir ve eylemlerine öncülük eden küreselleşme aktörleri, coğrafi yakınlık faktörünü kullanarak bölgelerinde güçlü, etkili ve yaygın birer çekim alanları yaratmaktadırlar. Asya Pasifik bölgelerinde kurulu, küresel ve bölgesel düzeydeki çok sayıda örgüt, bu dönüşümün günümüzdeki doğal sonucudur.

Abstract / South Asia and Pacific Region within the Process of Globalization and Regionalization

States are in search of new ways of employing global dynamics for their national goals. Having adopted ideas and actions that promote full integration with the rest of the world and with the global markets, and taking the lead in abandoning all constraints and ways of protectionism, actors of globalization create broad and effective zones of inşuence in their regions by manipulating geographical affinity. A number of global and regional organizations in the Asia-Pacific region are the natural outcome of this transformation.


1. Giriş

Soğuk Savaş sonrası uluslararası sistem hızlı bir değişim süreci içine girmiştir. Değişime etki eden eğilimlerden en önemlisi “küreselleşme“dir. Küreselleşmeyi en geniş anlamıyla ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel alanlarda ortak değerlerin ulusal sınırları aşarak dünya geneline yayılması şeklinde tarif edebiliriz. Ticaret, sermaye hareketleri ve teknoloji akımının transnasyonel bir özellik kazanarak yayılması ve yoğunlaşması milli devlet olgusunu aşmakta, sınır ötesi menfaat gruplarını ve değişik milletlere mensup bireyleri sıkı menfaat bağlarıyla birbirlerine bağlamaktadır. Bu tür ilişkiler sonucunda ortaya çıkan karşılıklı bağımlılıklar, devletlerin sınır aşan ekonomik ilişkiler üzerindeki kontrolünü zayışatmaktadır. Ekonomik ilişkilerin zedelenmeden devam etmesi ve gelişmesi için gerekli olan uluslararası istikrar ihtiyacı, küresel ekonomik sistemle bütünleşen ülkeler arasında savaş ihtimalini çok büyük ölçüde azaltmaktadır. Bu olgu, özellikle Batı Avrupa ve Asya-Pasifik bölgesinde göze çarpmaktadır. Günümüzde devletlerin başarısını büyük ölçüde küresel dinamiklere uyum sağlayabilmeleri ve bu dinamikleri milli hedeşerin gerçekleştirilmesinde kullanabilmeleri belirlemektedir.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2609 ) Etkinlik ( 196 )
Alanlar
Afrika 70 618
Asya 88 1013
Avrupa 18 628
Latin Amerika ve Karayipler 13 65
Kuzey Amerika 7 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1343 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 280
Orta Doğu 21 594
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1286 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 508
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1990 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1990

Kudüs, tarihimizin açısından biz Türkler için, adalet ve "hörmet" ile insanlığa sunduğumuz abideleşen zaman dilimlerini gösteren mefkûre bir mekândır. İsrail dönemindeki durumu göz önüne alarak bir mukayese yaparsak bu gerçek daha açık olarak görülecektir. ;

“Güneş Kuşağı” olarak adlandırılan, kolay yaşanabilen, ılımlı iklim kuşağı içinde yer alan bölgelerde, tarihin ilk dönemlerinden itibaren, daha fazla çıkar elde edebilmek amacıyla, güce dayalı üstünlük kurma mücadelesi hiç eksik olmamıştır.;

Türkiye - Hindistan Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut iş birliğinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı ve stratejik zemin kapasite inşasına katkıda bulunmayı hedeflemektedir.;

Uluslararası mecrada bir “Türkiye Markası” hâline gelen Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi, TASAM 2004-2021 Faaliyet Raporu’nu güncelleyerek yayımladı.;

Fransa’da yaşayan ve Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülü sahibi olan meşhur Lübnanlı yazar Amin Maalouf, 07 Mayıs 2021 Cuma saat 21.00’de Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi Kulübü ve King’s College Turkish Society tarafından gerçekleştirilen çevrim-içi söyleşinin konuğu oldu.;

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.;

Mısır ile kopan ilişkilerimiz yeniden düzelme sürecine girerken geçmişten güne bakarak geleceği düşünmek faydalı olabilir. Mısır ile müzakerelerde hangi kalemler üzerinden konuşacağımız devletlerin kendi maslahat algıları çerçevesinde gelişecektir. ;

Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Hollanda ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede daha fazla karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu bağlamda sektör temsilcilerin...;

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

  • 2021
  • Türkiye - Güneydoğu Asya

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.